BÖLÜMLER

Mesane Kanseri
Op. Dr. Muammer ALTOK
Üroloji
MESANE NEDİR ?
Mesane diğer adıyla idrar torbası ya da idrar kesesi göbeğin alt kısmında bulunan, böbreklerden süzülen idrarın toplandığı ve aynı zamanda idrar yapma görevini üstlenen organdır.
Mesanede biriken idrar belli bir düzeye ulaşınca, idrar yapma hissi oluşur, idrar yapmak için müsait ortam oluşunca mesanede bulunan kaslar kontrollü olarak kasılarak idrarın boşalmasını sağlar.
MESANE KANSERİ NEDİR ?
Mesanenin iç kısmında, mesanenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerin anormal ve uygunsuz çoğalması sonucu oluşan kötü huylu tümöral bir hastalıktır.
Her yaşta görülebileceği gibi en sık 60 yaş ve üzerinde görülür. Erkeklerde 3 kat daha fazla görülür. Erkekler prostat, akciğer ve rektum kanserinde sonra en sık görülen 4’üncü kanserdir. Erkeklerde görülen kanserlerin % 10’unu oluşturur.
Kadınlarda ise 8’inci sırada görülür ancak son yıllarda özellikle sigara kullanımının artması nedeniyle kadınlarda da sıklığı artmaktadır.
MESANE KANSERİNİN NEDENLERİ ?
Genetik yatkınlığın yanında kanserojen maddelere maruz kalmak mesane kanseri oluşumunun en önemli nedenidir. Bunlardan ise en sık neden SİGARA kullanımıdır. Bunun dışında plastik, deri, kozmetik, boya, petrol, vb sanayi çalışanları gibi kimyasal maddelere maruz kalanlarda sık görülür.
Mesane Kanseri için Risk oluşturan faktörler:
· Sigara (mesane kanseri içmeyenlere göre 4 kat daha fazla görülür.)
· Kimyasal maddelere maruz kalma (plastik, boya, deri, kozmetik, petrol vb.)
· Genetik yatkınlık (ailede mesane kanseri olanlarda risk artmaktadır.)
· Karın alt kısmına ışın tedavisi alanlarda
· Kronik idrar yolu enfeksiyonlarında
· Kemoterapi tedavisi alanlarda
· Uzun süre ağrı kesici ilaç kullanımında
· Kuru temizleme çalışanları
· Uzun süreli taş hastalıklarında (özellikle mesane taşları)
· Uzun süreli sonda takılan ve sondalı kalan hastalarda
MESANE KANSERİNİN BULGU VE BELİRTİLERİ:
Mesane kanserinin en önemli ve en sık bulgusu idrarda ağrısız kanamadır. İdrarda kanama hastaların % 85’inde görülür, ara ara ve çoğu zaman idrarda çay yaprağı şeklinde atılan pıhtılı kanama şeklinde olur.
Bunun dışında tümörün yerine ve büyüklüğüne göre idrarda zorlanma, sık idrara çıkma, idrarda yanma ve karın alt bölgesinde ağrı gibi bulgular olabilmektedir. Bu bulgular çoğu zaman enfeksiyon ve prostat gibi diğer idrar yolu hastalıkları ile karışır ve hastalığın atlanmasına neden olur.
Mesane kanserinde idrarda kanama hastalarının % 85’inde görülür. Ancak idrarda kanama olan hastaları ancak % 15-35’inde mesane kanseri saptanır. Dolayısıyla her idrarda kanama mesane kanseri demek değildir ancak araştırılması uygundur.
MESANE KANSERİNİN TANISI ?
Mesane kanseri tanısında en önemli bulgu idrarda gözle görülen kanamadır. Bunun dışında yapılan idrar tetkikinde mikroskop ile yapılan bakıda kan hücrelerine rastlanması tümör açısından şüphe oluşturmaktadır ve ileri inceleme gerektirir.
