Özel Genel
Uyku bozuklukları
Genetik
Yaşlılık hastalıkları
Vitaminler-Beslenme
Kanser
Gastrit-Ulser
Romatizma
Ortopedi
Sigara
Başağrısı
Varis
Yüksek tansiyon
Diabet
Kolorektal hastalıklar
Bel ve Boyun Fıtıkları
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Sağlık Köşesi
Baş ağrısı deyip geçmeyin

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Başağrısını tetikleyen faktörler
Baş ağrısı deyip geçmeyin
Baş ağrısı bir ilaçla geçer demeyin!
Şu yoğun, stresli, koşuşturmalı hayatta baş ağrısından yakınmayan kaldı mı? Hemen hemen herkesin ortak derdi baş ağrıları. Çoğu kez çaresiz kaldığımız bu ağrılara karşı yapabildiğimiz tek şey ilaç kullanmak. Ancak uzmanlar ağrıyı kesmek için alınan avuç avuç ilacın, azaltmak şöyle dursun ağrıyı daha da tetiklediğini söylüyor.[spot]
Baş ağrısı; baş bölgesindeki adale, eklemler, sinirler, beyin zarı, damarsal yapılar gibi birçok ağrıya duyarlı yapılardan kaynaklanan bir problem. Baş ağrısının farklı çeşitleri var. Bazı baş ağrıları akut bir şekilde gelişiyor ve hemen müdahale gerektiriyor. Bazıları ise kronik baş ağrısı kategorisine giriyor. Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Ağrı Kliniği uzmanlarından Prof. Dr. Süleyman Özyalçın konuyla ilgili şunları söylüyor: "Farklı kronik baş ağrıları için için özel klinik bir tanımlamalar vardır. Örneğin basit migren için Uluslararsı Baş Ağrısı Derneğinin tanımına göre klinik olarak tek taraflı yerleşimi olan, zonklayıcı, günlük aktiviteyi önleyici şiddette, bulantı ve kusma ya da ışık ve gürültüye hassasiyetle seyreden ve 4 – 72 saat arası süren baş ağrısı ataklarından en az beş atak olması tanı koydurucudur. Bu anlamda baş ağrısı primer baş ağrısı ve başka bir rahatsızlğa bağlı olarak seyreden sekonder baş ağrısı olarak ayrılabilir. Primer baş ağrılarından kronik baş ağrıları içinde, baş bölgesi adalelerinin tutulumu ile birlikte seyreden veya bağımsız olan gerilim tipi baş ağrıları, migren, küme baş ağrıları, servikojenik baş ağrıları sayılabilir. Sekonder baş ağrıları olarak travma sonrası baş ağrıları, sinus baş ağrısı, kafaiçi basıncın artması ya da azalmasına bağlı ağrılar, kafa içi tümörler sayılabilir."
Baş Ağrısı Türleri:
Baş ağrısının birçok türü var. Prof. Dr. Özyalçın bunu iki ana başlık altında topluyor: Akut ve kronik baş ağrıları. Akut baş ağrısı herhangi bir hastalığın oluşturduğu durum olarak tanımlanıyor. Kafa içinde çok ciddi ve hemen önlem alınması gereken tümör anevrizma gibi bazı önemli sorunlar içerebiliyor. Aynı zamanda gribal enfeksiyon, göz, kulak veya dişlerle ilgili sorunlar da akut baş ağrılarına yol açabilir. Kronik baş ağrıları ise uzun süreli tekrarlayan ağrılar olarak tanımlanıyor. Baş, boyun, adale ve eklem ağrılarından kaynaklanan ağrılar, aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrıları bu tanıma giriyor.
Peki ne zaman akut ne zaman kronik ağrıdan söz ediliyor?
Prof. Dr. Özyalçın bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Sık tekrarlayan ve yıllardır süren ağrılar kroniktir. Ancak kişi hayatında ilk kez daha önce görmediği türde şiddetli bir baş ağrısı ile karşılaşıyorsa bu çok önemlidir. Bunu bir alarm olarak kabul edebiliriz. Ayrıca baş ağrısının başlangıç şekli de çok önemlidir. Hasta 50 yaşın üzerinde ise ve daha önce hiç belirtmediği halde baş ağrısı yakınmalarından bahsediyorsa bu da bir alarmdır. Oysa çocukluk çağı ya da erken erişkin dönem pek çok primer kronik baş ağrısı rahatsızlığının başlangıç dönemidir. Bunun dışında baş ağrısının tansiyon artışı ile bazı ateşli hastalıklarla veya ense sertliği çift görme gibi bulgularla seyretmesi hastanın baş ağrısı dışında kanser gibi bir hastalığının olması, bir kafa travması sonrası baş ağrısı gelişmesi gibi durumlar dikkat edilmesi ve bir nörolog ya da beyin cerrahı tarafından izlenmesi gereken önemli aciliyeti olan sorunlardır. Bunların dışında bazı özel tipte rahatsızlıkları saymazsak, kronik primer baş ağrılarının bir çoğu için bugün dünyada gelişen eğilim, bu ağrıların sadece nörologlar tarafından değil aile hekimleri ve dahiliyeciler tarafından düzenli olarak takip ve tedavi edilebileceği yönündedir."
