Özel Genel
Uyku bozuklukları
Genetik
Yaşlılık hastalıkları
Vitaminler-Beslenme
Kanser
Gastrit-Ulser
Romatizma
Ortopedi
Sigara
Başağrısı
Varis
Yüksek tansiyon
Diabet
Kolorektal hastalıklar
Bel ve Boyun Fıtıkları
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Sağlık Köşesi
Diyabet ve ruh sağlığı

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Diyabet nedir?
Diyabet belirtileri
Diyabette tedavi prensipleri
Diyabet ve diyet
Şeker düşürücü haplar
Dünyada 100 milyondan fazla diyabetli vardır. Günümüzde milli takımlarda futbol oynayan, dünya kayak şampiyonalarında derece alan, sinema tiyatro oyuncusu olan ve bunları yaparken insülin kullanan şeker hastaları vardır. 60 yılı aşkın şeker hastası olup dünyaca bilinen araştırmalar yapmış insülin kullanan şekerli bilim adamları vardır.
Bu insanlar spor şampiyonları oluyorlar, oyunculuk yapıyorlar, çocuk sahibi oluyorlar, bilim adamı oluyorlar hatta film yıldızı oluyorlar. Diyabetli olmak dünyanın sonu değildir. Yaşamınızda yeni bir sayfadır, kendinize bakabilmek ve mutlu olabilmek için bunları bilmelisiniz, tıpkı diğer 100 milyon kişi gibi. Kısacası diyabetli iseniz özellikle yalnız değilsiniz.
Halen diyabetin tam bir şifa ile sonlanan tedavisi olmamasına karşın son yıllarda yapılan araştırmalarla dağlar aşılmış ve bu yolda büyük mesafe alınmıştır, tünelin ucunda artık ışık görünmektedir ve gitgide daha parlak yanmaktadır.
Siz veya aileniz diyabetin getirdiği sorunlarla uğraşırken aynı zamanda duruma uyum sağlamaya yani dengenizi yeniden kazanmaya da yönelirsiniz. Bunun amacı diyabetle birlikte uyumlu yaşayarak, diyabet ile birlikte aktif, mutlu, üretken bir yaşamın gereklerini yerine getirmektir. Bu denge bazan diyabet tarafına kayabilir, bazen da günlük yaşamın gerekleri ağır basabilir ve diyabet ihmale uğrayabilir.
Bazıları diyabete yakalandığına uzun süre inanmak istemez. Aslında günlük yaşamda karşılaştığınız birçok olaya inanmak istemediğimiz olmuştur. Bu tamamen normaldir. Bazan ise bu inkar bize zararlı olabilir. Örneğin sigara içenler yıllar içinde bir zarar görmediklerinde kendilerinin bir şekilde korunduklarına inanırlar. Başlarına nahoş bir olay gelmediği sürece hep haklı olduklarını düşünürler. Benzer şekilde sizde ilk zamanlar diyabetinizi kabullenmezseniz komplikasyonlarda görünmeyeceğinden uzun süre diyabetinizi ihmal edebilirsiniz aslında ilk zamanlar bile halsizlik, enerjinizin çabuk tükenmesi gibi yakınmalarınız eksik de değildir. Hastalığı inkar fikri azalırken bazan etraftan duyduğunuz sözler korkutabilir de sizi. Çevreniz, aileniz, arkadaşlarınız üstünüze fazlası ile düşüp sizi aşırı korumaya da alabilirler. Ama bu sizin zaman içinde hastalığınız ile ilgili sorumlulukları üstlenmenizi engelleyebilir, hatta sizi korumaları sizi rahatsız bile edebilir.
Bazen diyabetinizin iyileşmeyeceğini düşünerek depresyona bile girebilirsiniz. Aslında yaşamda değiştiremeyeceğiniz birçok şey vardır. Diyabetli olmanızı değiştiremezsiniz ama diyabetinizle ilgili birçok noktayı değiştirebilirsiniz. Bazı şeyleri değiştiremeyeceğiniz sonucundan diğer bazı şeyleri değiştirebileceğiniz de anlaşılır. Böylece neler yapmanız gerektiğini keşfederek hangi sınırlara kadar çalışabileceğinizi anlayabilirsiniz. Zaman içinde eğitiminizin ilerlemesi ve bilgilerinizin artması ile yavaş yavaş kendinizi daha mutlu ve dengeli hissedeceksiniz.