İlk başvurulacak görüntüleme yöntemi Ultrasonografidir. Zararsız olmakla beraber uygulanması basit ve kolaydır. Mesane hakkında bilgi verdiği gibi böbreklerin durumu hakkında da bilgi verir. Ancak yaklaşık 3 cm boyutu altındaki tümörleri yakalamada yetersiz kalabilmektedir.
Tümörlerin ancak % 60-70’i ultrasonografi ile görülebilmektedir. Ultrasonografi ile inceleme için mesanenin idrarla dolu olması önemlidir, bu nedenle hasta idrara sıkışık vaziyette incelemeye alınmalıdır.
Ultrasonografi dışında ileri inceleme olarak İVP adını verdiğimiz ilaçlı böbrek filmi ile Bilgisayarlı Tomografi de yapılabilmektedir.
Ancak tüm bu inceleme yöntemleri sonrasında mesane tümörü saptanması veya şüphelenilmesi durumunda yapılacak olan inceleme SİSTOSKOPİ’dir:
SİSTOSKOPİ NEDİR ?
Mesanenin kanserinin kesin tanısı ancak sistoskopi ile konur. Sistoskopi kameralı bir sistem ile ince bir optik alet yardımı ile idrar yollarından girilerek idrar yollarının ve mesanenin gözle incelenmesi işlemidir.
Mesane kanseri dışında birçok üroloji hastalığın tanısında ve tedavisinde de kullanılmaktadır.
Kadınlarda anestezi ihtiyacı olmazken erkeklerde idrar yollarının uzun olması nedeniyle lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Ancak ağrı durumuna göre veya hastanın isteği doğrultusunda belden aşağı yapılan uyuşturma adını verdiğimiz spinal anestezi ile yapılabilmektedir.
Mesane kanseri yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi mesanenin içinde karnıbaharı andıran bir kabartı şeklinde görülür.
MESANE KANSERİNİN TEDAVİSİ ?
Mesane kanseri tanısı konduktan sonra yapılacak ilk işlem tümörün mesaneden endoskopik yöntemlerle kazınmasıdır. Bu işleme Transüretral Rezeksiyon (TUR-M) adı verilir.
Sistoskopide olduğu gibi idrar yollarından özel bir alet ile girilerek tümör tabanı ile beraber mesaneden kazınır. Ve kazınan parçalar dışarı alınarak incelemeye gönderilir. Beraber idrar örneği de alınarak inceleme yapılabilmektedir (Sitoloji).
İşlem sonrası doktor uygun görmesi durumunda geriye kalan yada mesaneye dökülen mikroskopik boyuttaki tümör hücrelerinin yok olmasını sağlamak maksadıyla mesane içerisine kemoterapi ilaçları uygulayabilmektedir.
Bu aşamada ilk tedavi bitmektedir. Bundan sonraki aşamalar alınan dokuların incelemesi sonucu hastalığı evresi ve patolojisine, tümörün yerine ve büyüklüğüne göre belirlenmektedir.
Mesane kanserinin tedavisinde en önemli aşama hastalığın derecesidir. Yüzeyel ve Derin Mesane Kanseri olmak üzere ikiye ayrılır.
% 70-80 oranında yüzeyel dediğimiz mesanenin yüzeyinde bulunan hücrelerde sınırlıdır. Diğer kısmı ise daha derine girer, mesanenin kas ve yağ dokusuna geçerek ve DERİN ya da İNVAZİV adını verdiğimiz mesane kanseri adını alır.
Yüzeyel mesane kanseri tedavisi endoskopik yöntemlerle yapılmaktadır, daha büyük cerrahilere gerek duyulmamaktadır. Ancak yüzeyel mesane kanserleri % 60-70 oranı gibi yüksek bir oranda nüks etmektedir. Bu nedenle bu hastalar belirli periyodlarda sistoskopi ile takip edilmelidir.
Derin mesane kanserinin tedavisi ise endoskopik olarak mümkün olmamaktadır ve ileri cerrahi yöntemleri yada tedavileri gerekmektedir.
