İlk 3 yaşta görülen hışıltı ataklarının çoğunun viral enfeksiyonlara bağlı olduğu gösterilmiştir. En sık izole edilen virüsler RSV , Parainfluenza ve adenovirüslerdir. Hışıltılı ataklarının %80’i bunlara bağlıdır.

Yıllar boyunca rinovirüslerin (RV) 3 yaşından önce nadiren alt ve üst solunum yolu hastalığı yaptıkları düşünülürdü. Son zamanlarda yapılan çalışmalar da ilk yıl içinde alt solunum yolu enfeksiyonu tanısı ile hastaneye yatırılan çocukların dörtte birinde RV teşhis edilmektedir.
Alerjenler alerjiye neden olan antijenlerdir. Alerjenler solunum, sindirim ve deri yoluyla vücuda girerek vücutta alerjik reaksiyonlara neden olur. Astımda en önemli giriş kapısı solunum yoludur.Atopik ve alerjik kişilerde cevap genellikle alerjene spesifik IgE antikorları oluşumu ile IgG4 antikorları oluşumu ile olabilmektedir. Etkinin görüldüğü doz farklı olup, kişiden kişiye değişebilir.

Ev tozu akarları tıbbi adıyla ‘akar böceği’ olarak bilinmektedir. En sık rastlanan tipi de deri yiyen anlamına gelen ‘dermatofagoid’ olarak anılmaktadır. Bu parazit niteliğindeki mikroskobik böcekler normalde halı,kilim,yorgan,yastık,tüylü eşyalar ve oyuncaklarda yaşarlar. Yaşamları için gerekli besini insan deri ve tüy döküntülerinden karşılarlar.Su ihtiyaçlarını ise havadaki nemden elde ederler.İnsanın ev içinde geçirdiği en uzun süre yatak odaları olduğu için en sık akar alerjeni ile karşılaşmayeri de burasıdır.Akarlar %50’nin altında nem olan yerlerde ve 60 derece ısının üzerinde şansları azalır.

Polenler bitkilerin üremelerinde görevlidirler. Bu nedenle polenlere ailt klinik bulgular en çok bitkilerin çiçeklerini açtığı üreme mevsimi olan bahar aylarında olur. Daha çok rüzgarla etrafa yayılan daha küçük ve daha hafif polenler inhalan alerjiden sorumludur.Böceklerle aktarılan polenler ise daha ağırdır ve havada asılı bulunmadıkları için daha az alerji sebebidirler. Ot, ağaç,diğer polene sahip olan bitkilerin dağılımı ve çiçek açma zamanları, yetiştikleri toprak ve mevsimsel özelliklere göre değişir. Parçacık çapı daha küçük olanlar ya da ağızdan soluma ile bronşlara ulaşanlar ise daha az olsa da alerjik astıma yol açarlar.

Küf mantarları hem ev içi, hem de ev dışı alerjen olma özelliğine olma özelliğine sahiptirler.Bunlar sıklıkla ev içinde organik eşyaların, yemeklerin ev dışında ise bitki ve hayvanların üzerinde yaşayan mikroorganizmalardır. Küf mantarları nemli , organik besin artığı bulunan ortamlarda kolayca ürerler. Buradan da havaya üremelerini devam ettiren bol miktar da mantar sporlarını bırakırlar. Üremeleri ve etrafa spor bırakmaları yıl boyu olabilse de en sık havaların ısındığı ve orta şiddete rüzgarın olduğu bahar ve yaz aylarında üremeleri en üst düzeyde olur. Kışın düşük dereceli ısıda ve hele karlı ortamda üreyemez ve alerjiye neden olan sporlarını bırakamazlar. Çok küçük yapıya sahip oldukları için hem alerjik nezle hem de alerjik astıma neden olurlar.

Hayvan alerjileri de sıkça rastlanan çevresel alerjenlerdir. Bunlar kedi, köpek, kuş, fare, tavşan, at ve benzeri hayvanlardır. Ayrıca değişik kümes hayvanları , koyun ve laboratuarda deney yapmada kullanılan hayvanları da alerji yapabilir.
Böcek alerjenleri içinde en sık rastlananı arı alerjisidir. Ayrıca sivrisinek ve diğer sokucu tüm hayvanlar da alerji yapabilir. Bu grubun astımla daha çok alakalı olan türü hamamböceği alerjisidir.Hamam böceği alerjisi büyük şehirlerde gittikçe artmaktadır.

Besin alerjenleri içinde çocuklar için en sık olanı inek sütüdür..İnek sütünde anne sütünde bulunmayan ‘beta-laktoglobulin’ isimli bir proteinin bulunması bunun nedeni olarak kabul edilmektedir. Ayrıca yumurta, deniz ürünleri fındık,fıstık, tahıllar,et, muz, kivi, vs. diğer besin alerjenlerdir.

İrritanlar, astım tetikleyicileri arasında bulunmaktadırlar. Bunlar alerjen yapısında değildirler, solunum yolu ile akciğerlere ulaşarak irritasyon yaparlar. Bunların başına sigara dumanı gelmektedir. Ayrıca kokulu çeşitli maddeler, parfümler, petrol türevleri, ekzos gazları, ozon, pişirme gazları da bunlar arasındadır.
Egzersiz, çeşitli fizik aktiviteler, gülme ve ağlama gibi eforlarla da astım tetiklenebilir. İlaçlar, psikolojik faktörler, havadaki basınç, ısı ve nem değişiklikleri , mekan değişiklikleri de tetikleyici olabilir.

İstanbul Çocuk Doktorları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!