Özellikle mevsim geçişlerinde vücudumuzun dengesi bozulmakta bununla birlikte hem fiziksel hem de ruhsal olarak gelgitler yaşamaktayız. Depresyon bir duygu durumu bozukluğudur ve olumsuz durumlar (mevsim geçişlerinde vücut metabolizmasının bozulması, travmalar, zorlu yaşam olayları (evlenme, boşanma, çocuk sahibi olma, şehir değiştirme, ayrılık, iş değiştirme, hastalık vs.) yas, vs.) karşısında, vücut dengesi bozulduğunda; depresyon size bir şeylerin yanlış gittiğini haber vermek için ortaya çıkar. Bu süreçte depresyonu tanımak, hangi durumlarda hassas olduğunuzu keşfetmek, düşünce sisteminizi fark edip değiştirmek baş etmenize yardımcı olacak en önemli süreçlerdir. Değişen hava şartlarıyla beraber mevsim geçişleri daha sert ve beklenmedik şekilde olmaktadır. Ne zaman ne giyeceğimizi bilemediğimiz gibi ruhumuzunda ne istediğini bilememekteyiz. Bu yüzden bazı önlemler almak hem ruhen hem de bedenen korunmamızı sağlayacaktır.

1. Yediklerinize dikkat edin.
Küresel ısınmayla beraber var olan sert mevsim geçişlerinden ya da mevsim kayıplarından (ilk baharın yaşanmaması, yazın olması gerekenden kurak geçmesi, son baharda ya da kışın yeteri kadar yağış alınmaması) kaynaklanan değişimler hem vücudumuzu hem de yediklerimizi etkilemektedir. Bu nedenle elimizden geldiği kadar dış takviyelerle ve sağlıklı yiyeceklerle süreci dengede tutmaya çalışmalıyız. Bu geçiş evrelerinde vücudumuzdaki D ve B12 vitamini değerlerini öğrenmek için kan testi yaptırmak ve gerektiği noktalarda takviye almak çok önemlidir. Yapılan araştırmalar yoğun vitamin eksikliklerinin vücut dengesinin bozulmasına yol açtığı ve doğal olarak ruh sağlığını da etkilediğini ispatlamışlardır. Yeterli miktarda vitamin ve mineral sağlayacak besinlerle beslemeye özen göstermeli ve elimizden geldiği kadar mevsim yiyecekleri yemeye çalışmalıyız. Ayrıca dengeli beslenme (et ve sebze dengesini kurma, aşırı tuz, karbonhidrat ve şeker alımına dikkat etme), zararlı alışkanlıkları (alkol, sigara vs) hayatımızdan çıkarma ve gün içinde tükettiğimiz su miktarını arttırma (uzmanlar en az 8 bardak olmasını tavsiye etmektedirler) yeni bir yaşam tarzının ve sağlıklı bir ruhun kapılarını açacaktır.

2.Spor yapmayı hayatınızın bir parçası haline getirin.
Havaların değişmesiyle birlikte vücut dengemiz (homeostazi) de değişmektedir. Özellikle bahar aylarında vücudumuz, gelen mevsime ayak uydurmaya çalışır. Bu geçişlerin daha kolay olması için spor yapmayı bir hayat tarzı haline getirmek çok önemlidir. Spor yaptıkça vucüt dengesi güçlenir ve dopamin salgılamaya başlar. Böylelikle mevsim geçişlerinde ortaya çıkan depresyonla baş etmek için elimizde hormonal bir silahımız da olur, seratonin. Seratonin salgılayan birey daha mutlu olacağı için depresyonla da daha rahat baş edebilecektir. Ayrıca spor yapmak düzenli uyku sağlar ve enerji düzeyimizi de yükseltir. Böylelikle depresyonun yarattığı yorgunluk, bitkinlik ve tükenmişlik haliyle çok daha rahat bir şekilde başa çıkabiliriz. Unutulmamalıdır ki ruh sağlığı için sağlam bir vucüt ve onunla birlikte gelen sağlam bir bağışıklık sistemi çok önemlidir.

3.Fark edin
Mevsim geçişlerinde değişen ruh durumumuza dikkat etmek ve baş etmeye çalışmak için neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek gerekir. Bu yüzden depresyon hakkında daha çok bilgi toplamalı ve düşmanınızı yakından tanımalıyız. Depresyon geçişleri yaşayan bir birey aslında sadece mevsim geçişlerinde bunu yaşamaz, aslında melankolik ve mükemmelliyetçi bir bakış açısı vardır. Tahammül eşiği düşüktür ya da çok fazla problemleri yok sayma eğilimi içindedir. O yüzden depresyonu tanımak, bizdeki etkilerini yoksaymadan, kendi kendimizi kandırmadan fark etmek ve bir baş etme stratejisi geliştirmek; daha mutlu bir hayat sürmek için atmamız gereken önemli adımlar olacaktır.

4.Düşünce sisteminizi değiştirin.
Pozitif Pisloterapist Pessesckian der ki "Şimdiye kadar elde edemediğin bir şeyi elde etmek istiyorsan, şimdiye kadar yapmadığın bir şey yap." Eğer ki sürekli olumsuz düşünmemizi sağlayan, problemleri büyüten, yapmak istediğiniz şeyleri ertelemenize sebep olan, sürekli melankolik, kaygılı, mutsuz bir düşünce yapımız varsa, tanıyalım ve değiştirelim. Bu süreçte en önemli faktör kendi kendinizi kandırmamak ve değişimin kalıcı olması için sabır ve sebat göstermektir. Bu süreçte davranış değişikliği elde edebilmek için "analiz et-fark et ve değiştir" sistemini kullanmak daha kalıcı çözümler bulmamızı sağlar. Zihnimize hangi problemleri çözmemiz gerektiğini ve hangilerinin aslında o an sahip olduğumuz olumsuz duyguların yansıması yüzünden yaşandığını öğretebilirsiniz. Böylelikle gerçek problemlerimizi çözer, gerçek dışı, kendi kendinize yarattığımız ya da çözümü elimizde olmayan problemler için endişe duymamaya başlarız.

5.Bir uzmandan yardım alın.
"Her insanın bir psikoloğa ihtiyacı vardır. Bir psikoloğun ise iki psikoloğa ihtiyacı vardır." (Bir Psikoloğun İtirafları) çok sevdiğim sözlerden biridir, çünkü hepimizin bir şeyleri fark etmek ve yaşadığımız durumla etkin bir şekilde baş etmek için birilerine ihtiyaç duyarız. Lütfen bunu yaparken bir uzmandan yardım alın. Konusunda uzman, psikolojik danışman, psikolog ya da psikiyatrist size en uygun baş etme yöntemini öğrenmenize yardımcı olacak bireylerdir. Yardım almak için son anı beklememek hem süreci daha iyi atlatmanızı sağlayacak, hem de daha kısa süreli bir yardımla, daha mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürmenizi destekleyecektir. Yardım alma süreci danışanın güçlü olduğu ve bu güç ile sorunlarla yüzleştiği bir durumdur. Bu uzun soluklu yolculuk sayesinde daha güçlü, daha mutlu ve daha sağlıklı olan hayatınızın ilk gününü yaşamaya başlayabilirsiniz.


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!