Özel Genel
Deri hastalıkları
Kulak Burun Boğaz
Diyet&Fitness
Sağlıklı Yaşam
Ağız Sağlığı
Göz Sağlığı
Cinsel Yaşam
Kalp Sağlığı
Enfeksiyonlar
Ruh Sağlığı
Tamamlayıcı Tıp
Diğer
Duyurular
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Genel
Epilepsi (Sar'a)
Prof.Dr. Safiye BİLGİN [Premium Üye]
Nöroloji

Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
Cerrahınızı nasıl alırdınız?
Selviler altında
Akraba evliliği
Senkop (Bayılma)
Tiroid hastalıkları
Epilepsi(halk arasında sara) , eski çağlardan beri insanoğlu tarafından bilinmektedir. Sağlıklı görünen bazı kişilerin aniden yere yıkılarak bilinçsiz halde çırpınmaları sebebiyle bu çağlarda epilepsi hastalarına tanrılar tarafından cezalandırılmış veya içlerine kötü ruhlar girmiş kişiler gözüyle bakılmaktaydı. Epilepsinin incelenmesi ve tedavisi 1850'lerden günümüze kadar gelişimini sürdürmüştür. Uygun antiepileptik seçimi ve kullanımı yanında hastaların iyi izlenmesi sayesinde epilepsilerde tamamen iyileşme veya nöbetlerin 3/4 oranında azalması sağlanabilmektedir. Buna karşılık belirtilen uygun tedavinin seçilememesi ya da uygulanmaması, bilimsel olmayan tedavi yöntemlerin araştırılması gibi nedenler bu hastalığın kontrol altına alınamamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple hasta ve ailesinin epilepsi hakkında bilgilendirilmeleri tedaviye başlama noktası olarak öncelik taşımaktadır.
Epilepsi kısaca, merkezi sinir sisteminin nöronlarının paroksismal (tekrarlayan), reversibl (geçici), anormal elektiriksel deşarjlarıdır. Deşarjların olduğu yere göre de klinik olarak değişik özellikler gösteren nöbetler gözlenir. Bu nöbetler, bilinç kaybı ile seyredebildiği gibi bilinç kaybı olmaksızın da gelişir. Bu özelliklerine göre de isimlendirilmiş ve sınıflandırılmıştır. 1981'de Uluslararası Epilepsi Derneği'nin enternasyonel sınıflaması kabul edilmiştir ve belli aralıklarla bu sınıflamada değişiklikler ve düzenlemeler yapılmaktadır.
A) Epilepsi Tipleri:
1)    Parsiyel (Lokal, Fokal) Nöbetler: Serebral korteksin (beynin dış tarafında, sinir hücrelerini içeren gri madde) herhangi bir yerinden kaynaklanan nöbetlerdir. Deşarj, sadece çıktığı yerde kalabildiği gibi beyindeki bağlantı lifleriyle diğer alanlara da yayılabilir. O zaman deşarjın başladığı ve yayıldığı yer ile ilgili bulgular ortaya çıkar. Deşarjlar yaygınlaşırsa, kasılma ve titremenin eşlik ettiği, bilinç kaybıyla beraber büyük nöbet dediğimiz grand mal tipi nöbetler gelişir.
Bu nöbetler, duysal, motor ya da konuşma ile ilgili ve bilinç kaybı yoksa basit, bilinç kaybı varsa kompleks nöbetler olarak isimlendirilir.
a)    Basit Parsiyel Nöbetler:
--  Motor Bulguları Olan Nöbetler: Beynimizin, hareketleri sağlayan frontal (ön) bölgesinden kaynaklanan nöbetlerdir.
         *Fokal Motor (Vücudun bir tarafında olan) Nöbetler
         * Versiv (Dönücü) Nöbetler
         * Postüral (Vücudun duruşuyla ilgili) Nöbetler
         * Fonatör (Sesle ilgili) Nöbetler    
