Çocuklar sosyal bir yapının içinde gelişirken beraberinde bir çok yapıdan, oluşumdan, sosyal ağ ve sosyal entegrasyondan etkilenerek büyümekteler ve buna bağlı olarak da kişilikleri gelişmektedir.

Hiçbir çocuk yoktur ki, belli bir formüle ve kalıba göre büyüsün. Doğuştan getirdiği özelliklerin yanı sıra, ona verilen öğretiler ve onun gözlemleri ve deneyimleri ile kişiliği yaşamın içinde oluşmaktadır. Ancak kişiliği etkileyen en önemli faktörlerden biri de bireyin sosyalleşmesidir. Sosyal olan birey, toplumdan veya hayattan geri bildirimler alacaktır. Bazen bu geri bildirimler çok acımasız olacaktır, ama bireyin ayakta kalmasını yada karar verme mekanizmasını etkileyen bir yapı olarak onda kalacaktır.

Çocuk yetiştirirken de günümüz anne babaların kaygı düzeylerinin yüksek olduğunu görüyorum. Genelde beklenti çıtasını yüksek tutan bu ebeveynler çocuklarının sosyalleşmelerini maalesef farkında olmadan geri planda tutabiliyor. Çocuğunuz adına onun yapacağı sporu belirleme, çocuğunuz adına onun arkadaşları ile yapacağı hafta sonu planını belirleme, çocuğunuz adına onun kıyafetini belirleme en basit olarak yapılan yanlışlardan bazıları. Oysaki çocuğunuza karar alma ve bu kararı uygulama şansı verirseniz, yapacağı hataları sahiplenmesine ya da başarıdan keyif almasına, ve ya sosyal çevresinin geri bildirimlerini kişiliğine katmasında faydalı olacaktır. Çocukların sosyalleşmelerindeki en önemli araç spordur.

Toplumsallaşmanın sonunda çocuğunuzun en temel kazanımı kişiliği olacaktır. Takım oyunu, birlikte mücadele, bazen kaybederken kazanılacak kazançlar, zafer duygusu, beraberlik duygusu, çocuklarda kendine güveni sağlayacak olan bir anahtardır Ve bu duyguların temeli çocuklukta atılıyor. Futbol, basketbol, voleybol, su topu gibi takım oyunlarının yanında, tenis, satranç, pin-pon, atletizm gibi bireysel sporlar da çocuklarda liderlik, yönetme becerisi, seri analitik düşünceyi vb. bir çok yetiyi beraberinde geliştirir.

Tost yiyen, test çözen ve at başlığı takılmış bir nesil içinde bir çocuk istemiyorsak çocuklarımıza spor yaptıralım, sosyalleşmelerini sağlayacak sporlar için onları teşvik edelim, aldıkları kararlara saygı duyalım, onlara sorumluluk verelim ve aldıkları sorumluluğu tek başlarına üstlenmelerine izin verelim. Bazı anne ve babalar çocuklarının dönem ödevlerini son dakikada kendileri yetiştirmeye çalışırken, bazıları da hangi dershanede hangi gün deneme sınavı var, kim kaç net yapmış ? bunların peşinde çocuklarını ve hayatlarını da sürükleyerek zamanlarını yaşamaktalar. Oysaki çocuklarına sorumluluk verip geri planda durabilseler çocuklardaki azim, istek, başarı da bir o kadar artacak.

Sosyalleşemeyen çocuğun kişiliği zayıf kalır. Sosyalleşemeyen çocuk kendini ifade etmekte zorlanır, yanlış arkadaşlıklar ve ilişkiler kurmaya meyilli olur, başkaları tarafından yönetilmeye müsait bir yapıda olur, başarı genelde ondan uzak yerlerde gezer. Günümüzde anne ve babalar çocuklarının sosyalleşmediklerini, çünkü i internet ve bilgisayar başında çocuklarının çok fazla zaman harcadıklarını bana iletiyorlar. Bende bu anne ve babalara soruyorum : ?

Siz ebeveynler ne gibi alternatifler getiriyorsunuz çocuğunuza ya da siz neler yapıyorsunuz yaşamınızda?

-ki genelde bu anne ve babaların akşamları işten geldikten sonra hemen TV izlemeye başladıklarını yada bilgisayar başında zaman geçirdiklerini veya telefonda uzun süre konuştuklarını öğreniyorum.- Çocuklarda kendilerince haklı olarak bu boş alanları kendilerine zevk veren eylemlerle dolduruyorlar.

Oysa ki beraber planlanan bir grup oyunu örneğin, monopoli, ya da çocuğunuz ders çalışırken siz ebeveynlerin kitap, dergi vs, okumanız çözüm olabileceği gibi, her akşam bir gazetenin köşe yazısını çocuğunuzun okuyup sonrada beraberce bunu tartışmanız, haftanın belli günlerinde yapılan spor, (karate, tekvando, gibi Uzakdoğu sporları, yüzme ,tenis vb.) çocuklarınızın hem siz ebeveynleri ile daha sağlıklı bir iletişim kurmalarına, hem de sosyalleşmelerine katkıda bulunacaktır.


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!