Özel Genel
Gebeliğe hazırlık
Gebelik süreci
Gebelikte beslenme
Doğum anı
Tüp bebek
Diğer
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Gebelik ve Doğum
Gebelik ve bebek aspirini kullanımı
Op.Dr. Süleyman ESERDAĞ [Premium Üye]
Kadın Hastalıkları ve Doğum


Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Gebelik ve bebek aspirini kullanımı
Gebelik ve ilaç kullanımı
Gebelik ve alkol kullanımı
Gebelik ve cilt problemleri
Gebelikte egzersiz
Bebek aspirini (veya çocuk aspirini) halk arasındaki tabiri ile  “kanı sulandırmak için kullanılan”  piyasadaki 80-100 mg’lık aspirinlere verilen genel addır.  Normalde 500 mg’lık aspirin baş, eklem veya kas ağrılarını gidermek için kullanılırken 80-100 mg’lık  “düşük doz aspirin”  tedavisindeki amaçlar tamamı ile başkadır.
Aspirin ne içerir ve ne işe yarar?
”Salisilik asit”  etken maddesini içeren aspirin, yıllardır ağrı kesici özelliğinin yanı sıra düşük doz formlarıyla kanın pıhtılaşma özelliğini azaltmak amacı ile son yıllarda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. 
Özellikle yüksek tansiyon, şeker hastalığı, aşırı kilo, yaşlılık ve hareketsizlik gibi durumlarda kişilerde inme (felç) riski artmaktadır. Kanı sulandırmak için kullanılan aspirinin buradaki amacı işte bu inme riskinin azaltılmasıdır.
Ayrıca düşük doz aspirin tedavisi pek çok hastada anjina (kalp ağrıları) ve enfarktus (kalp krizi) riskini de azaltmak için yıllardır kullanılmaktadır.
Gebelikte aspirin ne işe yarar?
Düşük doz aspirin tedavisi gebelikte özellikle; abort (düşük), rahim içi gelişme geriliği veya preeklampsi gibi riskli durumların olduğu gebelerde kullanılmaktadır.  Buradaki amaç bebeği rahim içindeki gelişiminin devamıdır. Çünkü preeklempsi veya IUGR (bebeğim rahim içi gelişim azlığı) gibi durumlarda plasentada oluşan bir takım pıhtı maddeleri bebeğe giden kan akımını azaltarak bebeğin rahim içinde büyümesinin azalmasına veya ölmesine sebep olabilmektedir.
Hangi gebeler risk altındadır?
Daha önceki gebeliklerinde gebelik kayıpları, IUGR veya preeklempsi durumlarını yaşayan gebeler özellikle risk altındadırlar.  Ayrıca diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon gibi sistemik bir rahatsızlığı olan gebeler ile yaşlı gebeler (35 yaş üstü) de aynı gebelik risklerini taşımaktadırlar.
Ayrıca gebeliklerinden önce damar içi pıhtı oluşumu öyküsüne sahip gebeler de yine risk altındadırlar. “Trombofili” adı verilen ve damar içi pıhtının (tromboz) kolay oluşması ile karakterize gebeler de gebeliklerinde düşük, erken doğum ve IUGR gibi risklere sahiptirler. Bu gebelerin gebeliklerinde aspirine ilave olarak kanın pıhtılaşmasını sağlayan bir takım iğneleri de kullanmaları şart olabilir.
Tek bir düşük (abort) yapan bir kadında bu düşüğün sebebi büyük olasılıkla (%90) bebeğe ait kromozomal problemler olup genelde araştırmaya gerek görülmez ve ailelere yeni bir gebelik daha denemeleri salık verilir.
Ancak iki veya daha fazla gebelik kaybı olan kadınlardaki nedenler daha farklıdır ve yeni bir gebelik öncesi genel bir araştırma şarttır.
Antifosfolipid sendrom nedir?
Trombofili sebeplerinin başında gelen antifosfolipid sendromda (aPL) ana problem kandaki pıhtılaşmanın artışıdır. Özellikle gebelikte plasenta içindeki damarlarda oluşan mikro-pıhtılar bebeğin gelişimini bozarak düşüğe veya rahim içi gelişme geriliğine (IUGR) sebep olabilmektedir.
Hatta preeklempside de mekanizma hemen hemen aynıdır.  Buradaki ana nedenin gebeliğin oluşum döneminde ortaya çıkan plasentanın yerleşimi ile ilgili bir problem (“plasentasyon bozukluğu”) olduğu düşünülmektedir. 
Trombofili tedavisinde veya proflaksisinde (hastalıktan koruyucu olarak) son yıllarda düşük doz aspirin ile birlikte düşük molekül ağırlıklı heparin iğneleri kullanılmakta ve oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu şekilde trombofilili gebelerin gebeliklerinde tekrarlayan düşük, rahim içi bebek ölümü (intrauterin ex) veya rahim içi bebeğin gelişim azlığı (IUGR) gibi problemler önemli ölçüde azaltılabilmiştir. 
Ayrıca bu etkin tedavi ile özellikle bacaklarda oluşan toplardamar içindeki pıhtı oluşumları (Derin Ven Trombozu) da oldukça azalmaktadır. Çünkü trombofilik gebelerin gebeliklerinde damar içi pıhtı oluşum riski de oldukça artmıştır.
Damar içi pıhtının doğurabileceği en ciddi komplikasyonlardan birisi de pıhtının damar içindeki yerinden kopup yine damar yolu ile akciğerlere kadar gelmesi durumudur (akciğer embolisi)  ki bu durumda kişinin ani ölüm riski vardır.
Her gebeye aspirin tedavisi verilebilir mi?
Hayır. Gebelikte kesin endikasyon (gerekçe) olmadıkça aspirin tedavisinin kullanımına gerek yoktur. Aksi takdirde ilaç gereksiz yere kullanılmış yani “suistimal edilmiş” olur. 
Yapılan pek çok araştırma sonuçlarına göre bu tür bir uygulamanın gebeliğin seyri üzerinde herhangi bir olumlu etkisi bulunmamaktadır.
Hatta işin diğer yanı düşüğü, preeklempsiyi ve rahim içi gelişme geriliğini engellemek amacıyla gebe kadınlara rutin aspirin kullanılmalarını önermeyi destekleyecek kadar elimizde yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Yine, bu uygulamanın uzun dönem etkileri konusunda da elimizde yeterli veri yoktur.
Aspirin tedavisi kaçıncı hamilelik haftasına kadar devam ettirilmelidir?
Aspirin ve ağrı kesici olarak kullanılan diğer Non-steroid antienflamatuar ilaçlar hamileliğin 32-33. haftasından sonra kesilmelidir. Aksi takdirde bebeğin kalbinde bulunan “ductus arteriosus” damarının doğumdan sonra kapanması önleyerek bebekte “doğuştan (konjenital) kalp hastalığı” oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Bu yüzden hekim kontrolü olmaksızın olan üstün körü kullanımlar bebeğe zarar verebilir.
Sonuç olarak..
Riskli gebeliklerde düşük doz aspirin kullanımı bir takım faydalar sağlayabilir. Bu konudaki sonuçlar çelişkilidir ve bu konuda daha pek çok çalışmaya gerek vardır.  Çünkü hangi hastada ve hangi gebelik haftasından itibaren tedavinin başlanması gerekliliği konusunda halen daha pek çok spekülasyon vardır.

