Özellikle plaza çalışanları için; sürekli dört duvar arasında olmak, psikolojik ve fiziksel birçok hastalığa davetiye çıkarıyor.

Solunum yolları mesleki ve çevresel faktörlerin en çok etkilediği organlarımızdır. Kış aylarında kapalı alanlarda fazla vakit geçirilmesi özellikle ofislerde çalışanlarda görülen solunum yolları enfeksiyonları dünyada en sık rastlanan ve en fazla iş gücü kaybına yol açan hastalıklardır. Bağışıklık sistemi düşük kronik hastalığı olanlar, yaşlılar, özellikle çocuklar, üst ve alt solunum yolu ile ilgili kronik sinüzit ve bronşiti olanlar öncelikli tehlike altındadır. Klimatize işyerleri ve büyük otellerde çalışanlar ve havalandırma işçileri riskli gruplardır. Bakteriyi alan kişinin vücut direnci de çok önemlidir. Bebek, çocuk ve yaşlılar, şeker hastaları, alkolikler, kortizon tedavisi alanlar, kemoterapi görenler, böbrek yetersizliği ve kronik akciğer hastalığı bulunanlarda hastalığın oluşumu daha yüksek orandadır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör ise sigara içimidir.

Çalışan insanların çoğu, zamanlarının büyük kısmını ofis ortamında geçiriyor. Sürekli dört duvar arasında olmak, psikolojik ve fiziksel birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Klimalar, ofis çalışanları için kurtarıcı gibi gözükse de, bu durum zaman zaman olumsuz etkilere yol açabiliyor. Ofis ortamında kullanılan havalandırma ve ısıtma sistemleri, bilgisayarlar ve fotokopi makineleri tehlike saçıyor. Alerjik hastalıkların sıklığı, teknolojinin gelişimine paralel olarak artıyor. Kişilerin kapalı ve dar alanlarda topluca bulunmaları, açık sahada çalışmaktan ofiste çalışmaya dönüş, halı döşemeler, sigara alışkanlığının yayılması, katkı maddesi içeren hazır gıdaların tüketilmesi, ofislerde kullanılan havalandırma ve ısıtma sistemleri gibi faktörler sonucu alerjik hastalıklar, endüstrileşmiş yöreler ve kentlerde daha sık görülmeye başlandı. Alerjik hastalıklar bazen bir meslek hastalığı şeklinde ve işyeri ortamında bulunan bir alerjenle temasa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu açıdan özellikle ofis ortamları risk taşır. Şikayetlerin işe girdikten sonra başlaması, tatil zamanlarında azalması mesleğe bağlı alerjileri düşündürür. Ofis ortamlarında çalışanda binanın yapımında kullanılan malzemeler, kapalı ortamda içilen sigara, yer döşemelerinde kullanılan halılar, bilgisayar tozları, klimalarda kolonize olan bir takım mikroorganizmalar ve tozlar alerji açısından risk taşır

İç ortamlarda ve klima tesisatı elemanları üzerinde üreyen ve yayılan mikroorganizmalar asıl tehlike kaynağını teşkil ederler. Ayrıca bu mahallerde bulunan yapı malzemelerinden, eşyalardan ve insanlardan çıkan tanecikler, sigara dumanı, radon gazı ile formaldehit gibi kirleticiler de buna ilaveten ortam havasında bulunabilmektedirler.

Ofis ortamında insan sağlığını en çok tehdit eden kirleticilerin başında mikrobiyolojik kirlenme gelir. Havada bulunabilecek mikroorganizmaların konsantrasyonu ortamdaki hava değişim oranı, veriş havasının mahalde yarattığı türbülans derecesi ve mahalde üretilen mikroorganizma gibi faktörlere bağlıdır.

Bir enfeksiyonun hastalığa neden olacak şekilde kişiye iletilmesindeki faktörler şunlardır:

• Enfeksiyona maruz kalan bireyin bağışıklık sisteminin hassasiyeti,

• Maruz kalma süresi,

• Mikroorganizmanın öldürme gücü,

• Nefes alma oranı,

• Enfeksiyonun geçme yolu (nefes alma, gözler ve burun gibi).

Bu faktörler tek başına hastalığa neden olamaz. Kişinin sağlık durumu ve bağışıklık kabiliyeti gibi özellikleri de en az alınan mikroorganizma dozu ve süresi kadar önemlidir.

Eğer özellikle nem – hava koruma özelliği olan klimalar seçilmemişse, havayı kurutması nedeniyle üst solunum yollarının koruyucu bariyeri olan nem ortadan kalkar ve hem filtre edici hem de partikülleri tutucu etkisi zayıflar. Koruma mekanizması devreden çıktığı için solunum yollarına yabancı partiküllerin geçişi de kolaylaşır.

Klimaların üflediği hava solunum yolundaki lokal bağışıklık sistemini zayıflatarak virüslerin ve bakterilerin yerleşmesine ve çoğalmasına neden olabilir. Klimanın çalışması ile havadaki nem oranı azalmakta ve mekanda yoğunlaşan kuru hava burun içi dokularda ve boğazda tahrişe neden olabilmektedir. Klimalar, solunum yollarının kendini temizleme mekanizmasını bozan kuru hava nedeniyle işlevini gereği gibi yapamadığı için solunum yolu hastalıkları riskini ortaya çıkarmaktadır.

Sürekli nemli olan klima filtrelerinde zamanla mantarlar ürer. Bu mantarlar, zaman içinde soluduğunuz havaya da karışarak tedavisi oldukça güç olan burun ve akciğer mantar enfeksiyonlarına neden olmaktadır.

