Özel Genel
Uyku bozuklukları
Genetik
Yaşlılık hastalıkları
Vitaminler-Beslenme
Kanser
Gastrit-Ulser
Romatizma
Ortopedi
Sigara
Başağrısı
Varis
Yüksek tansiyon
Diabet
Kolorektal hastalıklar
Bel ve Boyun Fıtıkları
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Sağlık Köşesi
Yaşlılıkta sık görülen hastalıklarda beslenme
Doc.Dr. Yaşar KÜÇÜKARDALI [Premium Üye]
Dahiliye/İç Hastalıkları

Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Yaşlılıkta sık görülen hastalıklarda beslenme
Yaşlılık döneminde yüksek tansiyon, kemik erimesi, yüksek kolesterol, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, kanserler gibi kronik hastalıklar daha sık görülmekte ve bu hastalıklara bağlı ölüm oranı da artmaktadır. Bu hastalıklar ile ilgili erken dönemde tanı çalışmalarının başlaması, uygun yaşam tarzı değişikliklerinin hayata geçirilmesi, diyet düzenlemesi, uygun farmakolojik tedavilerin düzenlenmesi, gerektiğinde girişimsel ve cerrahi tedavilerin uygulanması olumsuz etkilerini en aza indirmek için izlenmesi gereken en uygun yoldur.
Yaşlılıktaki kronik hastalıklarda diyet uygulaması tedavinin önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Doktor, diyetisyen, yaşlı ve aile birlikte davranarak beslenme programı belirlenmelidir.
1. Tansiyon yüksekliği
Ağırlık kontrolü – boya uygun kiloya ulaşılması
Tuz tüketiminin sınırlandırılması (turşu, salamura, ilave tuz , )
Besinlerle yeterli kalsiyum ve potasyum alımı
Düzenli egzersiz ( fonksiyonel kapasiteye uygun)
Sigara içilmemesi
Az tuzlu besinler tercih edilmelidir. Sofrada yemeklere tuz eklemesi yapılmamalıdır. Aşırı tuz tüketimi hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve idrarda kalsiyum atımında artış nedeniyle osteoporoza neden olabilmektedir. Tuzun bileşimindeki sodyum, doğal olarak besinlerin yapısında da bulunur. Hayvansal kaynaklı yiyeceklerdeki sodyum, bitkisel kaynaklı olanlardan daha fazladır. Tuz kısıtlaması yapılan yaşlılarda az tuzlu ve tuzsuz pişirilen yemeklere çeşitli baharatların eklenmesi, lezzeti arttıracağından tüketimi kolaylaştıracaktır.
2. Kemik erimesi
Besinlerle ve destekleyici ilavelerle kalsiyum ve D vitamini alımının artırılması
Düzenli egzersiz (yerçekimine karşı yapılan egzersizler uygundur, yüzme osteoporoz açısından uygun bir egzersiz değildir. )
Yeterli kalsiyumun alınması kemik mineral kaybını azaltır, kemik sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Bu nedenle yaşlılıkta kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve süt türevleridir (yoğurt, peynir, çökelek vb.). Bazı yaşlıların süt şekeri laktozun sindiriminde sorunları vardır. Bu yaşlılarda bir defada az miktarlarda sütün içilmesi veya özel laktozu azaltılmış sütlerin tüketilmesi uygundur. Sütün yerine az yağlı ayran, yoğurt, peynir de tüketilebilir. Yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve pekmez de kalsiyumdan zengindir. Kalsiyumun vücutta kullanılabilmesi için D vitaminine gereksinme vardır. Besinlerle D vitamini gereksinmesi karşılanamadığından yaşlıların güneş ışınlarından yeterince yararlanması sağlanmalıdır. Evde cam arkasından güneşlenmede, ultraviyole ışınları camdan geçemediği için vücutta D vitamini sentezi yapılamaz.
3. Kan yağları yüksekliği, kalp damar hastalığı
Margarin, tereyağ, kuyruk yağı gibi katı yağların ve sakatatların tüketilmemesi
Yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı ve turuncu renkli meyveler, balık ve kurubaklagillerin tüketiminin artırılması
Tuz ve sodyumdan zengin besinlerin alımının kısıtlanması
Uygun kilonun korunması
Sigara içilmemesi.