n     Duysal Semptomlu Nöbetler: Vücudumuzdaki duyuların değerlendirilmesini sağlayan duyu merkezlerinin olduğu bölgeden kaynaklanan ve his bozukluğu ile ortaya çıkan nöbetlerdir.      
         * Yüzeyel Duyu Nöbetleri
         * Vizüel (Gözsel) Nöbetler
         * Oditör (İşitsel) Nöbetler
         * Olfaktör (Koku) Nöbetleri
         * Gustator (Tat) Nöbetleri
·      Vertijinöz (Baş Dönmesi) Nöbetler
n     Otonomik Belirtili Nöbetler: İstem dışı olarak organlarımızın çalışmasını sağlayan bölgelerin nöbetleridir.
         * Basit Otonomik Nöbetler
   -- Psişik Semptomlu Nöbetler: Psikolojik değişiklikler şeklinde kendini gösteren nöbetlerdir.
         * Disfazik (Konuşma bozukluğu) Nöbetler
         * Dismnezik (Bellekle ilgili) Nöbetler
         * Kognitif (Tanıma, bilme, anlama) Nöbetler
         * Affektif (Korku, endişe) Nöbetler
         * İllüzyon (Yanılsama) Nöbetleri
         * Hallüsinasyon (Varsanı) Nöbetleri                                               
b)    Kompleks Parsiyel Nöbetler: Bilincin tamemen kaybıyla seyreden, değişik klinik özellikler gösteren nöbetlerdir. Köken aldığı bölgeye göre klinik bulgular oluşturur. Amaçsız koşma, ağız şapırdatma, üstü başıyla oynama, amaçsız hareketler yapma, yalanma, yutkunma, vb. klinik özlelliklerdir. Çevreyle ilişki kopmuştur. Hasta yere düşmez, kasılmaz. Karşıdaki kişi onun nöbet geçirdiğini anlamaz. Otomatizmin (otomatik hareketler) iyi değerlendirilmesi gerekir, çünkü bu durum başka birçok hastalıkla karıştırılabilir.
2) Jeneralize Nöbetler :
a) Absans Nöbetleri: Kısa süreli ve saniyeler içinde geçen, bilinç kaybıyla giden, dalma nöbetleri de denilen, daha çok çocuklukta başlayan, genetik de olabilen nöbetlerdir. Hasta, yapmakta olduğu işi aniden durdurur, çevresine boş bakar ve nöbetten sonra yapmakta olduğu işe devam eder.
b) Myoklonik Nöbetler: Beynin derin orta hat yapılarından kaynaklanan ve beynin her tarafına aynı anda yayılan, bilinç kaybıyla seyreden, farklı klinik özelliklerle ortaya çıkabilen nöbetlerdir.
c) Tonik Nöbetler: Vücudun kasılması ile ortaya ortaya çıkan nöbetlerdir.
d) Klonik Nöbetler: Vücudun bir yarısında titreme şeklinde olan nöbet tipidir.
e) Atonik - Akinetik Nöbetler: Aniden ve çok gevşek biçimde düşme atakları şeklinde kendini gösterir.
f) Tonik Klonik Nöbetler: Grand mal olarak adlandırılan, halk arasında sar'a denilen tipik büyük nöbetlerdir. Parsiyel nöbetler giderek şiddetlenir ve beynin diğer bölgelerine de yayılırsa bu tip nöbetler gelişir. Bazen de jeneralize nöbetler grand male dönüşebilir. Hastanın bu sırada çenesi kilitlenip bütün vücudu kasılır. Gözleri açık ve bir tarafa dönmüş bir şekilde sabit bir şekilde bakarak çığlık atar ve bir kütük gibi yere devrilir. Bu sırada hsta yaralanabilir. Bunu izleyerek ağızdan köpük gelir. Dilini ısırmışsa köpük kanlı olabilir ve bütün vücut titrer. Bu sırada idrar kaçırabilir, bazen de büyük abdestini de kaçırabilir. Nöbet sırasında hastanın ağzını açmaya çalışmamak gerekir. Kolalrını ve bacakları da diğer