Özel Genel
Meme Kanseri
Kürtaj
Menstruasyon
Kızlık zarı
İnfertilite - Kısırlık
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
Diğer
Menopoz
Doğum Kontrol
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Kadın Sağlığı
Menopoz ve kadın
Op.Dr. İlker GÜNYELİ [Premium Üye]
Kadın Hastalıkları ve Doğum

Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Menopoz hakkında merak ettikleriniz
Menopoz ve hormon replasman tedavisi
Menopoz ve kadın
Menopoz
Erken menopoz
Menopoz... evet her kadının hayatının 1/3 ünün geçtiği bir dönemdir bu.. ama maalesef hep ihmal edilir ve hep sıkıntılarla, hastalıklarla geçer. kadın sanki mahkummuş;bu dönemin sıkıntılarını çekmek zorundaymış hisseder kendini. bu dönemde teyzedir,abladır,anneannedir,torun torba sahibidir. bir köşede oturur,o yaşlıdır,ona hizmet edilir,hürmet edilir. yer yer acınır;sen bırak ben taşırım ,sen dokunma ,yorma kendini vs.

Hayatın dönemleri:
oysa olaya şöyle bir bakalım lütfen… kadın ömrünün ilk 1/3 ünde bebektir,çocuktur,genç kızdır ve ergendir. yani büyümüş okumuş,ders çalışmış,kendini yeni tanımaya başlamış ve ne olduğunu,nasıl geçtiğini pek anlamamıştır.. orta 1/3 de ise kendi isteğiyle yada aile baskısı ile evlendirilmiş,evlenir evlenmez annesi,kayınvalidesi ve çevresi tarafından çocuk için yoğun bir baskı başlamıştır artık...
İlk çocuk dünyaya gelir,telaşlar başlar,geceler uykusuz geçer,iş hayatı ev hayatı cinsel hayat ve ilişkiler yeni ve zor bir şekil almıştır artık. 15-45 yaş arası dönem yani reprodüktif(üreme) dönemi de bu şekilde geçmiştir artık.. ama kadın bu zamana kadar iş,güç,çoluk-çocuk derken yine birşey anlamamıştır hayattan..
Evet konumuzda bu noktadan sonra başlıyor,çünkü kadının tabiri caizse "ununu eleyip astığı"dönem olan menopoz başlamıştır. türkiyede menopoz yaşı 48, dünyada da 51 yaş civarındadır. kadının yoğun iş temposunu bıraktığı,çocuklarını yetiştirip evlendirdiği,torun sahibi olduğu,artık eşiyle ömrünün geri kalanını geçireceği 1/3 lük menopoz dönemi başlamıştır. ancak bu seferde yakasını bırakmayan yeni olaylar cereyan etmektedir. tam rahat edeceği dönemde sıcak basmaları, tepesinden kaynar suların boşalması,uykusuzluklar,sabah dayak yemiş gibi dinlenemeden ve uykusunu alamadan uyanmalar,sinirlilik,sağa sola çatmalar,kalb kırmalar,eşiyle cinsel sorunlar vs. başlamıştır.
Menopozun tanımı ve yanlış bilinenler:sevgili okurlar, yani hayatın en güzel geçmesi gereken istirahat evresinde kulaktan dolma bilgiler,eş dost önerileri ile bu tür problemler de çaresi olduğu halde doruğa çıkmaktadır. önce menopozun herkez tarafından yanlış bilinen yönlerini açıklayarak menopozu tanımlayalım:menopoz herkezin bildiği gibi adetlerin kesildiği bir süreç değildir.mesela erken yaşta myomlar nedeniyle rahimi(uterus)alınmış bir kadın adet görememektedir ancak menopozda değildir.yani menopoz kısaca yumurtalıkların tükendiği andır.yani bir süreç değildir!! kadın yumurtaları bittikten sonra artık kadınlık hormonu olan estrojen'i üretemez ve estrojen eksikliği semptomları denen az önce bahsettiğimiz şikayetler ortaya çıkar.
ben menopozdayım sözü de yanlıştır, çünkü menopoz olmuş bitmiştir. ben menopoza girdim 2 yıl önce sözü daha doğrudur,artık menopoz sonrası dönem (postmenopoz) başlamıştır. estrojen eksikliği , kadını 15-45 yaşlar arasında koruyan ve erkekten şanslı kılan bu kalkanı kaldırmıştır artık. kadın şu an koroner hastalık açısından erkekten 3 kat daha risklidir ki postmenopozal dönemde(pmd) en sık ölüm nedeni kalb hastalıklarıdır,sanıldığı gibi meme kanseri değil.

