Özel Genel
Uyku bozuklukları
Genetik
Yaşlılık hastalıkları
Vitaminler-Beslenme
Kanser
Gastrit-Ulser
Romatizma
Ortopedi
Sigara
Başağrısı
Varis
Yüksek tansiyon
Diabet
Kolorektal hastalıklar
Bel ve Boyun Fıtıkları
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Sağlık Köşesi
Beyin tümörleri tanı ve tedavisi
Op.Dr. Hülagü KAPTAN [Premium Üye]
Beyin ve Sinir Cerrahisi

Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Jinekolojik kanser tedavisini kim yapmalı
Jinekolojik kanserler ve erken teşhis
Ozon oksijen ile kanser tedavisi
Kalın barsak kanserinde erken teşhis
Kalınbarsak Kanseri ve Cerrahisi
Beyin ve omurilik koruyucu bir zarla çevrilmiştir. Burada, beyin omurilik sıvısı   mevcuttur. Beyin kafatası, omurilik de omurga ile korunmaya alınmıştır. Yani beyin omurilik, çevresindeki zar ve kemik bir bütün yapı oluşturur. Beyin sapı ile beyin omuriliğe bağlantı sağlar. Beyin ile omurilik arasındaki iletişim kafatasının arkasındaki bir delikle gerçekleşmektedir. Çok genel olarak beyin ön (frontal), yan (parietal, temporal) ve arka (oksipital) olarak bölümlere ayrılmıştır. Arka da beyincik vücudumuzun denge ve uyumundan sorumludur.
 
Beyin tümörü, hücrelerin anormalleşerek kontrolsüz çoğalması ve kitle halini alması ile gelişmektedir. Düzensiz büyüme ve gelişmesi sonucu, beyne baskı yapmaya, kafatası içinde basınç artışına ve bunun olumsuz bulgularına neden olmaktadır. Kalıtım, radyasyon, kimyasal faktörler ve çevre kirliliğinin önemli faktörler olduğu düşünülmesine rağmen, nedeni tam olarak ortaya konulamamıştır.
 
Beyin tümörünün tanı ve tedavisinde zorluklar olsa da; son yıllardaki hızlı teknolojik gelişmelere paralel olarak bu durumda aşılmaya başlanılmıştır. En sık görülen kanser türlerindendir. Beynin kendisinden (glial tümörler) ve çevresindeki zarında (menengiomalar) gelişmiş olanlar birincil beyin tümörleri, başka organlardan yayılımla (metastazlar) gelişmiş olanlar ise ikincil beyin tümörü olarak değerlendirilmektedir. İkincil tümörler daha sık görülmektedir. Bunların dışında sinirlerden gelişenler (nörinom) ve beyin damarlarından gelişenlerde ( hemangiomlar) vardır.
 
İyi huylu beyin tümörleri, yavaş büyüyen, tekrarlama olasılığı az olan, çoğunlukla çevrelerindeki dokulara yayılım gözlenmez. Çevre dokularla sınırları belirgindir. Bu durum tümörün cerrahisinde (çıkartılma işlemi) kolaylık sağlamaktadır. Total (tamamen) yada tama yakın çıkartılmaları büyük olasılık olduğu için operasyon sonrası, sonuçlarda yüz güldürücüdür. Ancak bazen iyi huylu tümörler beynin çok yaşamsal bölgelerine yerleşebilirler. Böyle bir durumda yerleşim özellikleri nedeni ile sonuçları iyi olmayabilir.
 
Kötü huylu  beyin tümörleri, hızlı büyüyen, çevresindeki dokulara yayılım gösteren ve zarar veren tümörlerdir. Sınırlarının net olarak ayırımı yapılamaz. Operasyonla çoğunlukla tamamen alınamazlar. Yinede tümörün kitle etkisi azaltılmış olur. Cerrahinin yaşam süresi ve kalitesi üzerine olumlu etkisi vardır. Tekrarlama olasılıkları yüksektir. Postoperatif 5-6 aydan 5-6 yıla kadar yaşam şansı veren tipleri vardır.
 
