Prof. Dr. Neşet Nuri GÖNÜLLÜ

Prof. Dr. Neşet Nuri  GÖNÜLLÜ
Teyit edilmiştir.
Bağlantıma Ekle Soru Sor Takip Et

Soru Limiti

3 Soru / Günde

Branşı

Genel Cerrahi

İl / İlçe

Kocaeli

Meslek Grubu

Tıp Doktoru

Üyelik Tarihi

17.07.2012

Son Giriş Tarihi

22.07.2014 11:19:25

Reflü hastalığının özofagus dışı etkileri
Toplam Okunma : 493 kez okundu.

Mide ve duodenum içeriğindeki asit, pepsin , diğer sindirim enzimleri ve safranın
özofagusa geri kaçması gastroözofageal reflü (GÖR) olarak adlandırılır. Reflü sağlıklı
insanlarda da görülebilir. Ancak gastrik içeriğin yemek borusuna geri kaçması hastada
birtakım şikayetler neden oluyorsa bu durum gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) olarak
tanımlanır (1). Özofagus mukozasının gastrik içeriğe uzun süre maruz kalması sonucu
özofajit ve ülserasyonlar gelişebilir.

GÖRH sıklıkla göğüsde yanma (heartburn) ve mide içeriğinin ağza gelmesi
(regurjitasyon) gibi tipik şikayetlere neden olur. Bunun yanında reflü hastaların yaklaşık %
40’ında yemek borusundaki hasarla doğrudan ilişkisi olmayan şikayet ve bulgular da ortaya
çıkabilir. Böylesi durumlar GÖRH’nın özofagus dışı etkileri (atipik etkileri-sendromları) olarak
isimlendirilir. GÖRH’nın özofagus dışındaki bu etkileri genellikle solunumsal, nazofaringeal ve
kardiyak semptomlara neden olur (tablo 1) (2-3). Yapılan deneysel çalışmalar hem midede
hem de duodenum içeriğinde bulunan zararlı maddelerin ciddi laringeal hasara neden
olabileceği gösterilmiştir (4). Midedeki asit ya da pepsin reflü özofajitteki hasarın nedenidir.
Ancak asit olmasa bile tripsin, konjuge ve ankonjuge safra asitleri de histolojik değişikliklere
neden olabilmektedir (5). Asit özellikte olmayan bu içeriğin reflü olması da semtom ve doku
hasarı oluşturabilmektedir ve bunların etkisi reflü tedevisinde kullanılan klasik ilaçlarla tam
olarak ortadan kaldırılamamaktadır.

GÖR yemek borusu dışındaki bu etkilerini oluşması iki şekilde açıklanmaktadır

1-Doğrudan etki: Yemek borusuna reflü olan içerik bazen distal özofagusa kadar
bazı hastalarda da daha yukarıya larinks ve farinkse (laringofaringeal reflü-LFR) kadar
ulaşabilir (6). Laringofaringeal reflü de aspire edilen mide ve duodenum içeriğinin larinks
ve üst bronşial sistem ile doğrudan teması lokal irritasyon oluşturarak öksürüğe neden
olabilmektedir (7,8).

2-Dolaylı etki: Özofagusun alt kısmındaki vagus sinirinin afferent nöronlarının
uyarılması sonucu kalp nedenli olmayan göğüs ağrıları yanında vagus sinirinin aracılık ettiği
bronkospazm ve astım ortaya çıkabilmektedir. ( 9)

Nazofaringeal Semptomlar:

Kronik farenjit; farinksin birkaç haftadan fazla süren iltihaplanmasıdır. Ses kısıklığı
olan hastaların % 10 unda, kronik faranjit, boğaz ağrısı ve boğazda yanma olan hasatların %
60’ından fazlasında, boğazında kitle-takıntı olan hastaların % 25-50’sinde neden reflü
hastalığı olarak tespit edilmektedir. LFR’nün neden olabileceği semptomlar Bu hastalada
çoğunlukla endoskopi ve 24 saatlik pH monitorizasyonu normaldir (10). Nazofaringeal
semptomları olan, endoskopi ve 24 saatlik pH monitorizasyonu normal olan ya da klasik reflü
ilaçlarına karşın semptomları devam eden hastalarda nonasit reflünün saptanabilmesi için
impedans monitorizasyonu gerekli olabilir. Tüm bunlara karşın LFR nün tanısında bir “altın

test” henüz yoktur. Bu hastalarda laringofaringeal reflü tanısı laringoskoik muayenede
tespit edilen bulgulara göre konulur. Reflünün neden olduğu laringofaringeal değişikliklerin
bir çoğu sağlıklı kişilerde de görülebilir ancak reflüdeki bulgular daha kronik seyretme
eğilimindedir. Ayrıca bu değişikliklerin bir çoğu sigara, alkol, postnazal akıntı, viral hastalıklar,
sesin fazla kullanılması ve çevresel alerjenler nedeniyle de oluşmaktadır (3). Tüm bu
nedenlerle de kalsik reflü tedavisinin bu hastalarda semptomları tamamen düzelttiğini
gösterir çalışmalar tıbbi literatürde fazla sayıda yer alamamıştır.

