O zaman beslenme hakkında bilgi edinmek iyi olacaktır. Beslenmenin, bebeğin büyüme ve sağlığı üzerine etkisini incelemek için önce embriyonun büyüme ve gelişimini özetlemek yerinde olur.

Embriyonun ilk haftası hücre bölünmesiyle ilgilidir. İkinci hafta ve sekizinci hafta arası doku farklılaşmaları hızla devam ederek embriyo başlar. Sekizinci haftada bir gram ağırlıkta ve 2.5 cm boyundadır. 3 ayın sonunda cinsiyeti belli olur. İkinci üç aylık dönemde, embriyo hızla büyür ve bazı fonksiyonları belirlenir. Altı ayın sonunda 1000 gr ağırlığında ve 35 cm boyundadır. Dolaşım sistemi 8-12’ nci haftada belirlenir. Sindirim sistemi ile ilgili ilk olarak safra 12. Haftada oluşur. Bunun arkasından sindirim enzimlerinin oluştuğu görülür. Sinir sisteminin çalışması, ilk 8. Haftada görülür. Fetal yaşamın ikinci kısmında beyin hızla büyür. Beyin hücrelerinin 2/3’ü doğumdan önce oluşur. Geriye kalan kısmı doğumdan sonra 3 yıl içinde çoğunlukla tamamlanır. Embriyonun gelişimini kısaca anlattığımıza göre şimdi beslenmeye geçelim..

İlk olarak enerji alımına değinelim.

Bebek her koşulda enerji ihtiyacını annenin depolarından karşılamaktadır. İlk 3 ayda eğer anne normalden zayıf değilse ek kaloriye ihtiyacı yoktur. Hamileliğin 20. Haftasında gereksinmeler artar. Bu artan gereksinmeleri karşılamak için ise günlük ek olarak 300 kalori alınması gereği çalışmalarla gösterilmiştir. Hamilelik sırasında 9-12 kilo civarında alınması önerilmektedir.

Hamilelikte dikkat etmemiz gereken diğer bir unsur ise protein alımıdır. Bebeğin büyümesi için gebelik süresince ortalama 950 gr kadar protein depo edilmesi gerekmektedir. RDA’ ya göre bu miktar günde yaklaşık 60 gr proteindir. Bu nedenle protein içeren besinleri hamilelikte yeterli miktarda tükenmeye dikkat etmeliyiz.

Proteinin iyi kaynakları: yumurta, kırmızı et, beyaz et, balık eti, kurubaklagiller peynir

Kilo kontrolünü sağlamak için öğün atlamamaya dikkat etmeliyiz. Kendimizi aç bırakmazsak bir öğünde aşırı kalori alımını engellemiş oluruz.

İkinci olarak hamilelikte önemli olan vitamin ve minerallerden bahsedelim.

Demir minerali: Genellikle, gebe kadınlar demir eksikliği anemisine meyillidirler. Bunun nedeni ise gebelikte %50 oranında artan plazma hacmine karşın, kırmızı kan hücrelerinin hacminin bu orana ulaşamamasıdır. Demir eksikliği anemisi olan anneden doğan bebeklerin daha az demir depolarına sahip oldukları, düşük doğum ağırlıklı ve prematüre oldukları belirtilmiştir. Bu nedenle gebelikte günlük 27 mg demir alımı önerilmektedir.

Demirin iyi kaynakları: kırmızı et, tavuk eti, balık eti, yumurta, yeşil sebzeler, kuru meyveler

Folik Asit: Hamilelikte ve hamilelik öncesi dönemde annenin folik asit depolarının dolu olması gereklidir. Nedeni ise bebeğin sinir sistemi gelişimi için folik asiti kullanmaktadır. Yapılan çalışmalar elde edilen kanıtlar gebe kalma döneminde folik asit kullanımının Nöral tüp defektleri önlediğini göstermiştir. Gebelikte günlük 600 mcg folik asit alımı önerilmektedir.

Folik asitin iyi kaynakları: mercimek, kurufasülye, ceviz, badem, ıspanak, karnabahar

Çinko minerali: Çinko yetersizliğinde büyümede gerilik, epitelyum dokuda anormallikler örülebilmektedir. Yapılan çalışmalarda göstermiştir ki erken doğum riskini önlemede çinko önemli bir mineraldir. Gebelikte günlük 15 mg çinko alımı önerilmektedir.

Çinko mineralinin iyi kaynakları: kırmızı et, peynir, badem, ceviz, buğday

Kalsiyum minerali: Hamilelik boyunca 25-30 gr kalsiyum depolanır. Bunun yaklaşık 25 gr mı bebeğin iskelet-kas sisteminin oluşumu ve gelişimi için kullanırken diğer kısmı ise anne sütü için gereklidir. Gebelikte günlük 1000-1200 mg kalsiyum alımı önerilmektedir.

Kalsiyumun iyi kaynakları: yoğurt, peynir, süt, yeşil yapraklı sebzeler

C vitamini: Antioksidan etkisiyle vücut dokularını hasardan korur. Demir, kalsiyum, folik asit, A ve D vitaminlerinin vücutta kullanımı için yardımcı etki yapar. Eksikliğinde enfeksiyon riski artmaktadır. Gebelikte günlük 85 mg C vitamini alımı önerilmektedir.

C vitamininin iyi kaynakları: maydanoz, kırmızı-yeşil biber, turunçgiller, çilek, karnıbahar

A vitamini: Eksikliğinde prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebekler ve görme kusurları olmaktadır.

A vitamininin iyi kaynakları: balık, süt, yumurta sarısı, ıspanak, havuç

Vitamin ve mineraller hakkında bilgi sahibi olduğumuza göre son olarak da hamileliğin ilk 3 ayında görülen bulantı ve kusmadan bahsedebiliriz. İlk olarak su içmeyi ihmal etmemeliyiz. Menülerimizden çok yağlı, tuzlu, salçalı besinleri çıkararak bulantı sorunumuzu azaltmamız ya da ortadan kaldırmamız mümkün. Öğünleri sıklaştırıp yiyecek miktarını azaltmamız, kızartmalardan uzak durmamız bizi rahatlatacaktır. Bunun yanında yemeklerin görünümünü güzelleştirip iştah açıcı halede getirebiliriz.

Unutmayın sağlıklı anneler sağlıklı bebekler, sağlıklı bebeklerde sağlıklı genç nesiller demektir…


Tekirdağ Beslenme ve Diyetetik (Diyetisyen) uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!