BÖLÜMLER
- Akupunktur
- Beslenme
- Cinsel Yaşam
- Damar Cerrahisi
- Deri hastalıkları
- Diyet Fitness
- Enfeksiyonlar
- Göz Sağlığı
- Kalp Sağlığı
- Kulak Burun Boğaz
- Organ nakli
- Ruh Sağlığı
- Sağlık Köşesi
- Sağlıklı Yaşam
- Diğer
- Başağrısı
- Bel ve Boyun Fıtıkları
- Diabet
- Gastrit-Ulser
- Genetik
- Kanser
- Kolorektal hastalıklar
- Ortopedi
- Romatizma
- Sigara
- Uyku bozuklukları
- Varis
- Yaşlılık hastalıkları
- Yüksek tansiyon
- Hemoroid ve Çatlaklar
- Kbb-Burun Ameliyatları
- Migren
Nöral terapi
- kol mrh benım sag kolumda hıc gecmeyen bır agrı var emg sonucu temız bır sorun yok boyun emarı sonucu Servikal lordozda düzleşme mevcuttur. Posteriora hafif angülasyon mevcuttur. Servikal vertebra korpus yükseklikleri,... Uzm. Dr. Emel GÖKMENNöroloji (İstanbul - ŞİŞLİ)

Geniş bir uygulama alanı mevcuttur. Migren ve uzun süreli geçmeyen baş ağrıları, bel-boyun ağrıları, nevraljiler, eklem rahatsızlıkları, organların çalışmasındaki bozukluklar, spor yaralanmaları, alerji, sinüzit, bademcik iltihabı benzeri geçmeyen, sık tekrarlayan iltihaplanmalar belli başlı kullanıldığı hastalıklardır.
Migren başta olmak üzere ağrılardan hastayı kurtaran bir tedavidir. İyileşme yaşam boyu kalıcı olmaktadır. Tedavi haftada 2-3 seans halinde yapılır ve yaklaşık 4-6 hafta içinde bitirilir.
Nöral terapi bir enjeksiyon tedavisidir. Cilde (İntradermal) yapılan enjeksiyonlar yanısıra organlara, vücuttaki tüm yara ve ameliyat izlerine uygulama yapılmaktadır. Eklem rahatsızlıklarında eklem içi uygulamalar gerekebilmektedir. Uygulamalarda genellikle ince, küçük insülin iğne uçları kullanılmaktadır.
Bir miktar ağrı olmaktadır. Ancak ciddi iğne fobisi olan hastaların bu tedaviyi uygulatabildiği göz önüne alınırsa enjeksiyonlar katlanılabilinir düzeydedir.
Doğal bir tedavi olarak kabul edilen Nöral Terapi ilaç tedavisi değildir. Uygulanan enjeksiyonlar %1 oranında procain içermektedir. Enjeksiyonlarla sinir sistemi uyarılmaktadır. Bu nedenle Nöral Terapinin yan etkisi yoktur. Hamilelere dahi uygulanabilen bir tedavidir. Ayrıca procain ısırgan otu ve acıbademden elde edilen doğal bir maddedir.
Çocuk ve yaşlılar dahil olmak üzere her yaşta hastaya uygulanabilir. Tansiyon, şeker, kalp vb. hastalıklar, kullandığı ilaçlar tedaviye engel değildir. Sadece kortizon tedavisi alan hastalarda tedavinin etkinliği azalır. Çünkü kortizon vücudu baskılama özelliği olan bir tedavidir. Nöral terapi ise tam tersi etki ile vücudu uyarıp düzenleme tedavisidir.