Beslenmemizde tekli doymamış (zeytinyağı, fındıkyağı) çoklu doymamış (ayçiçek, mısırözü, soya yağı vb) ve doymuş yağlar (tereyağ, kuyruk yağı vb) olmak üzere üç tür yağ vardır. Katı margarinler ise çoklu doymamış yağların hidrojen ile doyurulmasıyla elde edildiğinden kolesterol içermezler ancak, trans yağ asitlerinden zengindirler. Yaşlıların beslenmesinde doymuş ve trans yağların tüketimi azaltılmalıdır.
Diyetle doymuş hayvansal yağların ve katı margarinlerin tüketiminin artması, kan kolesterol düzeyinin artmasına neden olur. Yüksek kan kolesterolü, kalp damar hastalıkları için risk faktörüdür. Görünür yağın (margarin, tereyağ, ayçiçek vb.) dışında, besinlerin doğal bileşiminde de yağ vardır. Et, tavuk, süt ve peynir çok tüketildiğinde yağ alımı artar. Bunun çoğunluğu doymuş yağ olduğundan, yemek ve salatalarda bitkisel sıvı yağlar (zeytinyağı ve ayçiçek, mısırözü yağı vb.) tercih edilmelidir. Diyette yağın azaltılmasında; kırmızı etin yerine derisiz tavuk veya hindi eti tercih edilmeli, etler görünen yağlarından temizlenmeli, et yemeklerine ilave yağ eklenmemeli, besinlerin yağı azaltılmış light olanları tercih edilmeli (light süt, light yoğurt, light peynir vb), yağ içeriği yüksek (özellikle margarin içeren) bisküvi, kraker ve kekler fazla tüketilmemeli, yemekler hazırlanırken yağda kızartma yerine ızgara, fırında pişirme ve haşlama yöntemleri uygulanmalıdır. Balık çoklu doymamış yağ asitleri (özellikle omega-3 yağ asitleri) içeriği nedeniyle, yaşlılarda haftada en az iki kez yenilmelidir. Bu yağ asitlerinin görme, bilişsel fonksiyon, kemik-eklem hastalıkları, kan lipileri üzerine olumlu etkilerinin olduğu bilinmektedir.
4. Kanser
Diyetteki yağ miktarının azaltılması
Posa tüketiminin artırılması
Bağışıklığı artırıcı vitamin ve minerallerden (A, C, E vitamini, selenyum) ve fitokimyasallardan zengin besinlerin tüketiminin artırılması
Katkı maddesi içeren, özellikle hazır besinlerin (hazır çorba, et suyu, boyalı besinler) tüketiminin kısıtlanması
Sigara ve alkol tüketilmemesi
Tıpta meydana gelen ilerlemeler sayesinde bugün bütün kanser vakalarının üçte biri önlenebilir niteliktedir ve bu vakaların yine üçte birlik bir diğer bölümü de yeterince erken tanı yapılabilirse tedavi edilebilir durumdadır. Belli başlı kanser türlerinin oluşunda rol oynayan risk faktörlerinin analizi, birkaç faktörün önemli olduğunu göstermektedir. Bunlar tütün, beslenme bozuklukları, alkol, enfeksiyonlar ve hormonlardır. Özellikle mide ve karaciğer kanserleri gibi sindirim sistemi kanserlerinin beslenme ile çok açık ilişkisi söz konusudur.
Son yıllarda kanser ve gıdalar üzerinde yapılan araştırmalardan bizlere aktarılan belli başlı mesajlardan biri; bol sebze ve meyve yiyen kişilerin akciğer, barsak , göğüs , rahim ağzı, nefes borusu, ağız boşluğu, mide, pankreas ve yumurtalık kanseri gibi kanserhastalıklarına yakalanma olasılığının başka kişilere oranla daha az olduğudur. Bilim adamlarının ulaştığı sonuçlara göre bol posalı gıdalardan yiyen kadınların göğüs kanserine yakalanma olasılığı; çokaz posalı gıda alan kadınlardan daha azdır. Vejetaryenlerin (etyemez) diğer kişilere oranla kansere daha seyrek yakalandıkları görülmektedir. Bu hiç et yememek anlamına gelmemelidir. Azmiktarda yağsız et sağlıklı beslenmenin bir parçası olabilir. Vejetaryenlerin kanserden korunmalarının nedeni bol bol sebze ve meyve yemelerine bağlanabilir. Kiloyu sağlıklı bir düzeyde tutmak bu konuda yardımcı olabilir. Şişmanlık göğüskanseri, rahim ağzı kanseri ve kalın barsakkanseririskinidearttırmaktadır.

