Uzm. Dr. Ebru YÜCETÜRK

Uzm. Dr. Ebru  YÜCETÜRK
Teyit edilmiştir.
Bağlantıma Ekle Takip Et Teşekkür Gönder

Branşı

Nükleer Tıp

İl / İlçe

İzmir / Çiğli

Meslek Grubu

Tıp Doktoru

Üyelik Tarihi

07.03.2007

Son Giriş Tarihi

15.07.2014 12:13:48

Tiroid hastalıklarında radyoaktif iyot tedavisi
Toplam Okunma : 21316 kez okundu.

Tiroid hastalıkları toplumda çok sık izlenen hastalıklardandır. Guatr ve tiroid nodülleri yaşla beraber artan sıklıklarda karşımıza çıkmaktadır ve ileri teşhis yöntemleri bu grup hastalıkların daha erken tanınmasına imkan vermektedir. Ultrason ile her 10 kişiden 4-5'nde tiroid nodülleri saptanmaktadır.
Genel olarak tiroid hastalıklarının tedavi yöntemlerine baktığımızda 3 temel tedavi yaklaşımı bulunmaktadır:
  1. İlaç tedavisi
  2. Radyoaktif iyot tedavisi
  3. Cerrahi tedavi-ameliyat
Burada konu edilecek tedavi basamağı ise nükleer tıbbın alanında bulunan radyoaktif iyot tedavisi veya halk arasında bilinen adıyla atom tedavisidir. Zehirli guatr ve otonom toksik nodülleri bulunan hastalarda en etkin, en zararsız, en kolay uygulanabilir, en yan etkisiz, en ekonomik tedavi yöntemi radyoaktif iyottur. İlaç tedavisine ve ameliyata göre birçok üstünlükleri vardır.
Radyoaktif iyot nedir? Nasıl etki eder?
Bu noktada öncelikle tiroidin nasıl hormon ürettiğine bakmak, radyoaktif iyotun nasıl etki ettiğini anlamak açısından faydalı olacaktır.
Tiroid bezi boyunda ön tarafta bulunan ve tiroid hormonları adını verdiğimiz hormonları üreten bir içsalgı bezidir. Tiroid bezi bu hormonları üretirken iyotu kullanır. Bu nedenle iyotun az veya çok alındığı durumlarda tiroid bezinde büyüme ve nodüller oluşabilmektedir.
Radyoaktif iyot ise, iyodun radyoaktif şeklidir ve etrafa radyasyon yaymaktadır. Halk arasında ATOM olarak da bilinmektedir. Ağız yolundan kapsül ya da sıvı olarak verilen radyoiyod, sindirim sisteminden emilerek tiroid bezi (guatr) hücrelerinde aynı doğal yollardan- gıdalardan alınan iyot gibi toplanır ve yaydığı radyasyon tiroid hücrelerinin büyümesini ve faaliyetini durdurur. Aşırı çalışan tiroid bezinin fonksiyonu normale döner veya istenmeyen tiroid dokuları yok olur.
Radyoaktif iyot tedavisi hangi grup tiroid hastalıklarında uygulanır?
a) Tiroid bezinin fazla çalıştığı ve kanda tiroid bezi hormonu yüksekliğine neden olan guatr hastalıklarında (zehirli guatr);
ü Diffüz toksik guatr (Graves Hastalığı).
ü Toksik adenom: bu hastalığın en etkin ve tek tedavisi radyoaktif iyottur.
ü Toksik multinodüler guatr.
ü Non toksik diffüz guatr.
ü Non toksik multinodüler guatr.
ü Non toksik üninodüler guatr (otonom nodül, hot nodül).

