Özel Genel
Bulaşıcı hastalıklar
Göz bozuklukları
Diğer
Enfeksiyonlar
Beslenme
Aşı takvimi
Bulantı-Kusma
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Çocuk Sağlığı
Sizde bir zamanlar çocuktunuz
Dr. Gökhan ÜRKMEZ [Premium Üye]
Hipnoz ve Hipnoterapi

Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
İdeal sünnet nasıl olmalı
Çölyak hastalığı
Çocuklarda epilepsi
Bebeklerde sarılık ve tedavisi
Çocuklar en çok ilaçtan zehirleniyor
Ergenlikle olgunlaşan sosyalleşen insan, sürekli kaydeden belleğinin yardımı ile öğrendiklerini yaşadıklarını bir havuzda toplayıp hayata başlar. Çocukken yaşanılan tecrübeler hayatının tamamını etkileyecek kişiliğe dönüşür. Psikoloji bu dönemi her zaman irdelemiş, çocuk gelişiminin dönemlerini binanın inşasındaki basamaklar gibi görmüştür. Çocukken kazanılan sosyal kuralların nasıl kazanıldıkları ve nasıl yorumlandıkları her dönem merak konusu olmuştur.
Yakından takip edebildiğimiz çocuklarımızın oynadığı bir oyunda, neden oyunu fazlası ile ciddiye aldığı kurallara bağlı kaldığı, değişikliklere neden şiddetle karşı çıktığı, olaylarla ilgili yorumlarındaki düşünme şekli çok dikkat çekici değilmidir?
Çocukların duygusal reflekslerinin nasıl şekillendiğini anlayabilmek için, onların duygusal olaylara getirdikleri yorumları anlayabilmek gerekir. Çok basit oyun kurallarından, televizyonlarda izlediği şiddet dolu yayınlara, kürtaj ve idam cezası gibi daha kompleks konulara kadar her türlü konu da bir yorum yapar belleklerinde saklarlar. Sekizli yaşlara kadar çocuk olaylara farklı açıdan ve farklı bireylerin gözlerinden bakmakla zorlanır. Böylece olayları yorumlama fırsatı bulamaz, kısır bakış açısı ile basit bir sonuca ulaşır. Sekiz yaşının üzerine çıkıldıkça her yıl olgunlaşan düşünceler algılar, edinilen eğitimin de eşliğinde farklı bakış açıları ile sonuca daha bilinçli ulaşılmasını sağlar.
Piaget çocuklardaki bu gelişmeyi yaptığı araştırmalarla dört döneme ayırmıştır. Bakıldığında yaşamsal önemler taşıyan bu dönemde, olup bitenleri anne babaların bilmeleri halinde, çocuklarını tanımalarının anahtarı olabileceğini de göstermektedir.
Piaget 2-4 yaş grubunu dahil ettiği birinci basamağında; çocuğun kuralları izleme davranışı olmadığını, oyunlarına kural yerine nadir olarak kısıtlamalar getirilebileceğini savunmaktadır.
5-7 yaş grubunda; başkalarının koyduğu kurallara uyma fikri yeni başlamaktadır. Fakat bu dönemde çocuklar kuralları çok katı değişmez olarak algılarlar. Çocuklara bir kurala uymaktan hoşlanmasalar bile o kuralın doğruluğunu yada yanlışlığını asla irdelemezler. Olayları sadece fiziksel ve objektif sonuçlarına göre değerlendirirler. Bu dönemdeki diğer görüşleri de ceza uygulamalar ile ilgilidir. Eğer birisi bir kuralı çiğnerse yada o kurala uymazsa mutlaka cezalandırılmalıdır.
8-11 yaş grubunda; kuralları insanları korumak yada onlara yardım etmek için konulan, ortak kararlar sonucu ortaya çıkan uygulamalar olduğunu anlamaya başlar. Yorumlar yaparken sadece fiziksel ve objektif sonuçlara değil, kişinin o davranışlarda bulunma sebeplerini de irdeleyerek yorum yapar. Kurallar artık birilerinin emirlerine körü körüne uymak değildir, diğerleri ile birlikte yaşayabilmek için yapılan anlaşmalardır. Çocuk bu anlaşmada olmak isteyip istemeyeceğine artık kendisi karar verebilmektedir.
11 yaş ve üzerinin olduğu dördüncü basamağında ise; çocuk artık yeni kurallar koyabilir. Daha toplumsal ve politik olaylarla ilgilenir ve kendi benliğiyle yorumlar yapmaya başlar.
İşte bu basamaklardan geçen çocuk ergenliğe geçişini ve ergen oluşunu kutlarken geçirebileceği travmalardan korunmalıdır. Kimi zaman bunu kendisi başarır. Ama sıklıkla bir izleyene yol göstericiye ihtiyaç duyar.
Küçük bir çocuk babasına işlerinde yardım etmek istemiş. Bunun için babasının çalışma odasına girmiş ve masanın üzerinde duran dolmakaleme mürekkep doldurmaya çalışmış. Fakat bunu yaparken yanlışlıkla tüm mürekkebi masanın üzerine dökmüş ve masanın üzerinde kocaman bir leke olmuş. Diğer bir çocuk ise, babasının çalışma odasını yasak olmasına rağmen karıştırmak istiyormuş. Odaya girmiş ve masanın üzerindekilerle oynarken dolmakalemden bir damla mürekkep masanın üzerine dökülmüş. Masa üzerinde küçük bir leke oluşmuş.
Piaget in bu hikayesinden sonra “Sizce hangi çocuk suçlu?” sorusuna çocukların yaşlarına göre verdikleri cevaplar, farklılığı ortaya çıkarmış.
5-7 yaş-ikinci basamak- çocuklar olayları sadece sonuçlarına göre değerlendirdikleri için birinci çocuğu suçlu bulmuşlar. Çünkü onun verdiği zarar diğerininkinden daha büyüktür.
8-11 yaş arasındaki çocuklar ise, olayları sadece sonuçlarına göre değil kişilerin amaçlarına göre de yorumladıkları için ikinci çocuğu daha suçlu bulmuşlar. Verdiği zarar az da olsa, o yapması istenmeyen bir şeyi yapmıştır.
Çocuklarımızın davranışlarını değerlendirirken, yaptıklarına bir anlam yüklerken, hep denildiği gibi “Sizde bir zamanlar çocuktunuz” cümlesinden çok, onların her yaş dönemini ne güçlüklerle atlattıklarını bilmemiz gerekiyor. “Anaokulunda daha hareketliydi, bu okula geldi durgunlaştı.” Yerine, o okula geldiğinde ve anaokuluna gittiğinde kaç yaşında olduğunu düşünmemiz yaptıklarını daha rahat anlamamıza neden olacaktır.
Altı yaşındaki çocuğunuz eğer yeni bir kural öğrenmiş ise bunu sık sık uygulamakta ısrarcı olabilir. Bu konuda asla telaşa düşmeden, çocuğunuzun o konuyu anlayabilecek zihinsel seviyeye gelmesini beklemeniz ve bazı şeyleri onların kendi başlarına keşfetmesini beklemeniz, hem sizin hem de çocuğunuz için daha iyi olmaz mı...
Unutmayın ki çocuğunuz olaylara hiçbir zaman sizin baktığınız gibi bakamayacaktır. Ancak, biz onların bulunduğu yerden yetişkinlere ve olaylara bakmıştık.

