Prostat kanseri en sık rastlanan kanser tiplerindendir (cilt kanserinden sonra). Bu kitapçık Üroonkoloji Derneği tarafından hastalara, hasta ailesi ve yakınlarına hastalığı daha iyi anlayabilmeleri için hazırlanmıştır. Bu sayede prostat kanseri hakkındaki bilgilerin daha geniş kitlelere ulaşabilmesi ümit edilmektedir.
Bu kitapçık erken tanı, semptomlar, tanı ve tedavi konularını tartışmaktadır. Prostat kanserli hastaların hayatlarını kolaylaştırıcı bilgileri içermektedir.
PROSTAT
Prostat, erkeklerin semenini (meni) oluşturan, koyu kıvamlı salgı salgılayan bir bezdir. Yaklaşık olarak bir ceviz büyüklüğündedir. Mesanenin (İdrar torbası) altında, rektumun (Makatın üst kısmı) önündedir. İdrar torbasından idrarın boşalmasını sağlayan kanalın (üretra) üst kısmını çepeçevre sarar.
Prostatın fonksiyonlarını sürdürebilmesi için erkek hormonlarına ihtiyaç vardır.
Erkek hormonlarının en önemlisi, testisler (hayalar) tarafından salgılanan testosterondur. Diğer bazı erkeklik hormonları böbreküstü bezleri tarafından da salgılanmaktadır.
KANSER NEDİR ?
Kanser ortak özellikler içeren değişik hastalıkların bir grubudur. Bu grup hastalıklar yaşamın temel birimi olan hücreyi etkilemektedir. Normal hücreler hakkında bilgi sahibi olmak ve onların kanserleştiğinde neler olduğunu bilmek, kanser olgusunu anlayabilmeyi kolaylaştırır.
İnsan vücudu bir çok hücre tipinden oluşmuştur. Normalde, vücut ihtiyaç duydukça hücreler büyür ve bölünerek çoğalırlar. Bu düzenli işleyiş vücudu sağlıklı tutar.
Eğer hücreler ihtiyaç olmadığı halde bölünmeye ve dolayısıyla çoğalmaya devam ederse, çok fazla doku oluşur. Bu fazla doku bir kitle oluşturur. Bu kitleye tümör denir. Bu fazla doku benign (selim) veya malign (habis) olabilir.
Benign (selim) doku kanser değildir. Hücreler komşu dokulara yayılmaz ve vücudun diğer kısımlarına sıçramazlar.
Benign Prostat Hiperplazisi (selim prostat büyümesi) normal prostat hücrelerinin anormal olarak büyümesidir. Bu hastalıkta prostat büyüyerek idrar kanalı (üretra) ve mesane (idrar torbası) çıkımını daraltarak, idrarın akışına engel olur. 60-70 yas üzerindeki erkeklerin yaklaşık yarısında, 70-90 yaşındaki erkeklerin %90’inda bu hastalığa bağlı sikayetler mevcuttur. Bu sikayetlerin giderilmesi için tedavi gerekir. Ancak hayatı tehdit edecek bir tehlike oluşturmazlar.
Malign (habis) doku kanserdir. Kanser hücreleri kontrolsüz olarak çoğalırlar. Komşu dokulara yayılır ve harap ederler. Kanser dokusundan kopan hücreler kan ve lenf dolaşımıyla vücudun değişik kısımlarına giderek yerleşir ve yeni kanser odakları oluştururlar. Kanserin bu yayılışına “ metastaz ” denir.
Kanserlerin çoğu geliştikleri hücrenin tipi veya organın adıyla anılırlar. Prostatdan gelişen kanser, “ prostat kanseri ” diye isimlendirilir. Prostat kanseri, prostat bezi içinde kalabileceği gibi, yakın lenf bezlerine de yayılabilir. Ayrıca kemiğe, mesaneye, rektuma ve diğer organlara da yayılabilir. Bu kanser hücreleri vücudun değisik kısımlarına yayılsa da orijinal tümörün ismiyle anılırlar. Örneğin, prostat kanseri kemiğe yayılırsa, burada tümör içindeki kanser hücreleri yine prostat kanseri hücreleridir. Hastalık kemik kanseri değildir, metastatik prostat kanseri olarak isimlendirilir.
BELİRTİLER
Erken prostat kanseri, genellikle bir şikayete neden olmaz. Belirtiler olustuğunda aşağıda sıralanan problemlerin bir kısmını kapsayabilir.
- Özellikle geceleri olmak üzere sik işeme ihtiyacı
- İşemeye başlamada ve sonlandırmada güçlük
- İşeyememe
- Zayıf veya fasılalı idrar akımı
- İşerken yanma veya ağrı
- Ağrılı ejakülasyon (boşalma)
- İdrar veya semende (meni) kan
- Sırt, kalça ve bacak ağrıları
Bu şikayetlerden herhangi biri kanser veya ciddi olmayan başka sağlık problemleri tarafından oluşturulabilir. Bu şikayetlerin nedenini sadece bir doktor söyleyebilir. Bu tip şikayetleri olan bir sahıs bir üroloğa (böbrek, idrar yolları ve üreme organları konusunda uzmanlaşmış doktor) görünmelidir. Hastalar ağrının oluşmasını beklememelidir, erken prostat kanseri ağrıya neden olmaz.
