Özel Genel
Uyku bozuklukları
Genetik
Yaşlılık hastalıkları
Vitaminler-Beslenme
Kanser
Gastrit-Ulser
Romatizma
Ortopedi
Sigara
Başağrısı
Varis
Yüksek tansiyon
Diabet
Kolorektal hastalıklar
Bel ve Boyun Fıtıkları
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Sağlık Köşesi
Gastroozefageal reflu neden olur?
Prof.Dr. Emin ERSOY [Premium Üye]
Genel Cerrahi

Uzmana Soru Sorun !

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Gastrit değil reflüsünüz.
Gastroozefageal reflu neden olur?
Kronik kabızlık
Gastroözofagial reflü
Peptik ülserler ve oniki parmak ülserleri
Gastroözefageal Reflü Nedir?
Reflü, yemek borusunun alt ucundaki kapakta gevşeme ile birlikte, mide asidi, safra ve bazen de pankreas sıvısının yemek borusuna kaçmasıdır. Yemek borusuna kaçan bu içerik hastalarda bazen mide ekşimesi, göğüste yanma, ağza acı ekşi su gelmesi gibi şikayetlerle kendini gösterir. Şayet bu içerik nefes borusuna kadar gelirse, ses kısıklığı, öksürük, boğazda takıntı hissi, astım nöbetleri ve horlama-uyku bozuklukları gibi bulgularla da kendini belli edebilir. Bazen de göğsün arka duvarında hissedilen ağrı, kalp hastalıkları ile karıştırılabilir.
Reflü Neden Olur?
Yemek yediğimizde yiyecekleri midemize ileten yemek borusunun mideyle birleştiği yerde, yemek borumuzu çepeçevre saran kas tabakasından oluşan bir kapakçık sistemi vardır. Bu sisteme alt özefagus sifinkteri denir(LES:lower esophagel sphincter). Normalde yutma gerçekleştikten sonra asidik mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını engellemek için bu kapakçık kapanır. Reflü Hastalığı, mide kapakçığının fonksiyonunu yapamaz hale gelmesi sonucu asidik mide içeriğinin alt yemek borusuna kaçmasıyla gelişir. Bu kaçan mide içeriği yemek borusunda yanma hissine ve sonuçta kansere de dönüşebilen ciddi zararlara yol açabilir. Bazı insanlar doğuştan zayıf bir kapakçık sistemine sahiptir. Ayrıca yağlı ve baharatlı yiyecekler, kullanılan bazı ilaçlar, dar elbiseler, sigara, alkol, zor egzersizler ve vücut pozisyonundaki değişiklik kapakçık sisteminde gevşemeye yol açarak Reflü gelişimine katkıda bulunabilirler.
Kesin Tanının Konulmasının Önemi Büyük:
Reflünün kesin tanısında Endoskopi’nin yeri büyüktür. Endoskopi, yemek borusu, mide ve oniki parmak barsağını cerrahınızın görerek incelemesini sağlayan bir yöntemdir. Küçük parmağınızdan daha ince, bükülebilen ışıklı bir tüp ağzınızdan geçerek yemek borusu, mide ve on iki parmak barsağınızı incelemeyi sağlar. Pek çok insana korkutucu, acı veren bir işlem gibi görünüyor olsa da, hastaya doğru teşhisinin konulması ve doğru bir tedaviye başlanması yolunda en önemli adım ve mükemmel bir yöntemdir. Günümüz teknolojileriyle yaklaşık 15-20 dakika süren bu işlem,hastaya acı vermemekte,işlem öncesi uygulanan sakinleştirici ilaçlar ile, hastanın endoskopi ile ilgili duyabileceği rahatsızlıklar en aza indirgenmektedir. Tanıda ayrıca, yemek borusu içerisine kaçan asidi ölçen Ph Monitorizasyonu yöntemi de kullanılmaktadır.
Reflü Tedavisinde 3 Yol…
1.Yaşam alışkanlıklarında yapılan değişiklikler: Bazı hastalarda diyet uygulanması, sigara ve alkol alımının azaltılması ve uykunun düzenlenmesi gibi yöntemlerle şikayetler azaltılabilir.
2.İlaç Tedavisi: Şikayetler, yaşam tarzında değişikliğe rağmen düzelmediyse ilaç tedavisi kaçınılmazdır. Mide asidini nötralize eden antiasit ilaçlar ve asit üretimini engelleyici ilaçlar tıbbi tedavide kullanılır. Bu ilaçlar etkili bir şekilde şikayetlerin sona ermesini sağlayabilir. Yemek borusunda oluşan yangı ve hasarın iyileşmesini de sağlayabilirler. Bu tedavinin en büyük sorunu ilaç alımı kesildiğinde şikayetlerin %80 oranında tekrar ortaya çıkmasıdır.
3.Cerrahi Tedavi: Hastanın yaşam alışkanlığında değişiklik yapmasına ve ilaç tedavisine rağmen şikayetlerin azalmaması veya sürekli ilaç kullanma ihtiyacı duyması, yaşamsal aktivitelerinin engellenmesi ve yemek borusu alt ucunda darlık, ülser, barret özefagusu gibi durumlarda cerrahi tedavi uygulanır. Reflü’nün tedavisinde "Laparoskopik Cerrahi" çok etkili bir yöntemdir. Reflü Tedavisinde Yüzyılın Altın Standardı “LAPAROSKOPİK CERRAHİ” Laparoskopi, ameliyatların karın derisi üzerine büyük kesiler yapılmadan, küçük deliklerden yapılması işlemidir. Halk arasında kansız ameliyatlar olarak bilinirler. Ameliyat sonrası ağrının az olması, hastanede yatma süresinin kısalığı (1 gün), işe dönüş süresinin azalması ve vücutta kesi olmaması nedeniyle iyi kozmetik sonuç alınması, laparoskopik yani kapalı ameliyatların en önemli avantajlarındandır. Laparoskopik olarak yapılan Reflü operasyonlarının amacı, mide ile yemek borusu arasındaki kapakçık sistemini yeniden yapılandırmaktır. Karın içerisi karbondioksit gazı ile şişirildikten sonra cerrah, yaptığı küçük kesilerden (1 - 1.5 cm) operasyon aletlerini ve bir adet özel optik sistemi karın içerisine sokar. Operasyon, monitörlerden cerrahi saha görülerek laparoskopik aletlerle yapılır. Operasyonun başarı oranı deneyimli ellerde %95’tir.
Ameliyat Sonrası Sizi Neler Bekliyor?
Ameliyat sonrasında hafif düzeyde ağrılar olabilir. Az sayıda hastanın ağrı kesici ilaç kullanması gerekebilir. Hastaya 2 hafta süreyle sulu gıdalar içeren bir diyet önerilir. Sıvı gıdadan katı gıdaya kademeli geçişle, kısa zaman sonra hastalarımız şikayetlerinden tamamen kurtulmakta veya
100 % e yakın bir iyileşme sağlanmaktadır. Hastalar operasyondan sonra 1 gece hastanede yatarak ertesi gün taburcu olur, ameliyattan 1 hafta sonra normal hayatlarına başlayabilir, işlerine dönebilirler.
Hamilelerde Reflü Tedavisi Nasıldır?
Hamilelikte Reflünün çeşitli nedenleri vardır.Rahmin giderek büyümesi sonucu karın içi basıncın artması bunun en önemli sebeplerindendir. Hamilelik sonlandığında bu hastaların %90’ından fazlasında şikayetler düzelir. Şikayeti düzelmeyen hastalarda tedavi gereklidir.
Reflüde Kanser Gelişir mi?
Uzun süreli reflüsü olan hastalarda,yemek borusunun alt kısmında istenmeyen hücre kümeleri oluşabilir. Bunlara Barret Osefagusu denir.Barret Osefagusu olan hastalarda yemek borusu kanseri gelişebilir. 

