Anne-babalar, uykusuz geçecek döneme hazırlıksız yakalanıyor, hatta üçte biri geceleri yaşayacaklarından haberdar dahi olmuyorlar. Sürekli ağlayan bir bebekle yapılacakları öğrenip susmasını sağlasalar bile, tekrar uyanmasını, yeniden uykuya dalamamasını ve bu sorunu nasıl düzenleyeceklerini bilemiyorlar. Bebek onlarsız derin uykuya dalamıyor, tüm gündüz veya tüm gece ebeveyni yatıştırma oyalama mesaisinde tutuyor. Bazı sallama, kundak, emzik gibi yöntemleri duydularsa da benimsemiyorlar, “Bizim bebeğimiz uyuyan bir bebek olacak.” şeklinde düşünüp zihinlerinde öteliyor, uyku eğitimi konusunu öğrenmeden kriz günlerine gelmiş olabiliyor. Uyku Eğitimi’nin sakıncaları olduğu ve bebeği yatakta ağlatmak anlamına geldiği de duydukları yanlış bir bilgi oluyor. Daha da kötüsü psikoloji diploması olmayan kişilere sorunları ilerlemişken başvurup yanlış bilgi ve uygulamalarla, kendilerinin ve bebeğin sınırlarını bebekle ilişkiyi bozacak kadar zorlayıp, ardından da yapamıyorum yetersizim duygusuzla bebeğin ve kendilerinin psikolojileri de olumsuz etkileyebiliyorlar.

Hastaneden eve gelip mışıl mışıl uyuyan bebekler sonraki günlerde dünyaya adapte olamadıklarını hissetmeye başlar ve ağlarlar. Dünyayı yadırgar, anne karnındaki gibi rahat edemezler. İlk haftalarında bebek uzun ağlama seansları geçirebilir, bu bize bebeğin kolik olduğunu düşündürebilir. Ya da bazı günleri iyi geçirip, bazı uyku seanslarını idare ediyordur, kolik yani gazlı değildir ama zor uyuyordur, uykuya geçişte zorlanıyordur. Bebekler kendi kendilerine dalma becerilerini zamanlar geliştirirler. Zor dalıp sık uyanırlar. Tekrar dalmayı tek başlarına yapamazlar. Elleri kolları bazen uyutmaz onları, ya da hemen sonra uyandırır. Kundak gündeme gelir o zaman. Yıllar sonra modern ebeveyn yaklaşımlarına tekrar eklenen kundak terimi şaşırtabilir yeni anne babaları.

“Bebeğin Kendini Sakinleştirme Becerisi” doğumdan 4-5 ay sonra gelişmesine destek vermek üzere odaklanılması gereken bir konudur. Anne ile ilk aylar kurulan bağın sağlam ve kesintisiz yaşanmış olması beklenir. Anne ilk aylarda emzik, kundak, sallama, sarmalama ve emzirme ile bebeği sakinleştirir. Uyku Eğitimine bu ilk ayların geçtiği noktada başlamak pek çok açıdan faydalıdır. Bebeğe verilen Uyku Eğitimi esnasında başarı hisseden ebeveyn, ebeveynlik becerileri konusunda gelişmeye başlayan güven ile “Empati kurma, Gözlem yapma, Etkin dinleme, Sınır koyma” gibi daha yıllarca gerekecek becerilere yatırım yapar, deneyim kazanmaya başlar. En önemlisi, bebek ile iyi bir ilişki başlar, kurulan bağ sıkı olur. Bebek davranışlarını iyi anlama ve yorumlama pek çok alanda işe yarayan pozitif iletişime başlangıç olur.

Uyku Eğitimi dendiğinde de birkaç metod olduğunu belirtmek gerek. Bunların içinden psikoloji ve pedagoji alanında kabul görmüş olanları seçmek, metodları kitaplardan okumak, anne olarak doğru bilgiyi seçip sentezleyerek bebeğe uygulamak en doğrusudur. Uyku Eğitimini verirken AĞLATMADAN uygulamalı, eğer bunu başarmakta zorlanma varsa uzmandan destek almalıdır.

Tüm bu bahsedilen hususları içine alan doğru zamanlamada verilen bir Uyku Eğitimi başarılıdır. “İletişim, İlişki ve Bağ Kurma” dan bahsetmeden bebeklerin uyku problemine çözüm üretmek, bebeğin sadece daha fazla ağlamasına değil, anne-babanın da ebeveynlik duygularının olumlu seyretmemesine neden olur. Bebek uyku eğitiminde güvende hissetmelidir. Bu annenin onun yanında ona destekleyici olmasıyla sağlanır. Pekçok yanlışlar içeren uyku eğitimi adı altındaki uygulamalarda bebek yalnız bırakılır. Bu bebeğin anneye, çevreye dünyaya güvenini bir daha tamamen eski haline getirilemez şekilde bozar. Olumsuz bir deneyim olarak bilinçaltında kalır. Uyku sorunlarına doğru çözüm bu sebeplerle çok önemlidir, aile pozitif odaklara yönelmeye enerji bulur. Bebeklerde mutlu bir şekilde daha çok öğrenmeye, eğlenmeye, oynamaya, sosyal olup ilişki kurmaya zemin sağlar…

Pedagog Tansu Oskay

PAPS PARENTING Anne-Baba Okulu & Danışmanlık Merkezi


İstanbul Pedagog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!