ÇOCUKTA CİNSİYET ve CİNSEL KİMLİK KAZANIMI

 

Her bebek anne karnına düştüğü andan itibaren cinsel eğitim başlar. Ebeveynlerin ise ilk soruduğu sorulardandır “ Acaba kız mı olacak erkek mi?” İşte bu soruyla beraber anne baba hayal kurmaya başlar. “Kız olursa, onunla evcilik oynarım ona pembe elbiseler giydirir, saçlarını boncuklu tokalarla toplarım. Erkek olursa ona kocaman arabalar alırım. Onunla maça giderim ya da odasını maviye boyarım.” Bu hayaller anne babanın coşkusunu arttırsa da gelecek olan bebeğinize cinsel kimliği belli olmasa dahi birçok duyguyu aşılamanıza neden olur.

 

Geçmişimizde birçok örneği ile karşılaşmaktayız. Anne hep bir erkek çocuğu olmasını dilerken kız çocuğu dünyaya gelir. Nitekim sağlıklı olması her zaman birinci planda olsa da çocuklarda bir kimlik karmaşası bilinçaltına kazınır. Örneğin kız çocuğu erkek gibi davranabilir. Erkeklere özenir, onlar gibi olmaya çalışır. Aynı durum erkek çocukları içinde geçerlidir tabi ki erkek çocuklarında daha kızsal zevkleri olduğu gözlemlenebilir. Tabi bu durum anne babanın fazla dikkatini çekmezken çocuğunuzun bilinçaltında kodlanan “annem/babam erkek çocuk istiyordu eğer erkek gibi davranırsam güvende olurum kodlaması ile yaşı ilerlediğinde sıkıntılar doğmaya başlayabilir. İletişim sürecinde farklılıklar göze çarpar ve sosyo kültürel olarak baskı görebilir. Bu durum her iki cinsiyet için de geçerlidir.

 

Çocuğumuzu anne karnına düşmeden sadece olduğu gibi cinsiyete bağlı olmadan gönülden dilemek ve onu istemek burada en önemli faktördür. Çocuğunuza doğduğu andan itibaren bedenen sağlığını korumanın dışında ruhsal varlığının sağlıklı ve ruhsal farkındalığının olması için onun her durumda yanında olduğunuzu hissettirmeli ve öncelikle güven duygusu ile büyütmeniz gerekmektedir.

 

Her çocuğun kendi cinsel kimliğini kabullenme sürecinde elini, kolunu, gözlerini, yüzünü tanımasının ardından kendi cinsel organını tanımasına izin verilmeli ve bunu toplumsal baskı ile ayıp, günah gibi etiketlemelerden uzak sadece onun varlığını bütünleyen her organı ve uzvu olarak nitelendirilip bedenine sadece kendisinin isteği dâhilinde dokunulması gerektiğinin bilinci kazandırılmalıdır.

 

 Çocuklarınızın algılama ve hazır bulunuşluk seviyesini gözeterek yaşantısına her becerinin öğretimini serpiştirdiğimiz gibi cinsel kimliğini kazandıracak öğretiminde dağıtılması gerekmektedir. Çocuğunuzun size sorduğu her soruyu anında cevaplarken size soracağı cinsel eğitimle ilgili soruları da aynı netlik ve süratle cevaplamanız gerekmekte mümkün olduğunca hazır bulunuşluğuna uygun dürüst cevap vermeniz çocuğunuzun bir dahaki sorusunu da size soracağını ve yanlış bilgilerle yanlış inanışları öğrenmesine engel olabilirsiniz.

 

Çocuğunuza doğru zamanda doğru yönlendirme ve bilgi aktarımıyla toplumumuzda hala süregelen gizlenmiş saptırılmış duyguların aslında öyle olmaması gerektiğini ve onun hayatı için en özel duygusunu sağlıklı bir birey olarak yaşamasının temellerini atarak ruhsal varlığında bir farkındalığı daha çocukken sağlayabilirsiniz.      


İstanbul Pedagog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!