Bulaşıcı mikroorganizmalara örnek olarak insanlarda geçen ve soğuk algınlığı, kızamık, grip, zatürre, suçiçeği virüsleri ile tüberküloz ve bronşit bakterileri verilebilir. İnsanlar, bulaşıcı hastalıkların çoğunun tabii kaynağıdır.

Ofislerde havalandırmanın bozukluğu, toplu halde kalabalık olarak bulunma ve sigara içimi gribal enfeksiyon salgınları, toplu taşıma araçları, okul ve alışveriş merkezlerinde yayılan mikroplara bağlı olarak; nezle, grip ve alerjik sorunların artışı doğal mukozayı da olumsuz etkilediği için sinüslerin siliyer fonksiyonunda bozulmaya neden olmaktadır.

Bu durum burun çevresinde bulunan sinüslerin iç yüzünü döşeyen mukozanın iltihaplanmasına ve sinüzite neden olur. Bu enflamasyon çoğunlukla enfeksiyöz bir enflamasyondur. Sonuç olarak da sinüzit çok daha fazla görünüyor. Şiddetli göz ve baş ağrısına neden olan sinüzitin artmasının en önemli sebebi ise kış aylarında kapalı ortamlarda çok vakit geçirilmesidir.

Burun içinde çok sayıda göreve sahip konka adını verdiğimiz anatomik yapılar ani ısı değişimlerine cevap olarak alt solunum yollarını korumak amacıyla büyümektedir. Böylece solunum havasında direnci arttırarak hava akımını azaltmakta ve burun tıkanıklığı meydana getirmektedir

Tıpta Lejyoner hastalığı olarak anılan “Legionella” bakterilerinin neden olduğu zatürre, en sık klimalı ve merkezi sistem havalandırmanın bulunduğu kapalı ortamlarda oluşur. Lejyoner hastalığı, genel olarak zatürree gibi bir göğüs hastalığı tablosu çizer, yüksek ateş, terleme, şiddetli baş ve adale ağrıları ile başlayarak, kuru öksürük, nefes darlığı, ishal ve kusma ile gelişen ölümcül bir hastalıktır

Klimalardaki partikül madde insan sağlığını etkileyen en önemli kirleticilerden biridir. 10 μm çaptan daha küçük partiküller en büyük etkiye sahiptir. Çünkü bu partiküller akciğerlere kadar ulaşabilir, hatta kan dolaşımına dahi karışabilir. Böyle bir durumda kalp olumsuz etkilenir. partikül madde konsantrasyonu ve maruz kalma süresine bağlı olarak ciddi sağlık problemlerine neden olmaktadır.

Bunlar;

• Solunum yolu semptomlarında artış; tahriş, öksürük veya nefes almada zorluklar,

• Akciğer fonksiyonlarında düşüş,

• Astım şiddetlenmesi,

• Kronik bronşit gelişimi,

• Kalp atışlarında düzensizlikler,

• Kalp ve akciğer hastası insanlarda erken ölümler.

Ofis çalışanlarında alerjik hastalıklar, kas iskelet sistemi rahatsızlıkları, toz ya da diğer kimyasallara bağlı akciğerler ve diğer organlarda kronik rahatsızlıklar, hareket azlığına bağlı obezite ve diğer metabolik problemler, uzun süreli hareketsizliğe bağlı varis ve hemoroit gibi damar problemleri görülebilmektedir.

KORUNMAK İÇİN;

•Filtrelerde biriken mikropların arındırılması için düzenli olarak, klimanın bakımının ve temizliğinin yapılmasına özen gösterilmelidir.

•Olabildiğince doğal havalandırma yapın: Klimayı, gün içerisinde mümkün olduğunca az kullanın.

•Pencere ve kapıları açarak ortamdaki nem miktarının artması için zaman zaman doğal havalandırma yapın

•Nem dengesini koruyucu klimalar tercih edebilir veya bulunduğunuz ortamda nemi sağlamak için, sürekli bir bardak su bulundurabilirsiniz. Ortamdaki nem oranı yüzde 40-60 arasında olmalıdır

•Açık havaya çıkmayı ihmal etmeyin

•Klima çalışırken sigara içmeyin

•İdeal sıcaklık 21-22⁰C önerilmektedir. 20⁰C altı, 26⁰C üstüne çıkılmamalıdır.

•Çalışma masanızın yerini iyi seçin, klimalara çok yakın durmayın

•Hasta olan kişilerden uzak durun elle-yanakla tokalaşmak yerine uzaktan selamlaşma riski azaltır.

•Bol su için: Şekersiz bitki çayı ve en önemlisi de su tüketimimizi artırın. Günde yaklaşık 2,5–3 litre su için.

•Vücut direncinizi artırmak için beslenme ve sıvı tüketiminize özen gösterin.

•Grip aşısı olun.

•Burnunuzun içinde yapısal bozukluk(deviasyon, büyümüş konkalar ve konjenital anomali, polip vs) varsa gidermeye çalışın.

•Ellerinizi sık sık yıkayın.

•Bilgisayarlar hijyenik bilgisayar ve elektronik donanım temizleyicileri tarafından temizlenmelidir.

•Ortak kullanım eşyalarını en aza indirin.

•Hasta kişi iyileşene kadar birkaç gün ortamdan uzaklaştırılmalı.

•Hijyen koşullarının özellikle su ve gıdaların takibinin yapılması, gıda çalışanlarının portör taramalarının düzenli yapılması gerekmektedir

•Tüm bunlara rağmen genel durumu bozulan kişiler en hızlı sürede en yakın sağlık merkezine veya hekime müracaat etmelidirler.


İstanbul Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!