Her ağrı migren değil!
Baş ağrısı deyince akla ilk olarak migren geliyor. Ancak her baş ağrısını migren olarak algılamamak gerek. Peki migreni diğer baş ağrılarından ayıran en önemli belirti nedir? Prof. Dr. Özyalçın bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Migreni diğer baş ağrılarından ayıran en önemli özellik yarım baş tutmasıdır. Ama ağrı şiddetlendiğinde tüm başa yayılması söz konusudur. Zonklayıcı olması, ağrıyla birlikte bulantı, kusma, ışık ve gürültü rahatsızlığının da olması tanıyı kuvvetlendirir. Kişi sessiz bir yere kapanmak, uyumak ister. Gerilim tipi baş ağrısında ise kişi "Kafamı mengeneyle sıkıştırıyorlar" tarzı bir açıklama yapar. Migrenin aksine gerilim başağrısında hastalar günlük aktivitelerini sürdürebilir. Gerilim baş ağrısında genellikle bulantı, kusma gibi belirtilere rastlanmaz. Her ne kadar şiddetlendiğinde bulgular karışabiliyorsa da, bu iki sık rastlanan baş ağrısı tipi arasındaki fark oldukça kesin hatlarla birbirinden ayrılabilir."
DAHA ÇOK KADINLARDA
Migren daha çok kadınlarda görülüyor. Kadınlarda yüzde 15 oranında görülürken erkeklerde sadece yüzde 5 oranında rastlanıyor. Bunun tek sebebi var: Bazı hastalıklar cinsiyet seçiyor! Kısacası kadınlar migren açısından şanssız. Peki migrenin tamamen iyileşme ihtimali olabilir mi? Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Nöroloji Kliniği Şefi Prof. Dr. Yasef Özsarfati bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Toplumumuzda "migren geçmez" inanışı hakimdir. Migrenin tedavisinde hedefin saptanması çok önemlidir. Ağrı geldiği halde verimli olarak işinizi sürdürebiliyorsanız diğer günlerden farkı yoksa bu durum tıbbi tedavi açısından başarıdır. Ama başarıyı sıfır baş ağrısı olarak algılarsanız o zaman başarı değerlendirilmesi hatalı olur. Migren tedavisinde hedef kişinin baş ağrılarıyla ilgili kayba uğramamasıdır. [yenisayfa]
Migrenin tedavisi
Migren, tedavisi zor ama imkansız olmayan bir hastalık. Prof. Dr. Özsarfati migren tedavisinde hangi yolların izlenmesi gerektiği konusunda şunları söylüyor: "Migrenin tedavisinde migrenin oluşum mekanizmasını engelleyici önlemler alınır. Örneğin damarların büzülmesi ve genişlemesini engelleyen bir tedavi yapılır. Ayıca beyinde eksik olan seratonin denen maddenin hap veya enjeksiyon olarak verilmesi şeklinde bir tedavi söz konusudur. Ama bunların yan etkileri olduğu için doktor tarafından dozlarının ayarlanması gerekiyor. Migren tedavisinde magnezyum verilmesi de önemli bir yer tutar. Klasik sınıflamaya giren migren atağı 4 ile 72 saat sürer. Atak sırasında sigara ve alkol alınmaması gerekir. Migreni olan bir kişi atağın başlamasını beklemeden ilaç alırsa bu daha faydalı olur."
Tanı ve tedavi
Baş ağrısı tanısı klinik muayene ve MR ile çok kolay. Ancak tedavi konusunda farklı uygulamalar söz konusu. Prof. Dr. Özsarfati bunu şöyle açıklıyor: "En başta ilaç tedavisi ve onun yanında destekleyici başka tedaviler de uygulanır. Bu destekleyici tedaviler arasında gerekirse psikolog yardımı da alınabilir. Gerekirse birtakım fizik tedavi uygulamaları veya lokal olarak ağrı bölgelerine yapılacak enjeskiyonlarla ağrının giderilmesine yardımcı olunur. Ağrılı tetik noktaları bulunup bunların içine ilaçlar zerk edilerek gevşeme sağlanabilir.
Kaç çeşit baş ağrısı var?
  1. Akut baş ağrıları
    Baş ağrısının hastalığı oluşturduğu durum olarak tanımlanıyor. Kafa içinde çok ciddi ve hemen önlem alınması gereken bazı sorunlar içerebiliyor.
  2. Kronik baş ağrıları
    Uzun süreli tekrarlayan ağrılar bu tanıma giriyor. Bazı kronik baş ağrısı tipleri:
  • Baş, boyun, adale ve eklem ağrılarından kaynaklanan ağrılar
  • Aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrıları
  • Psikiyatrik bozukluklara bağlı ağrılar
  • Migren
  • Gerilim tipi baş ağrısı
  • Kranial nevraljiler 