Oysa kadınlar bu korku yüzünden hormon replasman tedavisini almayı red etmiyorlarmıydı?? koroner hastalık,rahim kanseri,serviks(rahim ağzı) kanseri,kemik erimesi(osteoporozis) daha sık görülen durumlardır. kadınların korkulu rüyası gibi gösterilen hormon tedavisi,ve bunun etkilerini araştıran çalışmalar sürekli yapılmakta,tıp camiası da her yeni çalışmada o yöne bu yöne savrulmakta,dalgalanmaktadır. fikirler her gün değişmekte ve ertesi gün eski fikirlere dönülebilmektedir. burada önemli olan yayınların ne dediğinden ziyade tedavinin bireyselleştirilmesi gerektiğidir.
Menopoza güncel yaklaşımlar: günümüz güncel literatürü ve tıp dünyasının önde gelen merkezlerinin kabul ettiği yaygın görüşler şunlardır; hormon tedavisi eğer hastada bir kontrendikasyon(olumsuzluk) yoksa erken postmenopozdaki,sıcak basması,flushing,terleme gibi vazomotor şikayetlerde hrt(hormon replasman tedavisi) verilmesi gerektiği ve kalb hastalıklarından koruma amacıyla daha ileri yaşlarda hrt nin verilmemesi yönündedir. bu amaçla değişik durumlara ve semptomlara hizmet eden onlarca ilaç bulunmaktadır elimizde.
Menopoz, tanım itibariyle son adetin üzerinden en az 1 yıl adetsiz dönem geçmesidir. 3-6 ayda bir düzensiz adet gören bayanlar menopozda değil, menopoz öncesi (premenopozal) dönemdedirler. bu dönem 2-8 yıl arasında değişebilmektedir. yanlış tanılar sebebiyle bazen menopoz hastası gibi yoğun tetkik ve tedavilere maruz kalmaktadırlar. premenopozal dönemde hastaların sadece % 30 unda vazomotor semptomlar mevcuttur.eğer bir hastada aşırı ara kanamalar,vazomotor semptomlar yoksa,hasta psikolojik olarak istemiyorsa(düzenli adet görme isteği) premenopozda tedavi gereksizdir!!menopoza girdiği klinik ve biyokimyasal olarak kanıtlanmış hastalara elimizde bazal değerler olması amacıyla bir "kemik dansitometrisi" ,"meme filmi";(mammografi),"biyokimyasal tetkikler" ve "smear alınması"(rahim ağzından sürüntü alınması olup parça alınmamakta ağrı,acı olmamaktadır) gerekmektedir.
hastanın mevcut durumuna kemik erimesine ,meme profiline ve kan yağlarının düzeylerine göre değişmek kaydıyla bireysel tedavi planları titizlikle uygulanmalıdır. yani 10 kere düşünüp bir kere ilaç yazılmalıdır.
Menopoz döneminde kemikler:
Üreme döneminde kadınlarda kemik doruk kitlesi 30 yaş civarında oluşmakta ve bundan sonra yavaş yavaş azalmaktadır. yıllık kayıp % 1 civarındadır. oysa menopoz sonrası estrojen eksikliğinde bu kayıp % 2-3 lere çıkmaktadır ki bu 10 yılda % 20-30 kemik kaybı demektir. yani erken başlanan hrt tedavisi ile bu kayıplar önemli oranda azaltılabilmekte aynı zamanda koroner hastalıklara karşıda koruma devam etmektedir tıpkı menopoz öncesi dönemde olduğu gibi... maalesef onca yarara rağmen kulaktan dolma bilgilerle kadınlarımız korkutulmakta,ızdıraplı bi yaşama terkedilmektedirler.

