Özel Genel
Uyku bozuklukları
Genetik
Yaşlılık hastalıkları
Vitaminler-Beslenme
Kanser
Gastrit-Ulser
Romatizma
Ortopedi
Sigara
Başağrısı
Varis
Yüksek tansiyon
Diabet
Kolorektal hastalıklar
Bel ve Boyun Fıtıkları
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Sağlık Köşesi
Kanser hastaları yalnızlıktan korkuyor

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Kanserli hücreye güdümlü füze
Kanserde alternatif tedavi arayışları
Kanser hakkında merak ettikleriniz
Meyve suyu kansere karşı
Böbrek kanserleri
Kanserli hastalar, yüzde 4.5 ile yüzde 58 oranında depresyon yaşıyor. Psikolojik destek ve psikoterapi, kanserli hastanın kaygısını azaltıyor, yaşam kalitesini yükseltiyor ve tedavide daha başarılı sonuçlar alınmasına etki ediyor. Yaklaşık 3 yıldır Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde kanser hastalarına gönüllü terapi yapan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Konsültasyon Lezyon Psikiyatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kemal Arıkan, kanserli hastaya yaklaşımda hekimlerin, aile çevresinin, en çok da eş ve sevgililerin önemli rol oynadığını belirtiyor.
Kanser hastası nasıl bir psikolojik süreçten geçer?
Kanser hastaları değişik psikolojik aşamalardan geçer. Bu hastalar ilk aşamada şok dönemi yaşıyorlar, ölüm gerçeğiyle burun buruna geliyor ve öleceklermiş duygusuna kapılıyorlar. Sonra “Niye ben”, “Ben ne yaptım”, “Benim suçum neydi” diye kendilerini sorguluyorlar. Depresif aşamada hasta hayattan zevk almaz. Pazarlık aşamasında ise yaradanla pazarlık yapar.
“Ben insanlara iyilik yapayım, sen de beni iyileştir” diye... Bundan sonra da kabulleniş aşaması gelir. Bu finaldir ve güzel bir aşamadır, çünkü bu dönemde işler yoluna girmeye ve ölüm korkusu azalmaya başlar. Hastalar daha olgun bir tavır sergiler ve o yoğun depresif durum ortadan kalktığı için olayı daha mantıklı karşılarlar.

Kanser hastalarının yaşadığı en büyük korku nedir?
Hastaların büyük bir çoğunluğu sevdikleri tarafından terk edilme korkusu yaşar. Çünkü kanser hastaları yakın akrabaları ya da arkadaşları tarafından terk edilebiliyor. Özellikle de kadınların sevgili ya da eşleri tarafından terk edilmeleri gerçekten düşündürücü. Ben, akademisyen olarak yetişmiş insanların bile eşlerini terk ettiklerine şahit oldum ki çok şaşırtıcıydı. Terk edilmenin bu şekilde gerçekleşmesi hasta açısından kanserden daha kötüdür. Bu yüzden biz insanlara, kanser olan yakınınıza yardımcı olmak istiyorsanız, “onu terk etmeyin ve ona terk edilme korkusu yaşatmayın” diyoruz.

Diğer hastalara göre çok daha kırılgan ve hassas olan kanser hastalarına nasıl davranmak gerekiyor?
Her şey açıkça konuşulmalı. Hastanın duygularını baskılamayın, eğer o konuşmak istiyorsa konuşsun. Çünkü konuşulmazsa hasta yalnızlığa itilir ve bu onun için daha olumsuz sonuçlar doğurur. Bu hastaların profesyonel destek almasını sağlamak gerekir. Çünkü böyle bir destek, hastaların daha bilinçli olmalarını sağlayarak farklılık yaratır, süreçleri daha kolaylaştırır ve olgun döneme yani final aşamasana geçiş daha kolay olur.

Yıllardır kanser hastalarıyla ilgileniyor ve onları tedavi ediyorsunuz, iletişim konusunda yaşadığınız özel bir anınız var mı?
Radyasyon onkolojisinde yatan ve hastalığı son döneme gelmiş bir hastam vardı. Odasına girip çıktığımda onu bulmaca çözerken bulurdum. Hayatının sonuna yaklaştığını biliyordu ve hâlâ bulmaca çözmekle meşguldü. Yüzü sürekli asıktı, doğal olarak mutsuz ve sessizdi. Ama hastalığından söz etmek istemiyordu, hiçbir konuda konuşmuyor, sürekli susuyordu. Bir gün ona, “Neden rol yapıyorsun” diye sordum. Durdu, yüzüme baktı ve ağlamaya başladı, “Rol yapıyorum ama bu rolü yapmamı ailem istiyor, çocuklarım, eşim, annem benim güçlü olmamı istiyor, ben de güçlü oluyorum” dedi. Bu olaydan sonra kendisi ve hastalığı ile ilgili sürekli konuştuk, hastam hayatının son günlerini daha neşeli ve gülümseyerek geçirdi.

