Prof. Dr. Melih Atahan GÜVEN

Prof. Dr. Melih Atahan  GÜVEN
Teyit edilmiştir.
Bağlantıma Ekle Soru Sor Takip Et

Soru Limiti

3 Soru / Günde

Branşı

Kadın Hastalıkları ve Doğum

İl / İlçe

İstanbul / Kadıköy

Meslek Grubu

Tıp Doktoru

Üyelik Tarihi

24.06.2008

Son Giriş Tarihi

22.07.2014 22:40:22

Anne karnındaki bebekte kalp sakatlığının teşhisi (fetal ekokardiyografi) nasıl yapılır ?
Toplam Okunma : 4277 kez okundu.

Anne karnındaki bebeğin kalbinin yapısı nasıldır, erişkinden farklı mıdır?

Anne karnındaki bebeğin yani fetüsün kalbi erişkin bir kimsenin kalbine göre farklılıklar gösterir. Bebeğe ait kalp sakatlıklarından bahsetmeden önce kalbin yapısı ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Normal bir kalp dört odalı olup; kulakçık adı verilen iki üst odacığı ve karıncık denilen iki alt odacağı bulunmaktadır. Kulakçık ve karıncıkları birbirinden ayıran bölmelere de septum adı verilir. Vücuttan kirli kanı getiren damarlar sağ kulakçığa geliyor, oradan kapak yoluyla sağ karıncığa geçiyor. Akciğer atardamarıyla akciğerlere giderek temizleniyor. Temiz kan, akciğerlerden sol kulakçığa dönüyor. Oradan sol karıncığa geçiyor ve aort ana atardamarıyla bütün vücuda yayılır. Kalbe ait anormallikler sıklıkla kalbin odacıklarında kalpten çıkan damarlada kalp kapaklarında ya da septumda olabilmektedir.

Bebekte doğum sonrası izlediğimiz ya da anne karnında teşhis ettiğimiz kalp sakatlıkları nasıl oluşuyor?

Anne karnındaki bebeğin kalbinin gelişimi tüm gebelik boyunca devam etmekle beraber, bebeğe ait kalp ana hatlarıyla yapısını ilk üç ay içinde tamamlar. Dolayısı ile dış etkenler (ilaç kullanımı veya zararlı etmenler) sebebi ile bebeğin kalbine ait zararlı etkiler bu ilk üç aylık dönemde oluşur ve bu etkenlere bağlı kalp sakatlıkları ultrasonografide ilerleyen haftalarda (rutinde 20-22. Gebelik haftaları arası) tanınır.

Fetal ekokardiyografi nedir ve kim, nasıl, ne zaman yapar, zararlı mıdır ?

Gelişmiş ve uygun bir ultrasonografi cihazı eşliğinde, bu konuda deneyimli bir hekim tarafından (Kadın doğum-perinatoloji uzmanı veya pediyatrik kardiyolog) anne karnındaki bebeğin kalbinin kalp sakatlıkları yönünden değerlendirilmesidir. Hem hekimin kalp sakatlıklarını tanımada ve isimlendirmede tecrübeli olması hem de iyi bir ultrasonografi cihazının varlığı bu değerlendirme için şarttır.

Rutin fetal kalp değerlendirmesi sıklıkla 20-22. Gebelik haftasında yapılır. Bununla birlikte kalp sakatlığı olan bebek önünden anne adayı riskli ise (önceden kalp anomalili bebek doğurma, anne adayının şeker hastalığı, hamilelikte ilaç kullanımı vs.) daha erken haftalarda da yapılabilmektedir.

Yapılış şeklinin normal bir ultrasonografik incelemeden farkı yoktur ve anne karnındaki bebebeğe zararlı değildir.

Kalbe ait olabilecek sakatlıkların teşhisini herkes yapabilir mi?

Kalp üç boyutlu bir organ olduğu için ve de erişkin bir kimsenin kalp yapısına göre anatomik yapısının farklılığından ötürü değerlendirilmesi zor olup bu konuda eğitimli ve de tecrübeli ellerde değerlendirilmelidir. Unutulmaması gereken, normal bir ultrasonografi taramasında tüm kalp sakatlılarının tanınamıyacağıdır. Tercihen, anne karnındaki bebeğe ait kalp harici organların da birlikte değerlendirilmesi için bu konularda deneyimli bir perinaolji uzmanın olmasıdır.

Ayrıntılı-detaylı ultrason sırasında yapılan kalp değrlendirmesi ile fetal ekokardiyografi uygulaması arasında fark var mıdır?

