Özel Genel
Deri hastalıkları
Kulak Burun Boğaz
Diyet&Fitness
Sağlıklı Yaşam
Ağız Sağlığı
Göz Sağlığı
Cinsel Yaşam
Kalp Sağlığı
Enfeksiyonlar
Ruh Sağlığı
Tamamlayıcı Tıp
Diğer
Duyurular
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Genel
Diyet yaparken nelere dikkat edilmeli
Diyetisyen M. Turgay KÖSE [Premium Üye]
Diyetisyen

Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Zayıflamak, fakat nasıl?
Glisemik indeks nedir?
Ne kadar aktivite?
Sağlıklı diyet
Kolesterol yüksekliği tedavisinde güncel yaklaşım
 Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık raporunda şişmanlık, “vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu” olarak tanımlanmaktadır. Aşırı besin alımı, yetersiz fiziksel aktivite, kalıtım, hormonal nedenler, psikolojik sorunlar, sigarayı bırakma, alkol kullanımı gibi faktörlere bağlı olarak gelişen şişmanlık tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir hastalıktır. Komplikasyonları arasında ilk akla gelenler: Kalp - damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, solunum rahatsızlıkları, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık... şeklinde sıralanabilir.
Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. Dahiliye uzmanı veya endokrinolog, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolog ile ekip halinde tedavi edilmesi durumunda daha sağlıklı sonuçlar alınmaktadır.
Her gün kitle iletişim araçlarında onlarca “şok diyetler” ile karşılaşılmaktadır. “İsveç Diyeti, Bridget Jones Diyeti, Hollywood Diyeti, Manken Diyeti, Lahana Çorbası Diyeti, Burçlara Göre Diyet, Kan Grubu Diyeti, Amerikan Kalp Vakfı Diyeti, Atkins Diyeti, Son Şans Diyeti” ve daha yüzlerce garip isimli veya isimsiz diyet. Peki bu kadar çok diyet listesi ortalarda dolaşırken neden hala insanların kilo problemi var? Çünkü bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu tip diyetler sağlığa zarar vermenin ve metabolizmanın bozulmasını sağlayarak ömrü kısaltmanın yanı sıra, kişinin “ben bu işi başaramıyorum” diyerek umutsuzluğa kapılmasına neden olmaktadır. O nedenle, tıbbi beslenme tedavisi konusunda diyetisyenlerden destek alınmalıdır.
Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte diyet mutlaka “kişiye özel” olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin metabolizması farklılıklar göstermektedir, tıpkı parmak izi gibi. Kilo fazlalığı olanlar genelde aç kalarak, öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek sonuç almaya çalışmaktadır. Böylesi bir davranış, vücudu açlıktan ölme paniğine sürükler ve “tasarruf” moduna geçen metabolizma yavaşlar, yağ yakmak yerine tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Buna karşılık sık sık, azar azar beslenmek metabolizmayı hızlandırdığı gibi, yavaş yemeyi de sağlar. Aç kalmak ve öğün atlamak, bir sonraki öğünde hem hızlı hem de fazla yemek yenilmesine neden olmaktadır. O nedenle günde 8 saatten fazla uyunmamalı, uyandıktan sonraki 30 - 45 dakikalık zaman diliminde kahvaltıya başlanmalı, 2 - 3 saatlik aralıklarla beslenilmeli ve asla öğün atlanmamalıdır.
Günlük yağ tüketimi azaltılmalıdır. Yemekler zaten yağ ile pişirilmektedir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmak, ekmeğe yağ sürmemek, zeytinyağı bile olsa aşırı miktarda kullanmamaktır. Sonuçta katı da olsa sıvı da olsa 1 gram yağ 9 kkal. enerji içermektedir.
Şeker açısından durum değerlendirilirse; 2 tür şeker vardır: Rafine şekerler ve besinlerde doğal olarak bulunan şekerler (meyvelerde fruktoz, sütte laktoz, tahıllarda nişasta gibi). Kaynağı ne olursa olsun, vücut gerçekte bu farkı anlamaz. Vücut, kan şekerinin tümünü aynı anda enerjiye çeviremez. Kan şekeri düzeyi normalin üzerine çıktığında; pankreastan salınan insülin hormonu bu fazla şekerin depolanması için karaciğer, kas ve diğer hücreleri uyarır. Glikozun bir kısmı, kas ve karaciğerde depolanır. İhtiyacından fazla enerji tüketimi durumunda vücut, bir kısım glikozu vücut yağına çevirir. O nedenle tatlılardan uzak durmakta yarar vardır. Yenilecekse de, tatlıların tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, ağır ve şerbetli tatlılar yerine; sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır. Hatta enerji alımını sınırlandırmak ve kan şekerindeki dalgalanmalara engel olmak adına tatlı yapımında yapay tatlandırıcılar kullanılabilir.
Posalı yani lifli besinlerin tüketimi artırılmalıdır. Posalı besinler kan şekerini, kan basıncını (tansiyonu) ve kan kolesterolünü istenilen seviyede tutmaya yardımcı olurlar. Midede, su ile birlikte şişerler; tokluk, doygunluk hissi sağlarlar. Ayrıca dışkılama miktarını ve sıklığını artırırlar. Kabızlık ve kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkileri mevcuttur. Bu yüzden haftada 2 - 3 kere kurubaklagil yemeği yenilmelidir. Ayrıca beyaz ekmek yerine esmer ekmek, pirinç yerine bulgur tercih etmekte yarar vardır. Pirinç, makarna, erişte ve unun kepekli alternatifleri mevcuttur. Kepekli tahılları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır. Sebze ve meyveler de posa içermektedir. Ancak posaları kabuk ve kabuğa yakın yerlerde bulunduğu için, soyulmadan yenilebilenleri iyi bir şekilde yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek önerilmektedir.
Posanın vücutta etkili olabilmesi için mutlaka su ve sulu besinler ile birlikte tüketilmesi önerilmektedir. Suyun; alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıkların dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır. Bu nedenle günlük su içimi artırılmalıdır. Katkısız, en iyi çözücü su olduğu için bayanlar günde 10, erkekler 14 bardak su içilmelidir. Kilo problemi yaşayanların bu değerlerin de üzerine çıkmaları gerekmektedir.
Bu önerilere ilave olarak mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu yürümeyi önermektedir. Bisiklete binme, yüzme, tenis, dans, aerobik ve jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporlar da yapılabilir. Amaç; metabolizma hızını düşürmemek, kilo verirken bir noktada ağırlığın sabit kalmasını önlemek, verilen kiloların kalıcı olmasını sağlamaktır. Sonuçta spora ayrılacak “45 dakika” günün sadece %3’üdür. “Egzersiz yapmaya zaman bulamadım” sözü mazeret olarak kabul edilmemelidir. Sonuç olarak; obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli olmamakta, beraberinde egzersiz programı ve yaşam tarzı değişikliği de gerekmektedir. Bu bağlamda kısa mesafelerde taşıt kullanılmaması, alışverişe tok karına çıkılması, her lokmadan sonra çatal ve kaşığın tabağa bırakılması, tabakta yemek bırakmanın alışkanlık haline getirilmesi gibi davranış değişiklikleri hayata geçirilmelidir.
Zayıflama programlarının, kişinin (yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite düzeyi, beslenme alışkanlıkları vb.) özelliklerine göre enerji ve besin öğesi içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilmesi ve yavaş (0,5 - 1 kg / hafta) ağırlık kaybı ile bireyin yeni beslenme programını yaşam tarzı haline getirmesini sağlayabilmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki; ayda 6 kg üzerinde ağırlık kaybı metabolik olarak başka sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır. Sabırlı olmak şarttır. Kişi, seneler içerisinde aldığı kiloları birkaç haftada vermeye çalışmamalıdır. Bu uğurda aç karına greyfurt veya limon suyu içmenin, kabak çekirdeği yemenin, sürekli maden suyu içmenin, yosun tabletlerinden, kekik sularından ve form çaylarından medet ummanın hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı gibi; faydadan çok zarar verdiği aşikardır. 

