Boyun omurları arasındaki diskin yerinden taşarak sinirlere bası yapmasıdır. Boyun, kol, omuz, baş, sırt ağrılarına neden olabilir. Kollarda güçsüzlük ve uyuşmalar başlayabilir.

Muayene sonrasında MR, BT, röntgen grefileri, EMG tetkikleri yapılarak tanı konulur.

İlaç, egzersiz ve fizik tedaviye yanıt vermeyen hastalarda operasyon önerilir.

AMELİYAT İÇİN EN ÖNEMLİ BULGU KUVVETSİZLİKTİR!!

MR DA FITIK SAPTANMASI AMELİYAT GEREKLİLİĞİ DEĞİLDİR!!

ÇOK ŞİDDETLİ YEŞİL VEYA KIRMIZI REÇETELİ İLAÇLARLA DAHİ GEÇMEYEN AĞRILARDA DA OPERASYON İYİ BİR SEÇENEKTİR.

Anterior servikal mikrodiskektomi, servikal disk hastalığına bağlı ağrı, uyuşukluk ve/veya güç kaybı gibi şikâyet ve bulguları gidermek için uygulanan bir ameliyat yöntemidir. Omurga kemiklerinin aralarında doğal bir şok emici yastık vazifesi gören disk adlı yumuşak, jölemsi yapılar bulunur. Disklerin orta bölümünde bulunan yumuşak kısmı çeşitli nedenlerle etrafını saran ve nispeten daha sert olan disk çeperinden fıtıklaşarak komşu sinirlere ve omuriliğe bası yapabilir. Aynı şekilde disklerin yıpranmasına bağlı oluşan kemik çıkıntıları (kemik spurları, kireçlenmeler) da sinirlere ve omuriliğe bası yapabilir. Bu ameliyatla üst boyun bölgesi omurilik ve/veya sinir köklerinin üzerinde fıtığa bağlı olan bası giderilmeye çalışılır. Bu ameliyat sırasında etkilenen boyun seviyesindeki fıtıklaşmış disklerin ve kemik çıkıntılarının genellikle boynun ön tarafına yapılacak cilt kesisi yoluyla çıkartılması yöntemi kullanılır. Disk çıkartıldıktan sonra üst ve alt omuru birbirine kaynaştırmak, iki komşu kemik arasındaki boşluğu doldurarak çökmesini önlemek için önceden hazırlanmış küçük bir kemik grefti(Hastanın kendisinden ameliyat sırasında alınan (en ideal kaynaştırma materyalidir) veya donörlerden alınmış banka kemikleri) veya cage veya protez denilen materyaller kullanılabilir. Hazır materyallerin hiçbirinin birbirinden belirgin daha üstün olduğu henüz kanıtlanmamıştır. Bu materyallerin hiçbirini kullanmayı tercih etmeyen, kemikler arasına birşey koymayan uzmanlar da vardır. SON ZAMANLARDA TEK VEYA İKİ SEVİYELİ YAPILAN BOYUN FITIĞI AMELİYATLARINDA ARAYA YABANCİ CİSİM KONULMADAN YAPILAN AMELİYATLARIN BAŞARILI OLDUĞUNU GÖSTEREN YAYINLAR ÇIKMAYA BAŞLAMIŞTIR.

Ameliyat sonrasında hastalar genelde 2-4 saat içinde kalkar yürürler ve aynı gün veya ertesi gün (benim tercihim bir gece yatırmaktır) taburcu olurlar.

Alternatifler:

• Her türlü riski göze alıp ameliyatı yaptırmamak.

• İlaç tedavisi yoluyla ağrı veya kas spazmını gidermeye çalışmak.

• Boyun kaslarını güçlendirici egzersizler yapmak.

• Fizik tedavi yöntemleriyle şikâyetleri gidermeye çalışmak.

İşleme Ait Sorunlar:

• Anestezi riski: Lokal ve genel anestezi işlemleri esnasında ve sonrasında (ameliyatta hastaya verilen pozisyon nedeniyle) riskler vardır. Ayrıca, anestezinin her şeklinde ve sedasyonda da ilaçlara bağlı oluşabilecek sorunlar olabilir.

• Kanama: Çok nadir olsa da ameliyat sırasında veya ameliyat sonrasında ileri derecede olabilecek bir kanama riski vardır. Kanama durumunda ek bir tedaviye veya kan transfüzyonuna ihtiyaç duyabilir.

• Kan pıhtısı oluşumu: Kan pıhtısı her çeşit ameliyat sonrası oluşabilir. Kanama bölgesinde oluşan pıhtılar kan akımını engelleyip ağrı, ödem, iltihap veya doku hasarı gibi sorunlara yol açabilir.

• Omurilik yaralanması: Çok nadir olsa da ameliyat esnasında omurilik yaralanmasına bağlı felç meydana gelebilir. Genellikle geçicidir.

• Kardiyak sorunlar: Ameliyatın, düzensiz kalp ritmine veya kalp krizine yol açma gibi düşük bir riski bulunmaktadır.

• Ameliyatın başarısız olması: Füzyonlu Anterior Servikal Diskektomi ameliyatından sonra ağrı, uyuşukluk, kas gücü kaybı veya diğer şikâyetlerin giderilememe olasılığı düşükte olsa vardır.

• Omurların birleşememesi: Anterior Servikal Diskektomi ameliyatından sonra komşu omurlar birbirine kaynamayabilir ve bu durum omurga bozukluklarına ve/veya ağrıya yol açabilir.

• Ağrı yakınmasında artış: Nadir de olsa ameliyat sonrasında ağrı yakınması artabilir.

• Enfeksiyon: Enfeksiyon cilt kesi bölgesinde ve altında olabilir. Enfeksiyona bağlı riskler arasında menenjit oluşumu ( beyin ve omuriliği saran zarların iltihabı) bulunur.

• Sinir hasarı: Ses tellerine giden sinirin yaralanma riski az da olsa mevcuttur. Bu durum sonucunda geçici veya kalıcı ses kısıklığı görülebilir. Çok nadiren vagus sinirinde oluşabilecek bir yaralanma diyafram fonksiyon bozukluğuna yol açabilir.

• Sinir kökü yaralanması: Sinir kökü yaralanması; kolda ağrıya, ilgili kas gruplarında güçsüzlüğe ve ilgili ciltte duyu bozukluklarına neden olabilir.

• Nüks: Ameliyat sonrasında, bulgular tekrar ortaya çıkabilir ve ek ameliyat gerekebilir.

• Solunum problemleri: Ameliyat sonrası, genelde geçici olan solunum sıkıntısı veya pnömoni görülebilir. Pulmoner emboli (akciğerlerin damarlarının tıkanması) görülebilir.

• İnme: Ameliyat esnasında veya sonrasında Karotid arterin yaralanması ve gerilmesi sonucunda inme meydana gelebilir.


Bursa Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!