Özel Genel
Deri hastalıkları
Kulak Burun Boğaz
Diyet&Fitness
Sağlıklı Yaşam
Ağız Sağlığı
Göz Sağlığı
Cinsel Yaşam
Kalp Sağlığı
Enfeksiyonlar
Ruh Sağlığı
Tamamlayıcı Tıp
Diğer
Duyurular
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Genel
Diyetisyenlere sıkça sorulan sorular
Diyetisyen M. Turgay KÖSE [Premium Üye]
Diyetisyen

Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Zayıflamak, fakat nasıl?
Glisemik indeks nedir?
Ne kadar aktivite?
Sağlıklı diyet
Kolesterol yüksekliği tedavisinde güncel yaklaşım
 Zayıflama Çayları ve Bazı Bitkisel Çaylar Zayıflatır mı?

Bu çayların vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkileri mevcuttur. Dolayısıyla kullanımları ile birlikte vücuttan fazla miktarda su idrarla dışarı atılacak ve bu durum zayıflama şeklinde algılanacaktır. Ancak şişmanlık; vücutta bulunan yağ miktarındaki artışı tanımlamaktadır. Halbuki bu tür çaylar vücuttaki suyu kaybettirmektedir. Su içildiğinde tekrar eski kiloya geri ulaşılmaktadır. Ayrıca zayıflama amaçlı kullanılan bu diüretik çaylar / otlar kalın bağırsakta bulunan “mikrovillüs” adı verilen tüycüklerin kısalmasına veya düzleşmesine yol açtığı için peristaltik hareketleri azaltmakta, yani kabızlığa yol açmaktadır. Kullanıma ara verildiği taktirde normal dışkılama gerçekleşmemekte, kişi tekrardan bu çaylarla dışarı çıkabilmektedir. Bu kısır döngüye girmemek adına, mümkünse hiç bulaşmamak daha iyi sonuçlar verecektir. Çözümü posalı (lifli) besinlerin tüketimine ağırlık vererek, bol su içerek ve hareket ederek sağlamak en doğal ve doğru yöntemdir.
 
Diyet Yaparken Neden Yüzüm Çöküyor, Neden İstediğim Yerden Kilo Veremiyorum?

Yağ hücrelerinin yoğun olduğu yerleri genetik yapı belirler. Dengeli bir diyet ve spor ile sorunlu bölgeleri eritmek / inceltmek mümkündür. Yalnız diyet yaparak, alınan enerji miktarını çok fazla kısıtlayarak kilo verme çabası, bedenin incelmesinden ziyade, yüzün çökmesi ile sonuçlanmaktadır. Sabırlı olmak şart. Ancak sorunlu bölge vücudun yapısından dolayı hiçbir zaman incecik olamamaktadır.
 
Sadece Salata Yiyorum, Ama Kilo Veremiyorum. Neden?

Sadece sebzelerle beslenmek yeterli protein alınamamasına ve vücuttaki kasların kısmen kaybına yol açar. Bu da metabolizma hızının düşmesine yani daha az enerji harcamamıza yol açar. Sonuçta aç kalınmasına rağmen kilo verilememektedir. Önerilen, farklı besin gruplarından çeşitlilik sağlayarak enerji açısından aşırıya kaçmadan beslenmek ve spor ile diyeti desteklemektir.
 
İdeal Kilo Kaybı Ne Kadar Olmalı?

Dünya Sağlık Örgütü haftalık ağırlık kaybının 0.5 – 1.0 kg. arasında olması gerektiğini vurgulamaktadır. Eğer ki birey ağır derecede şişman ise veya obeziteye bağlı birtakım komplikasyonlar söz konusu ise; kontrollü olarak haftada 1.5 kg. ağırlık kaybını uygun görmektedir. Hatta Dünya Sağlık Örgütü’nün son sağlık raporunda haftada 250 – 900 gram ağırlık kaybı uygun görülmektedir. Ayda 4 - 6 kg. üzerindeki ağırlık kaybı metabolik olarak birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Bu yüzden 20 senede aldığımız kiloları 20 günde vermeye kalkmamalıyız.
 