TANI
Eğer şikayetler oluşmuşsa; doktor, hastasından şikayetlerini ve hikayesini sorgular, fizik muayene ister ve gerekirse bir takım laboratuar testlerine başvurur. Testler ve incelemeler şunları içerir.
Parmakla Rektal Muayene : Doktor eldiven giyip, kayganlaştırıcı madde (vazelin) sürdüğü parmağını makattan sokar. Bu yolla prostatın büyüklüğünü, kıvamını ve kitle içerip içermediğini kontrol eder.
Kan Testleri : Laboratuarda kandaki prostat spesifik antijen (PSA) ve prostatik asit fosfataz (PAP) düzeyi ölçülür. Kandaki PSA düzeyi, prostat kanseri, prostatın selim büyümesi ve prostatın iltihabi hastalıklarında yüksek çıkabilir.
Doktor sadece bu kan testlerini kullanarak prostat kanseri tanısı koyamaz. Çünkü bir çok diğer kanser dışı hastalıklar nedeniyle de bu testlerin sonuçlarında yükselmeler olabilir. Ancak doktor bu testlerin sonuçlarıyla, hastayı kanser yönünden incelemeye alıp almayacağına karar verir.
İdrar Testi : İdrar, kan veya iltihap aramak amacı ile kontrol edilir.
Doktor hastanın şikayetlerinin nedeni hakkında daha detaylı bilgiler edinmek ve prostattaki olayın benign (selim) veya malign (habis) olup olmadığını kontrol etmek amacıyla başka testlere başvurabilir. Bunlar:
- Transrektal Ultrasonografi : Makattan yerleştirilen bir aletle, insanin duyamayacağı ses dalgalarıyla prostat incelenir. Bir bilgisayar yardımyyla prostat dokusundan yansıyan ses dalgaları, ekranda sonogram denen bir resim oluşturur. Bu sistemle prostat görüntülenebilir hale gelir.
- Intravenöz Pyelogram : İdrar yollarını görüntüleyen röntgen filmidir.
- Sistoskopi : İnce, ışıklı bir tüple doktor, idrar kanalı ve idrar torbasını direkt gözüyle görerek inceler.
Eğer test sonuçları prostat kanseri olabileceğini işaret ederse biyopsi yapılmalıdır. Biyopsi tanı koyabilmek için gerekli tek yoldur. Biyopsi sırasında transrektal ultrasonografiden yararlanılarak, ince bir iğne yardımıyla küçük miktarda prostat dokusu incelenmek üzere alınır. Patoloji uzmanı mikroskop altında alınan dokuyu inceleyerek prostat kanser hücrelerini görmeye çalışır. Eğer kanser varsa, patoloji uzmanı kanserin grade’ini (derecesini) de rapor eder. Grade tümörün normal prostat dokusuna ne kadar benzediğini ve büyüme hızının ne kadar fazla olabileceğini gösterir. Prostat kanserini grade’lemenin bir yolu Gleason sistemidir. Prostat kanseri bu sistemle 2 ile 10 arasında bir skor alır. Düşük skorlu tümörler, büyük skorlu tümörlere göre daha yavaş büyüme ve yayılma özelliğine sahiptir.
Biyopsi önerilen bir erkek hasta su soruları sorabilir :
- Biyopsi işlemi ne kadar sürecek ? Uyanık mi olacağım ? Canım acıyacak mı ?
- Sonuçlari ne zaman ögrenebilirim ?
- Eger kanser çikarsa, tedavimle ilgili kiminle ve ne zaman görüsecegim.
- Eger fizik muayene ve yapilan testler prostat kanserine isaret etmezse, doktor, prostat büyümesine bagli sikayetleri gidermek için tedaviler önerebilir. Bu tedavi ilaçla olabilecegi gibi operasyon da gerekebilir.
EVRELEME
Prostatta kanser saptanmissa doktorun hastaligin evresini, (yayilimini) bilmesi gerekir. Evreleme, kanser yayilmis mi, yayilmissa vücudun neresine yayildigini saptamak amaciyla yapilir. Çesitli kan testleri ve görüntüleme yöntemleri kullanilabilir. Buradan elde edilebilecek bilgilere göre tedaviye karar verilir.
Evreleme için yapilan testler ile hastaligin hangi evrede oldugu anlasilir:
Evre I (A) Hastanin hiçbir sikayeti yoktur ve kanser rektal muayene ile tespit edilemez. Kanser çogunlukla iseme güçlügü sikayetlerini düzeltmek amaciyla yapilan ameliyat sirasinda saptanir. Evre I tümörler prostat disina tasmamistir, ancak prostat içinde baska alanlar da bulunabilir.
Evre II (B) Tümör rektal muayene sirasinda veya kan testi ile tespit edilir, ancak kanserin prostat disina yayildigina dair hiçbir bulgu yoktur.
Evre III (C) Kanser prostat disina, komsu dokulara tasmistir.
Evre IV (D) Kanser hücreleri lenf bezlerine veya vücudun diger kisimlarina yayilmistir.[yenisayfa]
TEDAVİYE HAZIRLIK
Doktor her hastanin ihtiyaçlarini karsilayacak bir tedavi plani gelistirir. Prostat kanserinin tedavisinde hastaligin yayginligina ve gradeine (kanser hücrelerin ne kadar hizli büyüdügü ve yayildigina) göre karar verilir. Tedavi planlanirken dikkat edilen diger önemli faktörler hastanin yasi, genel saglik durumu, tedavi ve bu tedavinin muhtemel yan etkileri konusunda hastanin hissettikleridir.
