Özel Genel
Deri hastalıkları
Kulak Burun Boğaz
Diyet&Fitness
Sağlıklı Yaşam
Ağız Sağlığı
Göz Sağlığı
Cinsel Yaşam
Kalp Sağlığı
Enfeksiyonlar
Ruh Sağlığı
Tamamlayıcı Tıp
Diğer
Duyurular
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Genel
Psikoterapi ve yazı
Yusuf BAYALAN [Premium Üye]
Psikoloji

Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Anksiyete bozuklukları
Depresyon
Sosyal Fobi
Ergenlik
Psikoterapi, nerede ve ne zaman
            Her şeyi anlatırken kullanır da yazıyı insan, yazıyı anlatacağı tuttuğunda neyi kullanacağını kestiremez. Tarifinden  zor kutsallığını anlamak. Yemin edenlerin en yücesinin neden yazıyı seçtiğini anlamak zor. Sadece bu bile insanı çaresizliğiyle, yani kendisiyle yüzleştirmeye yetiyor.
 
            Yazı kutsal; insan, en şereflisi tüm yaratılmışların. Yazı ve insan ilişkisi aslında, “kutsal” ile “eşref”in ilişkisidir.
 
            Yazı en temelde bir iletişim aracıdır. İletişim;  yani kendini karşı tarafa iletmek ve karşı tarafın sana ilettiklerine kendinde bir yer edindirmek. Kutsallığı belki de buradan geliyor; “En Ulu” olanın iletisinde bir araç olmasından. Getirenin kıymeti gönderenle ve  getirilenle  ilişkili değil midir zaten?
 
            Yaratılmışların en şereflisinin, özgürleşmek(özünü gürleştirmek) için girdiği meşakkatli yoldur psikoterapi. Yazmak, “insanın kendini yeniden inşa süreci”nde  “kutsal” olanı kullanmasıdır. Yazı ise, insanın özünde olanı kendine getirmesinde, kendi kuyusundan su çekmesinde kullandığı araçtır. Yazı bu önemli işlevini, düşünceyi, duyguyu, davranışı ve fizyolojiyi  damıtarak gerçekleştirir. Yazı ile insan, kendini biteviye tekrar etme durumundan, kendini gözleyen pozisyonuna geçer. Bu açıdan, insanın tek başına dahi olsa(terapi süreci haricinde) doğru sorular eşliğinde, kendine dönük yazması terapötik bir etki yaratır. Zaten tüm teorisyenler, bilgeler, arifler kendilerinden hareketle insanı ve insanlığı anlamaya çalışmış değiller midir?
 
            Yazı yaratıcı, farkındalık sağlayıcı ve özgürleştirici araç olmasının yanında kaygı verici de bir şeydir. Çünkü yazarken, yani kendi kuyunuzdan su çekmeye kalkıştığınızda ne ile karşılaşacağınız bir muammadır ve tüm muammalar anksiyete yağmurunu taşıyan kara bulutlardır. Genelde insanlar, bu kara bulutlarla yüzleşmemek için, başını gökyüzüne çevirmezler. Ancak bu şekilde davranmak kendini, yağmurun rahmetinden de mahrum etmek demektir. Oysa en çok ihtiyacımız olan şey belki de bu “rahmet”tir.
 
            Psikoterapide yazı, danışanlara ev ödevi/terapi çalışması olarak sunulur. Danışanlardan, bir günde yaşadıklarını, beli durumlardaki tutumlarını, tüm terapi sürecini vb. değerlendirmeleri. istenir. Terapi sürecine aktif katılanların bu süreci daha iyi işlettikleri dikkat çekicidir. Ancak yazı yazma konusunda bahane bulanların, özünü gürleştirmekten kaçmak için de çokça bahane ürettikleri görülebilir. Bu bahaneler arasında, kötü bir eş, kötü bir çocukluk, kötü yaşam şartları, kötü kader vb. yer alır. Tüm bu bahanelerin ortak özelliği ise kişinin “sorumluluk spotu”nu  kendisi dışındaki noktalara odaklamasıdır.
 
