Özel Genel
Bulaşıcı hastalıklar
Göz bozuklukları
Diğer
Enfeksiyonlar
Beslenme
Aşı takvimi
Bulantı-Kusma
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Çocuk Sağlığı
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
Uzm.Dr. Gökçe KÜÇÜKYAZICI [Premium Üye]
Çocuk Psikiyatrisi

Uzmana Soru Sorun !

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
İdeal sünnet nasıl olmalı
Çölyak hastalığı
Çocuklarda epilepsi
Bebeklerde sarılık ve tedavisi
Çocuklar en çok ilaçtan zehirleniyor
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu bireyin akademik başarısı, aile hayatı, sosyal ilişkileri ve benlik saygısı üzerine çeşitli olumsuz etkileri olan ve oldukça sık görülen psikiyatrik bir bozukluktur.
Çocuk ve ergenlerde görülme sıklığı %5-10 , erişkinlikte %4 civarındadır.
Temel belirtileri, hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüselliktir.
Bozulukta her üç belirti birada görülebileceği gibi, özellikle dikkatsizliğin ön planda olduğu ve hiperaktivite ve dürtüselliğin ön planda olduğu alt tipler şeklinde kendisini gösterebilir.
Bir kişide DEHB’nin varlığından söz edebilmek için bu belirtilerin 7 yaştan önce başlamış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, sürekli olması ve kişinin günlük yaşamını etkileyecek boyutta olması gerekir.
 
Dikkat eksikliği:

Dikkat Eksikliği ifadesinden kastedilen aslında dikkatin olmaması değil daha ziyade dikkati belli bir süreyle özellikle zihinsel uğraşı gerektiren ders çalışma, problem çözme veya çocuk için çok da eğlenceli olmayan bir görev esnasında kendisini gösteren bir konsantre olamama durumudur. Bu çocuklar tam tersi eğlenceli, ilgilerini çeken, renkli ve canlı görüntülerin olduğu televizyon ve bilgisayar oyunları karşısında saatlerce sıkılmadan durabilmektedirler.

Dikkatlerinin dış uyaranlarca kolayca çelinebilmesi nedeniyle sıklıkla bizlerin farketmedikleri ayrıntıları farkedebilir bu nedenle yanlışlıkla fazlaca dikkatli olarak değerlendirilebilirler.

Dikkat eksikliği olan çocukların öğretmenleri sıklıkla öğrencinin derste dalgın olduğunu, kendisini dinlemiyormuş göründüğü veya kalemi silgisi veya etrafıyla ilgilendiğinden şikayetçidirler.

Bu çocuklar sınav sırasında dikkatsizce hatalar yapma ve soruları okumadan işaretleme eğilimindedirler.
 
Hareketlilik: 

Hiperaktif çocuklarda görülen ve sorun olarak kabul edilen hareketlilik ise genellikle amaca yönelik olmamasıyla normal bir hareketlilikten ayırt edilebilir. Şiddetine göre çocuk oturduğu yerde kıpır kıpır olabilir veya motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketli olabilir.
 
Dürtüsellik:

Dürtüsellik ise sıklıkla kendisini sırasını bekleyememe, konuşurken söz kesme, düşünmeden hareket etme şeklinde gösterir. Bu çocuklar sıklıkla oyun ve okul kurallarına uymakta güçlük çekerler.
Bu davranışları plansız ve istemeden gerçekleştiği için sıklıkla arkasından pişmanlık ve üzüntü duygusu baş gösterir.

Yapılan araştırmalar DEHB ile birlikte başta  “ Karşı Gelme Bozukluğu” olmak üzere öğrenme sorunları, davranım bozuklukları, depresyon ve kaygı bozukluklarının oldukça sık görüldüğünü göstermektedir.

Tedavi sırasında bu durumların atlanmaması tedavi başarısını olumlu yönde etkileyecektir.
 
Peki DEHB olan çocuklarda, bu sorunu yaşamayan çocuklarla kıyaslandığında beyin düzeyinde ne gibi farklılıklar vardır?

Bu bozuklukla ilgili bugüne kadar yapılmış çok sayıda çalışma vardır ve sorun çok boyutlu olarak incelenmiştir. Beyin görüntüleme çalışmalarıyla beynin hacim ve işlevselliğindeki değişiklikler incelenmiş, beyinden salgılanan
Noradrenalin, Dopamin, Serotonin gibi nörokimyasal maddelerin düzeyleriyle ilgili çalışmalar yapılmış ayrıca bu bozukluğa sahip çocuklar nöropsikolojik testlerle değerlendirilmiş, elektrofizyolojik ve genetik çalışmalar yapılmıştır.