Çok yağlı yiyecekler kalın barsak kanserine ve erkeklerde de prostat kanserine
neden olabilir.Gıdaların sağlığı nasıl etkilediği hakkında öğrenilecek daha pek çok şey vardır.
Beslenme uzmanlarının kanser riskini azaltmak için hangi gıdaları yememizgerektiği konusundaki önerileri ;değişik ve besleyici gıdalar yiyiniz. uzmanlar,bunun nedenini vücudumuzun kanserle savaşırken değişik gıdalardan gelen değişik maddelere gereksinimi olduğuna bağlamaktadır.Her gün en az üç porsiyon sebze ve beş porsiyon meyve yiyiniz. Ekmek, makarna, kahvaltılık tahıllar, pirinç, diğer tahıllar, patates, kuru bezelye ve fasulye gibi nişastalı ve yağı az besinlerden bol bol yiyiniz. Az yağlı ve bol posalı bir yemek rejimi ile düzenli egzersizi birleştirerek şişmanlığı önleyiniz. Balık, derisi çıkarılmış tavuk eti ve yağsız et yiyerek yemek rejiminizdeki yağ miktarını azaltınız. Kızartmalar, "al-götür" türü yağlı gıdaları, sosis, salam, börek, hamur işi ve pastaları azaltınız. cips, tatlı bisküvi, yağlı kremalı pastalar ve şişmanlatıcı tatlıları özel günlere saklayınız, her gün yemeyiniz. Ekmeğin üzerine tekli-doymamış veya çoklu-doymamış yağlardan (kanola ve ayçiçeği yağı gibi) yapılan ezmeleri az miktarda olmak üzere sürünüz. yemek yaparken zeytinyağı, kanola yağı, yerfıstığı yağı ve aspur yağı gibi tekli-doymamış ve çoklu doymamış yağlardan kullanınız. Turşusu yapılmış veya füme edilmiş ve bu nedenle çok tuzlu olan gıdalardan uzak durmaya çalışınız. Bunlar bazı kanser türlerinde riski arttırır. Alkol; ağız boşluğu kanseri, nefes borusu kanseri, gırtlak kanseri ve karaciğer kanseri riskini arttırabilir. Sigarayla birlikte içki içmek kanser riskini arttırabilir. Bütün bu tavsiyelere uymak kansere yakalanmamayı garanti edemez fakat sağlıklı yaşama şansımızı arttırır.
5. Şeker hastalığı
Ağırlık denetimi-uygun kiloya ulaşılması
Kurubaklagiller, kepeği ayrılmamış tahıllar, sebze ve meyveler gibi posadan zengin ve glisemik indeksi* düşük besinlerin tüketilmesi
Düzenli egzersiz
Sigara ve alkol tüketilmemesi
Glisemik indeks
Besinlerin vücuda alındığında kan şekerini yükseltme hızına göre belirlenen indekstir. Glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerini birden yükseltirken, glisemik indeksi düşük besinler kan şekerini yavaş yükselterek özellikle şeker hastalığına karşı koruyucu etki sağlarlar. Rafine şekerin (sofra şekeri) glisemik indeksi 100’dür. Mısır, pirinç, patates, beyaz ekmek, muz glisemik indeksi yüksek besinler (90-70 arası), mercimek, kurufasulye, armut, soya fasulyesi ise glisemik indeksi düşük (29-15) besinlerdir. Şeker hastalığında ve şişmanlıkta glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesi önerilmektedir. Bazı besinlerin glisemik indeks değerleri Tablo 1’de verilmiştir.
 
