Özel Genel
Uyku bozuklukları
Genetik
Yaşlılık hastalıkları
Vitaminler-Beslenme
Kanser
Gastrit-Ulser
Romatizma
Ortopedi
Sigara
Başağrısı
Varis
Yüksek tansiyon
Diabet
Kolorektal hastalıklar
Bel ve Boyun Fıtıkları
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Sağlık Köşesi
Diyabette tedavi prensipleri

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Diyabet nedir?
Diyabet belirtileri
Diyabette tedavi prensipleri
Diyabet ve diyet
Şeker düşürücü haplar
Diyabet tedavisinde her diyabetli için geçerli olan prensipler
·         Diyet
·         Egzersiz - Fiziksel aktivite
·         Kan şekerini düşüren ilaçlar (Haplar ve insülin olarak 2 grupta toplanır.)
·         Eğitim
·         Diyabetlinin kendini izlemesi

Kan şekeri vücudumuzda nasıl kontrol altında tutulur?
Şeker hastası olmayanlarda kan şekeri açlıkta 60 ile 110 mg/dl arasında değişir, toklukta en fazla 140 mg/dl’ye çıkar. Kan şekerinin yükselmesini önleyen madde insülindir, şekerin aşırı düşmesini önleyen sistemin esas maddesi ise glukagondur. Bu iki sistem son derece uyumlu çalışarak kan şekerini normal sınırlarda tutulmasını sağlarlar. Kısacası kan şekeri açlıkta ve toklukta 60 ile 140 mg/dl arasında değişir. Örneğin en ağır yemeklerden sonra bile 140-150 mg/dl’yi geçmez. Uzun süre, örneğin 72 saat aç kalınsa bile şeker hastası olmayan birisinde kan şekeri 45 mg/dl’nin altına düşmez.
Şekerin yükselmesini önleyen insülin bir hormondur. Midenin arkasında pankreas adlı organımızda Beta hücrelerinde yapılır ve doğrudan kana verilir. Kan şekeri yükselince (örneğin yemekten sonra) pankreastaki insülin yapan hücreler uyarılır ve kana insülin verilir. İnsülin kan şekerinin hücrelerimize girmesini sağlar. Böylece kan şekeri normalde tutulur, yükselmez. Hücrelere giren şeker burada yakılır ve enerji olarak kullanılır, yürümek, çalışmak, düşünmek gibi her iş için enerji gereklidir.
Diyabetlide şeker dengesi nasıl bozulmuştur?
Tip I şeker hastalığında pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış veya durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekerini düşürmek için dışardan insülin vermek zorunludur. Tip II diyabette ise pankreasta ileri dönemlere kadar normale yakın insülin yapımı vardır hatta bazan normalden fazla bile insülin yapımı vardır, ancak insülin iyi etki edememektedir. Şişmanlık ve yanlış beslenme, insülinin istenen etkiyi yapmasını önler. Buna insülin direnci denir. Vücuttaki insülin kan şekerini düşürememektedir. Diyet ve egzersizle kilo verildiğinde vücudun yaptığı insülinin etkisi artar ve kan şekeri normale iner. Ağızdan kullanılan haplar insülinin etkisini arttırır.
Diyabet neden tedavi edilir?
·    Kan şekerini normale yakın sınırlara indirmek için tedavi edilir.
·   Yüksek kan şekeri uzun dönemde yıllar içinde kontrol altında tutulmadığında küçük damar sistemine zarar verebilir. Özellikle gözdibinde, böbreklerde, çevresel sinirlerde bu daha belirgindir. Bu zarardan korunmak için kan şekeri kontrol altında tutulmalıdır.
·   Yüksek kan şekerinin neden olduğu aşırı susama sık ve bol idrar etme rahatsız edici şikayetlerini azaltmak veya yoketmek için tedavi edilir.
·   Daha kaliteli bir yaşam sağlamak için yüksek ve düşük şekerin zararlarından korunmak için tedavi edilir.
Diyabet tedavisinin ana unsurları nelerdir?
Diyabet tedavisi diğer hastalıkların tedavisinden farklıdır. Sadece doktorun reçetesindeki ilaçları kullanmakla ve diyet listesi almakla tedavide başarı sağlanamamaktadır. Diyabet tedavisinde, önce tedavi ve takibe ilişkin gerekli bilgilerin edinilmesi gerekir buna diyabetlinin eğitimi denir. Edinilen bilgilerin günlük yaşama uygulanması diğer deyişle davranışların iyi yönde değiştirilmesi ve sürekliliği önemlidir.
Tedavide diyabetlinin rolü nedir?
Tedavide en önemli rol sizlerindir. Doktorunuz sizi yönlendirecektir ama siz kendiniz beslenme şeklinizden başlayarak yaşamınızdaki değişiklikleri yapacak ve diyabetle yaşayacaksınız. Tedavide 1. rolün hastaya verilmesi ve hastanın bunu başarabilmesi eğitimle mümkün olmaktadır. Diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Böylece diyabetli yıllarca diyabetle birlikte normal insanlar gibi yaşamaktadır. Diyabet yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir. Diyabetli çocuk okuluna rahatlıkla gidebilir günlük aktivitesini yapabilir. Diyabetli çocuklar arkadaşlarına oranla daha başarılı olmaktadırlar. Diyabetliler spor yapabilir. Diyabetliler arasında maratoncular bile vardır. Diyabetliler evlenebilirler, sağlıklı çocuk sahibi olabilirler. Siz de hastalığınızla ilgili bilgileri öğrenerek daha sağlıklı olarak yaşamınızı sürdürebileceksiniz.
Tedavide motivasyonun rolü nedir?
Tedavide önemli olan bir diğer nokta motivasyondur. Diyabetli tedavisine dikkat ettiği sürece güven altındadır. Tedavinin her zaman aynı dikkat ve itina ile yürütülmesi diyabetlinin bilgisine yani eğitimine, ailesinin, arkadaşlarının, kendisine olan yardımına ve kişinin kendisinin hastalığına verdiği öneme bağlıdır. Diyabetlinin tedavisine uyumunu en çok kendi iç isteği etkiler. Kişinin teşviki ile olur. Buna kişinin tedaviye uyumu için motive edilmesi denir. İyi eğitilmiş, çevresince desteklenen, diyabetini kabullenmiş hastalarda tedavinin başarı ile yürütülmesi daha kolaydır. Hastalığın başlangıcında iyi planlanmış ve gerçekleştirilmiş bir eğitim, hastanın doğru yolu bulmasına yardım eder. İlk dönemlerde aklınızdaki soruları doğru olarak yanıtladıkça ve gün-gün hastalığın seyrini gördükçe tedavinizin iyi yolda olduğunu düşünebilirsiniz. Diyabetin tedavisinin özellikleri her bölümde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 502 defa okunmuştur.

