Doç. Dr. Ümit BEDEN

Doç. Dr. Ümit  BEDEN
Teyit edilmiştir.
Bağlantıma Ekle Takip Et Teşekkür Gönder

Branşı

Göz Hastalıkları

İl / İlçe

İstanbul / Kadıköy

Meslek Grubu

Tıp Doktoru

Üyelik Tarihi

11.01.2011

Son Giriş Tarihi

21.10.2014 10:53:02

Erken doğan bebeklerde görülen göz hastalığı nedir ?
Toplam Okunma : 3639 kez okundu.

Erken doğan bebeklerde görülen göz hastalığı nedir?

Erken doğum nedeniyle ortaya çıkan göz hastalığı prematürite retinopatisi veya ROP (retinopathy of prematurity) olarak isimlendirilir. Bu hastalığın nedeni gözün ağ tabakasının (Retina) henüz damarlanması tamamlanmamış iken bebeğin doğması ve bu damarlanmanın düzgün olarak tamamlanamamasıdır.

Bu hastalık niçin gelişir?

ROP gelişimi için sayabileceğimiz en önemli risk faktörleri: düşük doğum haftası (ne kadar erken doğarsa o kadar riskli), düşük doğum kilosu (ne kadar az ise o kadar riskli) ve oksijen tedavisidir. Oksijen tedavisi ROP gelişimi için doğum haftası ve doğum kilosundan sonra en çok suçlanan etkenlerin başında gelmektedir. Bununla birlikte bu hastalığın ne sebeple ortaya çıktığı halen net olarak bilinmemektedir.

Retina tabakasının damarlanması anne karnında kırkıncı hafta civarında (normal doğum zamanında) tamamlanmaktadır. Bu nedenle erken doğan bebeklerde henüz retina tabakasının damarlanması tamamlanmamıştır. Bebeğin doğumu, bazı olgularda bu sürecin normal tamamlanmasına engel olur.

Erken doğan bebeklerin akciğerleri de henüz tam olarak gelişmemiş olduğu için erken doğumdan sonra genellikle oksijen tedavisi gerekli olmaktadır. Oksijen tedavisi her ne kadar bebeğin yaşatılması için vazgeçilmez olsa da, bu tedavinin retina damarlarında büzüşmeye neden olduğu ve henüz tamamlanmamış olan retinal damarlanmanın normal seyrini aksattığı düşünülmektedir.

Retina üzerinde ilerleyen damarlarda oksijen nedeniyle ortaya çıktığı düşünülen büzüşme sonucunda damarların ilerlemesi durmaktadır. Bunun neticesinde retina tabakasında bir bölge damarlanma olmadığı için kanlanma ve oksijen desteğinden yoksun kalmaktadır. Bu durumda bu bölgedeki retinada bulunan hücreler kendilerine oksijen ve damar gelmesi için bazı moleküller salgılayacaklardır. Salgılanan moleküller retinada durmuş olan damarlanmanın yeniden başlaması için uyarıcı olmaktadır. Fakat bu durumda yeniden başlayan damarlanma normalden biraz farklı ve göz için tehlikeli olmaktadır. ROP hastalığının temelinde de zaten bu şekilde gelişen anormal damarlanmalar yatmaktadır. Bu anormal damarlar göz içinde kanamaya ve retina tabakasında çekinti ile yırtıklara neden olarak görmenin kalıcı olarak kaybına neden olabilir.

ROP hastalığının hangi evreleri vardır?

ROP hastalığı ilk ortaya çıkışından, görme kaybına kadar uzanan süreçte 5 aşamada incelenir.

Evre I: Retinanın damarlı ve damarsız bölgeleri arasında bir çizgi (hat) mevcuttur. Bu hat ROP hattıdır. Hastalık bu aşamada genellikle kendiliğinden düzelir. Bazı hastalarda ise ikinci evreye ilerler.

Evre II: ROP hattı biraz kabarıktır (yükselmiştir). Fakat üzerinde anormal damarlanmalar mevcut değildir. Hastalık bu aşamada da kendiliğinden düzelebileceği gibi, bir sonraki evreye de ilerleyebilir.