Diyabetin erken döneminde duygusal dalgalanmalar fazla olduğu için biraz daha ayrıntılı incelenmelidir. Psikolojik dengemizi iyi yönde etkileyebilecek önemli bir güç kaynağı da motivasyondur, yani kişinin kendince olumlu yönde hareket edebilme ve davranabilme isteğidir. Motivasyon bizi hareket etmeye birşeyler yapmaya yönelten içimizdeki güçtür. Diyabetle ilgili birçok bilgiler alırız, eğitim görürüz ama bunları yaşama uygulamadıkça bizim için iyi yönde pek anlamı olmaz. Bu bilgileri pratiğe uygulamada içimizden gelen güç ve teşvik bizi zorlar. Örneğin herşeyi pozitif yönünden almak ve iyimser olmak bir etmendir. Çünkü her zaman olaylar istediğimiz gibi olmayabilir. Bir yazarın söylediği gibi "Hayat her zaman iyi kartlarla oynanan bir oyun değildir önemli olan eldeki kötü kartlarla en iyisini oynamaktır." Bu nedenle her zaman elimizdeki ile en iyisini nasıl yapabileceğimizi öğrenmeliyiz.
Kişinin motivasyonunu arttırmanın diğer yöntemi ise eğitimdir. En sık rastladığımız şekliyle, eğitilmiş ve motive edilmiş diyabetliyi gören diğerleri de iyi yönde değişmektedir. Bu nedenle diyabetlinin eğitimi, onun kendine özgüveninin artmasında diyabeti anlamasında ve bu kazandığı olumlu izlenimlerin sürekliliğinde çok önemlidir. Öncelikle, ön plandaki sorularınıza cevap arayın. Örneğin diyetle ilgili sorularınıza cevap aramaya başlayabilirsiniz . Eğitiminiz devam ederken yapmanız gereken işlerin çokluğu sizi korkutmasın. İşleri öncelik sırası ile yapmak ve makul hedefler seçmek sizi rahatlatacak, başardığınız her iş mutluluk verecektir. Bunları yaparken etraftan ailenizden arkadaşlarınızdan da yardım isteyebilirsiniz. Diğer yönü ile düşünülürse yüksek ve ulaşması zor hedefler seçildiğinde bu hedeflere ulaşamamak kişiyi hayal kırıklığına uğratabilir.
Motivasyonunuzu kıracak sinyalleri elinizden geldiğince umursamamanız gerktiğini de unutmayın. Örneğin - Çok tembelsin - Çok şişmansın - Daha iyi yapmalıydın - Böyle yapamazsın gibi negatif mesajlar bizim defterimizde yer almamalıdır. Motivasyonumuzun yanında inançlarımız da hareket şeklimizin seçiminde etkilidir. İnançlarımız kendimiz ve dünyamızla ilgili inandığımız şeylerdir. İnançlarımız davranışlarımızı etkiler. Örneğin diyabetimizle ilgili olarak iyi yönde değişimler yapabileceğimize inanmazsak büyük olasılıkla tedavi ve takibimizde iyi yönde girişim yapamayız. Örneğin kilo vermemiz istendiğinde bu yönde diyetimize uymazsak, kilo veremeyeceğimizi, kilo veremeyince şekerimizi kontrol edemeyeceğimizi ve mutlu bir yaşam süremeyeceğimizi düşünebiliriz.