Yüzeyel Mesane Kanserlerinde Tedavi:
Yüzeyel mesane kanserlerinde tümörün endoskopik yöntemler kazınması sonrası derecesine ve büyüklüğüne göre mesaneye kemoterapi ilaçları uygulanabilmekte, 1 ay sonrasında tekrar bir kazıma işlemi yapılmakta ve sonrasında ise hasta takibe alınmaktadır. Tümör aşırı büyük olması durumuda ise tekrarlayan kazıma işlemleri yapılabilmektedir.
Bu tedavi sonrası mesaneye 8 hafta arayla kemoterapi yada 6 hafta arayla ve devam eden tedavilerle immunoterapi (BCG) denilen özel bir tedavi uygulanabilmektedir. Hastaya 3 aylık periyodlarla sistokospi yapılarak mesane kanserinin nüks etme durumu takibe alınmaktadır.
Derin (İnvaziv) Mesane Kanserlerinde Tedavi:
Derin mesane kanserlerinde ise endoskopik tedavi yetersiz kalmakta ve vücuda yayılım olup olmamasına göre tedavi belirlenmektedir.
Vücudun herhangi bir yerine yayılım olup olmaması Bilgisayarlı Tomografi, Akciğer grafisi ve gerek görülürse Kemik Sintigrafisi gibi incelemelerle değerlendirilir.
Vücuda kanserin yayılımı olmaması durumunda tek etkili tedavi seçeneği mesanenin vücuttan çıkarılarak barsaklardan yeni bir mesane oluşturulmasıdır. Bu işleme Radikal Sistektomi adı verilir. Büyük ve riskli bir cerrahidir.
Vücuda Yayılmış Mesane Kanserlerinde Tedavi:
Mesane kanseri, mesane sınırından çıkmış, çevre dokulara yada uzak organlara yayılım yapmıştır. En sık yayılım sırasıyla karaciğer, akciğer ve kemiklere olur.
Bu aşamada ise tedavide kemoterapi seçenekleri kullanılmaktadır.
Op. Dr.Muammer ALTOK
Üroloji Uzmanı
Mesane diğer adıyla idrar torbası ya da idrar kesesi göbeğin alt kısmında bulunan, böbreklerden süzülen idrarın toplandığı ve aynı zamanda idrar yapma görevini üstlenen organdır.
Mesanede biriken idrar belli bir düzeye ulaşınca, idrar yapma hissi oluşur, idrar yapmak için müsait ortam oluşunca mesanede bulunan kaslar kontrollü olarak kasılarak idrarın boşalmasını sağlar.
MESANE KANSERİ NEDİR ?
Mesanenin iç kısmında, mesanenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerin anormal ve uygunsuz çoğalması sonucu oluşan kötü huylu tümöral bir hastalıktır.
Her yaşta görülebileceği gibi en sık 60 yaş ve üzerinde görülür. Erkeklerde 3 kat daha fazla görülür. Erkekler prostat, akciğer ve rektum kanserinde sonra en sık görülen 4’üncü kanserdir. Erkeklerde görülen kanserlerin % 10’unu oluşturur.
Kadınlarda ise 8’inci sırada görülür ancak son yıllarda özellikle sigara kullanımının artması nedeniyle kadınlarda da sıklığı artmaktadır.
MESANE KANSERİNİN NEDENLERİ ?
Genetik yatkınlığın yanında kanserojen maddelere maruz kalmak mesane kanseri oluşumunun en önemli nedenidir. Bunlardan ise en sık neden SİGARA kullanımıdır. Bunun dışında plastik, deri, kozmetik, boya, petrol, vb sanayi çalışanları gibi kimyasal maddelere maruz kalanlarda sık görülür.
Mesane Kanseri için Risk oluşturan faktörler:
· Sigara (mesane kanseri içmeyenlere göre 4 kat daha fazla görülür.)
· Kimyasal maddelere maruz kalma (plastik, boya, deri, kozmetik, petrol vb.)
· Genetik yatkınlık (ailede mesane kanseri olanlarda risk artmaktadır.)