b) Tıbben ameliyat olmasına engel bulunan veya cerrahi tedaviyi kabul etmeyen büyük guatr hastalarında bezin boyutlarını küçültmek amaçlı kullanılabilir.
c) Tiroid kanserlerinin belli tiplerinde;
ü papiller tiroid kanseri
ü folliküler tiroid kanseri
ü Hurthle Hücreli tiroid kanseri
Radyoaktif iyot tedavisi tiroid kanserleri için hastanede yatırılarak uygulanırken, diğer tiroid hastalıklarının tedavisi için hastanede yatmak gerekmemektedir. Bu makalede tiroid kanserleri dışındaki hastalıklarda radyoaktif iyot tedavisi konu edilmektedir.
Kimlere radyoaktif iyot tedavisi uygulanamaz?
Radyoaktif iyotun içerisinde radyasyon bulunduğu için ve radyasyon temel olarak hızlı büyüyen çocuk ve bebeklere zararlı olabileceğinden hamile veya süt vermekte olan annelere, önümüzdeki bir yıl içerisinde hamilelik planlayanlara uygulanmaz. Ayrıca hipotirodizm denen tiroid hormonlarının üretiminin azaldığı durumlarda da uygulanmaz çünkü radyoaktif iyotun etkisi zaten tiroid hormonu üretimini azaltmak şeklindedir.
Radyoiyot tedavisinden 1 yıl sonra güvenle hamile kalabilinir.
Hasta seçiminde nelere dikkat etmek gerekir?
Dünyada tiroid hastalıklarının tedavisinde yaygın olarak kabul gören iki temel yaklaşım vardır. Birincisi Amerika ekolü, ikincisi Avrupa ekolüdür. Amerika ekolünde radyoaktif iyot tedavisi daha çok ve birinci sıra tedavi olarak kabul görmektedir. Avrupa ekolünde ise ilaç tedavisinden fayda göremeyen hastaların tedavisinde ikinci sırada gündeme gelmektedir.
Bu tedavi modelini, aslında hemen tüm tedavi yaklaşımlarında olması gerektiği gibi hastanın yaşam koşullarına ve klinik durumuna göre etraflıca konuşup değerlendirmek ve hastayla birlikte karar vermek doğru olanıdır. Örneğin Graves Hastalığı bulunan 30 yaşında ve hamilelik planlayan bir hastaya yaklaşım farklı, aynı hastalığı bulunan 55 yaşında ve ilaç tedavisini istemeyen bir hastaya yaklaşım farklı olmak durumundadır.
Aslında, zehirli guatr ve otonom toksik nodülleri bulunan hastalarda en etkin, en zararsız, en kolay uygulanabilir, konforlu, en yan etkisiz, en ekonomik tedavi yöntemi radyoaktif iyottur. Diğer tedavi yöntemlerine baktığınız zaman, ilaç tedavisinde kullanılan ilaçların bağışıklığı zayıflatma ve enfeksiyonlara karşı savunmayı ortadan kaldırması, ciltte alerjik döküntüler oluşturması veya karaciğere toksik etki yapması söz konusudur. Ayrıca ilaç tedavisi için hastanın çok yakın ve sık doktor kontrolünde bulunması gerekmektedir ve ilaç kullanımının kesilmesi sonrası her 100 hastadan 40-50 tanesinden hastalık nüks etmektedir.
Cerrahi tedavinin ise ses tellerine giden sinirlere kalıcı hasar vermesi veya paratiroid adlı içsalgı bezlerine kalıcı olarak zarar vermesi olasıdır, paratiroid bezleri kalsiyum metabolizmasını düzenleyen ve tiroid bezlerine komşu olan önemli bezlerdir. Yine cerrahi öncesi kişinin mutlaka fazla çalışan tiroid bezinin normal çalışır duruma getirilmesi gerekirken radyoaktif iyot tedavisi, hormon düzeyleri yüksekken bile uygulanabilmektedir.
Radyoaktif iyot tedavisi nasıl uygulanır? Yan etkileri nelerdir?
Oldukça kolay uygulaması olan radyoiyot tedavisinin öncesinde mutlaka bir nükleer tıp uzmanının hastayı değerlendirmesi ve tedavi dozu, uygunluğuna karar vermesi ve ön hazırlığının tamamlanması esastır. Tedavi öncesindeki hazırlık aşamasında hastanın kullandığı tiroid ilaçlarını belli bir süre önceden kesmesi, içerisinde iyot bulunan yiyecek, ilaç ve maddelerden belli süre uzak durması da önemli ve gereklidir. Değerlendirme sonrasında hastaya tedavisi kapsül veya sıvı şekilde ağız yoluyla içirilerek uygulanır. Bu tedavi için hastanın hastanede yatmasına gerek yoktur. Tedavi sonrasında ise vücudundan belli bir süre radyasyon saçılacağı için 7-10 gün kadar etrafındaki küçük çocuk ve hamile kadınlarla beraberliğinin sınırlandırılması ve bazı basit kurallara uyması istenecektir.
Radyoiyotun içinde radyasyon bulunduğu için kanser yapma olasılığı veya başka bir kanseri olan kişiye uygulanabilirliği akla gelen sorular olabilir. Bu tedavi metodu 50 yıldan uzun süredir tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır ve kansere sebep olma veya var olan kanseri etkileme gibi bir durumu söz konusu değildir, aksine tiroid kanserlerinin bilinen en etkin tedavisidir.
Radyoaktif iyot tedavisi sonrasında tükrük salgısında bir miktar azalma meydana gelebilir ancak bu genellikle geçici ve önlenebilir bir yan etkidir.
Çok nadiren tedavi sonrası 3-5. günden 10.güne dek sürebilen ve baştaki yakınmaların artması gibi hissedilen bir dönem olabilir. Bu durum, yanlışlıkla yan etki olarak yorumlanmamalıdır, aksine ilacın tiroide ulaştığının ve etkisinin başladığının işaretidir. Ancak yakınmalar çok rahatsız edici hale gelirse tiroid fırtınası adı verilen özel bir tablonun değerlendirilmesi için hastanın mutlaka doktoruyla temasa geçmesi önerilir.
Radyoaktif iyot tedavisinin etkileri ne zaman hissedilmeye başlar?
Radyoaktif iyot tedavisi etkisini birkaç gün içinde gösteren bir tedavi değildir. Tedavinin etkisi ortalama 1 ay içerisinde başlar. Tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesi için genellikle kan tahlilleri yeterlidir. Tedavinin hedefi ve başarı ölçüsü tiroid hormon düzeylerini normale döndürmek değildir. Tedavi sonrası hastanın hipotiroidiye girmesi, tedavinin etkin olduğunu gösterir ve istenen etkidir. Burada önemli olan şunu bilmektir; 3 tedavi şıkkından yani ilaç, cerrahi, radyoaktif iyot tedavisi hangisi uygulanırsa uygulansın, etkin tedavi ile hastanın hipotiroidiye girmesi hedeflenir. Dolayısıyla radyoiyot tedavisi sonrası kişinin hipotiroidiye girmesi ve sonrasında eksik olan tiroid hormonlarının dışarıdan takviye edilmesi esastır. Bu takviye ömür boyu gereklidir. Verilmiş olan radyoiyot tedavisinin etkinliğinin mutlaka takip edilmesi gerekir. Çok nadiren hastanın ikinci bir kere daha radyoiyot tedavisi görmesi gündeme gelebilir.
Facebook Yorumları
İlginizi çekebilecek Sorular