Yorum Yaz Yorumlar (2) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 671 defa okunmuştur.

Dr. Gökhan ÜRKMEZ Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

Bu makale hakkında yorumlar (2)
yeliz orun (23.03.2008 13:39:00)
tebrikler
deniz beren (12.03.2008 10:56:00)
Yazdığınız makaleleri zevkle takip ediyorum.Benimde bir oğlum var ve zaman zaman sorunlar yaşıyoruz.Bu konuda bizleri aydınlattığınız için teşekkür ediyorum.
İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Çocuklarda havale-konvülziyon
Doğum sonrası depresyon
Erkek infertilitesi (Kısırlık)
Elektronik cihazlardaki elektromanyetik tehlike
Diş beyazlatma ve Porselen venerler
Çocuklarda doğumsal kalp hastalıklarına genel bakış
İnsanoğlu haşerelerden çok çekti
Uyku ve sosyal yaşam
Romatizma Genel Diyet&Fitness Bel ve Boyun Fıtıkları Bulantı-Kusma Ağız Sağlığı Sellülit Doğum anı Diabet İnfertilite - Kısırlık Bilimsel Gastrit-Ulser Diğer Panik Atak Gebelik süreci Göz bozuklukları Sigorta
Uzm.Dr. Sinan KIRIM
Endokrin


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (150263)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 1380
sümeyra demirel
“tüm doktorların tıp bayramını kutlarım kolaylıklar diliyorum sevgilerimle...„
[ Tümü ]
“Doktor Bey,benim 5.sınıf 11 yaşında erkek bir yeğenim var.Evin tek çocuğu.Kolejde okuyor.Zeki bir çocuk.Buna rağmen ablamın şikayetleri oluyor.Yeğenimin ödevim yok diye yalan söylemesi,testleri cevaplarına bakarak yapması,oyuna düşkün olması gibi...Sürekli takip istiyor.Küçük yaştan beri öğretilmesine rağmen çok dağınık.Ödevlerini yapmamasından öğretmeni de şikayetçi.Ama çalışmadan bile iyi notlar alıyor.Aile bu konuda çok dertli.Bu kadar ders yapmaktan kaçması problem mi,ne önerirsiniz?saygılar„

Cevaplayan : Prof.Dr. Selahattin ŞENOL
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisi hakkında bilgiler
www.aybarsakkor.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.