Özel Genel
Infertilite
Empotans
Erken Boşalma
Panik Atak
Diğer
Prostat hastalıkları
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Erkek Sağlığı
Panik atak

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Panik atak
Panik atakları insanların % 3-6’sında görülürken batılı kaynaklarda panik bozukluğunun görülme sıklığı % 1-3 olarak belirtilmektedir. Türkiye Ruh Sağlığı Profili Raporunda 12 aylık dönem esas alınarak yapılan sıklık tespitinde, panik bozukluğu ve/veya agorafobi sıklığı toplam % 1 olarak bulunmuştur; bunların hekime başvurma oranı % 34.5 olup, diğer tüm psikiyatrik hastalıklardan daha yüksektir. Panik ataklarının şiddetli ve korkutucu fiziksel semptomlarla seyretmesi hekime sık başvurmada en önemli etken gibi gözükmektedir.
Panik atak hastaları sıklıkla kalp hastası olduğunu veya kalp krizi geçirdiğini düşünerek hekime ve acil servislere giderler. Hasta, ani bir “nöbet” tanımlar. Kimi zaman bu nöbet hastaları uykularından kaldırabilir. Şikayetler başladıktan sonraki ilk 10 dakikada maksimum şiddete ulaşır; dakikalar içinde geçer, bir saatten uzun sürme olasılığı çok azdır. Nöbet esnasında hasta tipik olarak “panik” içindedir.
Acil görünümlü ya da acile başvuracak şiddette bir “nöbet” geçirdiğini ifade eden bir hastada, aşağıdaki şikayetlerden en az dördü nöbet esnasında mevcut ise, panik atağı düşünülür;
Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme,
Terleme,
Titreme,
Nefes darlığı, boğulacağım hissi,
Göğüs ağrısı, göğüste sıkışma hissi,
Bulantı, karın ağrısı,
Baş dönmesi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi hissetme,
Derealizasyon (çevrenin yabancı gerçekdışı olduğu hissi),
Depersonalizasyon (vücuduna yabancı, dışında imiş gibi hissetme),
“Çıldıracağım” korkusu,
Ölüm korkusu,
Vücudun çeşitli yerlerinde uyuşma ve karıncalanma,
Üşüme, ateş basması.
Panik atağı tetikleyen durumlar;
Kapalı yerler (tünel, asansör, vb),
Kalabalık yerler (alışveriş merkezleri, toplu taşım istasyonları, eğlence merkezleri vb),
Toplum önünde zor bir görev yapma,
Yeni veya tanıdık olmayan insanlarla yapılan toplantılar veya sosyal olaylar,
Açık alanlar (köprü üzerinden geçme, yüksek binalar vb),
Organik hastalıklar; ritim bozuklukları (aritmiler), kalp krizi (myokart infarktüsü), beyinin kansız kalması (serebral iskemi), tiroid bezinin fazla çalışması (tirotoksikoz), astım vb,
Bazı ilaçların yan etkisi olarak,
Depresyon, fobiler dahil pek çok psikiyatrik hastalık esnasında,
Panik bozukluğunun temel özelliği, çoğu kez nedensiz başlayan panik ataklarıdır. Hasta, aniden, örneğin otobüste ya da uykusunda, yukarıda sayılan pek çok şikayeti yaşar. Şikayetler, müdahaleyle ya da müdahalesiz kısa sürede geçer. Atak şiddetli ve korkunç bir deneyim olarak hatırlanır ve bireyde “ya tekrarlarsa” kaygısını ortaya çıkarır. Hasta, yaşantısını bu kaygı çerçevesinde planlamaya çalışır. Agorafobi (kapalı yer korkusu) şikayetleri de tabloya eklenirse, kişi, atak geldiğinde yalnız ya da kaçamayacağı ortamlara girmeme; tek başına sokağa çıkmama ya da evde tek başına kalamama; camide ya da sinemada çabuk çıkabileceği yerleri tercih etme gibi günlük yaşantısını ve işlevselliğini belirgin olarak kısıtlayan davranış bozuklukları gösterir.