Sigara içmeyen, akciğer filimi normal olan ve anjiotensin convertin enzim (ACE)
inhibitörleri kullanmayan hastalarda ortaya çıkan öksürüğün dört ana nedeni, postnazal
akıntı sendromu, astım, GÖRH ya da kronik bronşittir. Kronik öksürüğü olan hastaların %
90’ından fazlasında öksürük bu dört nedenden birine bağlıdır (11). GÖR’ye bağlı öksürüğü
olan hastaların % 75’inden fazlasında yanma ve regürjitasyon gibi klasik reflü semptomları
yoktur. Öksürüğü GÖR ile ilişkili olan hastalarda öksürük daha çok gündüz, ayakta
pozisyonda, konuşma ve yemek yeme sırasında ortaya çıkar.

Reflüye Bağlı Astım:

Astım son yıllarda görülme sıklığı artan bir hastalıktır. Toplumun %5 ila 10 ‘u
bu hastalıktan etkilenmektedir. Reflü hastalığı ile astım arasında güçlü bir ilişki vardır.
Yetişkin astımlıların % 80’inden fazlasında patolojik gastroözofageal reflü tespit edilmiştir
(12). Reflüye bağlı astım ya vagus sinirinin uyarılması ya da yukarıda anlatıldığı gibi mide
ve duodenum içeriğinin aspirasyonu sonucu ortaya çıkmaktadır. Astımın şiddetlenmesi
nedeniyle oluşan negatif göğüs içi basınç ve astım tedavisinde kullanılan ilaçlar (teofilin ve
beta-agonistler ve steroidler) alt özofagus sfinkter basıncını düşürerek reflünün artmasına
neden olur. Yemekten sonra şikayeti artan astım hastaları ve klasik astım ilaçlarını
kullanmalarına karşın şikayetleri devam eden hastalar GÖR açısından değerlendirilmelidir.
Astımlı hastaların % 35’inde klasik reflü semptomları görülmez . Bu hastalarda 24 saatlik pH
ya da impedans /pH monitorizasyonu yapılırsa tanıya yardımcı olabilir (13). Ayrıca astıma
ait şikayetlerinin başlamasından önce göğüste yanma ve regürjitasyonu olan hastalarda da
neden reflü olabilir.

Reflüye Bağlı Göğüs Ağrısı:

Nonkardiyak göğüs ağrısı kalp problemi olmayan hastaların sternum arkasında
tekrarlayan anjinaya benzer ağrı hisetmesidir . GÖR nonkardiyak göğüs ağrısının altında
yatan en önemli neden olarak kabul edilir. Özofagus nedenli ve kadiyak göğüs ağrısının
birbirinden ayırd edilmesi zordur. İkisindeki ağrı da aynı şekilde tarif edilir (yanma basınç
hissi, ekzersiz sırasında olması gibi) ve benzer tedaviyle ikisi de düzelir (nitrogliserin tedavisi
gibi) . Yemek sonrası saatlerce süren, retrosternal olup göğse yayılmayan, antiasit ile düzelen
ve uyku düzenini bozan göğüs ağrısı daha çok GÖR ye bağlı ağrı olarak tanı alır (14-15).

Bazı özofagus motilite hastalıklarında da nonkardiyak göğüs ağrısı görülebilir. Eğer
nonkardiyak göğüs ağrısı olan hastada klasik reflü ilaçları kullanılmasına karşın ağrı devam
ediyorsa özofagus motilite bozuklukları açısından değerlendirilmelidir.

Kardiyak hastalık yok ancak yanma ve regürjitasyon gibi klasik reflü semptomları
varsa tanı daha kolaydır. Reflüye bağlı göğüs ağrısı olan hastaların % 83’ünden fazlasında bu
semptomlar vardır (16).

