Çocuklarda epilepsi!
Çocuklarda epilepsi!

Epilepsi karmaşık bir hastalıktır. Bu nedenle doğru tanı ve tedavisi çok önemlidir. Kullanılan ilaçlar nöbetleri kontrol altına alırken hastanın günlük yaşam kalitesini de etkilememelidir. Eskiden tüm nöbetler tedavi edilirdi. Çünkü bir nöbet geçirenin mutlaka nöbetinin tekrarlayacağı, nöbetin kısa bile olsa beyinde tahribat yapacağı, tedavi edilmezse dirençli nöbetlere döneceğine, anti epileptiklerin sadece nöbeti önlemediği aynı zamanda kronik epilepsiyi de önlediğine inanılırdı. Son çalışmalar klinisyenlerin bu görüşlerini değiştirdi. Artık anti epileptik başlarken çok düşünülüyor ve biliniyor ki nöbetler uzun sürse bile beyine inanıldığı kadar zarar vermiyor.

Yapılan çalışmalarda ilk nöbetten sonra tekrarlama riski %27-71 arasında değişiyor. Bazı faktörler bu riski artırıyor. Bunlar arasında nöbetin etyolojisi, EEG bulguları, nöbet zamanı en önemlileri olup, nöbetin süresi ve başlangıç yaşı o derece etkili değildir. Uzak semptomatik nöbetlerde tekrar riski çok yüksek bulunmuştur (%68). EEG kriptojenik olgularda önemli prediktör bulgu veren bir tetkiktir. EEG anormalliği nöbet tekrarını artırır. Nöbetin uykuda olması, parsiyel olması, ailede epilepsi olması tekrar riskini artırıyor. İlk nöbetin süresi tekrarda etkili değilken, tekrarlayan nöbetlerin süresine etkisi bulunuyor.

İlk nöbetten sonra tekrar riski az olduğundan kritopjenik ve EEG'nin normal olduğu durumlarda tedavi başlamanın gereği yoktur. Biliyoruz ki ilaca geç başlamak ilaca cevabı değiştirmiyor, remisyona etkisi olmuyor. Bu nedenle ilk nöbetten sonra nadiren tedavi önerilmektedir.

Antikonvülzan tedavinin amacı nöbet kontrolü ile ilaç toksisitesi dengesini maksimumda tutabilmektir. Çoğu çocuk nöbet tipine uygun doğru tedavi ile monoterapi yoluyla tedavi edilebilir. Bazı durumlarda politerapi gerekebilir. Bu durumlarda ilaç kombinasyonlarını seçerken ilaç etkileşimlerine, katabolizmalarına, kümülatif toksisiteye ilaç komplianslarına dikkat etmelidir. İlaç uygulamaları günde bir ya da iki kerede olmalı, asla günde üçten fazla dozda verilmemelidir. Çoğu antikonvülzanın serum seviyeleri tesbit edilebilmektedir. Ancak fenobarbital düzeyi düşük bile olsa Primidon gibi metaboliti de antikonvülzan olan bazı ilaçlar nöbet kontrolü sağlayabilmekte ancak metabolit düzeylerinin tayini yapılamamaktadır.

İlaç yarı ömürleri bireyler arasında farklılık gösterebilir. Diğer tarafta bireyin kullandığı diğer antikonvülzan, antibiyotikler ve antipiretikler ilaç etkinliğini değiştirebilir. En az iki yıl nöbet geçirmeyen çocukların ilaçları kesilebilir. İlaç kesiminden sonra tekrar genellikle ilk yılda görülmektedir. Geç nöbet tekrarı çok nadirdir. Tekrarda epilepsinin etyolojisi, çocuğun nörolojik durumu, ilaç başlama ve kesilme yaşı, epilepsi süresi ve nöbet sayısı, nöbet tipi, medikasyon tipi, nöbetsiz dönemlerin süresi çeşitli derecelerde etkili olmaktadır.

Mono ya da politerapiye rağmen nöbet kontrolü sağlanamayan hastalarda epilepsi cerrahisi, ketojenik diyet, nervus vagus stimülatörü takılması düşünülebilir.


Ankara Çocuk Doktorları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!