Bu hastalar semptomlarının şiddeti nedeniyle sıklıkla hekime başvurmalarına rağmen, çoğu kez, özellikle de atak esnasında rastlanabilen kalbin hızlı çalışması (taşikardi), tansiyon yükselmesi gibi bulgular yüzünde panik bozukluğu tanısı atlanabilir. Aslında bu hastaların şikayetlerinin “psikiyatrik” olduğuna ikna edilmeleri de güçtür.
Hastalık; göğüs ağrısı, çarpıntı vb. gibi belirtilerle seyretmesine rağmen hastalığın özünde hastanın tarif ettiği yoğun sıkıntı yer almaktadır. Sıkıntı tedavi edildiğinde diğer belirtilerde yatışacaktır.
Hastaların yaşadığı “nöbet” korku ile benzerlik göstermekte ve hastalık beyindeki korku ile ilgili merkezleri, korkacak bir şey yokken kendi kendine çalışmaya başlatmakta ve şikayetler böylece ortaya çıkmaktadır. Tekrar nöbet gelirse kaygısı ile ortaya çıkan sokağa tek başına çıkmama gibi davranışlar aslında kaygıyı artırmaktan ve kuvvetlendirmekten başka bir işe yaramazlar.
Panik bozukluğu, çoğu kez, depresyon, diğer anksiyete bozuklukları, kişilik bozuklukları ve alkol ve madde bağımlılığı ile birliktelik gösterebilir.
Atak esnasında hastanın yapması gerekenler;
Olduğu yerde kalmalı ve toplamı en fazla bir saat süren atağın geçmesini beklemelidir.
Dikkatini bulunduğu ortamdaki eşyalara vb ve sıkıntıyı kontrole yöneltmeli; fiziksel belirtilerinden uzaklaştırmaya çalışmalıdır.
Kendisine, “bu kalp krizi değil; panik atağı. Korku merkezim kendiliğinden çalışmaya başladı; yakında geçer; daha önce de geçti” gibi telkinlerde bulunmalıdır.
Aşırı derin nefes alma (hiperventilasyon) panik şikayetlerini arttırır; bu şikayeti olan hastadan “nöbet” geçene kadar bir torbaya soluması istenmelidir.
Her atak başında saate bakması ve sonlandığında ise ne kadar sürdüğünü bir yere kaydetmesi istenmelidir; saatler gibi gelen atak süresinin yalnızca dakikalar olduğunu görme sonraki ataklarda hastanın direncini arttıracaktır.
Sigara yakma, alkol alma gibi önlemlerin atağın geçmesini sağlayamayacağı gibi şiddetlendirebilecektir.
İlaç tedavisi atak sıklığı fazla olan, işlevsel kaybı yüksek olan, birlikte diğer başka bozukluklar da bulunan hastalarda düşünülür.
Bu amaçla kullanılan; benzodiyazepin’lerden Alprazolam (Xanax 0.5 ve 1 mg), SSRI’lardan Paroksetin (Seroxat veya Paxil 20 mg), Sertralin (Lustral 50 mg) geniş vaka serili araştırmalarda etkinliği kanıtlanmış olan ilaçlardır.
Bu ilaçlar bazı olgularda, tedavinin özellikle ilk haftalarında sıkıntıyı (anksiyete) arttırabilir. Bundan dolayı yarım tabletle tedaviye başlanması, yetersiz kalırsa ve tolere edilmiş ise 1-2 hafta sonra dozun tam tablete çıkılması önerilir. Olguların büyük çoğunluğunda, kısa sürede yeterli yanıt alınır.
İlaç tedavisi şikayetler kontrol altına alındıktan sonra 8-12 ay devam ettirilmelidir. Panik bozukluğunun % 30-90’ı ilaç tedavisi sonlandırıldığında nüks etmektedir. Tedavisi kesilecek hastalar yüksek nüks olasılığı hakkında uyarılmalıdır.
Doç. Dr. Atilla Soykan
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Yorum Yaz Yorumlar (5) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 2365 defa okunmuştur.