Patolojik tanılarına göre bazı beyin tümörleri:
 
Astrositomlar; Yavaş büyürler, çevre dokulara yayılım gösterirler. Nispeten iyi huylu olanları çoçuk ve genç yetişkinde görülme eğilimindedir. Kötü huylu tipleri ise 40-60 yaşlarında daha sık görülmektedir. Genel olarak orta yaşta görülmektedir. Erkeklerde daha sık görülmektedir. Glioblastoma Multiforme, kötü huylu astrositom olarak değerlendirilebilmektedir. En yaygın beyin tümörlerindendir. Hızlı ilerleme göstermektedir. En sık 55-60 yaşlarında görülür. Epandimomalar ise çocuk ve gençlerde sık görülmektedir. Genellikle iyi sınırlı ve iyi huyludurlar. Çevre dokulara yayılım gösterebilir. Radyoterapiye duyarlıdırlar.Çoğu zaman operasyon sonrası önerilir. Oligodendrogliomlar, genellikle yavaş büyür, 25-45 yaş arasında sıklıkla görülmektedir. En sık belirtileri sara nöbetleridir. İyi huylu değerlendirilebilirler, ancak büyüme hızları ve kötü huy gelişim potansiyelleri mevcuttur.
 
Medullablastom en yaygın çocukluk çağı kötü huylu tümörlerindendir. En sık 5 yaş civarında görülür. Erkeklerde ve arka kafa bölgesinde yerleşim sık görülür. Radyoterapiye yüksek duyarlılık gösterir. Cerrahiyi takiben uygulanmalıdır. Menengioma, yavaş büyüyen, iyi huylu tümörlerdir. Tam olarak çıkartılmaları ile şifa sağlanabilir. İyi bir cerrahi girişim en etkin tedavi şeklidir. 40-50 yaşlarında kadınlarda daha sık görülmektedir. Metastatik Tümörler, diğer yapılardaki tümörlerin beyne yayılımı ile oluşur ve kötü huyludurlar. En sık akciğer kanseri, meme kanseri ve malign melanomadır (deri kanseri). Hastaların çoğunluğunda çoklu yayılım görülür. Böyle durumlarda cerrahi risklidir. Radyoterapi önerilmektedir. Cerrahi ve sonrasında uygulanan radyoterapiden en olumlu sonuçlar alınmaktadır.
 
Baş ağrısı, bulantı ve kusma, kafa içi basıncının artmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Baş dönmesi ve sara nöbetleri de bu duruma eşlik edebilir. Bulantısız kusmalar, nabız yavaşlaması, görme bozuklukları, ruhsal değişmeler de bulunabilir.

Tümörün tuttuğu alana göre kuvvet kayıpları hatta felçler görülebilir. Reflekslerde ki değişikler dikkat çekicidir.
 
Beynin bölgelerine göre değişik bulgular ortaya çıkmaktadır. frontal bölgede oluşan tümörler kişilik değişikliklerine; parietal bölgedekiler konuşma bozukluklarına, oksipital bölgedekiler görme bozuklukları, temporal bölgedekiler koku, işitme bozukluklarına ve daha yoğun nöbetlere neden olurlar.
 
Baş ağrısı, sara nöbetleri, sık sık bayılmalar, kişilik değişiklikleri, şuur durumunda değişiklikler, kusma, adet düzensizliği, memeden süt gelmesi, görme bozukluğu(çift görme, bulanık görme, görmenin azalması vs), kollarda veya ayaklarda uyuşukluk, kuvvetsizlik hatta felç, denge bozukluluğu, yüz felci, işitme kaybı, koku duyusunda azalma, konuşma bozukluğu (Konuşama güçlüğü, yanlış kelime telafuzu), bazı yeteneklerde (matematiksel işlemler ve el yazısı vs.) bozulma gibi bulgular ortaya çıkar. Değişik şekillerde oluşan, ilaçla geçmeyen baş ağrıların da ve sara nöbeti geçirenler de dikkatli olmak ve doktora başvurmak gerekmektedir. 
 
