Arda beş yaşında bir çocuktu. Anaokuluna yeni başlamış, başlarda okula gitmek için hevesli bir çocukken sadece bir hafta sonrasında ne olduysa okula gitmekten kaçan bir çocuk olmuş. Okula gitmemek için hasta olmak, kendini kötü hissetmek, mide bulantısı, alınganlık, sinirli olmak gibi bahaneler üretmeye başlamış. Bunlardan bazıları da gerçekleşmiş; birkaç kez tam kapıdan çıkarken kusmuş. Haliyle annesi telaşlanmış ve Arda’yı okula göndermek yerine doktora götürmüş. Arda’nın herhangi bir rahatsızlığı yokmuş üstelik doktora gidene kadar da mide bulantısı çoktan geçmiş. Bu olayın ardından annesi acaba okulda bir sorun mu yaşıyor diye düşünmeye başlamış, hatta Arda’yı okuldan almayı düşünmüş. Arda’nın annesi bir yandan çocuğunun okula gitmesini isterken, bir yandan da onu okula zorla göndermekten tedirginlik duymaya başlamış. Ardından internetten konuyla ilgili biraz araştırma yapan Arda’nın annesi, Arda’nın okuldan korkabileceğini, okul fobisi diye bir şey olabileceğini öğrenmiş. Arda’nın annesi internetteki güvenilir kaynaklardan daha detaylı araştırma yaparak şu bilgilere ulaşmış:

Okul Fobisi

Okula başlamak her çocuğun hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. O ana kadar sürekli annesinin veya ona bakan kişinin yanında olan çocuk bir anda her şeyi bırakıp, belirli bir zaman dilimi içinde yabancıların, sorumlulukların ve kuralların olduğu bir yere gitmekle karşı karşıya kalır. Kendisine ağır gelen bu durum, çocukta çeşitli kaygıların oluşmasına sebep olarak okula gitmekten kaçma durumuna dönüşebilir.

Okul korkusu yaşayan çocukların asıl kaygılandığı şey ayrılık korkusudur. O yaşına kadar annesiyle veya ona bakan kişiyle birlikte olan çocuk sevdiklerinden ayrılmak istemez ve sebepsiz bir korku hisseder. Okuldan beklentisinin ne olduğunu bilmeyen çocuk, okulu onu sevdiklerinden ayıran bir yer gibi değerlendirebilir. Kendisine okula gitmek istememe nedeni sorulduğunda ise net bir cevap veremez, çünkü yaşadığı kaygıyı ifade edemez.

Çocuğun kendi içinde yaşadığı korkunun yanı sıra aile içinde yaşanan problemler de, fiziksel ve sözel şiddet, anne ve babanın çocuğa karşı tutumları, taşınma, hastalıklar, çocuğun okula gitmek istememesine sebep olabilir.

Okuldan korkan çocukların genelde okul saatine yakın mideleri bulanmaya başlar, karınları ağrır. Bunların yanında bu çocuklar hırçınlaşır ve ağlamaya başlarlar. Anneden “bugün okula gitmeyebilirsin” sözünü duyan çocuk, bu davranışlarının onu kurtaracağına inanır ve her gün bu davranışları tekrarlamaya başlar. Bu hem aile için hem de çocuk için çok yorucu bir süreçtir.

Çocuğunun okula gitmek istememesini fark eden aileler öncelikle çocuklarını korkularını anlatmak için desteklemelidir. Yaşadıkları kaygıyı anlatabilmeleri için onlara uygun ortamı hazırlamalı ve onlara güven vermelidirler.

Okula neden gitmesi gerektiği, okula giderse neler kazanabileceği ona açıkça anlatılmalıdır. “Okula gitmezsen sana şunu yaparım veya okula gidersen sana şunu alırım” gibi tehdit ve koşul içeren cümleler kurmaktan vazgeçilmelidir. Çocuk okula sadece sorumluluğu olduğu için gitmeyi öğrenmelidir. Çocuğa sorumluluk bilincinin kazandırılması adına evde çeşitli görevler verilebilir.

Anne, baba ve öğretmen iş birliği içinde okulun güvenli bir yer olduğu çocuğa hissettirilmelidir.

Çocuğun okula gitmek istemediği durumlarda öncelikle çocuk okula gitmek için ikna edilmeli, gerekirse belirli bir süre çocukla birlikte gidilmelidir.

Çocuk eve döndüğünde okulda neler yaptığını anlatması için teşvik edilmeli, elde ettiği başarılar övülmelidir. Sınıf içinde yaptıklarının anne ve babası tarafından merak edildiğini ve ilgi gördüğünü fark eden çocuk okula gitmek için heveslenecektir.

Okula gitmekten korkan çocuk, korktuğu için aileden fiziksel veya sözel şiddet görürse, onunla alay edilirse yaşadığı kaygı pekişir ve bu durum ilerde kaygı bozukluğuna dönüşebilir.

Kendisini okulda güvende hisseden çocuk yaşadığı ayrılık kaygısını başarı ile atlatabilir ve kendisini sakinleştirebilir. Aile içindeki doğru iletişim, ilgi, anlayış ve destek çocuğun yaşadığı durumları doğru değerlendirebilmesine destek olur.

Arda’nın annesi elde ettiği bilgiler ışığında yaşadıkları durumu değerlendirmeye çalıştı. Önce aile ilişkilerini gözden geçirdi ve eşini bu konuda bilgilendirdi. Arkasından Arda, annesi ve babası o akşam durumu konuşmak için toplandı. Arda yaşadığı korkuyu anlatmaya çalıştı, annesi ve babası da onu anlamak için çaba gösterdi, ona okulla ilgili bilgi verdi ve hep birlikte Arda’nın okul korkusunu yenmesi için çözüm bulmaya çalıştılar. O gece yattığında Arda her zamankinden daha huzurluydu, anne ve babasının kendisine destek olduğunu, okula gitmenin kötü bir şey olmadığını fark etti ve kendisine ertesi gün için söz verdi, okula isteyerek gidecekti.

Böylelikle Arda ve ailesi Arda’nın okul problemini hep birlikte çözüme kavuşturmuş oldu.

Psikolog Gonca BAĞLAR


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!