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 2982 defa okunmuştur.

Prof.Dr. Emin ERSOY Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun !

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Silikon protez ile meme büyütme estetiği
Hangi durumlarda çocuk psikoloğuna başvurmalısınız ?
Sağlık bilgi yarışmasını kazanan belli oldu!
Kolostomi-ileostomi-Urostomi hastalarının bakım ve rehabilitasyonu
Azoospermi'de başarı şansı ne kadardır?
Şeker Bayramında beslenme
Sınav öncesi beslenme önerileri
Oğluna umut olamadı ama başka çocuğa hayat verdi
Enfeksiyonlar Tamamlayıcı Tıp Kızlık zarı Erkek Sağlığı Empotans Hakkımızda konuşulanlar Panik Atak Duyurular Deri Dolguları Güzellik ve Estetik Sağlıklı Yaşam İnfertilite - Kısırlık Tümü Meme operasyonları Gebelik ve Doğum Diğer Bel ve Boyun Fıtıkları
Op.Dr. Burcu Kardaş ARSLAN
Kadın Hastalıkları ve Doğum


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (149969)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 1329
zeynep dağdelen
“siteniz gelişmeye açık bir site olduğu teşekkürler.. „
[ Tümü ]
“Doktor Bey,benim 5.sınıf 11 yaşında erkek bir yeğenim var.Evin tek çocuğu.Kolejde okuyor.Zeki bir çocuk.Buna rağmen ablamın şikayetleri oluyor.Yeğenimin ödevim yok diye yalan söylemesi,testleri cevaplarına bakarak yapması,oyuna düşkün olması gibi...Sürekli takip istiyor.Küçük yaştan beri öğretilmesine rağmen çok dağınık.Ödevlerini yapmamasından öğretmeni de şikayetçi.Ama çalışmadan bile iyi notlar alıyor.Aile bu konuda çok dertli.Bu kadar ders yapmaktan kaçması problem mi,ne önerirsiniz?saygılar„

Cevaplayan : Prof.Dr. Selahattin ŞENOL
Euroslim Estetik ve Güzellik Merkezi
Zayıflama selülit akustik şok dalga tedavileri
0212 240 51 72-73

www.euroslimestetik.com
Psikiyatr Dr. Ayşegül Sütçü Yıldırım
Ruh sağlığınız önemlidir. Tanı, tedavi, bireysel-grup psikoterapi, aile terapisi, danışmanlık.
www.tangrampsikiyatri.net
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.