Tablo :1 Bazı Besinlerin Glisemik İndeks Değerleri

Yüksek glisemik indeksli yiyecekler / örnek
Düşük glisemik indeksli yiyecekler / örnek
Glikoz
100
Kepekli ekmek, kepekli pirinç, bezelye
50
Sofra şekeri
100
Makarna
50
Kızarmış patates, tam beyaz ekmek
95
Yulaf, çavdar ekmeği
40
Patates püresi, bal
90
Rafine edilmemiş undan yapılan makarnalar
40
Kızarmış havuç, mısır gevreği
85
Şekersiz taze meyve suları, yeşil fasulye
40
Patates
79
Barbunya, diyet ekmekler, süt ürünleri
35
Muz
77
Mercimek, nohut, taze meyveler
30
Beyaz ekmek, şekerli rafine tahıllar
70
Kuru fasulye
28
Çikolata, bisküvi, mısır, beyaz pirinç
70
Bitter çikolata
22
Pancar
65
Soya
15
Reçel, pastalar
55
Yeşil sebzeler, domates, limon, mantar
15’in altında

Şekerler, basit karbonhidrat kaynağıdır. Yaşlılar duyu kaybı nedeniyle tuzlu ve şekerli besinleri daha çok tercih ederler. Yaşlı beslenmesinde basit şeker (çay şekeri, reçel, bal vb.) tüketimi azaltılmalıdır. Bunların yerine kompleks karbonhidratlardan (tahıllar, kurubaklagiller, patates vb.) zengin besinler tercih edilmelidir. Basit şekerler sadece enerji sağlarken, kompleks karbonhidratları içeren besinler ile enerjinin yanı sıra vücut çalışması için gerekli olan protein, vitamin, mineraller ve posa sağlanmış olur. Şişmanlık, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları riski azaltılabilir. Şeker tüketimi sınırlandırılması ve ağız hijyenine dikkat edilmesi ile çürük oluşum oranı da azalacaktır.
6. Nörolojik hastalıklar
Yeterli enerji ve protein alımı
Beyin fonksiyonlarını geliştiren vitamin ve minerallerden zengin besinlerin (yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı ve turuncu renkli meyveler, balık) tüketiminin artırılması
Sigara ve alkol tüketilmemesi
Düzenli sebze ve meyve tüketiminin, beyin kapasitesinin azalmasını önlediği bildirilmiştir. ABD'de yayımlanan ‘‘Neuroscience’’ dergisinde çıkan makaleye göre Amerikalı araştırmacılar, 8 ay boyunca düzenli olarak ıspanak ve çilek esaslı, E vitamini takviyeli rejim uyguladıkları deney farelerinde, normal beslenen diğer farelerde yaşla birlikte ortaya çıkan beyinsel kapasite düşüklüğünün daha az görüldüğünü saptadılar. Bol miktarda sebze ve meyve yiyin. Beynin sodyum ve potasyuma ihtiyacı vardır. Özellikle fosfor içeren doğru yağ ve yağ asitlerinin beyin fonksiyonları için çok önemli olduğu bilinmektedir. Soya fasulyesinde bulunan lesitin, fosfor içermesi bakımından beyin fonksiyonları için oldukça faydalıdır. Aminoasitler de beyin fonksiyonları için önemli olan besinlerdir. Besinlerle alınıp değişik proteinlere dönüşerek beyin sağlığına katkı sağlarlar. Beyin faaliyetleri için en önemli aminoasit ise L-glutamindir.