Kansere yakalanmis birçok insan hastaliginin ne oldugu, tedavi seçenekleri, tedavinin muhtemel yan etkileri konularinda mümkün olan herseyi ögrenmek ister, bu yolla tibbi konularda verilecek kararlara aktif olarak katilabilir. Prostat kanseri olan erkekler için birkaç tedavi seçenegi mevcuttur (cerrahi, radyasyon-isin tedavisi ve hormon tedavisi). Hasta ve doktoru tedaviye karar verirken her seçenegin yararlarini ve muhtemel yan etkilerini gözönüne alirlar. Tedavi seçeneklerinin yan etkileri arasinda cinsel yasama, idrar yapmaya ve hayat kalitesine etki hastanin özellikle merak ettigi konulardir. Hastalar "Tedavi Metodlari" (sayfa 5), "Tedavinin Yan Etkileri" (sayfa 8) ve "Kanser Hastalarinin Desteklenmesi" (sayfa 10) basliklarinda bu konuda yararli bilgilere ulasabilirler. Buna ek olarak hasta en iyi tedavinin belirlenmesi veya yeni tedavi metodlarinin ortaya koyulmasi için yapilacak bir arastirmaya katilma konusundaki fikirlerini doktoruyla konusabilir. "Klinik Çalisma" denilen bu arastirmalar hakkinda daha fazla bilgi sayfa 7de verilmistir.
Bir hastaya kanser tanisi koyuldugunda, sok ve stres hastanin dogal tepkileridir. Bu hisler hastanin doktora sormak istedigi herseyi sormasini son derece zorlastirir. Hastanin sormak istediklerini bir liste halinde yazmasi çogu zaman yararli olur. Doktorun anlattiklarini hatirlayabilmek için hasta notlar alabilir. Bazi hastalar bu konusmalar sirasinda bir aile ferdinin veya bir arkadaslarinin da hazir bulunmasini, tartismaya onlarin da katilmasini, notlar almasini veya sadece dinlemesini isteyebilir.
Tedavi süresince birçok soru ortaya çikabilir. Zaman zaman hastalar saglik ekibinden daha datayli açiklamalar isteyebilir.
Tedavi baslamadan önce hastanin doktora sormak isteyecegi bazi sorular sunlardir.
- Hastaligimin yayginligi ne kadardir?
- Hastaligimin gradei nedir?
- Tedaviye ihtiyacim var mi? Tedavi seçenekleri nelerdir? Siz bana ne tavsiye edersiniz?
- Tedavi seçeneklerinin beklenen yararlari nelerdir?
- Tedavilerin riskleri ve muhtemel yan etkileri nelerdir?
- Tedavi cinsel hayatimi etkileyecek midir?
- Idrar yapma problemleriyle karsi karsiya kalir miyim?
- Klinik çalismalarla yeni tedavi seçenekleri arastirilmakta midir? Böyle bir çalismaya katilmak benim için uygun olur mu?
TEDAVİ METODLARI
Prostat kanseri yavas ilerler ve erken teshis koyulmus birçok hastada tedaviye ihtiyaç olmayabilir. Bunun yaninda yasli erkeklere veya baska ciddi saglik problemleri olan erkeklere tedavi önerilmeyebilir. Bu erkeklerde tedavinin muhtemel yan etkileri, tedavini yararindan fazla geleceginden doktor hastaya "takip" önerebilir. Bu durumda hasta yakindan takip edilir ve ileride sikayetleri olursa bunlar tedavi edilir. Bilim adamlari erken evre prostat kanseri olan hastalarda tedavini ne zaman ve kimde gerekli ve etkili olacagini arastirmaktadirlar. (Sayfa 7deki "Klinik Çalismalar" kismina daha fazla bilgi için bakabilirsiniz)
Prostat kanserinin tedavisinde cerrahi, radyasyon-isin tedavisi ve hormon tedavisi mevcuttur. Bazen hastalara bu tedavilerin kombinasyonlari uygulanabilir. Buna ek olarak doktorlar baska tedavi seçeneklerinin de etkili olup olmadigini arastirmaktadirlar.
Cerrahi : Prostat kanserinin erken evrelerinde sikça kullanilan bir tedavidir. Prostatin tamaminin çikarilmasi için yapilan ameliyata radikal prostatektomi adi verilir.
Ameliyat olmadan önce hastanin doktora sormak isteyecegi bazi sorular sunlardir:
- Ne tür bir ameliyat olacagim?
- Ameliyattan sonra kendimi nasil hissedecegim?
- Eger agrim olursa bana nasil yardim edeceksiniz?
- Ameliyatin kalici yan etkileri olacak mi?
Radyasyon-Isin Tedavisi : Prostat kanserini tedavi etmek için baska bir yoldur. Radyasyon tedavisinde (radyoterapi de denir) yüksek enerjili isinlarla kanser hücreleri harap edilir ve büyümeleri durdurulur. Cerrahi gibi, radyasyon tedavisi de lokal bir tedavidir ve sadece tedavi uygulanan alandaki kanser hücrelerini etkiler. Erken evre prostat kanserinde radyasyon tedavisi, cerrahi yerine veya cerrahiyi takiben o bölgede kalmis olabilecek kanser hücrelerini yok etmek için uygulanabilir. Daha yaygin kanserlerde, agrinin ve diger problemlerin giderilmesi için radyoterapi verilebilir.