DoktorSitesi.com Kendisine soru sormak için burayı tıklayınız.

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Çocuklarda beslenme
Gökkuşağı diyeti
Bitki çaylarını bilinçli tüketin
Diyet ek ürünleri
Diş taşları
Bakterilerin antibiyotik direnci artıyor
Genital hijyeni korumanın altın kuralları
Meme kanserine karşı zeytinyağı
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar Ağız Sağlığı Cinsel Yaşam Bilimsel Diabet Tümü Erken Boşalma Doğum Kontrol Kulak Burun Boğaz Yaşlılık hastalıkları Üroloji Göz bozuklukları Kolorektal hastalıklar Tümü Doğum anı Ruh Sağlığı Cilt lekeleri
Diyetisyen Canan UYSAL
Diyetisyen


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (105488)
Hangisini isterdiniz?
Bembeyaz ve düzgün dişlere sahip olmak!
Güzel bir buruna sahip olmak!
Güzel saçlara sahip olmak!
Renkli gözlere sahip olmak!
Toplam Oy : 2780
arzu arslan
“merhabalar,hepinize sağlık,mutluluk,huzur ve başarı dolu mutlu yıllar diliyorum.„
[ Tümü ]
“şüpheli bir cinsel ilşki sonrası hıv kaygısı taşıdım.Bu amaçla doktora gittim.belirtilerini okudum.teşhis yöntemlerini okudum.belirtilerini kendimde görecek kadar takıntılı bir kişilik oluştu.iki gündür çene altında beze altında bir şişlik var.Hani lenf bezlerinin şişmesi belirtisi ya. ben de ciddi anlamda kaygılanıyorum.Ciddi bir tavma geçirdim.bu olay nedeniyle.muhatabıma eliza testi yaptırdım.ilk test belirsiz sonuç verdiğinden hıfsı sıhhaya net sonuç almak için test yapıldı negatif çıktı „

Cevaplayan : Uzm.Dr. Aydoğan LERMİ
Migren artik tedavi ediliyor
Migrenden ve ilaçlardan kalıcı olarak kurtulabilirsiniz. 0.212.3436666
www.emelgokmen.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
DoktorBOX | Hazır web siteniz
Doktorlara özel güncellenebilir web sitesi sadece 199 USD+ KDV
www.doktorbox.com
Prof.Dr. Can Koç
Erişkin ve Çocuk KBB hastalıkları.Horlama Sinuzit Burun estetiği.03124408080 Cinnah cd.100/9 Çankaya
www.cankoc.com
Doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum
Doktorsitesi.com genel : İstatistikler | Kullanım şartları | Güvenlik politikası | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Bize link verin | Basında Doktorsitesi.com| Online doktor| Sağlık| Alexa
Doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
DoktorSitesi.com'a reklam verin.