7. Kabızlık
Posa ve sıvı tüketiminin artırılması
Düzenli egzersiz.
Posa içeriği yüksek besinler sırasıyla kuru baklagiller, tahıllar ve sebzemeyvelerdir. Posa; şeker hastalığı, kanser ve koroner kalp hastalığı riskini azalttığı gibi bu hastalığı olan yaşlılarda tedavi edici özellik taşır. Kabızlığı önler, bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesi açısından önem taşır. Ayrıca kalın barsak kanseri oluşum riskini azaltır. Yaşlılarda yeterli posa alımının sağlanmasında; kuru baklagil yemekleri haftada 2-3 kez tüketilmeli, sebze ve meyve tüketimi arttırılmalı ve kepekli ekmek tercih edilmelidir.
8. Bağışıklık sistemi zayıflığı
Protein alımının artırılması
Balık, soya yağı, fındık, ceviz, badem, sebze ve meyve tüketiminin artırılması
Düzenli egzersiz
Sigara ve alkol tüketilmemesi
Bağışıklık sisteminin dengelenmesinde sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme önemli bir yer tutar. Yiyecekler yendikten sonra vücuda enerji vermek için oksijenle yanarlar, yanma sırasında zararlı maddeler olan serbest radikaller oluşur. Çoğalan serbest radikaller, vücudun tüm hücre ve organlarına zarar vermeye başlarlar. Böcek öldürücüler, endüstride kullanılan kimyasal maddeler, işlenmiş gıdalar, sigara dumanı, güneşin zararlı U.V ışınları veya alkolün vücuda girmesi, stres vücudumuzda serbest radikallerin açığa çıkmasına neden olur.
Bunun dışında çevredeki hava kirliliği, ultraviyole ışınları, radyasyon, egzos gazları, sigara dumanı v.b. gibi bir çok faktör hücrelerimizi etkileyerek serbest radikalleri çoğaltır. Vücutta serbest radikallerin çoğalması kalp hastalığı, kanser, katarakt ve yaşlanma gibi sağlık sorunlarını daha çabuk ortaya çıkarır. Bu zararlı etkilerden kurtulmak için vücudumuz serbest radikallere karşı savunma mekanizması geliştirir. Vücutta üretilen bazı enzimler, serbest radikallerden kurtulmamızı sağlar, yanmayı (oksitlenmeyi) önleyen anti-oksidan maddeler enzim miktarını artırır ve böylece savunma mekanizması güçlenir. Anti-oksidanların en önemlileri C ve E vitamini, beta-karoten, selenyum, bazı protein bileşikleri, isoflavonlardır. Bu anti-oksidanları içeren besinleri günlük beslenmemiz içerisinde bol miktarda tüketmeliyiz.