Diyabetinizin tedavi ve takibini yaparken kendinizi bazan stresli hissedebilirsiniz. Aslında yakından bakıldığında biraz stres kişinin motivasyonunu artırır, etraftan yardım istemesine neden olur, bu ise faydalıdır. Bazan stres diyabetinizi de etkileyebilir. Bu pek ciddi değildir. Stres aslında vücudun bir toparlanma ve telafi yöntemidir. Stres cevabı beyinde başlar. Hipotalamus adlı bölümde uyarılar hipofiz bezine buradan da böbreküstü bezine gider. Böbrek üstü bezleri adrenalin adlı hormonu üretir. Adrenalinin etkisiyle tansiyon yükselir, kalp hızı artar, gözbebekleri genişler, bu arada kan şekeri de yükselir. Bazı diyabetliler stres anında şekerlerinin düştüğünü söylerler. Stres anında vücut stres yapan nedenle savaşıyor demektir. İş değişiklikleri, vergiler, telefonlar, işyerinde tartışmalar, kısa zaman içinde çok iş yapma zorunluluğu gibi dış etmenler strese neden olabilir.....psikologlar, kişilerin enerjilerinin itinalı ve idareli kullanarak büyük streslerle başedeceklerine inanıyorlar. En iyisi siz, stresli zamanlarınızda şekerinizi ölçün vücudunuzun cevabını kendiniz görün.Tedavi ve takibinizin iyiye doğru gittiğini görmeniz stresinizi giderecektir.
Stres nedenlerinin bazılarının ortaya çıkışını değiştirerek de stresden uzaklaşabiliriz . Örneğin olaylar karşısında kötümser yanından algılama alışkanlığınızı değiştirebilirsiniz. Unutmayın hayata iyi yanından bakan iyi taraflarını görür. Egzersiz yapmak da stresi gidermede çok önemlidir. Örneğin diyabetiniz kontrol altında değilse ve bu sizi üzüyorsa strese sokuyorsa doktorunuza gidin tedavinizde gerekli değişiklikleri yaptıktan sonra eğer bir engel yoksa iyi bir egzersizden sonra gerçekten rahatladığınızı hissedeceksiniz . Stress karşısında vücudumuz hareket için hazırdır. Egzersiz bu hareketi oluşturur. Egzersiz denince aklınıza terler akana kadar koşmak gelmesin, 30 dakikalık yürüyüş , evde küçük bedensel hareketler, jimnastik de egzersizdir.
Zaman zaman günlük yaşam koşulları içinde tedavi ve takip konusunda yapmanız gerekenler karşısında enerjinizin azaldığını hissettiğiniz zamanlar şu soruları kendinize sorun:
·Diyabetinizle ilgilenmeyi bırakırsanız sonuçlarına katlanabileceğinize inanıyor musunuz ?
·Kendinizi ihmal ederseniz veya diyabetinize dikkat etmezseniz diyabetiniz kendiliğinden iyileşecek mi?
·Yemek zamanları ve insülin konusunda çok sıkı ve dikkatlı misiniz? Sizce diyabet birçok komplikasyonlara neden olur mu?
·Sizin durumunuz bu yönden umutsuz mu?
·Diyabetli çocuğunuz arkadaşının evinde gece kalabilir mi?
·Diyabet ekibinizin, doktorunuzun önerilerini kabul ediyor musunuz? (kızdınız mı?)
·Çocuğunuzun diyabeti için bir şekilde yardımcı olmak istiyor musunuz?
·Her zaman yorgun ve bitik misiniz?
·Diğer insanların sizi anlamadığını düşünerek hep onlardan uzaklaşıyor musunuz?
·Hep hoşlandığınız şeyleri şimdi de yapıyor musunuz?
Bu duygular ne kötü, ne iyi veya sağlıklıdır. Diyabetle birlikte iyi yaşamak isteyen herkes kendine yardımcı olabilir. Eğer bir duygu sizin diyabetle uyumlu yaşamanızı, tedavi ve takiplerinizi engelliyorsa sizin için iyi değildir. Etraftan duyduklarınızdan çok kendinizdeki gözlemleri dikkate alın, onlara bakın. Örneğin insülin enjeksiyonlarınızı doktorunuzun önerdiği gibi yapıp şekerinizi takip ettiğinizde kan şekerinin kontrol altında olduğunu göreceksiniz bu ise sizi mutlu edecektir. Ailenizin, anne, baba ve kardeşlerinizin yardımı ile diyetinizi daha kolay sürdüreceksiniz. 