            İnsanın düşüncelerini yazılı halde görmesi, farkındalık sağlayıcı sonuçlar ortaya çıkartabiliyor. Diğer insanlarla iletişim kurarken yüzünün kızarması problemiyle terapiye gelen bir hanım, bu durumda en çok önemsediği şeyin  “yüzünün kızarması” olduğunu, diğer insanların kendisi hakkında ne düşündüğünün önemi olmadığını ifade ediyordu. Ancak, yazı aracılığıyla damıtılan düşüncelerin altında, yüz kızarıklığı, olması gerektiğine inanılan mükemmellik portresine atılan bir çizik olarak değerlendiriliyordu. O Türkiye’nin en prestijli okullarından birinde,  çok iyi bir bölümde okumuştu. O zaten örnek bir kızdı. O hiç hata yapmamalıydı. O hep en iyisi olmalıydı. Kısacası o “mükemmel”di ve öyle olmaya devam etmeliydi. O yüzden bu çizik halledilmeliydi. Bu farkındalık yaşandıktan sonra, yüz kızarıklığında çok önemi oranda azalma ortaya çıktı ve psikoterapi süreci çok farklı bir boyuta doğru yol aldı.
 
            Yaşadığı yoğun kaygı dolayısıyla ailesi tarafından terapiye getirilen danışanın bu, ÖSS’ye dördüncü girişi olacaktı. Aslında daha iyi puan alabilecekken yaşadığı kaygı, onun düşük puan almasına sebep oluyordu. İlk etapta kaygı, danışan tarafından nefret edilen, istenmeyen bir şeydi. Çünkü onu “hasta” ediyordu. Yaşanılan yoğun kaygı, danışanın deneme sınavlarından önce terapisti arama ihtiyacına sebep oluyordu.  Bu, sınavdan önceki son seanstı ve kaygı belirtileri en tepe noktasındaydı. Danışan, ayağının kendi kendine sallanmasını dahi kontrol edemiyordu. Bu benim açımdan da son derece zor bir durumdu ve yapabileceğim çok şey olmadığı düşüncesi beni ümitsizliğe sevkediyordu. Bu durumlarda en önemli yardımcım genelde “şimdi ve burada” yaşamak oluyor. Son bir değerlendirme yapmamız gerekiyordu:
 
T- Sence bir öğrenci, olası hangi sebeplerden dolayı sınavı kazanamaz?
 
D- Hasta olması(danışanın sınava ilk girişinde ayağı tutmaz olmuştu), ders çalışmaması(danışan çok ders çalışıyordu),  kaygı yaşaması(danışan çok kaygılıydı), cevapları forma geçmesinde yanlış kodlama yapması, soruların çok zor olması vb.
T- Sen bu sebeplerden hangisi dolayısıyla  sınavı kazanamazsan eleştirilmezsin?(Danışan için eleştirilmek “korkunç bir şey”di. Bunu önceki seanslardan biliyordum)
D- Galiba hasta olursam ve kaygı yaşarsam.
T- Tahtadakiler sana ne ifade ediyor?(Yapılan değerlendirmeleri tahtada not alıyordum)
D- (Hayret eder bir şekilde) Ben bunları eleştirilmemek için mi yapıyorum?(Bu tepkiye birlikte ani ve beni de hayrete düşürecek bir şekilde danışanın ayak sallanması kesilmişti.)
T- Şu anda kaygın ne yoğunlukta?
D- Hiç kaygım yok. Allah Allah. Çok ilginç. Yani tüm bunları ben eleştirilmemek için mi yapıyorum?
T- Tahtada gördüklerin sana anlamlı geliyor mu?
D- Doğru. Galiba haklısınız. Eeeee(Gülerek) Ben şimdi eleştirilmemek için hangi bahaneyi kullanacağım?
....
            Sınav sonrasında danışanım beni aradı; sınavının çok iyi geçmemesine rağmen kaygısının olmadığını söyledi. Bu durum bana, gerçeklik terapisinin “mazeret yok” ilkesini hatırlattı ve benim için bu ilkenin bir farkındalığıydı.
            Bu iki örnekte elde edilen sonuçlar yazı kullanılmadan da elde edilebilirdi belki de. Benim amacım, kendi kuyumuzdan(tabii danışanımızın da) su çekerken yazıyı kullanabileceğimize örnek göstermektir.
 
