Bel ağrısı, sağlık uzmanlarının en sık gördüğü problemlerden biridir. Aslında, beş erişkinden dördü hayatlarının bir döneminde ciddi bir bel ağrısı olayı yaşayacaktır. Neyse ki bel ağrısı olan hastaların büyük çoğunluğu, 2–4 ay içinde, çoğunlukla da tedavi olmaksızın başarıyla rahatsızlıklarının üstesinden gelecek ve normal iş ve toplum yaşamlarına döneceklerdir.

Ani gelişen bel ağrısına karşı duygusal tepkiler kesinlikle normaldir. Bu tepkiler, ağrının ne anlama geldiği, ne kadar uzun süreceği ve günlük yaşam aktivitelerini ne derece engelleyeceğine dair korku, huzursuzluk/gerginlik ve üzüntüyü içerir. Aslında ağrı, hem fiziksel ve hem de psikolojik faktörleri içine alan karmaşık bir deneyimdir.

Gerçekten de, 1979’da, ağrı konusunda uzman büyük bir profesyonel organizasyon –Uluslararası Ağrı İnceleme Birliği-International Association for the Study of Pain- ağrının en yaygın şekilde kullanılan şu tanımını sunmuştur: “gerçek veya olası bir hasar ile ilişkili veya böyle bir hasara dayanarak tarif edilen hoş olmayan duysal ve duygusal deneyim.” Duygusal veya psikolojik yön, tüm ağrı deneyiminin ayrılmaz bir parçasıdır ve ağrıya neden olan aktiviteden uzak durmak normaldir. Ancak ağrıyla baş etmede etkin bir rol almak ve doktorun rehberlik ettiği aktivitelerde yer almak, iyileşmede anahtar adımlardır.

Ani gelişen ağrının kontrolü (ağrının ilk 10 haftası içinde) ile birlikte, bel ağrısı ve onunla ilişkili stresin tedavisinde şu anda kabul edilmiş klinik prensipler bulunmaktadır. Bu prensiplere göre şu konular önemlidir:

Hastaların bel ağrısı hakkındaki korkuları ve yanlış anlamalarını ele almak

Ağrı ve beklenen sonuç için mantıklı bir açıklama sunmak

Verilen basit egzersizler ve düzeyi gitgide arttırılan aktivite yoluyla, günlük yaşamın normal aktivitelerine devam etmesi/bunları tekrar yapabilmesi için hastayı güçlendirmek

Bu, gerektiğinde semptomatik rahatlama için ağrı kesici ilaçlar, manual tedavi ve/veya fizik tedavi gibi tamamlayıcı tedavilerle ile desteklenmelidir.

SORMAK İSTEDİĞİNİZ SORULAR

Duygusal stresinizi en aza indirmek için, bel ağrınızla ilgili olarak sağlık uzmanınıza sorular sormanız önemlidir, böylece uzmanınızın ofisinden ayrılırken kuşkulu veya endişeli olmazsınız. Ağrınızı anlamak, endişenizi azaltmaya yardım edecektir. Şunu da unutmayın ki, ağrınız 2–4 aydan (birçok bel ağrısı probleminin normal iyileşme süresi olarak düşünülür) uzun sürerse durumunuz kronik hale gelebilir. Kronik ağrı, daha büyük psikolojik sıkıntılarla bile bağlantılı olabilir.

Akut dönem boyunca, çaresizlik, stres ve sağlık uzmanınıza karşı öfke (ağrınız geçmediği için) duyguları oluşabilir. Bu üzüntüyü hafifletmeye yardım etmek için, sağlık uzmanınızın tüm önemli psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarınızla ilgilendiğinden emin olmaya ihtiyaç duyarsınız. Siz ve sağlık uzmanınız şunları sağlamalısınız:

Ağrı belirtilerinizle ilgili düşüncelerinizi ifade etmelisiniz. Hastaların ciddi bir hastalık veya sakatlıktan korkması normaldir. Sağlık uzmanınızın, ciddi durumları bertaraf etmek için gerekli tıbbi değerlendirme ve gerekirse tıbbi testler yoluyla korkularınıza yöneldiğinden emin olun.

Sağlık uzmanınızın bu değerlendirme ve testler sırasında neyi aradığını ve neyi bertaraf ettiğini tam olarak açıkladığından ve anlayabileceğiniz dilde sonuçlar alacağınızdan emin olun.

Sağlık uzmanınız aktif kalmanızı önerirse, güvenli bir şekilde nasıl aktif kalabileceğinizi sizinle konuştuğundan emin olun.