Menopozda meme kanseri:
Meme kanseri bir kadının ömrü boyunca 1/9 oranında yakalanacağı bir durumdur yani 9 kadından biri meme kanserine yakalanmaktadır. bu durum hormon tedavisinden bağımsızdır. hormon tedavisi bu riski 100000 de 35 oranında arttırmaktadır ki ilk 7 yılın güvenli oldüğü bir çok çalışmada bildirilmiştir. yani hrt nin ilk 7-10 yılında meme kanserine etkisi yoktur yada yok denecek kadar azdır diyebiliriz. kadınlarımızın ölüm sebepleri arasında ise 4-5. sıralardadır. yani kadınlarımız hrt'ye bağlı meme kanserinden değil kalb hastalıkları, kemik erimesine bağlı kalça kırıkları,rahim,rahim ağzı kanserleri nedeniyle ölmektedirler daha çok bu nedenle uzman ellerde gerekli tahlil ve tetkikler yardımıyla,iyi bir aile öyküsü ve hikaye alınması ile bireysel bazda hrt kullanılmasını önermekteyim. yapılan araştırmalarda görülmüştür ki kadınlarda spontan (kendiliğinden) gelişen meme kanserleri ile hrt'ye bağlı olduğu düşünülen kanserler karşılaştırıldığında 2. gruptakilerde prognoz(yaşam süresi) daha iyidir, daha az yayılım(metastaz) gösterirler,kemoterapiye daha iyi yanıt veren estrojen reseptör pozitif(er +) olgulardır. yani hrt'ye bağlı kanser çok daha iyi huyludur ve tedaviye yanıt verir. oysa diğer kanser hrt almayan,takipsiz kadınlardadır,yıllık tetkikleri, yapılmayan ihmal edilmiş kadınlardadır ve bu nedenle erken dönemde kanseri yakalamak mümkün olamadığı için çoğu hastada kanser yayılmış ve tedaviye yanıtı daha az olmaktadır.

Özetle:
Kadınlarımız uzman ellerde, sıkı ve düzenli(yılda bir kez mamografi,2 yılda bir kemik dansitometri, 6 ayda bir kan tahlilleri ve yıllık smear ile) takip edilerek hormon tedavisi alabilmekte, kalan 1/3 ömürlerini daha rahat ,daha iyi uyuyarak,sıcak basmaları,sinirlilik yaşamadan,kemik erimesi ve koroner hastalık riskleri azaltılarak,bir çok hastalık erken teşhis edildiği için erken tedavi ile daha huzurlu,sıkıntısız ve mutlu bir hayat sürebilirler. bunun için tek yapmanız gereken doktorunuza güvenmeniz ve bahsettiğimiz takibi doktorunuzdan talep etmenizdir. mutlu,uzun ömürlü yıllar diliyorum tüm menopozdaki teyzelerimize... 

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 2041 defa okunmuştur.

Op.Dr. İlker GÜNYELİ Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Çalışan anneler için pratik beslenme önerileri
Meme kanseri nedeniyle kaybedilen memenin yeniden yapılması
Beslenme konusunda ilginç bilgiler
İzmit'te ''genç kızın ihmal sonucu öldüğü'' iddiası
Doğru tartım ne zaman yapılmalı
Yüz estetiğinde kaşların önemi
Hipotonik Bebek
Hipnoz batıda
Doktor Sitesi Haberleri Diğer Tümü Aşı takvimi Deri hastalıkları Sağlık Haberleri Menopoz Bulantı-Kusma Beslenme Diğer Bel ve Boyun Fıtıkları Üroloji Diabet Diğer Gebelikte beslenme Meme Kanseri Kürtaj
Op.Dr. Seval TAŞDEMİR
Kadın Hastalıkları ve Doğum


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (150274)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 1383
mustafa hatıce
“bizlere bu olanagı sagladıgınız için tşk ederiz„
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey, Benim 2 aylık bebeğim var 1,5 aydan beri kakasını yeşil yapıyor. Ama kendisi rahatsız değil ağrısı yok uyku düzeni de iyi. Bunun nedeni nedir. Teşekkür ederim.„

Cevaplayan : Prof.Dr. Güngör NİSLİ
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
Psikiyatr Dr. Ayşegül Sütçü Yıldırım
Ruh sağlığınız önemlidir. Tanı, tedavi, bireysel-grup psikoterapi, aile terapisi, danışmanlık.
www.tangrampsikiyatri.net
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.