Akne nedir?

Akne, cildimizin gözeneklerinin üzerinde yerleşen, kırmızı renkte, ciltten kabarık olarak görülen, zaman zaman içi iltihaplı olabilen sivilcedir. Genellikle yüzde, daha sonra sırtta, omuz başlarında ve göğüs V bölgesinde görülür. Buna benzer görünümde her sivilce akne değildir. Bazen folikülit denilen kıl dönmeleri de akne gibi görünebilir.

Kimlerde görülür?

Ergenlik döneminin sorunu olduğu için 12-25 yaş arasında sık olarak görülür. Günümüzde bu yaş aralığı bazen özellikle kızlarda 9-10’lu yaşlara kadar inmiştir. Ergenlik döneminde olmasına rağmen genellikle kan hormon düzeyleri normaldir.

Ancak androjen hormonlar denilen baskın olan hormonlar cilt üzerinde sebum üretimini arttırarak, cildi parlak ve yağlı, gözenekleri genişlemiş, içleri siyah nokta (komedon) ile dolmuş hale getirebilir. Hatta bu hormonlar geçici olarak ciltte tüylenme de yapabilir. Bununla birlikte kızlarda daha şiddetli tüylenmeler varsa ve beraberinde adet düzensizliği de görülüyorsa polikistik over denilen (yumurtalıklarda kistik yapı) durum açısından bir jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirilmekte fayda vardır.

Yağlanan cildin gözeneklerinin tıkanması daha kolaydır, tıkalı gözenekler bakteriler için güzel bir yaşam alanı olduğundan bakteriler, bu küçük deliklerin içinde yuvalanırlar ve orayı şişirerek akneye neden olurlar.

Akne Tedavisi
Aknenin tedavisinde prensip, cildi düzenli olarak sabah ve akşam ılık suyla ve yağlı veya akneli ciltlere uygun jellerle yıkamaktır.

Ardından tonik kullanmak bu tip durumlarda kalan yağı uzaklaştırmak, gözenek içlerini daha iyi temizlemek için uygundur. Bu amaçla formüle edilmiş hafif salisilik asitli solusyonlar, aynı zamanda sivilceler üzerinde de iyileştirici özelliklere sahiptir.

Temizlenen cilde akneli ciltler için tasarlanan nemlendiriciler kullanılabilir. Eğer cildin nemi iyi ise gerek yoktur.

Doktorunuzun önerdiği akne ilaçlarını sabah ve akşam düzenli olarak kullanmak ve özellikle 2-3 ay sabretmek şarttır. Çünkü cildin aylık döngülerini atlatıp kullanılan ürünlerin olumlu yanıt vermesi için en az bu süreye ihtiyaç vardır. Bazen sürülen ilaçların yanına kısa süreli kullanılan antibiyotik tedavileri de ilave edilebilmektedir. Akne için kullanılan bu ilaçların 2-4 ay kullanılabilen düşük dozlu formları çoğu defa başarılı olmaktadır, ancak ne yazık ki akne yine tekrar edebilmektedir. Çünkü bu hastalık akıntıya kürek çekilen bir dönemin yani sürekli androjen etkili hormonların yönetimdedir.

Kistik akne nedir?

Bazı akneler ufak değildir. Bir çok gözeneğin çıkışları aynı anda tutulmuştur. Oldukça sert, bazen ortası hafifçe yumuşamış, pembeden mora doğru değişen renklerde, çoğu kez ağrılı ve büyük nodüller ya da kistler şeklindedir. Bunların tedavisi sürülen ilaçlarla değil, ağızdan önerilen retinoidlerle yani A vitamini türevi ürünlerle olmaktadır. Şayet zamanında bu tedavilere başlanmazsa bu lezyonlar çok geç iyileştikleri için yerlerinde ciddi iz bırakmaktadırlar. Bu izler ciltten çukur olucak şekilde, bazen fibröz (sert) bantlar, ya da büzülmeler şeklinde olabilmektedir.

Retinoik asitler

Hücre büyümesinde ve farklılaşmasında rol oynayan A vitamini, görme fonksiyonunda, üreme ve diğer üreyen hücrelerin olduğu tüm sistemlerde ihtiyaç duyulan bir vitamindir. A vitamininden (retinol) doğal olarak oluşan retinoidler ve sentetik türevleri, kimyasal yapılarıyla ve işlevleriyle A vitaminine benzemektedir.

Doğal retinoidler; A vitamini (retinol), ve onun metabolitleri olan retinaldehit ve retinoik asittir. İçeriğinde retinol ve benzeri olan her şey A vitamini gibi görev yapacaktır. Cildin ikinci tabakası ve gençliğinin anahtar yeri olan dermis ve bazal katmanda aktive olur. Burada kollajen ,elastin ve hyaluronik asit denilen şeker jölesi kıvamındaki şeffaf bağ dokusunun üretimini arttırmak için fibroblastları (cildin fabrika hücrelerini) uyarır. Kollajen ve elastin üretimini arttırarak cilde kaybettiği elastikliği yeniden kazandırır. Cilt ve saç hücrelerinin (keratinositlerin) hücresel üretimini-genetik yazılımını onarır. Ciltteki yeni damar yapımını da düzenleyerek cildi tamir eder ve sağlık verir.

Eczanelerde sadece cilt hastalıkları uzmanının yazacağı reçete ile alınabilen isotretinoin içerikli sentetik retinoik asitler bulunur. Doktorunuz genellikle her ay sizi takip eder, çoğu defa kan testleri ile karaciğer enzimlerine bakılarak yapılan bu aylık takipler 6-8 ay sürer. Her ay takip edilen hasta günden güne iyileşmeye başladığında morali tekrar yerine geleceğinden sabretmeyi de kolayca kabullenir, takiplerini hiç aksatmaz. Bu tedavide cilt adeta içeriden peeling olur yani soyulur. Ancak o kadar naif ve uzun zamanlı bir soyulmadır ki; bu durumu bizler sadece, ciltte kuruma olarak görürüz, dudaklar da dahil kurur. Sonuç genellikle çok iyidir, nadiren tekrar akne problemi olabilir ancak bu durum daha kısa süreli ve hızlı bir şekilde çözülebilmektedir.

Referanslar:

1.Elias PM, Williams ML. Retinoids, cancer and the skin.archives of dermatology 1981;117:160-180.

2. Connor MJ. Mechanism of retinoid actionin the skin. In:Lowe NJ, Marks R eds.retinoids a Clinician’s Guide, (2nd ed.).london.Martin Dunitz ltd,1998; 1-7

3. Savaşkan H.Oral Retinoidler.ed. Tüzün Y. Dermatolojide Gelişmeler, İstanbul. İstanbul Deri ve Zührevi Hastalıklar Derneği Yayını,teknografikMatbaacılık,1991;67-72


İstanbul Dermatoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!