Cinsel İsteksizlik Nedir?

Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması, hiç olmaması ile karakterizedir. Cinsel ilgi ve istek azalmasının erkekte erektil yetmezliğe yol açması nedeniyle bu yakınma ile başvuru nadirdir.

Cinsel ilgi ve istek düzeyi yalnızca partnerle ilişkiye girme sıklığına bakılarak değerlendirilemez. Mastürbasyon sıklığı, karşı cinse olan ilgi, cinsel hayal ve fantazileri ve cinselliğe ilişkin düşünceleri de araştırılmalıdır. Böylelikle sorunun durumsal ya da total olduğu da anlaşılacaktır.

Bireyin cinsel ilgi ve istek azlığını bir sorun olarak algılayıp algılamadığı araştırılmalıdır. Bazı bireyle çözümünü, kendinden çok eşini memnun etmek için istiyor olabilir. Bazı durumlarda ise kişide ilgi ve istek azlığı olmadığı halde, eşindeki artmış istek nedeniyle görece bir azlık sorunu tanımlanabilir.

Birincil cinsel ilgi ve istek azlığının nedenleri arasında olumsuz cinsel yaşam deneyimleri ve endokrin bozuklukla, ikincil cinsel ilgi ve istek azlığının oluşumunda ise eşler arasındaki sorunlar daha çok rol oynamaktadır. İkincil cinsel ilgi ve istek azlığı, geçirilmiş depresyonu ya da doğum gibi fizyolojik bir olayı izleyerek ortayla çıkabilir. Çiftin cinsel yaşamının giderek olağanlaşması, cinsel hayal ve fantazi eksikliği gibi durumlar ikincil bir cinsel ilgi ve istek azlığına neden olabilir. Azalmış cinsel ilgi ve istek azlığı cinsel işlev bozukluklarına oranla tedaviye dirençli bir gruptur. Kadın cinsel isteksizliğine oranla farklı bir değerlendirme ve tedavi yaklaşımını içerir.

Doyumlu cinsellik, doyumlu evlilik ilişkisi ile mümkündür. Çiftlerin kendilerini güvende hissetmedikleri bir ilişkide sağlıklı bir cinsellik yaşanmaz. Eğer evlilik ilişkilerinde sorun varsa bu da depresyona yol açabilmektedir. Onun için ilk önce evlilikteki sorunların ortadan kaldırılması çok önemlidir. Evlilik terapisti yardımı almak düşünülebilir.

‘’Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan? ‘’sorusu kadar içinden çıkılmaz bir konuda; ‘’Depresyon cinsel işlev bozukluğu yapabilir, cinsel işlev bozukluğu da depresyona neden olabilir!’’ bilimsel gerçeğidir. Her yıl milyonlarca insan depresyona girmekte ve hepsinin de cinsel hayatı olumsuz şekilde etkilenmektedir. Mutsuzluk, sinirlilik, suçluluk duygusu veya umutsuzluk, önceleri zevk alınan şeylerden artık zevk alamama ve ilgisizlik, kilo, iştah ve uyku düzeninde değişiklik, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık ve kararsızlık, bitkinlik veya enerji kaybı, huzursuzluk veya fiziksel etkinliklerde azalma, tıbbi açıklaması olmayan fiziksel ağrılar, ölüm veya intihar düşünceleri gibi depresyon belirtilerine, cinselliğe karşı ilgisizlik veya cinsellikten zevk alamama genellikle eklenir. Her ferdin ve her vakanın birbirinden farklı olduğu depresyonda: diğer eşin sabırlı ve anlayışlı olması, eşine yardım etmesi ve ona her konuda cesaret vermesi tedavi sürecini kısaltacaktır. Depresyon konusunda bir başka problem ise; depresyon tedavisinde kullandığımız ilaçlardır. Bu ilaçların birçoğu, maalesef, bir yan etki olarak sertleşmede azalma, istekte azalma ve orgazm yoğunluğunda düşme gibi cinsel sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle depresyonda zaten var olan cinsel sorunlar, kullanılan ilaçlarla daha da artmaktadır. Ancak şu gerçeği de vurgulayalım; depresyon düzeldikten sonra cinsel sorunlar da ortadan kalkmaktadır.

