Soğuk ve karlı kış mevsiminin yerini ılık, güneşli bahar mevsimine bıraktığı şu günlerde birçok kişide mevsim değişikliğine bağlı bahar yorgunluğu olarak adlandırdığımız halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği, mutsuzluk, stres gibi ortak şikayetler görülmektedir. Yanlış beslenme alışkanlıkları, düzenli yemek yememe ,vitamin ve minerallerin besinlerle yeterli miktarda alınmaması, sedanter yaşam biçimi, bahar yorgunluğuna sebep olup yaşam kalitemizi ve çalışma tempomuzu da olumsuz etkileyebilir. Peki hem vücudumuz bahara hazır mı ? Birkaç basit önlemle mevsim değişikliklerinin getirdiği olumsuzlukları yenebiliriz?

Yeterli ve düzenli beslenin: Güne kahvaltıyla başlayın ve öğünlerinizi geçiştirmeyin. Güne kahvaltıyla başlamak sizi güne daha zinde başlamanızı sağlar ve öğlene kadar performansınızın düşmesini önler Sabah kahvaltıların öğle vaktine sarkması öğle öğünlerinin geçiştirilip akşam fazla yemeye neden olur. Bu sebeple aşırı yeme ataklarını engellemek ve iştah kontrolü sağlamak için az az sık sık beslenin ve beslenme programınıza ara öğünler eklemeyi ihmal etmeyin.

Su tüketiminizi arttırın: günde en az 1.5-2 litre su içerek hem vücuttaki toksik maddeleri uzaklaştırıp hem de kendinizi daha enerjik hissedebilirsiniz.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirin: Enfeksiyonlarla baş edebilmek için bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir. Bunun için de sebze meyve tüketimini arttırmamızda yarar vardır. Yeşil biber, maydanoz, roka, tere ıspanak, kivi, portakal , limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerirler. Sigara içenlerin C vitamini ihtiyacı normal kişilerin iki katıdır. Bu nedenle sigara tiryakileri C vitamini alımlarına ve beslenmelerine daha fazla özen göstermek zorundadırlar. Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar ve kurubaklagillerde bulunan E vitamini güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminde görevlidir.

Kafein tüketiminizi sınırlandırın: Bahar yorgunluğu ile savaşmak için kafein alımımızı sınırlandırmalıyız. Aşırı kafein tüketimi kalp çarpıntısı, uykusuzluk, baş ağrısı ve vücuttan su kaybına neden olabilir.

Fiziksel aktivitenizi arttırın: Fiziksel aktivite her yaştaki birey için kaliteli yaşamın bir parçasıdır. Haftada en az 3 gün 30 dk lık tempolu yürüyüşler kendinizi iyi hissetmenizi sağlar ve sizi formda tutar. Metabolizmanızı hızlandırır, kalp kası ve diğer kasları kuvvetlendirir ve daha etkin çalışmasını sağlar, solunum kapasitesini arttırır, sindirimi kolaylaştırır ve sindirime yardımcı olur, kan yağlarının düzenlenmesini sağlar, iyi huylu kolesterolü (HDL) yükseltirken kötü huylu kolesterolü (LDL) azaltır, eklem ve kas esnekliğini arttırır, bel boyun ağrılarının hafifletir. Aynı zamanda yürüyüş yaparak seratonin seviyenizi yükseltebilir ve mutluluğa bir adım daha yaklaşabilirsiniz.

Uyku düzeni de önemlidir: beslenmenizle birlikte uyku düzeninizi de gözden geçirmelisiniz. Çünkü uykusuzluk ve düzensiz uyuma kendinizi daha yorgun hissetmenize neden olur. Bu durumun önüne geçebilmek için 6-8 saat uyumaya özen gösterin.

Demir depolarınızı doldurun yorgunluğu giderin: Demir içeriği yüksek hayvansal ve bitkisel kaynakların tüketimini arttırın. Kırmızı et, ciğer, yumurta, tavuk, balık, kurubaklagil, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurutulmuş meyveler demir içeriği yüksek besinlerdir. Şunu belirtmeden de geçmeliyim ki hayvansal kaynaklardan sağlanan demire göre daha fazla emilime sahiptir.


İstanbul Beslenme ve Diyetetik (Diyetisyen) uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!