Bu sorunun cevabı ‘ evet yapılmalıdır’. Ülkemizde son günlerde oldukça gündemde olan ve çeşitli platformlarda hamilelelerin kafasını karıştıran söylemler bulunmakla beraber işin tıbbi yönü kesinlikle yapılması yönündedir.

Gestasyonel diyabet (gebeliğe bağlı şeker hastalığı) öncesinde şeker hastalığı bulunmayan, gebelik esnasında ortaya çıkan geçici olarak kan şekerlerininin yüksek seyretmesi ile giden bir hastalıktır. Nedeni ise gebelikte bebeği beslemek için oluşan plasenta adlı organın bebeğin gelişmesi ve büyümesi için ürettiği bazı hormonların annenin dolaşımında geçici olarak şeker kullanılmasını zorlaştırabilmesi, insülin direncini ve insülin ihtiyacını arttırmasıdır.

Hastalık Tanıma ve Önleme Merkezinin 2014 verilerine göre tüm dünyada gestasyonel diyabet görülme sıklığı % 9.2’dir. Bu da yaklaşık her 10 gebeden 1 tanesinde bu hastalığın görüldüğü anlamına gelmektedir.

Ayrıca son yıllarda gebelikte görülen diyabet hastalığı oranı artmaktadır. Buna neden olan faktörler arasında ileri yaş gebeliklerinin artması , yeme alışkanlıklarının değişmesi zemininde obesite ve tip 1 diabet görülme oranının sıklaşması gelmektedir.

Gebelikte tanısı konmamış diyabet veya iyi kontrol altına alınmamış kan şekeri seviyeleri anne karnındaki bebeğe zarar verebilir. Gestasyonel diyabeti bulunan hastada insülin ihtiyacı arttığı için pankreas daha çok çalışmaya başlar. İnsülin plasentayı geçemediği için bebeğin dolaşımına da giremez, fakat şeker olduğu gibi bebeğe geçiş gösterir. Böylece anne karnındaki bebeğinde kan şekeri artmış olur. Yükselen kan şekeri seviyelerini dengelemek için bu sefer bebeğin pankreası ekstra insülin üretmeye çalışır. Böylece bebekte daha fazla enerji ortaya çıkar fazlasını da yağ şeklinde depolar. Böylece iri bebek dediğimiz makrozomik bebekler olur. Bebeklerin pankreasından ekstra insülin yapılması neticesinde yenidoğan döneminde kan şekerleri düşük seyredebilmekte, solunum sıkıntısı problemi daha sıklıkla görülmektedir. Bebeğin iri olmasına bağlı olarak sezaryen oranları artmakta, travmatik normal doğum ve omuz takılmaları gibi çok ciddi komplikasyonların görülme sıklığı artmaktadır. Ayrıca bu bebekler ileriki hayatlarında obesite ve tip II diyabet açısından risk taşımaktadır.

Tüm bu komplikasyonları önlemek için gebeliğin 24-28. Haftası arasında önceden bilinen diyabeti olmayan gebelerde mutlaka tarama testi yapılması toplum sağlığı açısından oldukça önem taşımaktadır.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!