Bu risk bilinçli anne babalar tarafından çocuk için minimum düzeye çekilmeye çalışılır. Anne babanın boşanmaya bakış açısı, boşanma konusunu çocuklarına açıklama şekilleri, boşandıktan sonra yaşamlarını nasıl idame ettikleri, iletişimlerini sürdürme biçimleri, çocuklarıyla beraber olup onlarla ilgilenmeyi devam edip etmemeleri, çocuğu taraflardan birini seçmez zorunda bırakıp bırakmadıkları, mahkeme sürecinde velayetin kime verildiği, velayeti alan ve diğer tarafın gösterdiği tepki, velayeti alan tarafın çocukları göstermeyerek diğer tarafı cezalandırmaya çalışması, diğer ebeveyni sürekli suçlaması ve kötülemesi, çocuğun kendini suçlu hissedip hissetmediği ve daha nice etkenler çocukların gelişimlerini ciddi şekilde etkileme gücüne sahiptir.
Boşanmış çiftlerin çocukları üzerinde yapılan araştırmalar, bu çocukların hem gelişimsel hem de psikolojik sorunlar yaşamak açısından diğer çocuklardan daha fazla risk altında olduklarını göstermektedir. Boşanma sadece eşlerin ayrılması değil aynı zamanda aile birliğinin dağılmasıdır ve bu duruma boşanan eşler gibi çocuklarda çeşitli duygusal tepkiler verirler. Sevilen ebeynin kaybına verilen tepkiler çocuktan çocuğa değişmekle beraber şu genel başlıklar altında toplanabilir: Parmak emme, oyuncaklarına bağlanma, masturbasyon, üzüntülü görünüm, ağlama, yas tutma, apati, itaatsizlik, okuldan kaçma, suç işleme, ayrılık kaygısı, okul fobisi, oyunlarda kızgınlık ve öfkenin dışa vurması, her şeye öfkelenme, ajitasyon, sulu gözlü olmak, yaşlılık, bitkinlik, asilik, kavgacılık, kabalık, ilaç kötüye kullanımı, içki kullanma, evden kaçma, seksüel aktlar, mızmızlanma, bebeksi konuşma, bağımsızlık, huzursuzluk, okul başarısında azalma, gerileme, bağımlılık.
Bununla beraber, sadece çocukları boşanmanın olumsuz etkilerinden korumak için mahkemeye gitmemiş; bununla beraber ilişkilerini düzene sokamamış çiftlerin çocukları da aynı riskler altındadır.

BOŞANMALARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
Boşanma kararı ve boşanmanın nedenleri, ebeveynleri tarafından, mahkemeye gitmekte kararlı oldukları zaman, çocuğun anlayabileceği biçimde, ayrıntıya girilmeden, net ve basit şekilde anlatılmalıdır.
Taraflar birbirleri kötülemekten imtina etmelidir.
Tekrar bir araya gelme umudu olmayan ebeveyler, sırf çocuğu anlık rahatlamak için umutlandırmaktan kaçınmalıdır.

Çocuklar genellikle boşanma olayında kendilerini suçlarlar, bu olayda onun bir rolü olmadığını net ve kesin bir dille söylemelidir.
Çocuğun sorduğu sorular çocuğun anlayabileceği biçimde, ayrıntıya girilmeden, net ve basit şekilde cevaplanmalıdır.
Çocuğun, eşler arasında karşı tarafı cezalandırma maksadıyla kullanılmasından kaçınılmalıdır.
Boşanmadan sonra çocuğun kimle kalacağı çocuğa söylenmelidir.
Çocuğun hayatındaki ani değişimleri atlatabilmesi için ona destek olunmalıdır.


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!