Çocuk Psikolojisi Açısından İdeal Sünnet Yaşı Nedir?

Sünnet dini bir gereklilik olmanın yanı sıra, sağlıklı bir birey olma yolunda atılan önemli bir adımdır. Toplumumuzda sünnet, aileler için oldukça önemsenen ve bir bayram havası içerisinde kutlanan önemli bir işlemdir. Aileler çocukları için özel kıyafetler alır, en yakın dost, akraba ve komşularını bu mutlu günlerini paylaşmaları için davet ederler.

Sünnet en nihayetinde cerrahi bir müdahaledir ve alanında uzman bir doktor tarafından gerçekleştirilmelidir. Bu operasyonun hijyeni için önemlidir. Çocuklarımızın hayatlarında sadece bir kez gerçekleştirilen bu işlemin güvenilir ellerde gerçekleştirilmesi hem ailenin kaygısını en aza indirgeyecek, hem de çocuk yada bebek için en güvenilir yol seçilmiş olacaktır.

Sünnetin göz ardı edilemeyecek bir diğer boyutu ise çocuk yada bebeğe olan psikolojik etkisidir. Çocuk için oldukça sağlıklı ve faydalı olan bu işlemin, çocuğun ruhsal dünyasında bir travmaya neden olması mümkündür. Bu nedenle öncelikle çocuğun sünnet olacağı yaşa dikkat etmek gerekir. Bunun için ideal yaş 0-2 yaş aralığı ile 6 yaş sonrasıdır. Peki neden bu yaş aralıkları da 2-6 yaş aralığı değil diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Çocuk gelişim evreleri Freud'un ortaya koymuş olduğu psikoseksüel açıdan bakıldığında birkaç evreden oluşur. Bu evreler;
0-1 Yaş: Oral (Ağızcıl) Dönem
1-3 Yaş: Anal Dönem
3-7 Yaş: Ödipal Dönem( Cinsel Kimlik Evresi)
7-11 Yaş: Latent Dönem( Eğitim öğretim Evresi)
11-18 Yaş: Ergenlik Evresi

Bu dönemler her çocukta aynı yaş aralıklarında görülmeyebilir. Örneğin bir çocuk anal döneme bir yaşında kesinlikle girer diyemeyiz. Bu nedenle de ödipal döneme çocuk 3 yaştan daha önce erişebileceği gibi 3 yaştan sonra da erişebilir. Erkek çocuklar için özellikle ödipal dönem dediğimiz cinsel kimlik evresi sünnet açısından önem arz etmektedir. Erkek çocuk bu dönemde kendi cinsel kimliğinin ayırtına varır, babasıyla özdeşim yaparak babası gibi olmaya çalışır. Bu şekilde erkek cinsel kimliğini içselleştirir, erkek olarak toplumda var olur, erkek rolünü oynar. Ancak cinsel kimliğini henüz yeni keşfeden erkek çocuk bu dönemde babayı bir erkek olarak kendisine rakip olarak görüp, kendisinin hadım edileceği korkusunu yaşayabilir. Cinsel organının bu şekilde alınmasından endişe duyan çocuk, bu kaygıları yaşıyorken sünnet edildiği takdirde bir travma yaşaması kaçınılmazdır.

Freud bu dönem ile ilgili çocukların gelişiminde Anne-Baba’ya karşı olan duyguların “Suçluluk” duygusuna yol açabileceğini söylemiştir. Çocuklar karşı cinsteki ebeveynlerine yakınlık duydukları için (Oedipus ve Elektra karmaşası), hemcinsleri olan ebeveynlerine karşı, bu duygularından dolayı “Suçluluk” duygusunu geliştiriyorlard. Kısaca bu dönemin geliştirdiği duygu “Girişimcilik” ve “Suçluluk” duygularıdır.

Erikson’a göre bu dönemde cinsiyet keşfedilir ve buna bağlı olarak merak duygusu artar. Çocuğun “Cinsellik” ile ilgili soruları artar. Çocuğun bu tür sorularına uygun cevaplar verilirse eğer çocuğun “Girişimciliği” artar. Ancak “ayıp, ayıp!”, “bunlarla ilgilenme!”, “pipini keserim!”, “sünnet ederim!” gibi tepkiler verilirse çocuk suçluluk duygusunu geliştirir.

Dönemde “Girişimcilik”in aşırılığı “Merhametsizliği” doğurur. Bu uçtaki kişiler için önemli olan plan ve hedeftir. Başkalarının ne olduğu önemli değildir. En aşırı biçimi “Sosyopat”lıktır.

“Suçluluk”un aşırı biçiminde ise cinsel bakımdan iktidarsızlık ve soğukluk yaşanır. Suçluluk duygusu ağır basar.

Bu dönemde motor beceriler gelişir ve merak duygusu bunu destekler. Dönem başarı ile atlatıldığında sosyal ilişkilerde ve cinsel yaşamda başarılı bir yaşam sağlanır. Ancak olumsuzluklar bu tür yaşantılarda suçluluk getirir.

Bu dönemi sağlıklı bir şekilde yaşamayan çocukların ilerleyen zamanlarda bir kimlik karmaşası yaşayacağı düşünülmektedir. Bu nedenle sünnete karar verirken yaşın önemini ifade etmeye çalıştım.

Psikolojik Danışman
Mustafa ÖZAY


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!