kişilerce tutulmamalıdır. Sadece başının altına, travmayı önlemek için yumuşak birşey konulabilir. Bu sırada hasta nefes alamaz ve morarmıştır. Bunu izleyerek hasta derin ve hırıltılı nefes alıp vermeye başlar, bilinci kapalıdır. Daha sonra hasta açılır ancak henüz bilinci tam olarak yerine gelmemiştir ve şaşkın bir şekilde etrafa bakar. Sorulanlara net yanıtlar veremez. Ardından da hasta uyku isteği duyar ve bir süre uyur. Kendine geldiğinde aşırı yorgunluk, yaygın ağrılar ve baş ağrısı hisseder.
B) Status Epileptikus:
Epilepsi nöbetlerinin uzaması veya aralıksız olarak yinelemesiyle seyreden klinik bir durumdur. Status teriminin kullanılabilmesi için en az 30 ila 60 dakikalık sürede nöbetlerin kesintisiz olarak tekrarlanması veya nöbetler arasında bilincin hiç açılmaması gereklidir. Status, çeşitli epilepsi tiplerinin uzaması ya da kesintisiz olması halinde kullanılan bir terimdir. Hayatı tehdit eden bir klinik gelişmedir. Hastanın bu durumu geliştiği anda hemen hastaneye başvurulmalıdır ve gerekli tedavi başlanmalıdır. Status, özellikle grand mal tipinde olursa %40 gibi ölüm riski vardır ve evde tedavisi yapılmaz.
C) Tedavi:
Nabet şikayetiyle başvuran hastaya derhal bir antiepileptik ilaç başlama eğilimi sıkça rastlanan bir durumdur. Bu durum yanlış veya eksik tedaviye neden olabilir. Hastanın şikayetlerinin epileptik nöbet olup olmadığına, nöbetlerin tipi ve etyolojik nedenin ne olduğuna iyi karar vermek gereklidir. Öncelikle hasta ve yakınlarından iyi bir öykü alınmalıdır. Olanak varsa nöbetler gözlenmeli, Elektroensefalografi EEG kayıtları ve nöbetlerin nedenlerine yönelik incelemeler yapılmalıdır.
İlaç tedavisi doktor ve hastanın sabırlı olmasını gerektiren uzun bir dönemi kapsar. Bu nedenle doktor ve hasta iyi bir ilişki kurmalıdır.
Tedaviye nöbetler üzerinde en etkili, yan etkileri en az olan, kullanımı ve temin edilmesi kolay, hastanın da ekonomik durumuna en uygun ilaçla başlanmalıdır. Nöbetler tek ilaçla kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır. Nöbetler kontrol altına alınamadığı durumlarda ilaç dozu, tolare edilebilen en yüksek düzeye kadar artırılmalıdır. En yüksek doza karşın yanıt alınamıyorsa durum gözden geçirilerek ya başka bir ilaca geçmek ya da ikinci bir ilacı tedaviye ilave etmek mümkün olabilir. İlaç değişimi durumunda ilk ilaç yavaşça azaltılarak kesilmeli ve ikinci ilaç da yavaşça rtırılarak alınmalıdır.
Her ilacın etkili ve düzenli plazma seviyesine ulaşması için belirli bir süre geçmesi gereklidir. Bu sebeple, ilaçların dozlarını sıkça değiştirmek doğru değildir. İlaçların aniden bırakılması statusun en etkili nedenidir. Bu nedenle hastaların ilaçlarını birden kesmesi yanlış bir tutumdur.
Bir taraftan uzun süre kullanılan ilaçların bedensel ve ruhsal yan etkileri diğer taraftan da ilaçların kesilmesinde sonra nöbetlerin tekrarlama olasılığı sebepleriyle antiepileptik tedavinin sonlandırılması veya ömür boyu sürdürülmesi kararının dikkatle alınması gereklidir.