Radyasyon vücuda disaridan bir makineyle (distan radyasyon) yönlendirilebilir, veya radyoaktif madde içeren bir çekirdek yerlestirilmesi ile direkt olarak tümöre verilebilir (içten radyasyon) (Brakiterapi). Bazi hastalara bu iki radyasyon tedavisinin ikisi birden uygulanabilir.
Prostat kanseri olan hastaya distan radyasyon tedavisi bir hastanede veya klinikte ayaktan uygulanir. Tedavi genelde haftada bes gündür ve alti hafta sürer. Bu tedavi planina uyulmasi prostat çevresindeki saglikli dokuyu saçilan radyasyondan korur. Tedavide isinlar kasik bölgesine yönlendirilir. Tedavinin sonunda, yüksek doz radyasyon tümörün gelistigi daha küçük bir alana odaklanarak verilir.
Içten radyasyon (brakiterapi) tedavisi için belli bir süre hastanede yatmak gerekebilir, bu sürede içinde radyoaktif çekirdekler yerlestirilir. Çekirdekler geçici veya kalici olabilir. Geçici olarak yerlestirilen bir çekirdek çikarildiginda, vücutta hiç radyoaktivite kalmaz. Kalici bir çekirdegin içerdigi radyasyon genellikle çevredeki diger insanlara zararli olmaz, fakat belli bir süre diger insanlarla uzun süreli yakin iliskiden kaçinilmasi önerilir.
Radyasyon tedavisinden önce hastalarin doktora sormak isteyecegi bazi sorular sunlardir:
- Bu tedavinin amaci nedir?
- Tedavi ne zaman baslayacak? Ne zaman bitecek?
- Tedavi süresince kendimi nasil hissedecegim?
- Tedavi süresince kendime nasil bakmaliyim?
- Radyasyon tedavisinin ise yaradigini nasil anlayacagiz?
- Tedavi süresince normal aktivitelerime devam edebilecek miyim?
Hormon tedavisi : Prostat kanseri hücrelerinin büyümek için ihtiyaç duydugu hormonlarin etkisini sonlandirir. Bir erkek, hormon tedavisi aldiginda vücudundaki erkeklik hormonu seviyesi düser. Hormon seviyesindeki bu düsüs vücudun baska yerlerine yayilmis olsa da tüm kanser hücrelerini etkiler. Bu sebeple hormon tedavisine sistemik tedavi denir.
Hormon tedavisinin birçok sekli vardir. Bunlardan bir tanesi hayalarin alinmasidir. Orsiektomi denen bu ameliyat erkeklik hormonunun ana kaynagini yok eder.
LHRH-agonistleri kullanilmasi hormon tedavisinin baska bir seklidir. LHRH-agonistleri hayalarin erkeklik hormonu (testosteron) üretmesini engeller.
Hormon tedavisinin baska bir seklinde ise, hastalar hayalarin testosteron üretmesini engellemek için bir kadin hormonu olan östrojen alir.
Orsiektomi sonrasinda, veya LHRH-agonisti veya östrojen tedavisinde hayalardan testosteron üretimi durur. Buna ragmen böbreküstü bezleri az miktarda erkeklik hormonu üretebilir. Bazen hastalara bu az miktardaki hormonu engellemek için antiandrogen denilen bir ilaç verilebilir. Bu kombinasyon tedavisine tam androjen blokaji adi verilmektedir.
Vücudun diger kisimlarina yayilmis olan prostat kanseri hormon tedavisi ile genellikle bir süre kontrol altina alinabilir, bu kontrol çogu zaman yillarca sürer. Zaman içinde prostat kanseri hücreleri çok az erkeklik hormonuyla veya hiç hormon olmadan büyüyebilecek hale gelirler. Bu gerçeklestikten sonra hormon tedavisi etkisini yitirir, ve doktor hastasina arastirma asamasinda olan baska tedaviler önerebilir.
TEDAVİNİN YAN ETKİLERİ
Doktorlarin tedaviyi çok dikkatli planlamalarina ragmen, tedavinin etkilerini sadece kanser hücrelerini etkileyecek ve yok edecek sekilde kisitlamak oldukça zordur. Tedavi saglikli dokulari ve hücrelere de zarar vereceginden çogu zaman istenmeyen, bazen de ciddi yan etkilere neden olabilir.
Prostat kanseri tedavisinin yan etkileri büyük ölçüde tedavinin tipine ve yayginligina baglidir. Ayrica her hastanin tedaviye verdigi yanit farklidir. Doktorlar ve hemsireler tedavinin yan etkilerini hastaya açiklarlar, ve çogu zaman tedavi süresince ve sonrasinda ortaya çikabilecek sikayetleri düzeltecek önerilerde bulunurlar. Yan etkiler meydana çikarsa bunlardan doktoru haberdar etmek bu sebeple önemlidir.
Cerrahi
Hastalar genellikle ameliyattan sonraki ilk birkaç günde rahatsizlik hissederler, fakat bu agrilar ilaçlarla geçirilebilir. Hastalar agri tedavisi konusunda doktorlariyla veya hemsireleriyle rahatça konusabilirler. Hastalarin kendilerini yorgun ve zayif hissetmeleri de sikça karsilasilan bir durumdur. Hastalarin ameliyattan sonra düzelme süreleri hastadan hastaya farklilik gösterir.