DoktorSitesi.com

Bu makale hakkında yorumlar (5)
AYFER KAMA (25.06.2008 11:30:00)
ben de depresyon ve panik atak hastasıyım bende bütün belirtileri var tedavi gördüm halende görüyorum ama bende diazem ve zanax bagımlılık yaptı ilaclar azaldıgında bıle panik atagam tutuyo ama genede mutlu degılım halsizim yanlız kalmak istiyorum tedavi gördüm halde umutsuzluklarım devam edıyor halen yarınların korkusu var ist gıbı bıyerde yaşamakta zor sorumluluklarım var hep sorun onun için 2 senedir ilaçlara halen devam edıyorum arkadaslar
hüseyin akbulut (20.05.2008 00:12:00)
evet bendede bu bahsedilenb korkuluar mevcut ama ben panik hastasiyim ama doktorumun dediği gibi panik atak öldürmez. arkadaslar eger panik ataktan dertlesmek isteyen olursa bu sitede konusalim gecekten ben bu sitade bir panik hastasi olarak huzur buluyorum. Allah dier panik bozukluk hastasi arkadaslarin yardimcisi oılsun
erkut göl (09.04.2008 16:12:00)
ben alkol tedavisi ve psikolojik tedavi gördüm .panik atağın bende görülen tek belirtisi bayılma korkusuydu.en çokta tuvalete girdiğimde olurdu.sigarayı bıraktım son günlerde çok şükür iyiyim ama nerviumu bırakamıyorum.verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim
zehra (18.03.2008 16:20:00)
19 yasındayım ve yazılanların cogu deıl ama bazıları bende gorulen etkıler korkuyorum ......
vedat teski (28.01.2008 18:44:00)
değerli bilgileriniz için sağolun hocam allah razı olsun
İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Beslenme ile kalp hastalıklarının önüne geçin
Kanser hastaları yalnızlıktan korkuyor
Vitaminler hakkında genel bilgiler
Migren felç riskini arttırıyor
Böbrek kanserleri
Kısırlık
Diyabet ve gebelik
Meyve suyu kansere karşı
Kilo Vermenin En Garantili Yolu
Obezite tedavisinde tek kalıcı çözüm obezite cerrahisidir. Obezite cerrahisi hakkında herşey için.
www.medicorium.com
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Uyku bozuklukları Rinoplasti Enfeksiyonlar Ortopedi Gebelik ve Doğum Doktor Sitesi Haberleri Infertilite Başağrısı Erken Boşalma Tümü Güncel Haberler Kulak Burun Boğaz Sağlık Köşesi Diabet Çocuk Sağlığı Diğer Bilimsel
Op.Dr. Oryal ERDİK
Göğüs Cerrahisi


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (134758)

Olimpiyatlarda yarışabilseydiniz hangi dalda olmak isterdiniz?
Yüzme
Jimnastik
Futbol
Koşu
Yüksek / Uzun atlama
Toplam Oy : 1757
Gülhayat kaya
“Tüm sağlık çalışanların Tıp bayramını en içtenliğimle kutluyorum ve Başarılarınızın devamını diiliyorum...Ve çok çok teşekkür ederim yanımzda olduğunuz için..İyiki varsınız...„
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey 23 yaşındayım kıl dönmesi problemim var çok ileri olmadığını düşünüyorum ama ameliyat konusunda endişeliyim özellikle ameliyat sonrası ne yapacağımı kara kara düşünüyorum. şimdi nerede ameliyat olacağımı bilemiyorum. ameliyat olacağım yeri doktoru seçerken nelere dikkat etmeliyim ? hangi yöntem daha iyidir ? „

Cevaplayan : Doc.Dr. Tuğrul TANSUĞ
Kilo Vermenin En Garantili Yolu
Obezite tedavisinde tek kalıcı çözüm obezite cerrahisidir. Obezite cerrahisi hakkında herşey için.
www.medicorium.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
Yeni ve yenilenmiş ikinci el ultrasonografi cihazları
Siyah Beyaz-Renkli Doppler-3D RealTime Ultrasonografi ve Ekokardiyografi cihazları 0216 471 77 70
www.ultrasmed.com
Doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum

Doktorsitesi.com genel : Text-İlan | İstatistikler | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında Doktorsitesi.com| Online doktor| Sağlık| Sigara bırakma| Alexa

Doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
DoktorSitesi.com'a reklam verin.