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 1802 defa okunmuştur.

Prof.Dr. Safiye BİLGİN Premium üyemizdir.
Uzmana Soru Sorun ! Randevu Alın!

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Uykuda nefes durması ve horlama
Çocuklarda epilepsiye yaklaşım
Yulaf IN Bugday OUT mu oldu?
Orta kulak ilithabı
İdrar kaçırma - aşırı aktif mesane
Emzirme ile ilgili sorular ve cevaplar ?
Elektrik çarpmasında ilk yardım
Estetik cerrahi nedir?
Tamamlayıcı Tıp Göz bozuklukları Genel Meme operasyonları İlkyardım Kadın Sağlığı Kanser Bulantı-Kusma Deri hastalıkları Deri Dolguları Vitaminler-Beslenme Gebeliğe hazırlık Tümü Genetik Sağlıklı Yaşam Beslenme Enfeksiyonlar
Prof.Dr. İsmet BAYRAMOĞLU
Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (119514)

En çok hangi bölüm ilginizi çeker?
Doktorların video röportajları
Gündemdeki sağlık haberleri
Mizah köşesi
Ünlü konuklar
Sağlık forumları
Toplam Oy : 429
fatma şenses
“BÜTÜN DOKTORLARIMIZIN TIP BAYRAMINI KUTLAR BU KUTSAL GÖREVDE BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM. „
[ Tümü ]
“merhaba doktor bey benim sorum hepatit B taşıyıcı olduğumu öğrendim yapılacak bir şey yok şuanda karaciğeriniz iyi durumda denildi, iğne veya tetavi için bir şey verilmedi düzenli olarak kontrollere gitmelimiyim ve ne yapmam gerekiyo„

Cevaplayan : Uzm.Dr. Aydoğan LERMİ
Prof. Dr. CAN KOÇ
Burun hastalıkları ve sinüzit tedavisi. Cinnah caddesi 100/9 Çankaya-Ankara (312) 440 80 80
www.kbbankara.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisinde üst düzey deneyim ve uzmanlik
www.aybarsakkor.com
Prof. Dr. İsmet BAYRAMOĞLU
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Tlf:03122134858 7. cadde 6/4 Bahçelievler/ANKARA
www.ismetbayramoglu.com
Uzm Dr Ahmet Çevikaslan, Çocuk Ve Ergen Psikiyatristi
Hiperaktivite,Otizm,Zeka,Kaygı, Tik,Takıntı,Fobi,Depresyon,Travma
www.ahmetcevikaslan.com
Doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum

Doktorsitesi.com genel : Text-İlan | İstatistikler | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında Doktorsitesi.com| Online doktor| Sağlık| Sigara bırakma| Alexa

Doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Sağlık / Ağız Sağlığı | Sağlık / Aşı takvimi | Sağlık / Başağrısı | Sağlık / Bel ve Boyun Fıtıkları | Sağlık / Beslenme | Bilimsel | Sağlık / Bloglar | Sağlık / Bulantı-Kusma | Sağlık / Bulaşıcı hastalıklar | Sağlık / Cilt lekeleri | Sağlık / Cinsel Yaşam | Sağlık / Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Sağlık / Deri Dolguları | Sağlık / Deri hastalıkları | Sağlık / Diabet | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diğer | Sağlık / Diyet&Fitness | Sağlık / Doğum anı | Sağlık / Doğum Kontrol | Sağlık / Doktor Sitesi Haberleri | Sağlık / Duyurular | Sağlık / Empotans | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Enfeksiyonlar | Sağlık / Epilasyon | Erkek Sağlığı | Sağlık / Erken Boşalma | Sağlık / Gastrit-Ulser | Sağlık / Gebeliğe hazırlık | Sağlık / Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Sağlık / Gebelikte beslenme | Sağlık / Genel | Genel | Sağlık / Genetik | Sağlık / Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Sağlık / Göz bozuklukları | Sağlık / Göz Sağlığı | Haberler | Sağlık / Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Sağlık / Infertilite | Kadın Sağlığı | Sağlık / Kalp Sağlığı | Sağlık / Kanser | Sağlık / Kolorektal hastalıklar | Sağlık / Kozmetik | Sağlık / Kulak Burun Boğaz | Sağlık / Kürtaj | Sağlık / Kızlık zarı | Sağlık / Liposuction | Sağlık / Meme Kanseri | Sağlık / Meme operasyonları | Sağlık / Menopoz | Sağlık / Menstruasyon | Sağlık / Ortopedi | Sağlık / Panik Atak | Sağlık / Prostat hastalıkları | Sağlık / Rinoplasti | Sağlık / Romatizma | Sağlık / Ruh Sağlığı | Sağlık Köşesi | Sağlık / Sağlıklı Yaşam | Sağlık / Sellülit | Sağlık / Sigara | Sigorta | Sağlık / Tamamlayıcı Tıp | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tümü | Sağlık / Tüp bebek | Sağlık / Uyku bozuklukları | Sağlık / Varis | Sağlık / Vitaminler-Beslenme | Sağlık / Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | Sağlık / İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Sağlık / Yüksek tansiyon
DoktorSitesi.com'a reklam verin.