Prostatin çikarilmasi için yapilan ameliyat kalici penis sertlesme bozukluguna, ve bazen de idrar kaçirma yakinmasina sebep olabilir. Bu yan etkiler eskiye göre çok daha seyrek görülmektedirler. Bazi cerrahlar özellikle küçük tümörleri çikarirken yeni metodlar kullanirlar. Sinir koruyucu cerrahi denilen bu teknikler, peniste sertlesmeyi saglayan ve mesane açilmasini saglayan sinirlere zarar gelmesini önler. Bu ameliyat tam basarili oldugunda, peniste sertlesme ve idrar kaçirma problemleri sadece geçici bir süre olur. Buna karsin prostatektomi olan erkeklerde meni üretilmez ve bosalma sirasinda meni bosalmaz.
Radyasyon-Isin Tedavisi
Radyasyon tedavisi devam ettikçe hastalar kendilerini çok yorgun hissederler. Dinlenmek bu nedenle çok önemlidir, fakat doktorlar hastalarina olabildigi kadar aktif kalmalarini önerirler. Hastalarda ishal veya sik idrara çikma, idrar yaparken rahatsizlik hissi olabilir. Buna ek olarak, hastalara distan radyasyon tedavisi uygulandiginda, isinin verildigi bölgede ciltte kizariklik, kuruluk ve gerginlige sikça rastlanilir. Isinin uygulandigi kasik bölgesindeki tüyler de dökülebilir. Uygulanan radyasyon miktarina bagli olarak bu tüy dökülmesi geçici veya kalici olabilir.
Radyasyon tedavisi bazi erkeklerde peniste sertlesme problemlerine yol açabilir. Içten çekirdek yerlestirilerek yapilan radyasyon tedavisinde bu yan etki distan radyasyon tedavisine göre daha seyrek olur. Içten yapilan radyasyon tedavisi sertlesmeyi kontrol eden sinirlere daha az zarar vermektedir.
Hormon Tedavisi
Orsiektomi, LHRH-analoglari ve östrojen siklikla cinsel istek kaybi, sertlesme problemleri ve sicak basmasi gibi yan etkilere yol açar. LHRH-analoglari ilk alindiginda tümörde bir miktar büyümeye ve sikayetlerin bir süre için agirlasmasina sebep olurlar. Bu geçici probleme "tümör alevlenmesi" adi verilir. Bu ilaçlar zamanla testosteron seviyesinin düsmesine neden olur. Vücutta testosteron seviyesinin düsmesiyle, tümör büyümesi yavaslar ve hastanin durumunda belirgin bir düzelme görülür. Östrojen veya bir antiandrojen kullanan prostat kanseri hastalarinda bulanti, kusma, memelerde gerginlik ve hassasiyet görülebilir. (Östrojen erkeklerde kalp rahatsizliklarini arttirdigi için günümüzde eskiye göre çok ender kullanilmaktadir. Kalp rahatsizligi öyküsü bulunan erkeklerde bu tedavi sekli uygun degildir.)
Kemoterapi
Kemoterapinin yan etkileri tamamen kullanilan ilaçlarin cinsine baglidir. Her kemoterapi ilacinin kendine has yan etkileri mevcuttur ve doktorunuz size bu ilaçlar konusunda ayrintili bilgi verebilir.
Biyolojik Tedavi
Biyolojik tedavinin yan etkileri arasinda titreme, ates, kas agrilari, zayiflik, istah kaybi, bulanti, kusma, ishal gibi gribe benzer yakinmalar sayilabilir. Hastalarin cildinde kizarikliklar olabilecegi gibi, ciltte kolayca kanama veya yaralanmalar da görülebilir. Bu problemlerin bazilari çok ciddi olabilir, fakat tedavinin kesilmesiyle kaybolurlar.
KANSER HASTALARININ BESLENMESİ
İyi ve saglikli beslenme son derece önemlidir. Iyi beslenen hastalar kendilerini daha iyi hissederler ve daha fazla enerjileri olur. Kanser tedavisi sirasinda iyi beslenmeden anlasilan kilo kaybini engellemek için yeterli kalori ve protein almak, tekrar güç kazanmak ve normal dokularin olusmasini saglamaktir.
Bazi hastalar için tedavi sirasinda iyi beslenmek çok zordur. Istahlarini tamamen kaybedebilirler. Istah kaybina ek olarak, bulanti ve kusma gibi tedavinin sikça karsilasilan yan etkileri yemek yemeyi iyice zorlastirir. Hastalar yiyeceklerin tadi kaçmis gibi hissederler. Bunun yaninda, tedavi altindaki hastalar yorgun ve rahatsiz olduklari anlarda yemek yemek istemezler.
Doktorlar, hemsireler ve diyetisyenler tedavi süresince iyi beslenme konusunda önerilerde bulunabilirler. Hastalar ve hasta yakinlari da doktorlarinin önerecegi diger kaynaklardan kanser hastalarinin beslenmesi konusunda bilgi alabilir; kanser tedavisi ve yan etkileri konusunda yararli bilgiler edinebilirler.
TAKİP
Prostat kanseri olan her erkek düzenli araliklarla takip edilmelidir. Hastanin doktoru uygun bir takip takvimi belirler. Doktor, hastayi düzenli olarak muayene ederek, hastaligin nüks edip etmediginden veya ilerleyip ilerlemediginden emin olmalidir. Ayrica hangi ek tedavilerin gerektigine de karar vermelidir.
