Bazen eşimizin, arkadaşlarımızın yaptıklarını affetmekte zorlanırız. Affetmek bazen dünyanın en zor şeyi olabilir ama biraz gayret ederseniz bunun sizi iyileştirip ve özgürleştirdiğini görebilirsiniz.

Yapılan birçok araştırma bu tezi desteklemektedir. San Diego Üniversitesi’nde 200 kişi üzerinde yapılan araştırmada, kendilerini üzen kişilere kin tutmayıp onları affetmenin kişilerin sağlıklarını olumlu yönde etkilediği, affedenlerin kan basınçlarının düştüğü ve kalp sağlıklarının daha iyiye gittiği ortaya çıkmıştır.

Affetmek, uzun ve sağlıklı yaşamanıza da destek olur. Amerika’nın saygın dergilerinden Newsweek ‘in haberine göre, affedememe durumlarında stres hormonu olan Kortizol seviyesi artmakta, kalp hastalıkları, sinirsel bozukluk ve hafıza kaybı riski büyümektedir. Bu konuda yapılan 1200 klinik araştırma, negatif duyguların insanın hem psikolojik hem de fiziksel sağlığına zarar verdiğini gösteriyor.

Stanford Üniversitesi’nde 259 kişi üzerinde yapılan farklı bir araştırma ise kişilere affetmeyi öğretmeyi amaçlamış. Deneye katılan kişiler kendilerine zarar veren olay durum veya kişileri affettikten sonra, daha az acı duyduklarını belirtmişler.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, affetmeyi öğrenen kişiler sadece duygusal değil fiziksel olarak da kendilerini daha iyi hissetmektedirler. Örneğin deney sonucunda stresten kaynaklanan sırt ağrısı, uykusuzluk ve mide ağrısı gibi ruhsal ve fiziksel belirtilerin de bu kişilerde önemli ölçüde azaldığı tespit edilmiştir.

Affetmek doğru bakış açısı geliştirmenize de ışık tutar. Çünkü çamurla kaplı arabanızın camını yıkadığınızda hem camı temizlenmiş olursunuz hem de rahat bir görüşe kavuşursunuz.

Affetmek, sizi özgürleştirmektir. Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmek aslında kendimize yaptığımız en büyük iyiliktir.

Affetmek, yaşamdan keyif almanızı sağlar, öfkenin, nefretin tutsaklığından özgürleşmenizi sağlar. Kendimizle ruhsal teması tekrar kurmamıza yardım eder.

Affetmek aslında bilinçaltınızla çok sıcak bir ilişki kurmanız anlamına da gelir.

Kendi ruhunuzla daha iyi sohbet etmenize yardımcı olur. Böylece sorunları çözmede kendinize dostça yaklaşmış olursunuz

Peki affetmek neden zordur?

Çoğu insan affetmenin, nefret ettiği kişiyi suçsuz bulduğu anlamına geleceğini sanır. Oysa affetmek, geçmişteki olumsuz anıların boyunduruğundan kurtulmak, olumsuz duyguların yaşamımızı kontrol etmesine son vermek demektir. Affetmek sanılanın aksine, bir hatayı görmezden gelmek demek değildir. Geçmişte yaşadığımız deneyimleri unutmak anlamına da gelmez, tam tersi yaşananları bir ders olarak görmek ve aynı tuzaklara düşmemektir affetmek.

Panik atak yaşayan bir doktor danışanım vardı, annesinin kanserden ölümünden dolayı kendini suçluyor ve affedemiyordu. ’’Doktorum ama annemi iyileştiremedim; belki Amerika’ya götürseydim iyi olabilirdi’’ düşünceleri ve suçluluk duyguları ile doluydu. Hipnoterapi, yaratıcı imgelem ve duygusal özgürleşme tekniklerini içeren çalışmalarda olayın ayrıntıları ortaya çıktı. Annesinin vefatından sonra arabamı kullanamam diye otobüse binmiş ve otobüste zihninde hep aynı cümleler dönmüştü: ’’Annemi iyileştiremedim, belki Amerika’ya götürseydim…’’ bu esnada nefesi daralmış, boğulur gibi olmuş, bayılacağından hatta öleceğinden korkmuş ve ilk panik atağını o zaman geçirmiş. Artık her otobüs gördüğünde hatta düşündüğünde bile panik atağı başlıyor, boğuluyormuş gibi hissediyordu. Terapi seanslarında bunları fark edip, panik atağın nedenlerini anladı ve o duygular boşaltıldı. Çok rahatlamıştı ama esas iyileşme kendini affedince, artık suçlamayınca olacaktı, öyle de oldu. Annesinin kanser hastalığında bir doktor olarak elinden geleni yaptığı, kendisinin bir suçu olmadığı bilinçaltı düzeyde çalışıldı. Seansta annesi ile sohbet ettiği, karşılıklı sandalyede oturdukları bir an hayal ettirildi: Annesi onu çok sevdiğini, hastalığında ona çok iyi baktığını, onunla gurur duyduğunu söylerken ağlıyordu. Kendini affetme olumlamaları ile daha da rahatladı. Sonra annesinin rahatsızlığı sırasında sıkça annesinin yanına gittiği için şikayet eden eşine olan kızgınlığını hatırladı. Mutlu ve huzurlu olmak için onu da affetmesi gerektiği söylenince: ’’Bunu yapamam, onu affedemem, bunu hak etmiyor ‘’dedi. ”O hak ettiği için değil, senin iyileşmen, özgürleşmen için affetmelisin” telkinlerini çalıştık. Affetmek onun haklı olduğunu kabul etmek değildir, onun için değil kendimiz için affederiz. Yüklerimizden özgürleşmek için. Artık panik atak yaşamıyor, hem kendini hem de eşini affederek iyileşti…


İstanbul Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!