Özel Genel
Deri hastalıkları
Kulak Burun Boğaz
Diyet&Fitness
Sağlıklı Yaşam
Ağız Sağlığı
Göz Sağlığı
Cinsel Yaşam
Kalp Sağlığı
Enfeksiyonlar
Ruh Sağlığı
Tamamlayıcı Tıp
Diğer
Duyurular
Üye Ol
Uzmana Sor
Soru Bankası
Makale Arşivi
İlkyardım
Özel Sağlık Sigortaları
Doktor Sorumlulukları
Hasta Hakları
Kalori Tablosu
Anket Arşivimiz
Acil Numaralar
Genel
İntihar

Küçült Büyült

Bunları da okuyun !
ABD'de antidepresan kullanımı çok arttı
Türkiye'de ruh sağlığı problemleri artıyor
Obsesif kompulsif bozukluk
Travma sonrası stres bozukluğu
Toplumlarda depresyon artıyor
İnsanlık tarihi kadar eski bir davranış bozukluğu olan intihar davranışının insanlık tarihi kadar eski de bir reddedilişi ve kabul edilemezliği vardır. Çağlar boyunca hiçbir toplum intihara geçerli görmemiştir ve hiçbir inanç sisteminde de yoktur.
İntihar bireyin kendi yaşamına son vermesi olduğu kadar tam uç noktada bir davranış bozukluğu, tam bir belirsizlikler topluluğu, kararlılıkla kararsızlık arasındaki ince bir çizgidir. Yaşam ve varolma mücadelesinin tam zıttıdır. Yaşamamaya karar veren birey değişik yollarla yaşamına son verir ve aslında bu hiçbir şeyin de çözümü değildir, Bunu muhakeme edememek ise yaşanılan çaresizliğin şiddetiyle ilgilidir.
Kişiyi intihara pek çok neden sürükleyebilir, ya da kişinin kararı o kadar nettir ki intihar için her şey bahane olabilir. Yaşam karşısında sürekli çözümsüz kalma, bu çözümsüzlükleri yaratma, yarattığı çözümsüzlüklerde boğulma sonucu kendince hayata karşı verdikleri çok sert bir yanıttır intihar edenlerin....
Aslında hiçbir şey çözümsüz değildir. Hiçbir şey insan hayatı kadar değerli ve anlamlı değildir. İntihar en son çözüm bile değildir.
Yapılan araştırmalar intihar olgusuyla ilgili bazı istatistikleri paylaşmak isterim. İntihar vakalarında en önemli sebepler; ekonomik bunalımlar, sefalet,işsizlik, iflas, ödenemeyen borçlar, eşinden boşanma, sevgiliden ayrılma, aile içi baskı ve şiddet, toplumsal baskı, töre baskısı, ağır bir hastalığın pençesine düşme, tecavüze uğrama, uyuşturucu bir madde kullanma... olarak sıralanmaktadır. İntiharda en riskli yaş grubu 16-35 yaş arası olmakla birlikte ortalama yaş 28 civarlarındadır. İntiharda en çok kullanılan yöntemler; yüksek bir yerden kendini boşluğa bırakma, kesici bir aletle damarlarını kesme, yüksek doz ve miktarda hap yutma, yüksek dozda uyuşturucu madde alma, kendini asma, hızla gelen bir aracın altına bilinçli olarak kendini atma... şeklinde sıralanmaktadır.
Daha çok küçük yaşlarda çocuklarımıza karşılaşacakları sorunları anlatmayarak ve alternatif çözümler üretmelerine yol göstermeyerek, başlarına gelen kötü durumları üstlenerek ve sürekli onları sahiplenerek toplum ebeveynleri olarak en başta gelen hatamız öncelikle. Bununla beraber çok kollayıcı ve baskıcı tutum zayıf karakter oluşumunda çok başta gelen bir sebeptir. Çocuk yetiştirirken bu hatalara düşülmemesi öncelikli tavsiyemdir. Gençlerle sorunlarını arkadaş gibi konuşun. Şiddete değil anlayışa başvurun.
İntihar etme teşebbüsünde bulunup hayata tekrar dönen bireylere acıyarak ve üstüne düşerek değil anlayarak ve tekrarlamasını engellemeye çalışarak davranmalıyız.
Son olarak ekleyeceklerim; intihar tüm toplumlarda görülen bir yaradır. İnsanlık olarak yaşanabilir bir dünya kurmaya çevremizdekileri sevmeye ve saymaya ve anlamaya çabalamalıyız, her birimiz tek bir kişinin elinden tutsak hayat daha çok yaşamaya değer bir hal alacaktır. Saygılarımla.
Prof. Dr. Arif VERİMLİ

Yorum Yaz Yorumlar (0) Yazdır Arkadaşına Gönder


Bu Makale 472 defa okunmuştur.