Takiplerde, film, tomografi ve PSA kan testini içeren laboratuar testleri yapilabilir.
KANSER HASTALARINDA DESTEK TEDAVİSİ
Ciddi bir hastalikla yasamak çok zor bir olaydir. Kansere yakalanmis kisiler veya onlara bakan kisiler çesitli problemler ve zorluklarla karsi karsiya kalirlar. Eger insanlara aydinlatici bilgiler ve destek tedavisi saglanirsa hastalikla basa çikmak kolaylasabilir.
Hastaya arkadaslari ve yakinlari destek olabilirler. Ayrica, hastalar ayni hastaliga yakalanmis kisilerle sorunlarini tartismayi yararli bulabilirler. Kanser hastalari, bu hastalikla mücadele konusunu veya tedavilerin etkinligini tartisabilecekleri destek gruplarina katilirlar. Gene de, her hastanin farkli oldugunu akilda tutmak önemlidir. Her ikisi de ayni tip kansere yakalanmis olsalar bile, bir hastada faydali olan bir tedavi biçimi diger hastada ise yaramayabilir.
Kisinin arkadaslarinin ve yakinlarinin önerilerini doktoru ile tartismasi iyi bir fikirdir.
Kanser hastalari, isini kaybetme, ailelerinin ne olacagi ve günlük aktivitelerini devam ettirip ettirememenin endisesini yasarlar. Tibbi testler, tedaviler, hastanede yatma ve tedavi faturalari ortak kaygilardir. Doktorlar, hemsireler ve diger saglik personeli, tedavi, çalisma ve diger aktivitelerle ilgili sorulari cevaplandirabilir.
Duygu ve düsüncelerini, endiselerini paylasmak isteyen hastalar, sosyal destek uzmani, danisman veya bir din görevlisi ile konusabilir.
Prostat kanseri hastalari ve esleri, bu hastaligin ve uygulanan tedavinin seksüel fonksiyonlar üzerindeki etkilerini merak etmektedirler. Hastalar bu konuyu ve muhtemel yan etkileri ve bu etkilerin geçici mi, sürekli mi olacagi sorununu doktorlari ile konusmak isteyebilirler.
Sonuç ne olursa olsun, hasta ve yakinlarinin endiselerini tartismalari ve tedavi öncesi ve sonrasi birbirlerine destek olmanin yollarini aramalari gerekir.
Genellikle, hastane veya klinikte görevli bir sosyal hizmet uzmani, ruhsal destek, finans, ulasim, ev bulma ve diger servisleri saglayan bölgesel veya ulusal gruplar konusunda yardimci olabilir.
GELECEK NE VAADEDİYOR
Prostat kanseri ile ilgili arastirmalar, bu hastalikla ilgili daha iyi tedavi seçenekleri bulmaktadir ve erkekler için gelecek daha ümitli görünmektedir. Hasta ve yakinlarinin gelecek için endiselenmeleri dogaldir. Bazen hastalar tedavi sansini degerlendirmek için istatistiklere basvurur. Unutulmamalidir ki, istatistikler büyük hasta sayilarina dayanan ortalama degerlerdir. Bu yüzden özellikle bir hastaya ne olacagini tahmin etmekte kullanilamaz. Hiçbir hasta birbirine benzemez, tedaviler ve yanitlar degisebilir. Hastanin tedavi sansini veya hastaligin kontrolünü tartisabilecek en uygun kisi hastanin tedavisini üstlenen doktordur.
Doktorlar, hastaliktan kurtulma konusunda konusurken, terim olarak “tedavi” yerine “gerileme” ifadesini kullanabilir. Birçok prostat kanseri hastasi tamamen iyilesse bile, hastaligin tekrarlayabilecegi veya tedaviden sonra tekrar ortaya çikabileceginden dolayi doktorlar bu terimi kullanirlar.
Prostat kanserini anlamak için yapilan arastirmalar
Prostat kanseri önemli bir toplumsal saglik problemidir.
Arastirmacilar bu hastaligin sebeplerini ögrenmek ve erken teshisin saglamak için arastirmalar yapmaktadir.
Sebepler ve Önleme
Prostat kanserinin sebepleri henüz bilinmemektedir. Arastirmacilar bu hastaligin riskini artirabilecek faktörleri arastirmaktadirlar. Bu faktörleri ne kadar iyi ortaya koyabilirlerse, bu hastaligi önleme ve tedavide o kadar basarili olabilirler.
ABD’de yapilan çalismalar, prostat kanserinin en çok 55 yasin üzerindeki erkeklerde oldugunu göstermektedir. Tani alan erkeklerin ortalama yasi ise 72‘dir.
Doktorlar prostat kanserinin neden bir erkekte görülüp digerinde görülmedigini açiklayamiyorlar. Prostat kanseri bulasici bir hastalik degildir.
Eger bir kisinin babasinda veya erkek kardesinde prostat kanseri mevcutsa, o kiside de prostat kanseri görülme orani normalden yüksektir. Fakat arastirmacilar neden bazi ailelerde daha yüksek oranda prostat kanseri görüldügünü tam olarak bilemiyorlar.
Arastirmacilar beslenmenin etkilerini arastiriyorlar. Yagli beslenmenin prostat kanserinin görülme sikligini artirdigi söylenmektedir. Meyve ve sebzelerden zengin bir beslenmenin de riski azalttigi söylenmektedir. Fakat bunlarin hiç birisi kanitlanamamistir.
