Yaz mevsimi, güneş ışınlarının cildimize en çok temas ettiği mevsimdir. Güneş ışınlarının D vitamini sentezi gibi faydalı etkilerinin olmasının yanında, yaşlanma sürecini hızlandırdığı artık bilinen bir gerçektir. Bu nedenle yaz sonrasında güneş ışınlarının etkisiyle bağ dokumuzda oluşan elastikiyet kaybının tedavisine erkenden başlarsak, sonbahara daha sağlıklı girebiliriz.

Günümüzde ameliyat olmadan yapılan gençleşme işlemlerine talep oldukça artmıştır. Bunun sebepleri arasında ameliyat sürecinin zahmetli olması, anestezi zorunluluğu olması, ameliyat sonrasında sosyal hayata dönmenin zaman alması sayılabilir. Artık teknolojinin de gelişmesi ile ameliyata gerek olmadan yapılan gençleşme işlemleri de çok çeşitlenmiştir. Bu konuda yapılabilecek işlemler, kişinin dokusunun özelliğine, kişinin cilt tipine göre seçilebilmektedir.

Özellikle yazın yoğun güneş ışınlarına maruziyet sonrasında, genetik faktörlerin etkisiyle, sigara kullanımı ve sağlıksız beslenmeyle, çeşitli serbest radikal hasarları ile bağ dokumuzu oluşturan kollajen lifler ve elastik lifler güçsüzleşerek gevşerler. Bu etkiler cildimize özellikle yanaklarda, göz kapaklarında, burun kenarından dudağa doğru uzanan hatta ve boyun bölgesinde sarkma olarak yansır. Bu görüntü kişiyi olduğu yaştan daha yaşlı gösterir. Özellikle sarkma başlangıç evresinde yakalanır ve doğru tedaviler uygulanırsa; sarkmalar ilerlemeden önüne geçilir. Bu nedenle özellikle yaz mevsimi sonrasında, bağ dokusunun toparlanmasıyla yapılan yüz germe işlemi oldukça faydalı olan bir tedavi yöntemidir.

Ameliyatsız yüz germe işlemleri arasında en sık kullandığımız yöntemlerin başında radyofrekans tedavileri gelmektedir. Radyofrekans tedavilerinin birçok çeşidi bulunmaktadır. Radyofrekans enerjisi cilde verildiğinde ısıya dönüşür. Isı, kollajen bantlar arasında oluşan ve kollajen bantların gevşemesine neden olan bağların kırılmasını sağlar. Ayrıca yeni kollajen ve elastik doku sentezini uyarır. Bu sayede bağ dokusunda sıkılaşma, gevşeyen cilt dokusunda toparlanma oluşur.

Önceki yıllarda radyofrekans enerjisi yüksek dozlarda uygulanarak sıkılaşma sağlanmaktaydı. Bu şekilde etki artmaktayken, enerjinin yüksek olmasından dolayı işlem ağrılı olmaktaydı. Son yıllarda radyofrekans enerjisi daha düşük dozlarda tutularak, beraberinde kombinasyon tedavileri ile etkisi arttırılmaktadır. Bu sayede radyofrekans tedavisi ağrılı olmayıp, etkisi kombinasyon tedavisi sayesinde daha gözle görülür hale gelmektedir. Son yıllarda en sık tercih edilen kombinasyon tedavi seçeneği radyofrekans ve ultrason enerji kombinasyonu olmuştur. Bu sayede radyofrekans cilt altında ısıya dönüşerek etkili olurken; ultrason ses dalgalarının oluşturduğu mekanik etki ile bağ dokusunda etkili olmaktadır. Günümüzde sıkça uygulanan ve saten yüz germe adı da verilen radyofrekans ve ultrason kombinasyon tedavisi, ameliyatsız yüz germe işlemleri arasında en etkili yöntemlerden biridir.

Ameliyatsız yüz germe işleminin avantajlar:

Anesteziye gerek olmaması

İşlem sonrasında herhangi bir dinlenme veya işten izin alma gibi bir sürecin gerekmemesi

Sosyal hayata hemen devam edilebiliyor olması

Ağrısız olması

Etkinin kalıcılık süresinin yüksek olması

Uygulama sonrası herhangi bir komplikasyonun olmaması

Uygulamanın çok kolay olması olarak sayılabilir.

Ameliyatsız yüz germe işlemleri hayat kalitesini bozmadan etkili olduğu için en çok tercih edilen yöntemler arasına girmiştir. Özellikle sosyal hayattan kopmadan, yaz mevsiminin ve güneşin yüzde oluşturduğu yaşlanma bulgularından bir an önce kurtulabilmek için ameliyatsız yüz germe tedavisi seçilmesi gereken tedavi yöntemidir.


İstanbul Dermatolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!