Uygulamalar yüzeyel (cilde), segmental-derin enjeksiyon ve bozucu alan tedavisi olarak üç biçimde yapılmaktadır. Öncelikle lokal tedavi ile rahatsızlığın bulunduğu alanda cilde yapılan quadle (cilt içine az miktarda procain verilmesi) adı verilen küçük iğneler vardır. İkinci aşama olan segmental tedavide ise rahatsızlığın bulunduğu segment ve omurilik (spinal cord) ile bağlantısına uygulama yapılır. Bu bağlantıda da omurilik çevresi cilde quadle yapılmaktadır. Segment tedavisi ile spinal kord yolu ile periferden segmentle asosiye olmuş organa ulaşan (cutivisceral refleks yol), ya da organdan spinal kord yolu ile diğer organa ulaşan (viscerovisceral refleks yol) olumsuz uyarılar düzenlenir ve nöral terapinin iyileştirici etkisi ortaya çıkar. Üçüncü aşamada ise hastaların birçoğunda alınan hastalık öyküsü ile ortaya konulabilen bozucu alan tedavisi yer almaktadır. Hastalığın kaynağı olan bu bölgeye yapılan enjeksiyon ile şikayetlerinde ani düzelme sağlanabilmektedir (Flash Fenomeni=Anında etki).
Yaşam sadece madde ile sınırlanmış değil, aynı zamanda enerji ile de bağlantılıdır. Bir hücre zarının normal şartlarda, dinlenme durumunda dış tarafta pozitif, iç tarafında negatif elektriksel yük vardır. Bir uyarılma söz konusu olduğunda bu tablo değişir ve hücre depolarize olur. Depolarize olan hücrenin 40 ile -90 mVolt arasında olan elektriksel potansiyeli düşer. Ancak hemen ardından hücre repolarize olarak eski elektriksel potansiyeline döner. Dışarıdan gelen uyaran (fiziksel, kimyasal, travmatik vd.) çok kuvvetli ise veya birçok uyaran aynı anda etkilerse (kümülatif stimulus) hücre yeniden repolarize olmayı başaramaz. Sürekli depolarize olmuş ve bu nedenle zayıflamış veya hastalanmış hücre de fonksiyonlarını sürdüremez. Bu durumda nöral terapi için kullanılan procain, içerdiği yaklaşık -290 mVoltluk gücü ile hücreyi hiperpolarize eder. Yapılan her enjeksiyon, hücre normal potansiyeli olan 40 ile -90 mVoltu depolayana kadar, hücrede bir miktar potansiyel bırakır. Böylece hastalıklı hücre sağlıklı hücreye dönüşür.
Neural therapy (nöral terapi) 1920'lerde Alman iki hekim kardeşin Ferdinand ve Walter HUNEKE'nin dikkatlerini çeken bir olayla başlamıştır. Her iki hekim migrenini bir türlü geçiremedikleri kızkardeşlerine romatizmal hastalıklar için önerilen bir ilaç kompozisyonunu damardan uyguladıklarında kızkardeşlerinin daha ilaç bitmeden ani olarak ağrısının geçtiğini, neşeli ve mutlu bir hale geldiğini gözlemlemişler. Bu durumu araştırdıklarında yanlışlıkla damardan değil kalçadan uygulama için olan preparat formunu enjektöre çektiklerini, bu formun damardan olandan farklı olarak procain içerdiğini fark etmişlerdir. İlaç daha emilmeden olan iyileşmenin ise ilacın damarı çevreleyen sinir ağına olan etkisinden olduğunu keşfetmişlerdir. Huneke kardeşler nöral terapinin temelini atarken basit hata ve tesadüflerin olumlu sonuçlarını geliştirmişlerdir.3 yıllık çalışma ve deneylerini Lokal Anesteziklerin Alışılmamış Uzaktan Etkileri' adı altında tıp dünyasına sunmuşlardır.
-
28Aralık 2012
Uzm. Dr. Emel GÖKMEN
Nöroloji - (İstanbul - ŞİŞLİ)
-
28Aralık 2012
Uzm. Dr. Emel GÖKMEN
Nöroloji - (İstanbul - ŞİŞLİ)
-
14Kasım 2012
Uzm. Dr. Emel GÖKMEN
Nöroloji - (İstanbul - ŞİŞLİ)



