Bahara girmemize rağmen havalar yeni yeni ısınmaya başlıyor. Ani hava ısınması ile birlikte polen miktarının fazlalaşması alerjik hastalıklardan özellikler de alerjik rinit yani saman nezlesinin görülme sıklığını artırmaktadır. Günümüzde allerjik hastalıkların görülme sıklığı giderek artmaktadır. Alerjik reaksiyonlar her hangi bir yaş grubunda çeşitli bulgularla ortaya çıkarabilirler. Alerjik hastalıklar sıklıkla astım, rinokonjonktivit, gastrointestinal bulgular ve deri bulguları ile seyrederler. Yaşamın ilk yıllarında atopik bir bireyde yani alerji gelişimine yatkın kişilerde çoğunlukla besinlere bağlı bulgular görülür. Sonraki yıllarda inhale edilen (solunum yoluyla alınan) alerjenlere karşı duyarlılık gelişmesiyle birlikte astım ve alerjik rinit bulguları gelişebilmektedir. Alerjenler 4 grup olur, 1) Kontakt alerjenler (temas yoluyla etkili olan), 2) İngestan alerjenler (sindirim sistemi ile alınan), 3) İnhalan alerjenler (solunum yoluyla alınan), 4) Parenteral alerjenler (injeksiyonla alınan)'dır.

Havada bulunabilen alerjenlere aeroalerjen denir. Aeroalerjenler ortam havası içinde bulundukları takdirde duyarlı kişilerde solunum yolunda, deride yada konjonktivada alerjik bulguların ortaya çıkmasına neden olabilirler. Aeroalerjenler iç ortamlarda karşılaşılan ya da dış ortamlarda karşılaşılan aeroalerjenler olarak iki grupta incelenir. İç ortamlarda daha sık karşılaşılan aeroalerjenler ev tozu akarları, fungal sporlar ve hayvan tüy ve deri döküntüleri olup, dış ortamlarda karşılaşılan en önemli aeroalerjenler polenlerdir. Dış ortamlarda karşılaşılan diğer bir aeroalerjen türü ise küf sporları olup özellikle nemli iklime sahip bölgelerde önemlidir.

Dış ortam alerjenleri arasında en önemlileri polenlerdir. Polen büyüklükleri duyarlı kişilerde oluşacak olan klinik tablonun önemli bir belirleyicisidir. Büyük polenler üst solunum yolları, konjonktivalar (göz) ve deride etkili olurken; küçük polenler solunum yollarında daha uzak bölgelere taşınarak astım bulgularının ortaya çıkmasına neden olurlar.

İlkbahar ve yaz dönemlerinde duyarlı kişileri etkileyen polenler, özellikle üst ve alt solunum yollarında ve ayrıca konjonktivalarda (gözde) etkili olurlar. Klinik tablo olarak polenlerle alerjik rinokonjonktivit (saman nezlesi) ve bronşial astım ortaya çıkmaktadır. Her bitkinin poleni kendisine özel olup, iklim yapısına ve coğrafi yapıya göre bölgelerin polen yapıları değişmektedir. Sıcak bölgelerde daha geniş bir polen dönemi yaşanmaktadır.

Türkiye'de atmosferik polen çalışmalarından elde edilen bulgulara göre en yoğun olarak ağaç polenlerine rastlanıldığı görülmektedir. Ağaç polenleri içerisinde de üyeleri rüzgarla tozlaşan ve çok fazla miktarda polen üreten başta Pinus (pine-çam ağacı), Cupressaceae (cypress family-servi, ardıç vb) olmak üzere diğer kozalaklı ağaçların oranı çok yüksektir. Diğer ağaç polenleri içerisinde ise sırası ile Platanus (planet ree-çınar ağacı), Quercus (oak-meşe ağacı), Populus (poplar-kavak ağacı), Olea (olive-zeytin ağacı), Morus (mulberry-dut ağacı), Alnus (alder-kızılağaç), Salix (willow-söğüt ağacı), Fraxinus (ash-diş budak ağacı) polenleri yoğun olarak görülmektedir. Ağaç polenlerinden sonra havada en çok Gramineae polenleri tespit edilmiştir. Daha sonra sırası ile Chenopodiaceae/Amaranthaceae (chenopod/amaranth family-kazayağı otu/tilki kuyruğu otu vb), Urticaceae (nettle family-yapışkan otu, ısırganotu), Compositae (aster family-ayçiçeği vb), Plantago (plantain-sinirli ot) polenleri otsu bitkiler içerisin de en yoğun olarak tespit edilmiştir.

Türkiye'de polinizasyon yani polenlerin artığı dönem, yıl içinde iki farklı önemde atak göstermektedir. İlki Mart-Haziran, ikincisi Temmuz-Kasım ayları arasında görülmektedir. Ayrıca havanın durumuna göre de polen miktarı değişiklik göstermektedir. Genel olarak bol güneşli, sıcaklığın yüksek olduğu, orta derecede rüzgarlı, yağışsız ve nemin düşük olduğu günlerde atmosferdeki polen yoğunluğu yüksek düzeydedir. Polen yoğunluğu sabah saatlerinden itibaren artmaya başlar, öğleyin en üst seviyesine ulaşarak giderek azalır. Günün her saati atmosferde polen bulunabilmektedir.


İstanbul Dermatolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!