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 3288 defa okunmuştur.

Op.Dr. Süleyman ESERDAĞ

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Kalça estetiği
Epilepsi ve gebelik
Andropoz döneminde beslenme
18 soruda Botox
Çocuklarda biberon çürüğü
Yumurtlamanın olmamasına bağlı infertilite nedir?
Uyku ve sosyal yaşam
Özel hastanelere ödenen katkı payının sınırlandırılması
Varis Duyurular Sağlık Haberleri Diğer Yüksek tansiyon Cinsel yolla bulaşan hastalıklar Gebeliğe hazırlık Kalp Sağlığı Genetik Kulak Burun Boğaz Prostat hastalıkları Hukuk Bilimsel Enfeksiyonlar Haberler Doğum anı Aşı takvimi
Prof.Dr. Yener KOÇ
Hematoloji


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (149062)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 716
melda özgür karabulut
“Merhaba 3,5 yaşında bir kızım olduğu için bu siteye üye oldum.önce çekindim fakat daha sonra sayın doktorlarımızın bıkmadan yılmadan cevap yazdığını görünce güvenim dahada arttı.şimdi en ufak bi şikayetimde önce buradaki saygı değer doktorlarımıza yazıyorum önerilerini uyguluyorum.sizleri çok seviyorum tüm doktorlara saygılarımı ve teşekkürlerimi iletiyorum allah sizleri başımızdan eksik etmesin saygılar...„
[ Tümü ]
“Doktor Bey,benim 5.sınıf 11 yaşında erkek bir yeğenim var.Evin tek çocuğu.Kolejde okuyor.Zeki bir çocuk.Buna rağmen ablamın şikayetleri oluyor.Yeğenimin ödevim yok diye yalan söylemesi,testleri cevaplarına bakarak yapması,oyuna düşkün olması gibi...Sürekli takip istiyor.Küçük yaştan beri öğretilmesine rağmen çok dağınık.Ödevlerini yapmamasından öğretmeni de şikayetçi.Ama çalışmadan bile iyi notlar alıyor.Aile bu konuda çok dertli.Bu kadar ders yapmaktan kaçması problem mi,ne önerirsiniz?saygılar„

Cevaplayan : Prof.Dr. Selahattin ŞENOL
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.