Tüm bu çalışmalar sonucunda DEHB’ nin gerçekten bir bozukluk olduğu, bu çocukların planlama, çevresel gerekliliklere göre davranışın düzenlenmesi, uygunsuz tepkilerin baskılanması, dikkat işlevleri
gibi alanlarda zorluk yaşadıkları, bunun sebebinin bu işlevlerle ilgili alanlarda birtakım işlevsel ve nörokimyasal düzensizlikler olduğu , genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın ortaya çıkmasında rol oynadığı gösterilmiştir.
Bu çocukların sosyal ve akademik alanda yaşadıkları sıkıntılar olduğu gibi, diğer çocuklarla kıyaslandığında olumlu yanlarının da olduğu göze çarpmaktadır. En çok göze çarpan özellikler, daha yaratıcı olmaları, enerjik,
sıcakkanlı, cana yakın ve dürüst olmalarıdır. Ancak sıklıkla insanlara çabuk güvenebilirler ve kolaylıkla risk alabilirler. Arkadaş çevresi ve kötü niyetli insanlar tarafından bu yönleri kötüye kullanılabilir. Bu nedenle bu çocuklar,

uygunsuz çetelere ve gruplara karışma, alkol ve madde kötüye kullanımı ve suç işlemeye yönlendirilme riski altındadırlar.
 
DİKKAT EKSİKLİĞİ ve HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ
 
A) İLAÇ TEDAVİSİ

İlaç tedavisi mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatisti tarafından başlanmalı ve kullanıldığı süre boyunca doktoru tarafından yakın takip edilmelidir.

En sık kullanılan ilaçlar stimulan dediğimiz Metilfenidat içeren ilaç grubudur. Tedavi başlanmadan, doktor tarafından ayrıntılı özgeçmiş ve aile öyküsü alınmalı, yine doktor tarafından uygun görülen tetkikler
(tam kan tahlili, biyokimya, tiroid hormon testleri, EKG vs. gibi) yaptırılmalıdır.

İlaçlar davranış kontrolünden ve dikkatten sorumlu olan sistemlerin çalışabilmesi için gerekli olan nörokimyasal maddelerin beyindeki miktarlarını düzenleyerek etki göstermektedir.

Böylece çocuğun varsa hiperaktivitesi azalır, dikkat süresi uzar ve harekete geçmeden önce durup düşünme yeteneği artar. Uygun süre ve dozda tedavi gören çocukların sosyal ve akademik alanda
başarılarının arttığı bilinmektedir.Tedavi olmayan çocukların ise depresyona daha yatkın ve alkol ve madde kullanımının fazla olduğunu çalışmalar göstermektedir.

Tedavinin süresi hastalığın şiddetine göre ve çocuktan çocuğa değişmektedir. Hareketlilik yaşla birlikte azalma eğilimindedir. Dikkat eksikliği sıklıkla daha uzun bir süre sorun olmaya devam eder ve genellikle ergenlik
sonrası azalarak kaybolur. Küçük bir kesimde erişkinlikte de devam eder. Tedavinin ne kadar süreceği çocuğun ihtiyacına göre belirlenir. Ağırlıklı olarak akademik sorunlar yaşayan çocuklarda okul dönemi ilaç kullanılır,
tatillerde kesilir, davranış sorunları ve hiperaktivite fazlaysa tatillerde de devam edilebilir veya başka ilaçlarla desteklenebilir.

Okul başlangıç dönemlerinde sorun hala devam ediyorsa ilaç tekrar başlanır, artık ihtiyaç duyulmadığında tedavi sonlandırılır. Tedavi 1-2 yıl da sürebilir, ergenlik sonuna kadar da devam edebilir. Erişkinlikte kullanım daha sınırlıdır.

Bu grup ilaçlarda en sık rastlanılan yan etkiler iştahsızlık, uykusuzluk, başağrısı ve karın ağrısı olarak sıralanabilir. Genellikle 1-2 hafta içinde azalarak kaybolurlar.

DEHB si olan çocukların %90’ı stimulan tedavisine yanıt vermekle birlikte, fayda görmeyen ve yan etkileri tolere edemeyen gruplarda atomoksetin, TCA’lar, bupropion, klonidin ve guanfasin içeren ilaçlar kullanılabilmektedir.
Yine bu ilaçlar da mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
 
B) BİREYSEL DESTEK

Dikkat eğitimi, kendini programlama, zaman yönetimi, sosyal beceri eğitimi, eşlik eden öğrenme güçlüğü, depresyon gibi durumlara yönelik özel eğitim ve terapi desteğinin sağlanması,
 
C) OKULLA İŞBİRLİĞİ

Çocuğun ön sıraya oturtulması, uygun disiplin, yönlendirme ve takibin yapılması gibi.
 
D) EBEVEYNLERİN EĞİTİMİ
 
E) ORTAMIN DÜZENLENMESİ

Görsel , işitsel ve dokunsal dikkat dağıtıcı uyaranların azaltılması.
 

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1582 defa okunmuştur.

Uzm.Dr. Gökçe KÜÇÜKYAZICI Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun !

