1.Bahar yorgunluğunu genel olarak anlatır mısınız?

Son baharın gelmesiyle, vücut metabolizmasındaki değişikliklerle birlikte halsizlik, yorgunluk, huzursuzluk ve isteksizlik hissine ‘bahar yorgunluğu’ denir.

2.Ne zaman başlıyor?

Günlerin kısalmasıyla, sonbaharın gelmesiyle, çoğu insanda huzursuzluk, halsizlik, isteksizlik, depresyon, uykusuzluk vs… görülmekte. Özellikle ocak ve şubat aylarında, havaların erken kararmasıyla birlikte bizler daha çok etkileniyoruz. Her ne kadar gece uykularımız daha uzun ve düzenli olsa bile, kendimizi dinlenmiş ve enerjik hissetmiyoruz. İlkbaharın gelmesiyle tüm bu şikayetlerimiz, karın güneşin altında erimesi gibi, zamanla yavaş yavaş yok oluyor.

3.Nedenleri?

Güneş ışığını daha az görmemiz bizleri hem hassas hem depresif yapıyor. Günlerin kısalması ve güneş ışığından ve gün ışığından mahrum kalmamız çoğumuzu hem fiziksel hem psikolojik açıdan olumsuz etkiliyor.

4.Mevsimsel depresyonun belirtileri nelerdir?

Boşluk hissi

Üzüntü

Enerji yetersizliği

Uykusuzluk

Aşırı yorgunluk

Suçluluk duygusu

Öz güven eksikliği

Konsantrasyon bozukluğu

Hassas olmak

Ağlama krizleri

Kendini gereksiz hissetme

Hayata karşı direnme gücünün azalması

İştah artması

Kg alımı

Cinsel isteksizlik

Asosyalleşmek

İntihar teşebbüsleri

Daha rahat atlatmak için neler yapmak gerekir?

Düzenli ve sık sık hareket etmek, kan dolaşımımızı olumlu etkiler. Kan dolaşımı iyi olduğunda, bütün organlarımıza ve beynimize yeterli oksijen gider. Beynimize giden oksijen sayesinde kendimizi yaz döneminde hissettiğimiz gibi hissederiz. Her gün düzenli yarım saatlik bir egzersiz, temiz hava almak ve olumsuz düşüncelerden arınmak, sağlığımız için mucizeler yaratacaktır. Böylece her gün gülümsemek için bir nedenimiz olur.

5.1 Kimlerin daha fazla dikkat etmesi gerek?

Herkesin dikkat etmesi gerekiyor çünkü bahar yorgunluğu 7’den 70’ e herkesi etkiliyor.

6.Neler yenmeli?

Bütün vitamin eksikliklerini önlemek için sarıçalı, akdiken ve kuşburnu önerilir. Bunlardan çay veya marmelat veya reçel veya bitki suyu yapıp içebilirsiniz. Bu bitkilerin aynı zamanda C vitamini oranı çok yüksektir.

Bu dönemde bizim bağışıklık sistemimizi güçlendirip aynı zamanda şikayetlerimizi rahat atlatmamıza yardımcı olan besinler şunlardır:
Acai üzümü, üzüm, portakal, limon, mandalina, brüksel lahanası, domates, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, pırasa, soğan, havuç, balık, badem, brokoli, mantar, greyfurt, sarımsak, lahana, ıspanak, buğday tohumu, mürver çiçeğinin ekstresi, karpuz, çay, yoğurt ve istiridye.

Kısacası, mevsim sebzeleri ve her şeyden az ama öz tüketmeniz hem daha doğru bir seçim hem sağlığınıza faydalı olacaktır.

7.Su tüketimi nasıl olmalı? Çay, kahve tüketimi nasıl olmalı?

Havaların serinlemesiyle birlikte cildimizin çabuk kurumasını ve tahriş olmasını önlemek için günde 2-2,5 litre su içmemiz gerekiyor. Su dışında günde 3-4 fincan bitki çayları, sebze suları ve az miktarda meyve suları içmeniz sizi daha zinde ve daha huzurlu hissettirecektir.

8.Vitamin takviyesi yapmak gerekir mi?

Sonbaharda genellikle A ve C vitaminlerinde eksiklik görüldüğü için, bu vitaminlerin takviyesini yapabilirsiniz. Takviye yerine dilerseniz bol miktarda limon, yaban mersini, kuşburnu, akdiken ve frenküzümü tüketebilirsiniz.

9.Uyku düzeni nasıl olmalı?

Uyku düzeninizi mümkün olduğunca bozmamaya çalışmalısınız. Her gün aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkmak sağlığınız için daha faydalı olacaktır. Bu dönemde ne kadar fazla uyursanız uyuyun, kendinizi o kadar yorgun ve bitkin hissedeceksiniz. Böylece daha fazla abur cubura yönelip, şekerli gıdalar tüketip kendinizi daha halsiz hissedecek ve kg alımına sebep olacaksınız.

10.Spor etkinlikleri?

Bu dönemde halsizliğin, yorgunluğun ve bitkinliğin getirdiği hareketsizlikte bizi daha isteksiz yapıyor. Bu durumu engelleyebilmek adına her gün 30 dakika yürüyüş veya egzersiz yapmanız sizi daha zinde tutacaktır.

Sağlıklı günler dileği ile…

Dyt. Emel Yılmaz


İstanbul Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!