Özel Genel
Bulaşıcı hastalıklar
Göz bozuklukları
Diğer
Enfeksiyonlar
Beslenme
Aşı takvimi
Bulantı-Kusma
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Çocuk Sağlığı
Çocuklarda Takıntılar (Obsesif-Kompulsif Bozukluk)
Uzm.Dr. Gökçe KÜÇÜKYAZICI [Premium Üye]
Çocuk Psikiyatrisi


Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
İdeal sünnet nasıl olmalı
Çölyak hastalığı
Çocuklarda epilepsi
Bebeklerde sarılık ve tedavisi
Çocuklar en çok ilaçtan zehirleniyor
Obsesif-Kompulsif Bozukluğun (OKB) çocuk ve ergenlerde sıklığı %0.3 –0.9 olarak bildirilmekle birlikta daha sık olabileceği düşünülmektedir.. En sık ortaya çıktığı yaş 7, ortalama başlangıç yaşı 10’dur. Ancak literatürde ve klinik pratikte çok daha küçük yaşlarda başlayan (2 yaşa kadar) olgulara rastlanmaktadır. Ortaya çıkışıyla ilgili birçok psikolojik kuram ortaya atılmışsa da artık OKB’nin biyolojik temelleri olan nöropsikiyatrik bir hastalık olduğu kabul edilmektedir.
 
Hastalık tipik olarak obsesyon ve kompulsiyolarla kendini gösterir.
Halk arasında ‘takıntı’ veya ‘vesvese’ olarak adlandırılan durumun tıbbi terim olarak karşılığı ‘obsesyon’ dur. Obsesyon, istenmeden gelen, uygunuz olarak yaşanan ve belirgin sıkıntıya neden olan, yineleyici düşünce, dürtü veya düşlemlerdir. Kişi bu düşünce, dürtü veya düşlemlere önem vermemeye, bunları baskılamaya veya başka bir düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır.   Kişi bu düşünce, dürtü ve düşlemlerin kendi beyninin bir ürünü olduğunun farkındadır. Ancak çocuklar bunu tam olarak ifade edemeyebilirler.
 
Kişinin obsesyonlara tepki olarak yaptığı tekrarlayıcı davranış veya zihinsel eylemlere de tıp dilinde ‘kompulsiyon’ adı verilmektedir.
 
Örnek olarak bir kişinin ellerinin temiz olduğu bilmesine rağmen pis olduğunu düşünmesi ‘obsesyon’, bu düşünceden kurtulmak için gereksiz yere ellerini yıkaması ise ‘kompulsiyon’ dur.
 
Obsesyonlar ve kompulsiyonlar az oranda herkeste görülebilir, ancak bunlar kişinin yaşam kalitesini ve işlevselliğini bozuyor ve ciddi zaman kayıplarına neden oluyorsa hastalık kabul edilir ve tedavisi gerekir.
 
Yapılan çalışmalarda çocuklarda en çok görülen obsesyonların; ‘
Kirlilik ,
Hastalık bulaşacağı düşüncesi,
Kötü bir şey olacak düşüncesi,
Birinin öleceği veya hastalanacağı korkusu,
Simetri,
Cinsel içerikli düşünceler,
Yasak veya şiddet içeren düşünceler, 
Anlatma, sorma onaylatma ihtiyacı’ olduğu göze çarpmaktadır.
 
Sık rastlanılan kompulsiyonlar ise;
Yıkama,
Kontrol etme,
Düzenleme,
Sıralama,
Sayma,
Dokunma,
Tekrarlama,
Biriktirme,
Tekrar tekrar düşünme olarak sıralanmaktadır.
  
Yapılan nörokimyasal çalışmalar, beyin görüntüleme çalışmaları ve nöropsikolojik değerlendirmeler hastalığa beynin bazal ganglionlar ve frontal bölgelerindeki birtakım işlev bozukluklarının sebep olduğu, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin düzeylerinin de hastalığın ortaya çıkışıyla ilgili olduğunu göstermektedir. Hastalığın genetik olarak geçişiyle ilgili de güçlü kanıtlar vardır. Yine çalışmalar göstermiştir ki bazı OKB vakaları Tik bozukluğu ve Tourette sendromu ile birliktelik gösterebilmektedir ve bu da bu vakaların benzer genetik orjinden kaynaklanabileceklerini düşündürmektedir.
 