Yumurtayı Ne Sıklıkta Yiyebilirim?

Yumurta doymuş yani kötü yağ içeriğinin ve kolesterolünün yüksek olması ile dikkatleri çekmektedir. Öte yandan yumurtanın sahip olduğu doymamış yağ asitleri tam arzu edilen oranlardadır. Bununla birlikte içermiş olduğu protein “örnek protein” olarak tanımlanmaktadır. Yani anne sütü’ndeki proteine eşdeğerdir. Tamamı vücut proteinlerine dönüşebilmektedir. O nedenle özellikle büyüme ve gelişme çağındaki bireylerde oldukça önemli bir besin öğesidir. Bunun yanında sarısında “lesitin” adında bir madde bulunmaktadır ki, sanılanın aksine bizlerin kan kolesterolünü o kadar da yükseltmemektedir. Bu nedenlerle sağlıklı bireyler eğer arzu ederse günde 1 adet yumurta yiyebilirler. Eğer ki şeker hastalığı, kolesterol veya tansiyon yüksekliği, karaciğer yağlanması veya safra kesesi problemi olanların ise yumurtayı farklı günlerde olmak koşulu ile haftada en çok 2 adet tüketmeleri önerilmektedir. Tabi pişirme ilkeleri de büyük önem taşımaktadır. Kıymalı, pastırmalı, sucuklu, tereyağlı veya katı margarinli olarak pişirirsek 2 + 2 maalesef 5 eder. Önerilen haşlama, menemen veya çılbır şeklinde (yağsız) pişirilmesidir.
 
Sauna Zayıflatır mı?

Terleme ile birlikte sadece su kaybedilir. Su içildiğinde kaybedilen su tekrar geri alınır. Ağırlıkta bir değişiklik olmaz. Zaten şişmanlık, vücut yağ miktarının artışı olarak tanımlanmaktadır. Ağırlıktaki her azalma zayıflama olarak algılanmamalıdır. Önemli olan vücut yağ miktarının azalmasıdır, su veya kas miktarının değil.
 
Zayıflama İlaçları Etkili midir?

Bu tür ilaçların ishal, gaz, karın ağrısı, vitamin eksikliği, kabızlık, uykusuzluk, ağız kuruluğu, yüksek tansiyon gibi yan etkileri mevcuttur. Zamanında piyasadan kaldırılan bazı ilaçların bağımlılık, katarakt, ölüm gibi sonuçlara yol açtığını bilinmektedir. İlaç tedavisinin aşırı şişmanlarda, doktor ve diyetisyen kontrolünde kullanılması gerektiğini unutmamanız gerekir. İlaç tedavisinin yararlı olması için mutlaka, kişiye özel bir diyetle birlikte kullanılması, yapılan hatalı davranışların yerine doğru beslenme alışkanlıkların kazandırılması gerekmektedir. Aksi taktirde ilaçlar kullanıldığı sürece etkindir ve ilacın kesilmesiyle birlikte kaybedilen ağırlığın hızla geri gelmesi kaçınılmaz olmaktadır.
 
Yapay Tatlandırıcılar Kanser Yapar mı?

Yapay tatlandırıcılar ilk olarak 1900’lü yılların başında ortaya çıkmış, 1940’lardan beri tüm dünyada hem şeker hastaları hem de sağlığına özen gösterenler tarafından yoğun olarak kullanılmaktadırlar. Günümüzde en fazla kullanılan yapay tatlandırıcılardan biri olan aspartam üzerinde 200’ü aşkın bilimsel çalışma yapılmış, yüksek dozlarda kullanımında dahi zararlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Aspartam kullanımı Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmıştır.
 