· Karın alt kısmına ışın tedavisi alanlarda
· Kronik idrar yolu enfeksiyonlarında
· Kemoterapi tedavisi alanlarda
· Uzun süre ağrı kesici ilaç kullanımında
· Kuru temizleme çalışanları
· Uzun süreli taş hastalıklarında (özellikle mesane taşları)
· Uzun süreli sonda takılan ve sondalı kalan hastalarda
MESANE KANSERİNİN BULGU VE BELİRTİLERİ:
Mesane kanserinin en önemli ve en sık bulgusu idrarda ağrısız kanamadır. İdrarda kanama hastaların % 85’inde görülür, ara ara ve çoğu zaman idrarda çay yaprağı şeklinde atılan pıhtılı kanama şeklinde olur.
Bunun dışında tümörün yerine ve büyüklüğüne göre idrarda zorlanma, sık idrara çıkma, idrarda yanma ve karın alt bölgesinde ağrı gibi bulgular olabilmektedir. Bu bulgular çoğu zaman enfeksiyon ve prostat gibi diğer idrar yolu hastalıkları ile karışır ve hastalığın atlanmasına neden olur.
Mesane kanserinde idrarda kanama hastalarının % 85’inde görülür. Ancak idrarda kanama olan hastaları ancak % 15-35’inde mesane kanseri saptanır. Dolayısıyla her idrarda kanama mesane kanseri demek değildir ancak araştırılması uygundur.
MESANE KANSERİNİN TANISI ?
Mesane kanseri tanısında en önemli bulgu idrarda gözle görülen kanamadır. Bunun dışında yapılan idrar tetkikinde mikroskop ile yapılan bakıda kan hücrelerine rastlanması tümör açısından şüphe oluşturmaktadır ve ileri inceleme gerektirir.
İlk başvurulacak görüntüleme yöntemi Ultrasonografidir. Zararsız olmakla beraber uygulanması basit ve kolaydır. Mesane hakkında bilgi verdiği gibi böbreklerin durumu hakkında da bilgi verir. Ancak yaklaşık 3 cm boyutu altındaki tümörleri yakalamada yetersiz kalabilmektedir.
Tümörlerin ancak % 60-70’i ultrasonografi ile görülebilmektedir. Ultrasonografi ile inceleme için mesanenin idrarla dolu olması önemlidir, bu nedenle hasta idrara sıkışık vaziyette incelemeye alınmalıdır.
Ultrasonografi dışında ileri inceleme olarak İVP adını verdiğimiz ilaçlı böbrek filmi ile Bilgisayarlı Tomografi de yapılabilmektedir.
Ancak tüm bu inceleme yöntemleri sonrasında mesane tümörü saptanması veya şüphelenilmesi durumunda yapılacak olan inceleme SİSTOSKOPİ’dir:
SİSTOSKOPİ NEDİR ?
Mesanenin kanserinin kesin tanısı ancak sistoskopi ile konur. Sistoskopi kameralı bir sistem ile ince bir optik alet yardımı ile idrar yollarından girilerek idrar yollarının ve mesanenin gözle incelenmesi işlemidir.
Mesane kanseri dışında birçok üroloji hastalığın tanısında ve tedavisinde de kullanılmaktadır.
Kadınlarda anestezi ihtiyacı olmazken erkeklerde idrar yollarının uzun olması nedeniyle lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Ancak ağrı durumuna göre veya hastanın isteği doğrultusunda belden aşağı yapılan uyuşturma adını verdiğimiz spinal anestezi ile yapılabilmektedir.
Mesane kanseri yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi mesanenin içinde karnıbaharı andıran bir kabartı şeklinde görülür.
MESANE KANSERİNİN TEDAVİSİ ?
Mesane kanseri tanısı konduktan sonra yapılacak ilk işlem tümörün mesaneden endoskopik yöntemlerle kazınmasıdır. Bu işleme Transüretral Rezeksiyon (TUR-M) adı verilir.