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1946 defa okunmuştur.

DoktorSitesi.com

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Kanser hakkında merak ettikleriniz
Gebelikte yaralar daha hızlı iyileşiyor
Çocuklarda kasık fıtığı ve hidrosel
Gençler ve cinsel bilinç
Çocuk aciller
Çocuklarda yaz hastalıkları
Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları
Doktorsitesi.com'un büyük başarısı
Bel ve Boyun Fıtıkları Tümü Tümü Kalp Sağlığı Sellülit Cinsel yolla bulaşan hastalıklar Deri Dolguları Kürtaj Erkek Sağlığı Genel Bulaşıcı hastalıklar Menstruasyon Duyurular Diğer Hukuk Göz bozuklukları Sigorta
Dr. Ali Rıza SANUL
Gastroenteroloji


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (149970)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 1327
olcay işitmez
“öncelikle sizlere böyle bir site kurdugunuz için teşekkür ediyorum.Bizlere sağlığımızla ilgili her konuda iyi bir rehbersiniz.Ve sitedeki tüm saygıdeger doktorlarımızın tıp bayramını en içten dileklerimle kutluyor, bizi aydınlattıkları için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.Hepinizi çooook seviyorum.Saygılarımla.„
[ Tümü ]
“Doktor Bey,benim 5.sınıf 11 yaşında erkek bir yeğenim var.Evin tek çocuğu.Kolejde okuyor.Zeki bir çocuk.Buna rağmen ablamın şikayetleri oluyor.Yeğenimin ödevim yok diye yalan söylemesi,testleri cevaplarına bakarak yapması,oyuna düşkün olması gibi...Sürekli takip istiyor.Küçük yaştan beri öğretilmesine rağmen çok dağınık.Ödevlerini yapmamasından öğretmeni de şikayetçi.Ama çalışmadan bile iyi notlar alıyor.Aile bu konuda çok dertli.Bu kadar ders yapmaktan kaçması problem mi,ne önerirsiniz?saygılar„

Cevaplayan : Prof.Dr. Selahattin ŞENOL
Psikiyatr Dr. Ayşegül Sütçü Yıldırım
Ruh sağlığınız önemlidir. Tanı, tedavi, bireysel-grup psikoterapi, aile terapisi, danışmanlık.
www.tangrampsikiyatri.net
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Euroslim Estetik ve Güzellik Merkezi
Zayıflama selülit akustik şok dalga tedavileri
0212 240 51 72-73

www.euroslimestetik.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisi hakkında bilgiler
www.aybarsakkor.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.