Evre III: ROP hattının üzerinde normal olmayan damarlanmalar başlar ve bu damarlar göz küresinin merkezine doğru büyümeye başlar. Bu aşamada damarların yerleşimine, miktarına ve kalınlığına göre ya tedavi kararı alınır ya da hastanın yakın takibi gerekir.

Evre IV: ROP hattı retinayı kabartarak retina dekolmanına yol açar. Bu aşamada retinanın tamamı dekole (ayrılmış) değildir. Bu evrede şanslı hastalarda cerrahi tedavi başarılı olabilir.

Evre V: Bu aşamada retinanın tamamı dekoledir (ayrılmıştır). Hastalığın bu evrede tedavisi mümkün değildir. Cerrahi tedaviler bazı merkezlerde denenebilir fakat genellikle başarılı değildir.

Tüm erken doğan bebeklerde bu hastalık görülür mu?

ROP hastalığı tüm prematür bebeklerde görülmez. Yaklaşık olarak erken doğan her üç bebekten birinde ROP hastalığı gelişmektedir. Hastalığın hangi bebeklerde gelişeceği önceden bilinememektedir fakat bebek ne kadar erken doğmuşsa, doğum kilosu ne kadar düşükse ve genel durumu ne kadar kötü ise ROP gelişme riski o kadar yüksektir. Anlaşılacağı gibi ROP hastalığı potansiyel olarak körlüğe neden olabilen bir hastalıktır. Bununla birlikte tüm prematür bebeklerde hastalık bu şekilde ağır seyretmez. ROP gelişen her üç bebekten birinde ise hastalık tedavi gerektirecek kadar ağır seyretmektedir.

Hastalığın takibi nasıl yapılmaktadır?

Hastalık genellikle gebeliğin başlangıcından itibaren 32. haftadan sonra ortaya çıkmaktadır. Örneğin bebek 29. haftada doğmuş ise hastalık en erken 3 hafta sonra (bebek toplam 32 haftayı tamamladığında) başlayacaktır. Bu nedenle ilk göz muayenesi 32. haftada yapılmalıdır. Doğum 32 haftadan sonra olmuş ise ilk muayene doğumdan 2 hafta sonra yapılmalıdır.

ROP hastalığı için yapılan göz muayenesi de yetişkin göz muayenesinden farklıdır. Bu muayene için bebeğin gözbebeği damla ile büyütülür. Bu damlalar bebeğin sindirim sisteminde geçici olarak duraklamaya neden olduğu için bebeğin bu işlem öncesinde ve sonrasında 2 saat aç bırakılması gereklidir. Ek olarak bu damlalar terlemeyi engellediği için bebeğin ateşini yükseltebilmektedir. Bu durumda da bebeğin ateşinin düşürülmesi gerekebilir. Gözbebeğinin büyümesinin ardından özel bir cihaz veya kamera ile göz dibi (retina) muayenesi yapılır. Bu işlem esnasında bebeğin göz kapaklarının açılması için özel bir spekulum (kapak açıcı aparat) kullanılır. Göz dibi muayenesi sırasında ise retinanın tüm bölgelerinin görülebilmesi için göz küresine dışarıdan baskı yapılması gerekmektedir. Bu muayene her ne kadar aileler için rahatsızlık verici olsa da bebeğe veya gözüne bir zararı yoktur.

Hastalığın takibi için bir muayene yeterli olmaz. ROP hastalığı gelişmeyen bebekler 40 haftayı doldurana kadar (veya retina tamama yakın damarlanmasını tamamlayıncaya kadar) 2-3 haftada bir muayene edilmelidir. Hastalığın geliştiği bebekler ise hastalığın ciddiyetine göre 3 gün ila 2 hafta aralıklarla düzenli olarak muayene edilmelidirler. Hastalığın ağırlaştığı olgularda bu durum genellikle 35-39 hafta aralığında ortaya çıktığı için bu dönemde özellikle dikkatli olmak ve muayeneleri aksatmamak gereklidir. Bu durum özellikle hastanede yatmayan, taburcu edilmiş bebeklerin yakınları tarafından akılda bulundurulmalıdır.

Hastalığın tedavisi nasıl yapılır?