Diger çalismalarda, çiftçiler veya pil imal ederken, kaynak yaparken metal kadmiyuma maruz kalan isçilerde riskin yüksek oldugu söylenmektedir. Gene plastik sanayiinde çalisanlarin da, normal topluma göre daha yüksek riskleri vardir. Bu sonuçlari dogrulayabilmek için daha fazla çalismalara ihtiyaç vardir.
Bilim adamlari ayrica BPH veya Cinsel yolla bulasan bir virüsün de prostat kanseri riskini arttirip arttirmadigini arastirmaktadirlar. Iki durumda da riskin arttigina dair bir veri ellerinde yoktur.
Tani
Arastirmacilar prostat kanserini erkeklerde taramak için yöntemler arastirmaktadirlar. (Semptomu olmayan erkekleri kontrol etmek için). Su asamada taramanin yasam kurtardigi bilinmemektedir. Prostat kanseri için yapilan çalismalarda 55 ile 74 yaslari arasindaki erkeklerde DRE ve PSA düzeylerinin etkinligi arastirilmaktadir. Bu çalismanin sonuçlari erkeklerin tarama yöntemlerini degistirebilir. Erkekler doktorlari ile prostat kanseri, bu hastaligin belirtileri ve düzenli araliklarla yapilacak tarama testleri için konusmalidirlar.
Doktorun önerileri, taninin ve tedavinin riskleri ve yararlarina, hastanin yasina, tibbi hikayesine ve diger faktörlere dayanmalidir.
TIBBI TERİMLERİ:
- Anüs (Makat) : Diskinin disari atildigi delik.
-
Antiandrojen : Erkek seks hormonlarinin etkisini ortadan kaldiran ilaç.
-
Benign (Selim) : Kanserle ilgisi olmayan çevre organlara veya vücudun diger bölgesine yayilmayan.
-
Benign Prostat Hiperplazisi (Selim Prostat Büyümesi) : Kanserli olmayan, prostat bezi büyümesi. Bu büyüme üretra ve mesaneye basi yaparak idrar akimini bloke eder. Benign prostat hiperplazisi veya BPH da denir.
-
Biyolojik Tedavi : Bagisiklik sisteminin infeksiyonlarla veya diger hastaliklarla savasabilme yetenegini yeniden kazandiran veya uyaran tedavi. Immünoterapi de denir.
-
Böbreküstü Bezleri : Böbreklerin üzerinde bulunan iki adet bez. Bunlar az miktarda seks hormonu da dahil olmak üzere birçok hormon üretirler.
-
Biyopsi : Mikroskop altinda kanser hücrelerini aramak amaciyla yapilan dokudan örnek alma islemi.
-
Bölgesel (Lokal) Tedavi : Tedavi bölgesindeki kanser hücrelerine yönelik yapilan bölgesel tedavi.
-
Cerrahi : Ameliyat
-
Ejakülasyon : Orgazm sirasinda penisten meni gelmesi. (Bosalma)
-
Eksternal Radyasyon : Kanser hücrelerine yönlendirilen yüksek enerjili dalgalarla çalisan makine kullanimi.
-
Empotans : Peniste sertlesmenin olmamasi durumu.
-
Evreleme : Kanserin yayginligini anlamak için yapilan arastirma ve testler.
-
Özellikle orijinal bölgeden diger bölgelere yayilip yayilmadigini anlamak için yapilir.
-
Genitoüriner Sistem : Vücudun idrar üreten ve üreme islevini yapan organlarin tümüne verilen isim.
-
Görüntüleme Yöntemi : Prostat kanserinin teshis ve evrelemesinde kullanilan vücudun içini gösteren tetkikler.
-
Grade : Tümörün köken aldigi dokuya ne kadar benzedigini degerlendirme.
-
Tümörün gelisme hizini tahmin etmede kullanilir.
-
Prostat kanserinde Gleason grade’lemesi kullanilir.
-
Hayalar : Iki adet yumurta seklinde sperm ve erkeklik hormonu salgilayan organlar.
-
Hormonlar : Vücuttaki bezler tarafindan üretilen kimyasal maddeler. Hormonlar bazi hücrelerin ve organlarin fonksiyonunu kontrol eder.
-
Hormonal Tedavi : Kanser hücrelerinin büyümesi için ihtiyaç duydugu hormonlari keserek uygulanan tedavi. Prostat kanserinde uygulanan hormonal tedavi, kanser hücrelerinin erkeklik hormonu olmasini engeller. Bu tedavi hayalarin alinmasi seklinde, kadinlik hormonu verilerek veya erkeklik hormonu üretilmesini engelleyen ilaçlar verilerek veya bu hormonlarin kanser hücreleri üzerindeki etkilerini engelleyerek yapilabilir.
-
Idrar Torbasi (Mesane) : Idrarin biriktigi organ.
-
Inkontinans : Idrar kaçirma.
-
Insizyon (Kesi) : Cerrahi sirasinda yapilan kesi.
-
Internal Radyasyon : Kanser hücresinin çok yakinina vücudun içine radyo aktif madde yerlestirme.
-
IVP (Intravenöz Pyelogram) : Toplar damara ilaç verildikten sonra böbrekler, üreter ve idrar torbasinin filmlerinin çekilmesi.
-
Kanser : Hücrelerin kontrolsüz bölündügü hastaliklara verilen ad. Kanser hücreleri çevre dokulara kan ve lenf yolu ile vücudun diger bölgelerine yayilabilir.