Tablo 1. GÖRH nın Özofagus Dışı Atipik Etkileri

Nazofaringeal
-Gırtlakta kütle hissi
-Granuloma
-Ses kısıklığı
-Larenjit
-Polip
-Sinuzit
-Boğazda ağrı ya da yanma
-Ülserasyon

Solunumsal
-Astım
-Bronşit
-Kronik öksürük
-İnterstisiyel fibrozis
-Pnömoni

Kardiyak
-Göğüs ağrısı
-Sinuzal
aritmi

Diğer
-Diş çürümeleri
-Ağız kokusu

Sonuç:

Gastroözofageal reflü hastalığı sıklıkla yanma ve regürjitasyonla kendini gösteren
bir hastalıktır. Ancak bir takım çok iyi bilinmeyeb mekanizmalarla GÖR hastalarının bir
kısmında diş çürümeleri, larenjit,astım, öksürük, ya da kalple ilgili olmayan göğüs ağrısı
gibi özofagus dışı semptomlarla kendini gösterebilir. Reflü tanısında kullanılan testlerin
çoğu reflü ile bu semptomlar arasında doğrudan bir ilişki kurduracak derecede yardımcı
olmamaktadırlar. Eğer klasik reflü tedavisinde kullanılan ilaçlarla bu şikayetler düzeliyorsa
reflü ile ekstraözofageal semptomlar arasında dolaylı tanısal bir ilişki kurulabilmektedir.
Eğer bu ilaçlarla da düzelme sağlanamıyorsa o zaman nonasit ya da zayıf asit reflüsü tanısını
koymak için özofageal impedans/pH monitorizasyonu gerekli olur. Reflüye bağlı özofagus
dışı semptomlar oluşmuş ve uzun süre ilaç kullanmak istemeyen hastaların tedavisinde en iyi
alternatif cerrahi fundoplikasyondur

Kaynaklar:

1. Katz PO.Gastroesophageal reflux disease and extraesophageal disease. Rev Gastroenterol Disord 2005;5 Suppl 2:S31-S38

2. Bresci G, Sacco R. Pulmonary or otolaryngologic extraesophageal manifestations
in patients with gastroesophageal reflux disease Worl J gastrointest Endosc.
2010;16:47-49

3. Heidelbaugh JJ, Gill AS, Harrison RV,Nostrant T. Atypical presentations of

gastroesophageal reflux disease. Am Famil Phys 2008;78:484-488

4. Moore JM, Vaezi MF;Extraesophageal manifestations of gastroesophageal refluxn
disease: real or imagined? Curr Opin Gastroenterol 2010;26:389–394
5. Adhami T, Goldblum JR, Richter JE, et al. The role of gastric and duodenal agents
in the laryngeal injury: an experimental canine model. Am J Gastroenterol 2004;
99:2098–2106.
6. Koufman JA The otolaryngologic manifestations of gastroesophageal reflux disease
Laryngoscope 1991;101:1-78
7. Shaker R. Protective mechanism against supraesophageal GERD. J Clin Gastroenterol.
2000;30:(3Suppl) S3-S8
8. Vaezi MF, Hicks DM, Abelson TI et al: Laryngeal sings and symptoms of GERD:
a critical assesment of cause and effect association. Clin Gastroenterol Hepatol
2003;1:333-344.
9. Yuksel ES. Vaezi MF: Extraesophageal manifestations of gastroesophageal reflux
disease: cough, asthma,laryngitis, chest pain Swiss Med Wkly. 2012;142:1-8
10. Vaezi MF. gastroesophageal reflux disease and larynx. J Clinical Gastroenterol

2003;36: 198-203.

11. 14 Baldi F, Cappiello R, Cavoli C, Ghersi S, Torresan F, Roda E. Proton pump
inhibitor treatment of patients with gastroesophageal reflux-relate chronic
cough: a comparison between two different daily doses of lansoprazole. World J
Gastroenterol. 2006;12:82–8.
12. Ing AJ, Ngu MC,Breslin AB. Phatogenesis of chronic persistent cough associated with
gastro-esophageal reflux. Am J Respir Crit Care Med 1994;2098-2106.
13. Kiljander TO, Salomaa ER, Hietanen EK, Terho EO. Gastroesophagea reflux in
asthmatics: A double-blind, placebo-controlled crossover study with omeprazole.
Chest. 1999;116:1257–64.
14. Fass R, Navarro-Rodriguez T. Noncardiac chest pain. J Clin Gastroenterol.
2008;42:636–46.
15. 44 Fang J, Bjorkman D. A critical approach to noncardiac chest pain: pathophysiology,
diagnosis, and treatment. Am J Gastroenterol. 2001;96:958–68.
16. Davies HA, Jones DB, Rhodes J, Newcombe RG. Angina-like esophageal pain:
differentiation from cardiac pain by history. J Clin Gastroenterol. 1985;7(6):477–81.

Facebook Yorumları
İlginizi çekebilecek Sorular