BÖLÜMLER
- Bacak Estetiği
- Cilt lekeleri
- Deri Dolguları
- Epilasyon
- Karın Germe
- Kepçe Kulak
- Kozmetik
- Liposuction
- Meme Estetiği
- Meme Operasyon..
- Rinoplasti
- Saç Sağlığı
- Sellülit
- Yüz Estetiği
- Zayıflama
- Diğer

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Ne Kadar Sanatçıdır?
Prof. Dr. Ethem GÜNEREN
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi'de yeniden şekillendirme ameliyatları yapılır. Bu ameliyatlar aynı plastik sanatlardaki gibi tasarım bazlı şekillendirme ve biçimlendirme gerektiren işlemlerdir. Ancak cerrahide malzeme insandır, canlı dokulardır ve yaşam devam ederken bu işlemler yapılmaktadır. Doğada, plastik sanatlarda ve estetikde güzellik; oran, denge, simetri ve 3 boyutlu uyum gibi temel kavramlarla belirlenir. Bu nedenle estetik cerrah da bu hassasiyetlere ve öngörüye sahip olmalıdır. Oysa plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi eğitim sürecinde özünde plastik sanatları ilgilendiren bu kavramların eğitimi yer almaz.
Plastik sanatlar da tasarımın sınırları kısıtlı değilken, estetik cerrahide kaynak canlı bir insandır. Limitleri vardır. Bunlar etik kurallar, doğal-anatomik-estetik ve kullanılabilirlik kaygıları ve zamanla yıpranma-aşınma-sarkma (yaşlanma) gibi kaçınılmaz değişimlerdir. Buna rağmen estetik cerrah da aynı bir heykeltıraşın eserin bitmiş halini hayal edebilmesi gibi, ameliyattan sonra kalacak yara izini, dokuların yeni yerlerindeki duruşunu, yaklaşık hacmini ve biçimini görebilmelidir. Bundan da öte elde edilmesi planlanan bu değişimlerin veya bunların hastanın psikolojik durumuna nasıl etki edeceğini, hastanın ameliyattan beklentilerinin gerçekler ile uyumlu olup olmadığını veya hastanın yaşı, cinsiyeti ve sosyal durumu ile çakışıp çakışmayacağını da düşünmelidir. Bunlar bilimsel ve aynı zamanda etik gerekliliklerdir.
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi asistan eğitiminde henüz yapılandırılmış bir sanat eğitimi bulunmadığı için, bu eğitimin nasıl yapılabileceği de yeterince tartışılmamıştır. Az sayıdaki örneklere bakarak; temel perspektif, çizim, resim ve heykel eğitiminin yararlı olduğu söylenebilir. Bu temel bilgilerle donanmış bir cerrahın; hasta bölgesinin işaretlenmesi, ameliyatın (flebin) tasarlanması, deri üzerinde alttaki organ ve dokuların izdüşümünün gösterilmesi ve özellikle adli olaylarda daha önemli olmakla birlikte aslında tüm hasta dosyalarına deformitenin çizilmesinde başarılı olduğu görülmüştür. Bununla birlikte pansuman sargı ve atel uygulamalarında ve bandajlamalarda da daha özenli tutum kazandırdığı söylenebilir. Ayrıca günümüzde özellikle rekonstrüktif cerrahide, kraniofasiyal cerrahide, yüz ve beden kontur düzeltmelerinde ve ekstremite rekonstrüksiyonlarında biyouyumlu implantlar (silikon-medpor) kullanılmaktadır. Bu implantların tasarımı, ameliyat esnasında defekte göre biçimlendirilmeleri ve yerleştirilmelerinde de hassasiyeti ve dolayısıyla başarıyı artırdığı söylenebilir.
Cerrahide hasta güvenliği başta olmak üzere, tıbbi sınırlamalar ve anatomik doğrular önemli unsurlardır ve bu yönleriyle plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi, plastik sanatlardan (resim-heykel-grafik-seramik) bütünüyle farklıdır. Sonuçta hedef hasta memnuniyeti olduğu için; iyi çizim yapan bir estetik cerrahi uzmanı sadece hastasını daha iyi bilgilendirmekle kalmaz, bunları hasta dosyasına aktardığı için aynı zamanda tıbbi ve hukuki açıdan da doğru yapmış olur. Bu da onun iyi (doğru) ameliyat yapma olasılığını artırır.
Plastik sanatlar da tasarımın sınırları kısıtlı değilken, estetik cerrahide kaynak canlı bir insandır. Limitleri vardır. Bunlar etik kurallar, doğal-anatomik-estetik ve kullanılabilirlik kaygıları ve zamanla yıpranma-aşınma-sarkma (yaşlanma) gibi kaçınılmaz değişimlerdir. Buna rağmen estetik cerrah da aynı bir heykeltıraşın eserin bitmiş halini hayal edebilmesi gibi, ameliyattan sonra kalacak yara izini, dokuların yeni yerlerindeki duruşunu, yaklaşık hacmini ve biçimini görebilmelidir. Bundan da öte elde edilmesi planlanan bu değişimlerin veya bunların hastanın psikolojik durumuna nasıl etki edeceğini, hastanın ameliyattan beklentilerinin gerçekler ile uyumlu olup olmadığını veya hastanın yaşı, cinsiyeti ve sosyal durumu ile çakışıp çakışmayacağını da düşünmelidir. Bunlar bilimsel ve aynı zamanda etik gerekliliklerdir.
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi asistan eğitiminde henüz yapılandırılmış bir sanat eğitimi bulunmadığı için, bu eğitimin nasıl yapılabileceği de yeterince tartışılmamıştır. Az sayıdaki örneklere bakarak; temel perspektif, çizim, resim ve heykel eğitiminin yararlı olduğu söylenebilir. Bu temel bilgilerle donanmış bir cerrahın; hasta bölgesinin işaretlenmesi, ameliyatın (flebin) tasarlanması, deri üzerinde alttaki organ ve dokuların izdüşümünün gösterilmesi ve özellikle adli olaylarda daha önemli olmakla birlikte aslında tüm hasta dosyalarına deformitenin çizilmesinde başarılı olduğu görülmüştür. Bununla birlikte pansuman sargı ve atel uygulamalarında ve bandajlamalarda da daha özenli tutum kazandırdığı söylenebilir. Ayrıca günümüzde özellikle rekonstrüktif cerrahide, kraniofasiyal cerrahide, yüz ve beden kontur düzeltmelerinde ve ekstremite rekonstrüksiyonlarında biyouyumlu implantlar (silikon-medpor) kullanılmaktadır. Bu implantların tasarımı, ameliyat esnasında defekte göre biçimlendirilmeleri ve yerleştirilmelerinde de hassasiyeti ve dolayısıyla başarıyı artırdığı söylenebilir.
Cerrahide hasta güvenliği başta olmak üzere, tıbbi sınırlamalar ve anatomik doğrular önemli unsurlardır ve bu yönleriyle plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi, plastik sanatlardan (resim-heykel-grafik-seramik) bütünüyle farklıdır. Sonuçta hedef hasta memnuniyeti olduğu için; iyi çizim yapan bir estetik cerrahi uzmanı sadece hastasını daha iyi bilgilendirmekle kalmaz, bunları hasta dosyasına aktardığı için aynı zamanda tıbbi ve hukuki açıdan da doğru yapmış olur. Bu da onun iyi (doğru) ameliyat yapma olasılığını artırır.