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 542 defa okunmuştur.

DoktorSitesi.com

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Çürük dişler
B12 vitamini hakkında merak ettikleriniz
Hipertansiyon ilaçları
Gökkuşağı diyeti
Sigara ve zararları
HPV aşısı gerçek oldu
Çocuklarda öksürük
Zayıflık
Yüksek tansiyon Kalp Sağlığı Kanser Tüp bebek Beslenme Empotans Varis Panik Atak Ortopedi Cinsel yolla bulaşan hastalıklar Romatizma Tamamlayıcı Tıp İlkyardım Bulaşıcı hastalıklar Gebelikte beslenme Uyku bozuklukları Erken Boşalma
Psikolog Eda GÖKDUMAN
Psikoloji


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (119499)

En çok hangi bölüm ilginizi çeker?
Doktorların video röportajları
Gündemdeki sağlık haberleri
Mizah köşesi
Ünlü konuklar
Sağlık forumları
Toplam Oy : 428
neşe eliaçık
“böyle bir siteyi bizlere sunduğunuz için çok teşekkür ederim.Sorduğum sorulara 1 gün içinde yanıt alıyorum bu da beni rahatlatıyor tekrar teşekkür ederim„
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey, Benim 2 aylık bebeğim var 1,5 aydan beri kakasını yeşil yapıyor. Ama kendisi rahatsız değil ağrısı yok uyku düzeni de iyi. Bunun nedeni nedir. Teşekkür ederim.„

Cevaplayan : Prof.Dr. Güngör NİSLİ
Psikiyatrist Dr. Ayşegül Sütçü Yıldırım
Psikiyatrik tedavi, psikoterapi, psikolojik danışmanlık, psikodrama, yaşam danışmanlığı
draysegulsutcu.blogspot.com/
Prof. Dr. CAN KOÇ
Burun hastalıkları ve sinüzit tedavisi. Cinnah caddesi 100/9 Çankaya-Ankara (312) 440 80 80
www.kbbankara.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
Prof. Dr. İsmet BAYRAMOĞLU
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Tlf:03122134858 7. cadde 6/4 Bahçelievler/ANKARA
www.ismetbayramoglu.com
Doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum

Doktorsitesi.com genel : Text-İlan | İstatistikler | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında Doktorsitesi.com| Online doktor| Sağlık| Sigara bırakma| Alexa

Doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Sağlık / Ağız Sağlığı | Sağlık / Aşı takvimi | Sağlık / Başağrısı | Sağlık / Bel ve Boyun Fıtıkları | Sağlık / Beslenme | Bilimsel | Sağlık / Bloglar | Sağlık / Bulantı-Kusma | Sağlık / Bulaşıcı hastalıklar | Sağlık / Cilt lekeleri | Sağlık / Cinsel Yaşam | Sağlık / Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Sağlık / Deri Dolguları | Sağlık / Deri hastalıkları | Sağlık / Diabet | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diyet&Fitness | Sağlık / Doğum anı | Sağlık / Doğum Kontrol | Sağlık / Doktor Sitesi Haberleri | Sağlık / Duyurular | Sağlık / Empotans | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Epilasyon | Erkek Sağlığı | Sağlık / Erken Boşalma | Sağlık / Gastrit-Ulser | Sağlık / Gebeliğe hazırlık | Sağlık / Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Sağlık / Gebelikte beslenme | Sağlık / Genel | Genel | Sağlık / Genetik | Sağlık / Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Sağlık / Göz bozuklukları | Sağlık / Göz Sağlığı | Haberler | Sağlık / Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Sağlık / Infertilite | Kadın Sağlığı | Sağlık / Kalp Sağlığı | Sağlık / Kanser | Sağlık / Kolorektal hastalıklar | Sağlık / Kozmetik | Sağlık / Kulak Burun Boğaz | Sağlık / Kürtaj | Sağlık / Kızlık zarı | Sağlık / Liposuction | Sağlık / Meme Kanseri | Sağlık / Meme operasyonları | Sağlık / Menopoz | Sağlık / Menstruasyon | Sağlık / Ortopedi | Sağlık / Panik Atak | Sağlık / Prostat hastalıkları | Sağlık / Rinoplasti | Sağlık / Romatizma | Sağlık / Ruh Sağlığı | Sağlık Köşesi | Sağlık / Sağlıklı Yaşam | Sağlık / Sellülit | Sağlık / Sigara | Sigorta | Sağlık / Tamamlayıcı Tıp | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tüp bebek | Sağlık / Uyku bozuklukları | Sağlık / Varis | Sağlık / Vitaminler-Beslenme | Sağlık / Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | Sağlık / İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Sağlık / Yüksek tansiyon
DoktorSitesi.com'a reklam verin.