Beyin tümörleri tanısı, kan ve beyin-omurilik sıvısının incelenmesi, göz dibi muayenesi ve görüntüleme metotları ile konulur. EEG ve Direkt Grafiler de bazı durumlarda tanıda yardımcı olabilir. İleri görüntüleme yöntemleri olarak; Serabral angiografi, Bilgisayarlı Beyin Tomografisi (BBT), Magnetik Rezonans (MR), Positron Emission Tomography (PET) ve Single Photon Emission Computerized Tomography (SPECT) kullanılmaktadır. Rutin uygulamada en sık olarak BBT ve MR kullanılmaktadır.
 
Tümörün büyüme hızına bağlı olarak, bazen belirtilerin ortaya çıkması ve tanı konması ile tümörün büyümeye başlaması arasında uzunca bir süre geçmiş olabilir. Erken tanı, hastanın tedavisinin planlanması ve olumlu sonuçlara ulaşılması bakımından çok önemlidir. Gecikmiş ve büyük boyutlara ulaşmış bir tümörde tedavi zorlaşmaktadır. Hayati tehlike riski artmaktadır.
 
Tedavisinde, zorluklar olmasına rağmen, cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin tek başına ya da kombine kullanımı ile başarılı sonuçlara ulaşılabilmektedir. Cerrahi girişimin başarısını, tümörün histopatolojik tipi, yerleşim yeri ve büyüklüğü etkilemektedir. Beyin tümörlerinin tedavisinde mikro cerrahi uygulanmaktadır.

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1826 defa okunmuştur.

Op.Dr. Hülagü KAPTAN Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Doktorun kanında kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı virüsü çıktı
Sağlam böbreğin yanlışlıkla alındığı iddiası
İri dişlerin çene eklemine zararı
11 günlük bebeğe gözyaşı kesesi ameliyatı
Gebelik ve ilaç kullanımı
Adet döneminde beslenme
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
Ameliyatsız kalça ve meme estetiği (Macrolıne)
Doç.Dr.Volkan Aydın
Beyin Omurilik ve Sinir Cerrahisi-Minimal İnvaziv Girişimler
www.drvolkanaydin.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
Enfeksiyonlar Bulaşıcı hastalıklar Beslenme Ortopedi Sigara Bloglar Rinoplasti Epilasyon Göz bozuklukları Vitaminler-Beslenme Uyku bozuklukları Kulak Burun Boğaz Diğer Erken Boşalma İlkyardım Genel Bel ve Boyun Fıtıkları
Dr. A.Cem KEÇE
Hipnoz ve Hipnoterapi


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (153080)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 4672
meliha ozsoy
“tüm cevap veren hocalarimiza icten cok tesekkür ediyorum .Tip bayraminizi kutluyor calisma alanlarinizin daha güzel olmasini diliyorum. Saygilar emek veren hocalara .„
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey 23 yaşındayım kıl dönmesi problemim var çok ileri olmadığını düşünüyorum ama ameliyat konusunda endişeliyim özellikle ameliyat sonrası ne yapacağımı kara kara düşünüyorum. şimdi nerede ameliyat olacağımı bilemiyorum. ameliyat olacağım yeri doktoru seçerken nelere dikkat etmeliyim ? hangi yöntem daha iyidir ? „

Cevaplayan : Doç.Dr. Tuğrul TANSUĞ
Uzm.Dr.Melike BATUKAN
Tüp bebek tedavisi Vaginismus Ve Cinsel fonksiyon bozukluklarında tedavi seçenekleri ve bebek istemi
www.jinemed.com.tr
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Euroslim Estetik ve Güzellik Merkezi
Zayıflama selülit ve incelmede yeni çözümler
www.euroslimestetik.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisi hakkında bilgiler
www.aybarsakkor.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.