Sistoskopide olduğu gibi idrar yollarından özel bir alet ile girilerek tümör tabanı ile beraber mesaneden kazınır. Ve kazınan parçalar dışarı alınarak incelemeye gönderilir. Beraber idrar örneği de alınarak inceleme yapılabilmektedir (Sitoloji).
İşlem sonrası doktor uygun görmesi durumunda geriye kalan yada mesaneye dökülen mikroskopik boyuttaki tümör hücrelerinin yok olmasını sağlamak maksadıyla mesane içerisine kemoterapi ilaçları uygulayabilmektedir.
Bu aşamada ilk tedavi bitmektedir. Bundan sonraki aşamalar alınan dokuların incelemesi sonucu hastalığı evresi ve patolojisine, tümörün yerine ve büyüklüğüne göre belirlenmektedir.
Mesane kanserinin tedavisinde en önemli aşama hastalığın derecesidir. Yüzeyel ve Derin Mesane Kanseri olmak üzere ikiye ayrılır.
% 70-80 oranında yüzeyel dediğimiz mesanenin yüzeyinde bulunan hücrelerde sınırlıdır. Diğer kısmı ise daha derine girer, mesanenin kas ve yağ dokusuna geçerek ve DERİN ya da İNVAZİV adını verdiğimiz mesane kanseri adını alır.
Yüzeyel mesane kanseri tedavisi endoskopik yöntemlerle yapılmaktadır, daha büyük cerrahilere gerek duyulmamaktadır. Ancak yüzeyel mesane kanserleri % 60-70 oranı gibi yüksek bir oranda nüks etmektedir. Bu nedenle bu hastalar belirli periyodlarda sistoskopi ile takip edilmelidir.
Derin mesane kanserinin tedavisi ise endoskopik olarak mümkün olmamaktadır ve ileri cerrahi yöntemleri yada tedavileri gerekmektedir.
Yüzeyel Mesane Kanserlerinde Tedavi:
Yüzeyel mesane kanserlerinde tümörün endoskopik yöntemler kazınması sonrası derecesine ve büyüklüğüne göre mesaneye kemoterapi ilaçları uygulanabilmekte, 1 ay sonrasında tekrar bir kazıma işlemi yapılmakta ve sonrasında ise hasta takibe alınmaktadır. Tümör aşırı büyük olması durumuda ise tekrarlayan kazıma işlemleri yapılabilmektedir.
Bu tedavi sonrası mesaneye 8 hafta arayla kemoterapi yada 6 hafta arayla ve devam eden tedavilerle immunoterapi (BCG) denilen özel bir tedavi uygulanabilmektedir. Hastaya 3 aylık periyodlarla sistokospi yapılarak mesane kanserinin nüks etme durumu takibe alınmaktadır.
Derin (İnvaziv) Mesane Kanserlerinde Tedavi:
Derin mesane kanserlerinde ise endoskopik tedavi yetersiz kalmakta ve vücuda yayılım olup olmamasına göre tedavi belirlenmektedir.
Vücudun herhangi bir yerine yayılım olup olmaması Bilgisayarlı Tomografi, Akciğer grafisi ve gerek görülürse Kemik Sintigrafisi gibi incelemelerle değerlendirilir.
Vücuda kanserin yayılımı olmaması durumunda tek etkili tedavi seçeneği mesanenin vücuttan çıkarılarak barsaklardan yeni bir mesane oluşturulmasıdır. Bu işleme Radikal Sistektomi adı verilir. Büyük ve riskli bir cerrahidir.
Vücuda Yayılmış Mesane Kanserlerinde Tedavi:
Mesane kanseri, mesane sınırından çıkmış, çevre dokulara yada uzak organlara yayılım yapmıştır. En sık yayılım sırasıyla karaciğer, akciğer ve kemiklere olur.
Bu aşamada ise tedavide kemoterapi seçenekleri kullanılmaktadır.
Op. Dr.Muammer ALTOK
Üroloji Uzmanı