Ağrınızın neden olduğu herhangi bir fonksiyonel zorluğunuz (örn, eğilme, yük kaldırma vb.) konusunda sağlık uzmanınıza bilgi verin ve bu zorlukları yenmenin yollarını birlikte belirleyin. Sağlık uzmanınızın, normal iş aktivitelerinizi yaparken yaşadığınız problemlere de yönelmesini sağlayın.

Teşhis ve hastalığınızın seyrine dair aldığınız bilginin anlayabileceğiniz şekilde olması gerekir. Bel ağrısının doğal gidişatını, ne gibi iyileşmeler beklenebileceğini ve durumun ne zaman iyileşmeye başlayabileceğini anladığınızdan emin olun.

Herhangi bir öneri sunulduğunda, sizin veya sağlık uzmanınızın bu önerileri yazdığından emin olun, böylece uzmanınızın ofisinden çıktıktan sonra önerileri bir daha gözden geçirebilirsiniz.

STRES VE AĞRI ARASINDAKİ İLİŞKİ

Bu önerilerin tümü, birçok hastanın ağrıyla birlikte yaşadığı duygusal meseleleri ve stresi azaltmak amaçlıdır. Tedaviden ve yapılan açıklamalardan tatmin olmamışsanız, başka bir sağlık uzmanından ikinci bir fikir almayı düşünün. Endişe ve stres gerçekten de ağrı algınızı arttırabilir ve ağrıyla baş etme becerilerinizi azaltabilir.

Ruh haliniz (örn, endişe düzeyiniz) ve fiziksel durumunuz (örn, ağrı) arasında dinamik bir ilişki olduğunu unutmamanız önemlidir. Ağrı, strese, stres de daha fazla ağrıya neden olur ve bu şekilde devam eder. Bu kısır döngü ne kadar uzun sürerse, duygusal acınız o kadar artma eğiliminde olacaktır. Bu döngünün kırılması çok zor olabilir.

Duygusal olarak acı çekme, uykusuzluğa, çalışamamaya ve ne yapılabileceği konusunda sinirli ve çaresiz hissetmeye yol açabilir. Umutsuz hissedebilir ve tıbbi (cerrahi?) girişimler dâhil ne olursa olsun ağrıyı dindirmeye çalışabilirsiniz. Girişimsel yaklaşımlar bazı durumlar için (örn, fıtıklaşmış disk) yararlı olabilirse de ağrı ve stres erken bir noktada tedavi edilirse bu tür yaklaşımlardan uzak durulabilir.

BEL AĞRISI İÇİN PSİKOLOJİK MÜDAHALE

Eğitim ve sağlık uzmanınızdan gelen güvence, stres ve endişenizin büyük bölümünü önlemede veya sizi rahatlamada çok yararlı olur. Durumunuz ve tedaviniz konusunda etkili olmaya da gerek duyarsınız. Doğal olarak meydana gelen bu endişe ve stres duyuları, muhakemenizi bulandırabilir. Amacınız, kronik ağrı döngüsüne girmekten kaçınmaktır. Ağrının geçici olduğuna dair sağlık uzmanınızın verdiği güvence, aklınızın devamlı ağrı ile meşgul olmasından kaçınmanızda ve belirtilerle ilgili gereksiz üzüntüyü önlemede size çok yardımcı olur.

Neyse ki, ağrı ve endişeyi tedavi etmede başarıla kullanılan çok sayıda psikolojik tedavi vardır. Bunlar, stres yönetimi, gevşeme eğitimi, biofeedback, hipnoz ve bilişsel davranışsal tedavidir (çaresizlik ve ümitsizlik hislerini azaltmak için kullanılan bir yöntem). Uyku problemleri, endişe ve depresyon konusunda yardımcı olacak ilaçlar da mevcuttur. Tıbbi bakımınızla bütünleşik kapsamlı ağrı yönetimi programları da kesinlikle çok yararlı olabilir.

Sağlık uzmanınız, gerekli olduğu düşünülürse sizi psikoloji yönetimi programına yönlendirebilir. Bu tip bir programa katılmak, “her şeyin kafanızda” olduğu anlamına gelmez, size ağrıyla baş etme yöntemini öğretmek anlamına gelir. Ağrının, fiziksel ve psikolojik faktörlerin yakın etkileşimini içeren bir deneyim olduğunu hatırlayın! Ancak ağrınızı yönetmeye ve üstesinden gelmeye siz ve sağlık uzmanınız ikiniz birlikte yardımcı olabilirsiniz.


İstanbul Beyin Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!