           
 
 

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 393 defa okunmuştur.

Yusuf BAYALAN Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Tüp bebek tedavisi gören kişilere yardımcı bir klavuz.
Migren ve akupunktur
Kepçe kulak ameliyatı için en uygun zaman okul öncesi dönemdir
Pektus ekskavatum (Kunduracı göğsü)
Zayıflama uğruna sağlığınızdan olmayın
Sağlıklı yaşam için haftada en az 3 gün yürüyüşe çıkın
Peptik ülserler ve oniki parmak ülserleri
Kompleks uyku apne sendromu
Kilo Vermenin En Garantili Yolu
Obezite tedavisinde tek kalıcı çözüm obezite cerrahisidir. Obezite cerrahisi hakkında herşey için.
www.medicorium.com
Op.Dr.Bahattin UÇAR
Bel ve boyun fıtığında ameliyat gereken ve gerekmeyen hastalar...
0212 570 42 42

www.belvesinircerrahisi.com
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Başağrısı Üroloji Ortopedi Prostat hastalıkları Doğum Kontrol Sellülit Kürtaj Tümü Doğum anı Erkek Sağlığı Diğer Genel Deri hastalıkları Menstruasyon Gebelik süreci Kozmetik Kulak Burun Boğaz
Dr. Fevzi ÖZGÖNÜL
Medikal Estetik


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (134931)

Olimpiyatlarda yarışabilseydiniz hangi dalda olmak isterdiniz?
Yüzme
Jimnastik
Futbol
Koşu
Yüksek / Uzun atlama
Toplam Oy : 1825
esin cinar
“BIRGUN INTERNETTE GEZERKEN SIZE RASTLADIM COK GUZEL BIR SITE UMARIM DERDIME CARE OLACAK BIR DR BULURUM VE IYILESIRIIM CUNKU BEN BIR KRONIK YALANCIYIM.BU DURUM BENI COK RAHATSIZ EDIYOR ARTIK BEN ITIRAF EDEBILIYORUM BEN KRONIK HASTA BIR YALANCIYIM. COK ACIL TEDAVIYE IHTIYACIM VAR. BOYLE BIR SITEYI BULDUGUM ICIN COK SANSLIYIM TESEKKURLER EMEGINIZE SAGLIK„
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey, Benim 2 aylık bebeğim var 1,5 aydan beri kakasını yeşil yapıyor. Ama kendisi rahatsız değil ağrısı yok uyku düzeni de iyi. Bunun nedeni nedir. Teşekkür ederim.„

Cevaplayan : Prof.Dr. Güngör NİSLİ
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
Op.Dr.Bahattin UÇAR
Bel ve boyun fıtığında ameliyat gereken ve gerekmeyen hastalar...
0212 570 42 42

www.belvesinircerrahisi.com
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Kilo Vermenin En Garantili Yolu
Obezite tedavisinde tek kalıcı çözüm obezite cerrahisidir. Obezite cerrahisi hakkında herşey için.
www.medicorium.com
Doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum

Doktorsitesi.com genel : Text-İlan | İstatistikler | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında Doktorsitesi.com| Online doktor| Sağlık| Sigara bırakma| Alexa

Doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
DoktorSitesi.com'a reklam verin.