· Davranış hedefleri oluşturmak: Pozitif ödül sisteminin işlemesi için aşağıdaki şekilde bir liste yapılır:

· Çocuğunuzun onayladığınız davranışları

· Çocuğunuzun daha az yapmasını dilediğiniz davranışları

· Çocuğunuzun daha fazla yapmasını istediğiniz davranışları

Örneğin, 7 yaşındaki Mert sessiz ve güzelce oyuncakları ya da akranlarıyla oynuyorsa omuzuna dokunup gülümsenebilir. Huysuzlanırsa hiç tepki verilmez. Bu istenilmeyen listesindedir. Ev işlerine yardım etmesi isteniyorsa ebeveyn çocuğu gün içinde izler. Bunu yaptığı zaman gülümseme ve takdir belirtme ifadeleri kullanarak pekiştirir. Bu pekiştireçlerin neler olabileceği çocuktan çocuğa değişir, bunları kişiye özel olarak bulmak lazım.

Ebeveyn bu süreçte hangi davranışın faydalı olduğunu belirler ve bunu pekiştirir. Faydalı olmadığını belirlediği davranışları ise görmezden gelerek sönmelerini sağlar. Buna dayanmak zaman ve emek ister. Ancak eskiden olduğu gibi tüm o sürekli yakınma ve tehditleri artık yapmak zorunda kalmadığı için aslında ebeveyn daha az yorulmuş olur.

Pekiştireçlerin mümkün olduğunca davranışın hemen sonrasında verilmesi daha etkilidir. Öyle herşeye ödül vermek gerekmez ancak özellikle başlangıçta ödüllerin sık olması tavsiye edilir. Zamanla ebeveynin onaylayacağı şeyleri yapıyor olmanın kendisi zaten iyi hissettirir.

Ödül sistemi etkili olmalıdır. Yaşına göre bir panoda mutlu yüzler, bozuk para, istediği oyunu seçme hakkı gibi ödüler verilebilir. Burada yaratıcılığınızı devreye sokup bu sistemi oyun havasında da işletebilirsiniz.

· Anlaşma yapma yöntemi: Ödül sistemi ebeveynin kontrolündedir. Yukarıdaki açık ödül sistemi özellikle küçük çocuklarda daha uygun bir yaklaşımdır. Büyüklerde ise anlaşmalar yapılabilir. Anlaşmaların sonunda çocuğun almak istediği bir ödül olur. Burada alınacak ödülün belirlenmesinde çocuğun söz hakkı vardır. Bu anlaşmanın uygun tutum ve iletişim tavırlarıyla yapılması ilk başta model olarak öğretilir ve sonra pekiştirilir. Anlaşmada her iki tarafında tatmin olabileceği bir noktaya ulaşılmaya çalışılır. Her iki taraf içinde makul ve adil bir nokta bulunmalıdır.

Örneğin, diğerlerinin tabağından yemek yemek isteyen çocukla tatlı ödülünde anlaşıp bu davranışı değiştirme karşılığında sonunda tatlı yeme izni vermek gibi. Hiç uyarı yapılmaksızın bir hafta boyunca sofrayı temizleyen çocuğun arkadaşlarıyla kurabiye yapmasına izin verilebilir. Yeni bakıcıyla uyumlu bir şekilde iletişime geçmişse gelecek hafta yastığının altında bir süprizle karşılaşacağı söylenebilir.

Anlaşma, pozitif ödül sistemi ile beraber kullanılır. Anlaşmayı daha çok kullanmaya başlamaya mümkün olduğunca erken yaşta geçilmeye başlanmalıdır. Bu şekilde ergenlikteki problemlerde daha etkili bir şekilde anlaşma sistemini kullanma imkanı olur.