RUHUNUZA KIŞI YAŞATMAYIN

Ruhu ısıtan ve insana pozitif enerji yükleyerek yüzünü güldüren güneş ışınlarının yokluğu nedeniyle, insanlar da mevsimsel depresiflik belirmeye başladı bile. Kış mevsiminde günlerin kısalması, güneş ışınlarının azalması ve insanların zorunlu olarak kapalı ortamlarda kalması insan psikolojisi üzerinde negatif etki bırakıyor. Özellikle kadınları etkisi altına alan kış depresyonu sonucu dinlenemeyen, uykusunu alamayan, kendini karamsar hisseden kadınların cinsel isteği zamanla azalabiliyor.

DEPRESYON VE CİNSEL İSTEKSİZLİK BİRBİRİNİ TETİKLİYOR...

Kış depresyonu ile birlikte gelişen cinsel istek azalması uyarılma ve orgazm sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Kadın partneriyle cinsel birleşme yaşasa bile zevk alamamaktan şikâyet edebiliyor. Bu durumda kadın, kendi yetersizliğinden kaynaklanan bir problem olduğu düşüncesiyle daha çok depresyona giriyor. Dolayısıyla, depresyon cinsel sorunlara yol açabilirken, cinsel sorunlarda kadının içinde bulunduğu depresif hali ağırlaştırabiliyor. Kış ayının verdiği karamsarlık nedeniyle mutsuz olan kadın, daha önce var olmayan cinsel sorunların ortaya çıkması nedeniyle cinsel hayatının sona erdiğini düşünerek depresyonu çok daha ağır derecede geçirebiliyor. Bu tür vakalarda cinsel isteksizlik nedeniyle başaramama korkusu yani performans anksiyetesi yaşayan kadın, depresyon tedavi edilmesine rağmen cinsel işlev bozukluğu yaşamaya devam edebiliyor.

KIŞ DEPRESYONU BULAŞICIDIR!

Yapılan araştırmalar sonucunda, özellikle ailelerde ve birlikte çiftlerde depresyonun bulaşıcı olasılığının olma daha fazla olduğu tespit edildi. Eşlerden birinin kış depresyonuna yakalanmasa gerek iletişim yönünden gerekse cinsel yaşamda gelişen aksaklıklardan dolayı tüm aileyi etkileyebiliyor. Bu durumda partnerin sabırlı, anlayışlı ve yönlendirici olması gerekiyor. Eşine yardım eden erkek ona verdiği cesaretle partnerini ciddi sonuçlar oluşturabilecek bir durumdan kurtarabilir.

BÜYÜK YANLIŞ: iLAÇ KULLANIMI

Kış depresyonuna yakalanan kişinin, özellikle kadın partnerin, duygusal olarak aileden ve cinsellikten uzaklaşmasını engelleyebilmek için erkeğe büyük bir görevler düşüyor. Erkek partnerine ne kadar ilgili alakalı ve anlayışlı davranırsa kış depresyonu illeti o kadar kolay bitiyor. Bunun dışında olabildiğince güneşe çıkılmalı, kişi yüzünü ve sırtını sıcağa ve güneşe vermeli, rahatlamak için doğal yağlarla vücuduna masaj yapmalı, bol bol temiz hava almalı, spor yapılmalı, arkadaşlarıyla ya da partneriyle moral verici aktiviteler yapmalı, hafif müzik dinlenmeli, bol bol gülmeli protein ve omega-3 içerikli besinler alınmalıdır. Kış depresyonu ile baş edebilmek adına alınan ilaçlar duygusal etkileşimin ve cinsel yaşamın bir numaralı düşmanıdır. Bu nedenle hekim tavsiyesi olmadan depresyon ilaçları kullanılmamalıdır. Ayrıca günümüzde depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların pek çoğu yan etki olarak cinsel isteksizliğe ve cinsel fonksiyon bozukluklarına yol açmaktadır. Erkeklerde sertleşme probleminin nedenleri arasında en başta gelen depresyon ilaçları erkek ve kadında cinsel istekte azalma, orgazm yoğunluğunda düşme ve duygusal çakışmalara neden olmaktadır. Size önerdiklerimin haricinde cinsel isteksizlik tedavisi ile başa çıkmanın en hızlı ve kolay yolu bir cinsel terapistten yardım almaktır.

Bir kader değildir,tedavi edilebilen bir durumdur.

Sevgiyle Kalın..

Uzm.Psk.Danışman.Eyüp SARI
Cinsel Terapist

Kaynakça:
-Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı - Cem KEÇE


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!