ROP hastalığı gelişen tüm bebeklerde tedavi gerekli olmaz. Yaklaşık olarak ROP hastalığı gelişen her 3 bebekten ikisi kendiliğinden düzelmekte, biri ise tedaviye ihtiyaç duymaktadır. Hastalık gelişen tüm bebeklere tedavi uygulanmaz. Bunun farklı nedenleri mevcuttur:

1. Hastalığın tedavisi genellikle lazer ile nadiren de dondurma tedavisi ile sağlanmaktadır ve bu tedavilerin uzun dönemde bazı yan etkileri mevcuttur (göz küresinin olağan gelişiminde değişiklik, gözlük kusuru, şaşılık v.b.).

2. Tedavi için bebeğin narkoz ile uyutulması gerekmektedir ve prematür bebeklerdeki narkoz riskleri yetişkinlere göre daha fazladır.

3. ROP gelişen her üç bebekten ikisi kendiliğinden düzelmektedir ve tüm hastaların tedavi edilmesi bebeğe gereksiz müdahale stresi ve aileye gereksiz mali yük getirecektir.

Bu nedenlerle ROP hastalığı gelişen tüm bebekler tedavi edilmez. Bu hastaların düzenli takibi ve tedavinin gerekli olduğu hastaların zamanında belirlenmesi oldukça önemlidir. Daha önce de belirtildiği gibi ROP hastalığı potansiyel olarak kör edebilen bir hastalıktır ve tedavi gereken hastaların tespiti oldukça önemlidir. Göz doktoru tedaviye gerek olup olmadığına karar verirken bazı kriterleri kullanmaktadır. Bu kriterler arasında retinada oluşan damarların miktarı, kalınlığı ve yerleşimi gibi muayene bulguları yanında hastanın takip edilebilirliği ve muayeneye ulaşabilme durumu gibi farklı faktörler yer almaktadır.

Tedavi daha önce de belirtildiği gibi genellikle lazer ile yürütülmektedir. Hastaların çoğunda tek seans, bazılarında ise bir kaç seans lazer tedavisi uygulanması gerekmektedir. Lazer tedavisi ile damarların büyümesine neden olan molekülleri salgılayan ve damardan yoksun, olgunlaşmamış retina bölgeleri yakılır. Bu şekilde damarları anormal şekilde büyümeye yönelten moleküllerin salgılanması engellenmiş olur. Bu durumda damarların genişlemesi ve çoğalması durur ve tehlikeli damarlar zaman içinde kendiliğinden geriler. Bu yüzden tedavinin cevabının görülmesi için hastaların tedaviden sonra da takibi gereklidir. Yeterli cevabın alınamadığı hastalarda tedavi tekrarlanmaktadır.

ROP hastalığının lazer ile tedavisi çoğunlukla kalıcı görme kaybını önlemede başarılıdır. Bununla birlikte bazı olgularda tedaviye rağmen hastalık ilerlemeye devam edebilmektedir. Bazı olgularda ise uygun takibe rağmen hastalık çok hızlı seyredebilmekte ve hasta tedavi şansını öngörülemeyecek şekilde yitirebilmektedir. Tedaviye dirençli, hastalığın hızlı seyrettiği veya tedavi için geç kalınan bu tür olgularda sonuçlar beklendiği gibi iyi olmayabilir. Bu tür hastalar ile göz içinde kanama veya retina tabakasında yırtık oluşan hastalar için genellikle daha ileri cerrahi tedaviler gerekmektedir. Bu aşamada ise sonuçlar her zaman yüz güldürücü olmaz ve bu hastalarda görmenin etkilenmesi genellikle kaçınılmazdır. ROP hastalığının tedavisindeki en önemli amaç hastalığın bu aşamalara gelmesinin önlenmesidir. Bu nedenle daha önce de belirtildiği gibi düzenli takiplerin ihmal edilmemesi gereklidir.

Konu hakkında uzmandan bilgi talep edin!


Bu talebiniz doğrudan uzmana gönderilir.
Doç. Dr. Ümit BEDEN en kısa sürede irtibata geçecektir
Facebook Yorumları
İlginizi çekebilecek Sorular