OKB'nin çocuklarda sanılandan çok daha fazla görüldüğü, ancak çocukların sıklıkla ayıplanacakları ve yanlış anlaşılacakları gibi düşünceler nedeniyle sıkıntılarının gizleme eğiliminde oldukları bilinmektedir. Anne-baba veya öğretmenler çocuklara  yaklaşımlarında güven verici davranır, çocukların yanlarında rahat ve açık davranmalarını sağlayabilirlerse, çocuklar da sıkıntılarını söyleme konusunda rahat davranacaklardır. 
  
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler? Sıklıkla konudan bahsederken sıkıntılı oldukları göze çarpar. Kendileri aslında bu şekilde düşünmek veya davranmak istemedikleri halde içlerinden bir sesin (bazen kendi düşüncesi olduğunu söylerler, bazılarıysa başka birisinin sesi olarak tanımlayabilir) belli davranış ve düşüncelere yol açtığını dile getirirler. Örn:içinden herhangi bir şeye küfür etmek gelmesi, rahatsız edici cinsel içerikli görüntülerin göz önüne gelmesi, bir şeyi iki kez yapmazsa kötü bir şey olacağı veya kapıyı kilitlemiş olmasına rağmen sanki kilitlemediğini düşünmesi ve tekrar tekrar kontrol etmek zorunda kalması gibi.
Bazen düşünceler eşlik etmeden sadece tekrar eden davranışlar (kompulsiyonlar) ortaya çıkabilir ve bunlar dışardan rahatlıkla gözlemlenebilir.
 
Tedavi: OKB’de en başarılı tedavi ilaç + davranışçı kognitif terapidir. Genellikle tedaviye iyi yanıt veren bir hastalıktır. Tedavisiz kalan olgularda depresyon sıklıkla tabloya eklenebilir. Çocuğun işlevselliğini giderek daha fazla bozar, okul ve ev hayatını çekilmez hale getirebilir. Çevresi için de ciddi zorluklar yaratmaya başlar.
Bazen çocukluk çağı psikozları OKB şeklinde başlayabilir. Bu nedenle çocuğun bir hekim tarafından tedavi edilmesi büyük önem taşır.
 

Yorum Yaz Yorumlar (2) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1405 defa okunmuştur.

Uzm.Dr. Gökçe KÜÇÜKYAZICI Premium üyemizdir.

Bu makale hakkında yorumlar (2)
nehir doğan (05.09.2008 16:14:00)
depresyon ve obsesif kompulsif bozukluğun ve panik atak hastalığnn birçk belrtsini taşıorum.ilaç tedaviside grmştm ama bıraktm.şimdi durumum pek iiye gtmiyr ama ben napacağımı bilmiyorum..nolur yardım edin!bu sene bir de öss var.gerçekten kötü durumdayım..lütfen...
oğuz algül (21.08.2008 22:50:00)
hocam bende okb+major depresyon var doktora gittik bu tanıyı koydu 2 gündür prozac kullanıyorum okulların açılmasına 17 gün var lise2ye geçtim ve anadolu lisesindeyim kafama saçm sapan şeyleri takıyorum bu yüzden ders çalışamıyorum 1 ay kullanın gelin dediler acba 1ayda dü
İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Gülüş dizaynı
Avrupa aile hekimliği kongresi
Gastrit ve tedavisi
Gebelik ve alkol kullanımı
Tatil psikolojisi
Anorexia nervosa
Özel hava ambulansı firmalarının pist sıkıntısı
İstanbul'da kalp nakli
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Tüp bebek Deri hastalıkları Ortopedi Üroloji Uyku bozuklukları Bloglar Ruh Sağlığı Güzellik ve Estetik Bulaşıcı hastalıklar Vitaminler-Beslenme Hakkımızda konuşulanlar Beslenme Kürtaj Sağlıklı Yaşam Kolorektal hastalıklar Tümü Prostat hastalıkları
Dr. Ali Hilmi YAZICI
Psikiyatri


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (148668)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 882
TEKFIN AKKOYUN
“ TÜM HEKİMLERİMİZİN 14 MART TIP BAYRAMINI KUTLAR HUZUR DOLU YILLAR DİLERİM „
[ Tümü ]
“Hocam babaannemi hastaneye kaldırdık. nefes darlığı şikayeti ile gittik plevral effüzyon teşhisi koydular.Ciğerden parça istediler ancak sonuçların temiz olduğunu duyunca gerek duymadık.Bizi taburcu ettiler.Ne yapmamız gerekir?İlaç reçeteside vermediler.En kısa sürede cevabınızı arz ederim...„

Cevaplayan : Op.Dr. Oryal ERDİK
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.