Anti-oksidanlar dışında bazı besin maddelerini günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapacaktır. Omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalardan aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirecek gıdalar arasında beta-glukan, echinacea, probiyotikler, izozomlar ve yeşil çay gibi doğal maddeler de yer alır. Beta-glukan ekmek mayası hücre duvarından elde edilen, bağışıklık sistemini güçlendiren tamamen doğal bir maddedir. Bağışıklık cevabını artırarak vücut savunma hücrelerinin patojenleri daha etkili şekilde yok etmesini sağlar ve sıklıkla hastalıkları önler. Kişinin kendini daha sağlıklı hissetmesini sağlar. Aynı zamanda cildin yaşlanmasını geciktirir ve kolesterol düzeyini düşürür. Stres gibi bağışıklık sistemini zayıflatan faktörlere karşı vücut direncini artırır. Sık enfeksiyon geçiren kişilerde de vücudun hastalıkla mücadelesini kolaylaştırır. Echinacea doktorlar tarafından çok eski tarihlerden bu yana soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır. Doktor kontrolü ile kullanılması gerekir.
Alkolün sağlık üzerine olumsuz etkileri vardır. Aşırı alkol tüketiminin karaciğer, beyin, kalp kası hasarına, ülser, pankreas iltihabı, sindirim sistemi kanserleri, hipertansiyon ve depresyonu neden olduğu bilinmektedir. Sigara bazı kanser türlerine, vücuttan besin ögeleri kaybı nedeniyle yetersiz beslenmeye neden olmakta, vücudun antioksidan vitamin gereksinmesini arttırmaktadır.
Yaşlılıkta Beslenmede Nelere dikkat edelim?
1. Günlük öğün sayısı 3 ana, 3 ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Böylece sindirim, emilim ve boşaltım fonksiyonları ile ilgili güçlükler önlenmiş olabilir.
2. Her öğünde 4 temel besin grubundan (et ve ürünleri, süt ve ürünleri, sebze ve meyveler, tahıllar) besinler bulunmalı ve besin çeşitliliğinin sağlanmasına özen gösterilmelidir. Bu şekilde makro ve mikro besin maddeleri ihtiyacı karşılanmış ve yapısal kompartmanların dağılım oranı korunmuş olur.
3. Günde en az 3 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.
4. Posa miktarı yüksek olan kurubaklagiller, sebze, meyve ve kepekli tahıllar gibi besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
4. Sıvı tüketimi artırılmalıdır. Günde en az 8-10 bardak su (1500 ml) tüketilmelidir. Bu miktarın tümü su olarak tüketilemiyorsa, ıhlamur, taze sıkılmış meyve suyu, bitkisel çaylar, ayran, komposto ya da açık çay tüketimi ile bu miktar karşılanabilir. Ancak bunların hiçbirisi vücut fonksiyonlarında su kadar etkili değildir.
6. Kalsiyum içeriği yüksek olan besinler tüketilmelidir. Yağı azaltılmış ya da yağsız süt ve ürünleri en iyi kalsiyum kaynağıdır.
7. Omega 3 yağ asitlerinin yoğun olarak bulunduğu balık türleri haftada en az 2 kez tüketilmelidir.
8. Margarin, tereyağ, kuyruk yağı gibi katı yağların tüketimi kan kolesterol seviyesinin yükselmesine neden olarak kalp-damar hastalıkları için risk yaratırlar. Et, süt ve ürünleri gözle görülmeyen doymuş yağ içerirler. Bu nedenle bu besinlerin yağsız olanları, tavuk ve hindi etinin derisiz bölümleri tüketilmeli, et ile pişen yemeklere ayrıca yağ ilave edilmemelidir.
9. Tuz tüketimi sınırlanmalıdır. Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kalp- damar hastalıkları, kemik erimesi gibi sorunlara neden olmaktadır. Sofrada yemeklere tuz eklenmemeli, turşu, salamura, salça, konserve gibi sodyum içeriği yüksek besinleri tüketmekten kaçınılmalıdır.
10. Şeker, şekerli besinler ve hamur tatlılarının tüketimi sınırlanmalıdır.
11. Fast food türü yiyeceklerin (hamburger, patates kızartması, pizza gibi) tüketiminden kaçınılmalıdır. Yağ ve tuz içeriği çok yüksek olan bu yiyecekler sağlık riskleri yaratabilirler.
12. Besinlerin satın alınması ve pişirilmesi sırasında oluşabilecek risklere dikkat edilmelidir. Günü geçmiş, tazeliğini kaybetmiş, ambalajı bozulmuş besinler satın alınmamalı, yiyecekler kızartma ve kavurma yerine haşlama ya da ızgara yöntemleri ile pişirilmeli, besinlerin hazırlanması ya da saklanması sırasında hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Böylece yiyeceklerin besin değeri korunarak yeterli ve dengeli beslenme sağlanmış olur.
13. Uygun vücut ağırlığı korunmalıdır. Şişmanlık ve zayıflık hastalık riskini artırır.
14. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
15. Tad alma, koklama, görme duyuları azaldığından yiyecekler hazırlanırken bu özelliklerine dikkat edilmelidir. Menülerinde hoşa gidecek ve kolay yenebilecek yiyecekler yer almalıdır.
16. Çiğneme zorluğu olanlara yumuşak gıdalar verilmelidir.