1939 yılında yapılan küçük çapta bir araştırmada sakarin içeren yapay tatlandırıcıların sıçanlarda mesane kanserine yol açtığı saptanmıştır. Ancak bunu izleyen çalışmaların hiçbirinde benzer bir etkiye rastlanmamıştır. Zaten bilim dünyasında “hayvan modelinde karşılaşılan bir durum insanlarda da aynen gerçekleşir” diye bir durum söz konusu değildir. 67 yıldır yapılan çalışmalarda çok daha yüksek dozlarda insanlara verilen bu yapay tatlandırıcılarda benzer bir yan etkinin görülmemesi üzerine, bugün bizler danışanlarımıza Dünya Sağlık Örgütü’nün onay verdiği bu yapay tatlandırıcıları önermekte ve kullanımlarında bir sakınca görmemekteyiz. Bu şekilde bir kanının oluşmasında 20. yüzyılın sonlarına doğru bulunan aspartamın rolü büyüktür. Aspartam piyasada sakarinin önüne geçmiştir. Sonraları sakarinin aspartama “çamur at izi kalsın” mantığı ile misilleme olarak unutkanlık yaptığına dair demeçlerin verilmesi sonucu her 2 grup yapay tatlandırıcı da “kötü” olarak hafızalara kazınmıştır. Ancak tüm tatlandırıcılar gerek diyabetliler gerekse formuna dikkat edenler ve aileleri tarafından rahatlıkla kullanılabilirler. Formda kalmak, şekerin zararlı etkilerine maruz kalmamak ve ağız tadından vazgeçmemek için yapay tatlandırıcılar güvenle kullanılabilir.

Yorum Yaz Yorumlar (1) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1788 defa okunmuştur.

Diyetisyen M. Turgay KÖSE Premium üyemizdir.
Randevu Alın!

Bu makale hakkında yorumlar (1)
merve (05.09.2008 13:09:00)
eee bunlar hepp zayiflamak icin pekii zayif olanlar ne yapsin ornegin 1.66 boyunda ve 41.3 kilolu insanlar ne yapsinn heee:P
İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Doktorsitesi.com Sağlık bilgi yarışması başladı
Bölgesel incelme yöntemleri
Total kalça protezi hakkında öğrenmek istedikleriniz
Tüp bebekte başarıyı arttıran uygulama
Çocuklarda çalma
Kadınlarda idrar kaçırma
Ttb merkez konseyi
Çarpıntı ve küçük bir delikten ameliyat tedavisi
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Hukuk Doğum Kontrol Diabet Sağlık Köşesi Genel Ortopedi İlkyardım Deri Dolguları Prostat hastalıkları Uyku bozuklukları Gebelik ve Doğum Meme Kanseri Enfeksiyonlar Cinsel Yaşam Ağız Sağlığı Kozmetik Tümü
Dr. Selçuk ASLAN
Psikiyatri


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (136686)

Olimpiyatlarda yarışabilseydiniz hangi dalda olmak isterdiniz?
Yüzme
Jimnastik
Futbol
Koşu
Yüksek / Uzun atlama
Toplam Oy : 2441
zeyno ün
“En saygın ve değerli mesleklerden biri olan doktorluğun bilincinde olarak insanlarımıza sunmuş olduğunuz bu hizmetten dolayı sizi candan kutluyor ve allah doktorlarımızı başımızdan eksik etmesin diyorum..„
[ Tümü ]
“syn doktor bey ben 20 yaşında 3yıllık evliyim bizim sorunumuz gebe kalamama ben doktara gittim çocuk tedavisi için ama olumlu bir sonuç alamadık şimdide yine tedaviye başlamak istiyoruz yine aynı sonucu almaktan korkuyoruz ve size gelmek istiyoruz olumlu sonuç alabilirmiyiz „

Cevaplayan : Prof.Dr. Uçar ASENA
Yeni ve yenilenmiş ikinci el ultrasonografi cihazları
Siyah Beyaz-Renkli Doppler-3D RealTime Ultrasonografi ve Ekokardiyografi cihazları 0216 471 77 70
www.ultrasmed.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel :İstatistikler | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.