Anlaşma yapma tekniğinde ebeveyn büyük fedakarlıklar göstermez, sonuçta çocuk bir şekilde anlaşmaya uyar. Bazı anlaşmalarda ödülden tatmin olmayıp yakınma hakkı tabi ki vardır. Ancak yinede özellikle yaş küçüldükçe anne babanın anlaşmadaki ödülü belirlemede söz hakkı daha fazla olacaktır. Uzun vadeli bir ödül konulmuşsa (bilgisayar almak gibi) aralarda bunu hatırlatıcı olarak ebeveyn dillendirmelidir. Arada da küçük ödüller vermelidir.

Çocuk gerçekten rahatsız edici ya da kötü davranışlar sergiliyorsa o zaman başka özel yöntemlerle düzeltilmeye çalışılır. Bunları görmezden gelmek uygun değildir. Anlaşmada dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır

-Öfkeli olunan zamanlarda anlaşma yapılmamalıdır

-Genel ve açık olmayan ifadelerden (örneğin, ‘düzenli ol’) uzak durup somut ve açık tanımlar yapılmalıdır (Yatağa gitmeden önce oyuncaklarını kutuya koy)

-Anlaşma yazılı ya da sözel hale getirilebilir (Küçük çocuklar için teyp kaydı ya da panoda resim, büyüklerde planın aşamalarını yazmak. Her yaşta imzalama yapılabilir)

-Yaşına ve düzeyine uygun isteklerde bulunulmalıdır. Yapamayacağı şeyler istenmemeli (2 yaşındaki çocuktan sofrayı hazırlamasını değil tabakları koymasını istemek gibi)

-Ödüle dikkat çekilmelidir, başarısızlığa değil. Örneğin, çocuğun hedefe yönelik olarak odaklanmasını sağlamak gerekir, puan kaybetmemeye değil.

· Yeniden yönlendirme yöntemi: Çok etkili bir yöntemdir. Yeniden yönlendirmede istenmeyen davranışı bıraktırıp istenen davranışı yapması konusunda çocuk yönlendirilir, klavuz edilir. Çoğu zaman çocuklara ne yapmaması söylenir, ne yapabileceği değil. Hedefe ulaşmak için alternatif bir yol gösterilmez. Bu da çocukta kendi ihtiyaçlarının ebeveyni tarafından önemsenmediği düşüncesinin oluşmasına neden olur. Örneğin kardeşinden oyuncağı zorla almaya çalışan çocuğa ‘öyle yapılmaz, saygılı ol biraz’ demek çocuğun ne yapabileceğini öğretmez. ‘Kardeşinden kamyonunu geri istemek için ellerini değil sözlerini kullan. Kardeşine kamyonunu geri vermesini söyle’ demek daha uygun olur. Bazı durumlarda çocuğa fiziksel olarak müdahale etmek de gerekebilir. Duvarı boyamak istediğinde önüne kağıt koymak gibi. Bu şekilde çocuk limitlerini tanır ve bu limitler dahilinde ihtiyaçlarını karşılar