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Beslenme konusunda ilginç bilgiler
Meme büyütme estetiği öncesi ve sonrası
Diş beyazlatma
9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü
Bacak şekillendirme estetiği
Diş hekimliğinde lazer uygulamaları
Gastroözofagial reflü
Sağlık bilgi yarışmasını kazanan açıklandı!
Kozmetik Genel Prostat hastalıkları Tümü Sağlık Köşesi Empotans Diğer Cinsel Yaşam Sigara Sellülit Bilimsel Aşı takvimi Kulak Burun Boğaz Bulantı-Kusma Panik Atak Tamamlayıcı Tıp Gebelikte beslenme
Op.Dr. Seval TAŞDEMİR
Kadın Hastalıkları ve Doğum


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (120679)

doktorsitesi.com'u en çok neden ziyaret ediyorsunuz?
Uzmanlara soru sormak için
Sağlık makalelerini okumak için
Sağlık haberlerini okumak için
Soru bankasında dolaşmak için
Uzmanların iletişim bilgileri için
Toplam Oy : 221
fadime şahin
“ÇOK güzel bir site hazırlayanların ellerine yüreklerine sağlık kısa sürede cevaplarımızı alıyoruz.çok teşekkür ederim.„
[ Tümü ]
“Doktor Bey,benim 5.sınıf 11 yaşında erkek bir yeğenim var.Evin tek çocuğu.Kolejde okuyor.Zeki bir çocuk.Buna rağmen ablamın şikayetleri oluyor.Yeğenimin ödevim yok diye yalan söylemesi,testleri cevaplarına bakarak yapması,oyuna düşkün olması gibi...Sürekli takip istiyor.Küçük yaştan beri öğretilmesine rağmen çok dağınık.Ödevlerini yapmamasından öğretmeni de şikayetçi.Ama çalışmadan bile iyi notlar alıyor.Aile bu konuda çok dertli.Bu kadar ders yapmaktan kaçması problem mi,ne önerirsiniz?saygılar„

Cevaplayan : Prof.Dr. Selahattin ŞENOL
Prof. Dr. İsmet BAYRAMOĞLU
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Tlf:03122134858 7. cadde 6/4 Bahçelievler/ANKARA
www.ismetbayramoglu.com
Tüp Bebek , Aşılama , Histeroskopi , Laparoskopi
Kısırlık tedavisinde çifte özel Çözümler
www.numanbayazit.com
Uzm Dr Ahmet Çevikaslan, Çocuk Ve Ergen Psikiyatristi
Hiperaktivite,Otizm,Zeka,Kaygı, Tik,Takıntı,Fobi,Depresyon,Travma
www.ahmetcevikaslan.com
Prof. Dr. CAN KOÇ
Burun hastalıkları ve sinüzit tedavisi. Cinnah caddesi 100/9 Çankaya-Ankara (312) 440 80 80
www.kbbankara.com
Doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum

Doktorsitesi.com genel : Text-İlan | İstatistikler | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında Doktorsitesi.com| Online doktor| Sağlık| Sigara bırakma| Alexa

Doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Sağlık / Ağız Sağlığı | Sağlık / Aşı takvimi | Sağlık / Başağrısı | Sağlık / Bel ve Boyun Fıtıkları | Sağlık / Beslenme | Bilimsel | Sağlık / Bloglar | Sağlık / Bulantı-Kusma | Sağlık / Bulaşıcı hastalıklar | Sağlık / Cilt lekeleri | Sağlık / Cinsel Yaşam | Sağlık / Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Sağlık / Deri Dolguları | Sağlık / Deri hastalıkları | Sağlık / Diabet | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diyet&Fitness | Sağlık / Doğum anı | Sağlık / Doğum Kontrol | Sağlık / Doktor Sitesi Haberleri | Sağlık / Duyurular | Sağlık / Empotans | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Epilasyon | Erkek Sağlığı | Sağlık / Erken Boşalma | Sağlık / Gastrit-Ulser | Sağlık / Gebeliğe hazırlık | Sağlık / Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Sağlık / Gebelikte beslenme | Sağlık / Genel | Genel | Sağlık / Genetik | Sağlık / Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Sağlık / Göz bozuklukları | Sağlık / Göz Sağlığı | Haberler | Sağlık / Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Sağlık / Infertilite | Kadın Sağlığı | Sağlık / Kalp Sağlığı | Sağlık / Kanser | Sağlık / Kolorektal hastalıklar | Sağlık / Kozmetik | Sağlık / Kulak Burun Boğaz | Sağlık / Kürtaj | Sağlık / Kızlık zarı | Sağlık / Liposuction | Sağlık / Meme Kanseri | Sağlık / Meme operasyonları | Sağlık / Menopoz | Sağlık / Menstruasyon | Sağlık / Ortopedi | Sağlık / Panik Atak | Sağlık / Prostat hastalıkları | Sağlık / Rinoplasti | Sağlık / Romatizma | Sağlık / Ruh Sağlığı | Sağlık Köşesi | Sağlık / Sağlıklı Yaşam | Sağlık / Sellülit | Sağlık / Sigara | Sigorta | Sağlık / Tamamlayıcı Tıp | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tüp bebek | Sağlık / Uyku bozuklukları | Sağlık / Varis | Sağlık / Vitaminler-Beslenme | Sağlık / Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | Sağlık / İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Sağlık / Yüksek tansiyon
DoktorSitesi.com'a reklam verin.