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1492 defa okunmuştur.

Diyetisyen M. Turgay KÖSE Premium üyemizdir.
Randevu Alın!

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Doktorsitesi.com yenilendi!
Gebelik ve alkol kullanımı
Meme büyütme
Yaralanmalarda ilk yardım
Erkeklerde kısırlık
Diş beyazlatma
İndirimli Online Randevu!
İş Dünyasında ‘Beslenme Disiplini’ Başarıyı Tetikler !!!
Kulak Burun Boğazda İleri Teknolojiler
Sinüzit tedavisinde güncel yaklaşımlar
www.teomandal.com
Euroslim Estetik ve Güzellik Merkezi
Zayıflama selülit akustik şok dalga tedavileri
0212 240 51 72-73

www.euroslimestetik.com
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
Diğer Epilasyon Hukuk Diyet&Fitness Enfeksiyonlar Sigara Başağrısı Cinsel yolla bulaşan hastalıklar Sigorta Bilimsel Bulantı-Kusma Diğer Doktor Sitesi Haberleri Ruh Sağlığı Enfeksiyonlar Genel Panik Atak
Prof.Dr. Nuran ATMANOGLU
Deri ve Zührevi Hastalıklar


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (150031)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 1300
gökay besok
“TUM Doktorlarimiza tesekkur ederim Böyle bir sitede bizimle ilgilendikleri icin vede hicbir ucret talep etmeden bizlerin sorunlarini dinledikleri icin hepisini ayri ayri tebrik ederim ve son olarak hicbirini ALLAH basimizdan eksik edmesin diyorum„
[ Tümü ]
“syn doktor bey ben 20 yaşında 3yıllık evliyim bizim sorunumuz gebe kalamama ben doktara gittim çocuk tedavisi için ama olumlu bir sonuç alamadık şimdide yine tedaviye başlamak istiyoruz yine aynı sonucu almaktan korkuyoruz ve size gelmek istiyoruz olumlu sonuç alabilirmiyiz „

Cevaplayan : Prof.Dr. Uçar ASENA
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisi hakkında bilgiler
www.aybarsakkor.com
KISIRLIK TEDAVİSİNDE ÇİFTE ÖZEL ÇÖZÜMLER
Aşılama, tüp bebek, mikroinjeksiyon, TESE, PGT, laparoskopi, histeroskopi
www.numanbayazit.com
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.