DoktorSitesi.com

İlginizi çekebilecek diğer makaleler
Diyet ek ürünleri
Kafein ve sağlık üzerine etkileri
6 kişiden birinin ruhsal problemi var
HPV aşısı onaylandı
Uyumadan yaşamak mümkün mü?
İntihar
Yüksek tansiyonumuzun farkında değiliz
Kanser hakkında merak ettikleriniz
Sağlıklı Yaşam Bulaşıcı hastalıklar Güncel Haberler Beslenme Güzellik ve Estetik Kalp Sağlığı Tamamlayıcı Tıp Duyurular Erken Boşalma Meme Kanseri Yaşlılık hastalıkları Tümü Kadın Sağlığı Sigorta Sigara Bilimsel Kolorektal hastalıklar
Uzm.Dr. Ayşegül SÜTÇÜ YILDIRIM
Psikiyatri


Adet 20 Yaş Dişi
Akıntı Çocukluk Hastalıkları
Kızarıklık Görme Kaybı
Beyazlatma Akne-Sivilce
Tüm Soru Arşivi (150502)

Ne sıklıkla spor yapıyorsunuz?
Hergün!
Haftada 2-4 kez
Ayda 2-4 kez
Senede 2-4 kez
Hemen hiç!
Toplam Oy : 1431
yaşar yılmaz
“ Bu sitede emeği geçen, ve sitedeki saygıdeğer doktorlarımıza sonsuz sevgi ve saygılarımı sunarım. YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN. Bu sitedeki yardımları alınca sitedeki dokdorları takdir ediyor ve tavsiye edeceğim. SAYGILARIMLA„
[ Tümü ]
“Doktor Bey,benim 5.sınıf 11 yaşında erkek bir yeğenim var.Evin tek çocuğu.Kolejde okuyor.Zeki bir çocuk.Buna rağmen ablamın şikayetleri oluyor.Yeğenimin ödevim yok diye yalan söylemesi,testleri cevaplarına bakarak yapması,oyuna düşkün olması gibi...Sürekli takip istiyor.Küçük yaştan beri öğretilmesine rağmen çok dağınık.Ödevlerini yapmamasından öğretmeni de şikayetçi.Ama çalışmadan bile iyi notlar alıyor.Aile bu konuda çok dertli.Bu kadar ders yapmaktan kaçması problem mi,ne önerirsiniz?saygılar„

Cevaplayan : Prof.Dr. Selahattin ŞENOL
Op.Dr. H.Yeşim YERÇOK
Genital estetik , cinsel problemler(vaginismus) , gebelik takibi ve kısırlık tedavisi
www.jinekomed.com
Bel ve boyun cerrahisi
Bel ve boyun cerrahisi hakkında bilgiler
www.aybarsakkor.com
Psikiyatr Dr. Ayşegül Sütçü Yıldırım
Ruh sağlığınız önemlidir. Tanı, tedavi, bireysel-grup psikoterapi, aile terapisi, danışmanlık.
www.tangrampsikiyatri.net
Op.Dr. Filiz ÇATAKLI TOSUN
Tüp bebek tedavisinde doğrular ve en son gelişmeler
www.jinekoloji.gen.tr
doktorsitesi.com sağlık menusu : Uzmana sor | Doktor bul | Hastane bul | Soru bankası | Forum | Text-ad İlan

doktorsitesi.com genel : | Kullanım şartları | Telif hakları | Kunye | Bize Ulaşın | Basında doktorsitesi.com | Basin bültenleri | Alexa

doktorsitesi.com içerik kısayolları :
Ağız Sağlığı | Aşı takvimi | Başağrısı | Bel ve Boyun Fıtıkları | Beslenme | Bilimsel | Bloglar | Bulantı-Kusma | Bulaşıcı hastalıklar | Cilt lekeleri | Cinsel Yaşam | Cinsel yolla bulaşan hastalıklar | Çocuk Sağlığı | Deri Dolguları | Deri hastalıkları | Diabet | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diğer | Diyet&Fitness | Doğum anı | Doğum Kontrol | Doktor Sitesi Haberleri | Duyurular | Empotans | Enfeksiyonlar | Enfeksiyonlar | Epilasyon | Erkek Sağlığı | Erken Boşalma | Gastrit-Ulser | Gebeliğe hazırlık | Gebelik süreci | Gebelik ve Doğum | Gebelikte beslenme | Genel | Genel | Genetik | Güncel Haberler | Güzellik ve Estetik | Göz bozuklukları | Göz Sağlığı | Haberler | Hakkımızda konuşulanlar | Hukuk | Infertilite | Kadın Sağlığı | Kalp Sağlığı | Kanser | Kolorektal hastalıklar | Kozmetik | Kulak Burun Boğaz | Kürtaj | Kızlık zarı | Liposuction | Meme Kanseri | Meme operasyonları | Menopoz | Menstruasyon | Ortopedi | Panik Atak | Prostat hastalıkları | Rinoplasti | Romatizma | Ruh Sağlığı | Sağlık Haberleri | Sağlık Köşesi | Sağlıklı Yaşam | Sellülit | Sigara | Sigorta | Tamamlayıcı Tıp | Tümü | Tümü | Tümü | Tüp bebek | Uyku bozuklukları | Varis | Vitaminler-Beslenme | Yaşlılık hastalıkları | İlkyardım | İnfertilite - Kısırlık | Üroloji | Yüksek tansiyon
doktorSitesi.com'a reklam verin.