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1829 defa okunmuştur.

Doc.Dr. Yaşar KÜÇÜKARDALI Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Meyve suları ve pestisitler
Besleyici ve ucuz besin seçimi
Saç nakli ve restorasyonu
Obsesif kompulsif bozukluk
Ataçlama yöntemi
Üreme fizyolojisi ve kısırlık
Horlama ve kalp sağlığı
14 haziran dünya gönüllü kan bağışı günü
Kadın Sağlığı Gebelikte beslenme Doktor Sitesi Haberleri Kızlık zarı Epilasyon Varis Başağrısı Erken Boşalma Cinsel Yaşam Romatizma Gebelik ve Doğum Cilt lekeleri İnfertilite - Kısırlık Bulantı-Kusma Diyet&Fitness Empotans Meme operasyonları
Psikolog Eda GÖKDUMAN
Psikoloji


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (120661)

doktorsitesi.com'u en çok neden ziyaret ediyorsunuz?
Uzmanlara soru sormak için
Sağlık makalelerini okumak için
Sağlık haberlerini okumak için
Soru bankasında dolaşmak için
Uzmanların iletişim bilgileri için
Toplam Oy : 218
nurdan aksoy
“tüm doktorlarımızın tıp bayramını en içten dileklerimle kutlar basarılarınızın devamını dilerim.bu siteyi yapan herkesede sonsuz tesekkürler.„
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey, Benim 2 aylık bebeğim var 1,5 aydan beri kakasını yeşil yapıyor. Ama kendisi rahatsız değil ağrısı yok uyku düzeni de iyi. Bunun nedeni nedir. Teşekkür ederim.„

Cevaplayan : Prof.Dr. Güngör NİSLİ
Tüp Bebek , Aşılama , Histeroskopi , Laparoskopi
Kısırlık tedavisinde çifte özel Çözümler
www.numanbayazit.com
DoktorBOX | Hazır web siteniz
Doktorlara özel güncellenebilir web sitesi sadece 199 USD+ KDV
www.doktorbox.com
Uzm Dr Ahmet Çevikaslan, Çocuk Ve Ergen Psikiyatristi
Hiperaktivite,Otizm,Zeka,Kaygı, Tik,Takıntı,Fobi,Depresyon,Travma
www.ahmetcevikaslan.com
Prof. Dr. İsmet BAYRAMOĞLU
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Tlf:03122134858 7. cadde 6/4 Bahçelievler/ANKARA
www.ismetbayramoglu.com
Doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum

Doktorsitesi.com genel : Text-İlan | İstatistikler | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında Doktorsitesi.com| Online doktor| Sağlık| Sigara bırakma| Alexa

Doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Sağlık / Ağız Sağlığı | Sağlık / Aşı takvimi | Sağlık / Başağrısı | Sağlık / Bel ve Boyun Fıtıkları | Sağlık / Beslenme | Bilimsel | Sağlık / Bloglar | Sağlık / Bulantı-Kusma | Sağlık / Bulaşıcı hastalıklar | Sağlık / Cilt lekeleri | Sağlık / Cinsel Yaşam | Sağlık / Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Sağlık / Deri Dolguları | Sağlık / Deri hastalıkları | Sağlık / Diabet | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diyet&Fitness | Sağlık / Doğum anı | Sağlık / Doğum Kontrol | Sağlık / Doktor Sitesi Haberleri | Sağlık / Duyurular | Sağlık / Empotans | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Epilasyon | Erkek Sağlığı | Sağlık / Erken Boşalma | Sağlık / Gastrit-Ulser | Sağlık / Gebeliğe hazırlık | Sağlık / Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Sağlık / Gebelikte beslenme | Sağlık / Genel | Genel | Sağlık / Genetik | Sağlık / Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Sağlık / Göz bozuklukları | Sağlık / Göz Sağlığı | Haberler | Sağlık / Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Sağlık / Infertilite | Kadın Sağlığı | Sağlık / Kalp Sağlığı | Sağlık / Kanser | Sağlık / Kolorektal hastalıklar | Sağlık / Kozmetik | Sağlık / Kulak Burun Boğaz | Sağlık / Kürtaj | Sağlık / Kızlık zarı | Sağlık / Liposuction | Sağlık / Meme Kanseri | Sağlık / Meme operasyonları | Sağlık / Menopoz | Sağlık / Menstruasyon | Sağlık / Ortopedi | Sağlık / Panik Atak | Sağlık / Prostat hastalıkları | Sağlık / Rinoplasti | Sağlık / Romatizma | Sağlık / Ruh Sağlığı | Sağlık Köşesi | Sağlık / Sağlıklı Yaşam | Sağlık / Sellülit | Sağlık / Sigara | Sigorta | Sağlık / Tamamlayıcı Tıp | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tüp bebek | Sağlık / Uyku bozuklukları | Sağlık / Varis | Sağlık / Vitaminler-Beslenme | Sağlık / Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | Sağlık / İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Sağlık / Yüksek tansiyon
DoktorSitesi.com'a reklam verin.