· Mola vermek: Çocuk eğer çevreye ısrarcı bir şekilde zarar veriyor, kimseyi dinlemiyor, yiyecekleri fırlatıyor, kavga ediyor vb. ise ‘Mert, ... yapmaya devam ediyorsun. Bu yüzden mola vermeye ihtiyacın var. Alarmı 5dk. sonraya ayarladım. Odana git ve alarm çalana kadar orada bekle’ deyip mola verme tekniği uygulanabilir. Bu şekilde sakinleşip daha sonra iletişime geçebilir. Eğer gitmeyi reddederse odaya kadar ona eşlik edilir. Yakınırsa buna aldırılmaz. Süre bittiğinde meseleyi büyütmeden zaman doldu denilir. Negatif davranışını tekrar ederse tekrar mola verilir. Tekrar ederse o zaman daha katı bir şekilde gerekirse 5dk. odaya kilitlenir. Saatlerce odaya kapatılmaz, sadece kısa aralıklar yapılır. Eğer misafirlikte mola verilemeyeceğini düşünüp bunu avantaj olarak kullanmaya çalışırsa olumsuz davranışı evdeki gibi mola verme ile kısıtlanabilir. Yalnız bir yere çekilerek normal süreç uygulanır ve bir oda kullanılır. Burada tutarlı olmanız çok önemlidir. Diğer insanlar farklı muameleler uygulama konusunda görüş bildirirse burada tutarsızlığa izin verilmemelidir. Ebeveynin kendi kuralı neyse odur, çocuk ona uymak zorundadır. Diğerlerinin başka kuralları olabilir. Eğer ciddi düzeyde olumsuz bir şey yaptıysa (tekrar tekrar bir çocuğun elini ısırmak gibi) o zaman hemen eve götürüp tüm gün odada kalması istenebilir. Isırmanın sosyal ilişkileri kötü etkilediği üzerine daha sonra tartışılabilir. O da zaten bunu net bir şekilde görmüş olur! Mola vermeyi uygularken aradaki yakınlık ve güven ilişkisinin zedelenmeyecek şekilde yapılması gerekir. Bu ikisinin yeri ayrıdır, kabul edilmeyen şeyin çocuğun kendisi değil davranışları olduğu mesajı verilmiş olur.

· Yumuşatılmış mola verme yöntemi: Yalnız kalmayı tolere edemeyecek küçük çocuklarda bu yöntem uygulanabilir. Burada çocuğun yakınması, tekmelemesi, sinir bozucu konuşmaları vb. sürekli devam ediyorsa, iletişime yanaşmıyorsa bunları duyamayacak şekilde yan odaya geçmek, banyoya gitmek ya da radyo-televizyonun sesini açmak gibi çocuktan gelen rahatsız edici sesleri bastırmak yoluna gidilebilir. Çocuk sakinleştiğinde de hemen yanına gidip yakınlık kurmak gerekir. Eğer rahatsız edici davranış tekrar başlarsa tekrar mola verilir. Gitmek için önce tehdit etmeden sadece gidilir. Kurallara her zaman sadık kalınmalıdır, bu şekilde kendisini terkedilmiş hissetmez. Burada reddetme yoktur, sadece onun olumsuz davranışlarından etkilenmek istemediğini göstermek vardır. Eğer kendine zarar verici şeyler yaparsa tabi ki her defasında müdahale edilmelidir. ‘Kamyon oynanmak içindir, fırlatmak için değil’ deyip bu davranış tartışılmalıdır.

· Çevresel kontrol yöntemi: Çevreyi çocuğun davranış bozukluğu göstermeyecek şekilde kontrol etmektir. Örneğin, evde kırılacak, küçük eşyaları kaldırmak; maç vb. bir yerde otururken çocuğun görebilecek bir pozisyona oturmasını sağlamak (yoksa sıkılıp huysuzlanır), gün sonunda yorucu olmayan aktiviteler yapmak, yiyeceklere özen göstermek vb. Örneğin, çocuk eğer bebek oyuncakları ya da eşyaları kullanma ihtiyacı duyuyorsa biraz göz yummak gerekebilir. Yeni gelen kardeşle ilgili olarak özdeşim kurma, çocukluğundan kopmama ya da güven ihtiyacı nedeniyle yapabilirler bir dönem. Eğer zamanla azalma olmazsa bu davranışlarını azaltma konusu konuşulabilir. Eğer bunun kendisi için bir problem olabileceğini kabul ediyorsa bir uzmandan destek alınabilir. Güven ihtiyacına neden bu kadar önem verdiği araştırılabilir.

  • Dayak: Bu disiplin sağlayabilir ancak çocukla iletişimi olumsuz etkiler, kişilik gelişimini zedeler, çocuğun kendi kendine disiplin koymasını engeller, iç disiplinini geliştirmez, iletişim becerilerini geliştirme fırsatı bulamaz, otorite ile problemler yaşamasına neden olabilir

Kaynak: 'Experts advise parents'. Ed., Shiff, E., Dell Publishing, 1987


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!