-
Karin : Pankreas, mide, bagirsak, karaciger, idrar torbasi ve diger organlarin bulundugu vücut parçasi.
-
Kemoterapi : Kanser ilaçlari ile yapilan tedavi.
-
Klinik denemeler : Insanlarla yapilan arastirmalar. Her çalisma belirli bir bilimsel soruyu cevaplamak ve kanseri engellemek veya tedavi etmek için daha iyi bir yol bulmak amaciyla yapilir.
-
Kiriyocerrahi : Kanser hücrelerini öldürmek için çok soguk nitrojen kullanan yöntem.
-
Kuru Orgazm : Bosalma olmadan, meni bosalmadan yasanan cinsel zirve.
-
Lenfatik Sistem : Kemik iligi, dalak, timus ve lenf nodlari gibi infeksiyon ve hastaliklara karsi savasan hücreleri üreten ve saklayan doku ve organlar.
-
Lenf Nodlari (lenf guddeleri): Lenfatik sistemin kanallari boyunca yerlesmis, küçük fasulyeye benzer organlar.
-
Bakteri ve kanser hücreleri gibi lenfatik sisteme girmis yapilar lenf nodlarinda bulunabilirler.
-
LHRH Analoglari : Seks hormonlarinin yapimini denetleyen LHRH’ya çok benzeyen madde.
-
Fakat, LHRH agonistleri vücudu LHRH‘ya göre daha farkli etkilerler. LHRH agonistleri hayalarin hormon sentezlemesini engeller.
-
Malign (Habis) : Kanser, vücudun diger bölümlerine yayilabilir.
-
Metastaz : Kanserin vücudun bir bölümünden, diger bir bölümüne yayilmasi. Metastaz yapan hücreler orijinal tümör hücrelerinin aynisidir.
-
Onkolog : Kanser tedavisi konusunda uzmanlasmis doktor. Bazi onkologlar belirli bir kanser tedavisinde uzmanlasmistir. Mesela, bir radyasyon onkologu kanseri radyasyon ile tedavi eder.
-
Orsiektomi : Hayalarin alinmasi ameliyati.
-
Östrojen : Kadin seks hormonu.
-
Patolog : Mikroskop altinda hücre ve dokulari inceleyerek hastaligi tanimlayan doktor.
-
Pelvik : Belin altinda bulunan, kalça ve pubik kemiklerle çevrelenmis bölge.
-
Prognoz : Hastaligin muhtemel seyri ve sonucu, iyilesme ihtimali.
-
Prostat : Erkek seks bezi. Meninin bir kismini olusturan siviyi üretir.
-
Prostatektomi : Prostatin bir kismini çikarmak için yapilan ameliyat.
-
Tüm prostatin alindigi ameliyata radikal prostatektomi denilir. Iki sekilde yapilabilir.
-
Prostat Asit Fosfataz : Prostat tarafindan üretilen bir enzimdir. Prostat kanseri görülen bazi erkeklerde düzeyi artar. PAP da denir.
-
Prostat Spesifik Antijen : Prostat bezi tarafindan üretilen ve kanda az miktarda bulunan protein. Prostat kanseri, benign prostat hiperplazisi veya prostatit görülen erkeklerde düzeyi yükselebilir. PSA da denir.
-
Radyasyon Tedavisi : Yüksek enerjili isinlarla kanser hücrelerinin öldürülmesidir.
-
Rektal Muayene : Prostatin sert veya düzensiz kesimlerini belirlemek için doktorun parmagini makattan sokarak yaptigi muayeneye verilen ad.
-
Rektum : Kalin bagirsagin son 6-8 inc’lik bölümü. Kati atiklar anüsten atilana kadar bunlarin saklandigi bölgedir.
-
Rekürrens : Kanser tedavisi tamamlandiktan sonra hastaligin tekrar ortaya çikmasi (Nüks).
-
Remisyon : Kanserin belirti ve bulgularinin ortadan kalkmasi. Remisyon geçici veya kalici olabilir.
-
Semen (Meni) : Orgazm sirasinda penisten bosalan sividir.
-
Meni, hayalar tarafindan üretilen sperm, prostat ve diger seks bezleri tarafindan üretilen sivilarin karisimidir.
-
Sistemik Tedavi : Tüm vücuttaki kanser hücrelerini etkileyen tedavi.
-
Sistoskopi : Mesaneye bakmak için üretradan ilerletilerek mesaneye sokulan isikli alet ile yapilan islem.
-
Skrotum : Hayalarin bulundugu deri bölgesidir.
-
Testosteron : Erkek seks hormonu.
-
TUR (Transüretral Prostat Rezeksiyonu) : Prostati parça parça çikarmak için penisten bir alet sokulmasi.
-
TUR-P veya TUR ‘da denir.
-
Tümör : Anormal doku kitlesi. Benign veya malign olabilir.
-
Ultrason : Ses dalgalari kullanilarak dokularin degerlendirildigi ve bunun bir görüntüye dönüstürüldügü sistem.
-
Üretra : Vücut disina meni ve idrari tasiyan tüp.
-
Ürolog : Kadinlarda bosaltim organlari, erkeklerde bosaltim ve üreme organlari ile ilgilenen doktor.
-
Vazektomi : Spermi nakleden ve vas deferens denilen tüpün kesilerek erkegin kisirlastirilmasi.