Gerek onkologlar gerekse cerrahlar kanserli hastanın hayatında önemli bir yer tutuyor, sizce hekimlerin bu tür hastalara yaklaşımı nasıl olmalı?
Meslektaşlarımızın bu tür hastalarla ilişkilerinde son derece dikkatli olmaları gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kanser hastası diğer hastalardan daha farklı bir psikolojiye sahiptir, çok daha duygusal ve kırılgandır. Bu hastaların kafalarında çok fazla soru vardır, ne yazık ki bu soruların bir çoğunun cevabı yoktur ancak kanser hastası bu soruları yine de doktoruna sorar. Doktorların bu konuda hastanın güvenini sarsmayacak şekilde cevap vermesi ve o hastaya diğer hastalardan biraz daha fazla zaman ayırması gerektiğini düşünüyorum.

Kanser hastası, tüm soruların cevabının doktorunda olduğuna inanıyor ve ölüm korkusundan uzaklaşmada hekimin ağzından çıkan her cümleyi farklı yorumlayabiliyor. Sizce doktor hastanın her sorusuna cevap vermeli mi, vermeliyse zaman zaman beyaz yalanlar söylemeli mi?
Bence doktor kanser hastasının bütün sorularına cevap vermeli, hatta bu hastaların kafasındaki soruları açmasına da imkan sağlayacak bir ortam hazırlamalı. İşte o zaman kanser hastası doktoruna daha fazla güvenir ve kendisini daha güvende hisseder. Ölüm duygusu ve korkusundan uzaklaşır.
Her sorunun cevabının olmadığını açıkça ifade etmekte fayda vardır. Ancak beyaz da olsa ben hekimin yalan söylemesini doğru bulmuyorum. Doktorlar beyaz yalanlar yerine tüm soruların cevabının kendisinde olmadığını söylemeli.

Kanserli hastanın kendisini iyi hissetmesinin tedavinin başarısını etkilediğini söylüyorsunuzb. Çevresinde kanser hastası olanlara önerileriniz neler olur?
Kanser hastasıyla empati kurmaya çalışın, kendinizi onun yerine koyun ve ‘ben olsaydım ne yapardım’ sorusunu kendinize sorun. Kanser olduğunu öğrenen hastanın deprem atlatmış gibi olduğunu, onun hastalığın tekrarlama ihtimaline ve tedaviye karşı kaygılar yaşadığını unutmayın. Yakını kansere yakalanmış insanlara önerim; onlara güven verin, sıcak bir ortam yaratın, sempati ile yaklaşın ve her ne olursa olsun terk edilmeyeceği duygusunu yaşatın...

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 740 defa okunmuştur.

DoktorSitesi.com

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Diyabet belirtileri
Jet lag sendromu
Yürüyüş gibisi yok
Biyoterapi
HPV aşısı gerçek oldu
Ateşin sebebi önemli!
Sigaralardaki nikotin artıyor mu?
Tuz ve yüksek tansiyon
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
Haberler Panik Atak Bloglar Genel Göz Sağlığı Bulaşıcı hastalıklar Tümü Ruh Sağlığı Hukuk Beslenme Doktor Sitesi Haberleri Aşı takvimi Kızlık zarı Tüp bebek Gebelik süreci Kolorektal hastalıklar İnfertilite - Kısırlık
Prof.Dr. Cengiz ÇELİKER
Kardiyoloji


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (148895)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 937
asuman gündüzeri
“İlgisini,bilgisini esirgemeyen bu sitedeki tüm doktorlarımıza binlerce kere teşekkür ederim.Saygılarımla„
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey benim sorum hepatit B taşıyıcı olduğumu öğrendim yapılacak bir şey yok şuanda karaciğeriniz iyi durumda denildi, iğne veya tetavi için bir şey verilmedi düzenli olarak kontrollere gitmelimiyim ve ne yapmam gerekiyo„

Cevaplayan : Uzm.Dr. Aydoğan LERMİ
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.