Ayrıntılı-detaylı ultrason sırasında pratik olarak kalp sakatlığının olup olmadığının değerlendirilmesi; sadece fetal kalbin dört odasınının veya dört oda ve çıkım damarlarının birlikte değerlendirmesi ile yapılmaktadır. Sadece dört oda görüntüsü ile doğumda var olabilecek 100 kalp sakatlığının yaklaşık 30 tanesi (%30) yakalanabiliyorken, çıkım damarlarının eklenmesi ile bu tespit oranı %60-70’e çıkmaktadır. Halbuki fetal ekokardiyografi ile tecrübeli ellerde anne karınında kalp sakatlıklarının teşhis oranı %95’e çıkmaktadır.

Yenidoğanda bir bebekte kalp sakatlığı görülme olasılığı nedir?

Canlı bir yenidoğanda kalp sakatlığının izlenme sıklığı yaklaşık (8/1000) 1/125’dir. Yani bugün her nerede olursa olsun 125 doğum oluyor ise bu bebeklerden birinde küçük-büyük bir kalp sakatlığı olabileceği arşatırmalar sonucunda gösterilmiştir. Bugün bu sakatlıkların yaklaşık %95’ni bebek anne karnındayken bu konuda yeterli tecrübeye sahip hekimler tarafından tespit edilebilmektedir.

Kalp sakatlığı olan bir bebeğe sahip olma şansı, zeka özrü olan bir bebeğe sahip olma şansından daha fazla mı?

Kesinlikle. Kalp sakatlığı olan bebeklerin yaklaşık %20’de ek olarak kromozom bozukluğuda vardır. Diğer bir sorunda bebekte kalp sakatlığı varlığında, diğer organlarda da sakatlık görülme şansının arttığıdır. Dolayısı ile hem fetal kalp hem de kalp dışı organlarının değerlendirilmesi ve de gerekirse Amniyosentez, kordosentez gibi işlemlerin bu konuda uzmanbir perinatoloji uzmanı tarafından yapılması doğru olanıdır.

Kimler fetal ekokardiyografi (kalp sakatlığı taraması) yaptırmalıdır?

Tüm anne adayları kalp değerlendirmesi 20-22. Gebelik haftası civarında ayrıntılı-detaylı ultrason değerlendirmesi sırasında bu konuda uzman perinatoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır. Şüpheli bulguları olan bebekler daha bir geniş değerlendirme için fetal ekokardiyografiye girmelidir. Kalp sakatlığı ile doğan bebeklerin %90’nın ne ailesinde ne de geçmişinde bir risk faktörü bulunmamaktadır. Ek olarak kalp sakatlıklarınının doğum sonrası en sık gözlenen sakatlıklar olması sebebi ile detaylı-ayrıntılı ultrason sırasında fetal kalbin değerlendirilmesi oldukça önemlidir.

Kalp sakatlığı olabilecek bebeğe ait erken dönemde tespit edilebilecek bir belirteç var mı?

Elbette, ense kalınlığı ölçümü. Özellikle hamileliğin 11-14. haftaları arasında halk arsında ense kalınlığı diye adlandırılan ve ikili kombine test taramasında kullanılan bu ölçümüm (NT) önemi büyüktür. Kalp sakatlığı ile doğan bebeklerin yaklaşık yarısında bu ense kalınlığı artışı (normalden fazla olması) izlenmiştir. Dolayısı ile artmış ense kalınlığı olan bebeklerin özellikle kalp sakatlığı yönünden 20-22. Gebelik haftasında değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Anne karnındayken bebeğe ait kalp sakatlığının öğrenilmesi neden önemli?

Bugün doğum sonrası ilk bir ay içinde gerçekleşen ölümlerin büyük bir kısmından bebeğe ait kalp sakatlıkları sorumludur ve özellikle doğum sonrası bebekte var olabilecek kalp sakatlıklarının yaklaşık %25’ne acil müdahale edilmesi gerekliliği düşünülür ise, anne karnındayken teşhisin ne kadar önemli olabileceği görülmektedir. Ailenin doğacak kalp sakatlığı olan bebeğe psikolojik olarak hazırlanması, gerekli hastane şartlarının oluşturulması açısından erken teşhis önem arz etmektedir. Ek olarak, kalp sakatlığı tespit edilen bebeklerin bir kısmında da (yaklaşık%20) kromozomal bozukluklar olabilecektir. Dolayısı ile ailenin bunu öğrenerek hareket etmek isteyeceği açıktır. Aile belki de hem kalp sakatlığı olan hem de zeka özrü olan kromozomal hastalığı olan bebeği istemeyecek. Dolayısı ile kalp sakatlığı teşhisinden sonra ilk işimiz bebeğin kromozomlarını araştırmak olmalıdır. Eğer bebek kromozomal olarak normal ise aileyle doğum sonrası olası operasyonları (bebek kalp cerrahı) ve bebeğin yaşam şansını tartışmalıyız.

Facebook Yorumları
İlginizi çekebilecek Sorular