Daha önceki makalemde, hipnozun hak ettiği yere gelmeye başladığını yazmıştım. Şimdi de Avrupada büyük ilgi gördüğünü, doktorların bu konuyu çok ciddiye alarak, üzerinde büyük araştır malar yaptığını, hatta devletlerin de çalışmaları maddi manevi desteklediğini anlatacağım.
Efendim, geçtğimiz hafta sonu, İstanbulda "Psikoterapi ve Hipnoz Derneği"nin düzenlediği "Work Shop" a katı lan Alman Dental Hipnoz Derneği Başkanı Dişhekimi Albrect Schmierer bize 16 saat süren mükemmel bir çalışma sundu. 1600 doktorun üye olduğu bir derneğin başkanı olan, Doktor Schmierer, hipnoz konusunda neler yaptıklarını anlattı. Avrupa Hipnoz Birliğininin çalışmaları nı da anlatan Dr.Schmierer kendi tekniklerini ve çalışma prensiplerini de bizlere aktardı. Öyle şeylere tanık olduk ki, benim 20 yıllık hipnoz bilgilerime çok yeni ve güçlü halkalar eklendi. Özellikle normal zekaya sahip herkesin 2 dakika içinde hipnoza girdiğini görmek bizleri de çok heyecanladırdı.
Hipnoza olan bağlılığım bir kat daha arttı. Albrectin iki dakika içinde hipnoza soktuğu hastasının 3 dakika içinde dişini çekmesi çekmesi çok enteresandı. (Gelir Gelmez, Albrectin tekniğini uygulayarak, bir hastaya hipnoz yaptım. Genel Cerrah Arkadaşım Dr. Ferda Hanım da saçlı deriden bir sebaseoz kist çıkardı. Hipnoz altında yaptığımız operasyon çok etkileyiciydi. Hasta çok rahat ve hiç tepki vermeden ameliyat süresince hipnozda kaldı.)
Artık Almanyada her tedaviye yardımcı bir yöntem olarak hipnozu kullanmaya başlamışlar.
Dişhekimliği, kadın doğum, cerrahi, eğitim ve spor da ise, çok başarılı çalışmalar yapılıyormuş.
Biz de kendi yaptıklarımızdan bahsettik. Üniversite sınavına hazırlık, stresi yenme, ders çalışmaya yönlendirme, sigara bırakma, dişhekmliği ve cerrahi çalışmalarımızı anlattık. Ama ne yalan söyliyeyim. Onların çalışmalarını kıskandım. Hem devlet desteği, hem de zengin bir ülke ve destekleyen tüm doktorların maddi anlamda çok iyi durumda olduğu bir büyük dernek.. Neler yapılmaz? Onlar da yapmış zaten.
Yani daha önce de dediğim gibi,
"hipnoz aldı başını gidiyor arkadaşlar." Ama Batıda "uçmuş" neyse, biz de iyi gitmeye başladık.
Hepinize saygılar...