Aile planlaması yöntemleri (gebelikten korunma yöntemleri)

Aile planlaması yöntemleri (gebelikten korunma yöntemleri)
AİLE PLANLAMASI (GEBELİKTEN KORUNMA)
Aile planlamasından yararlanmak isteyen kişilerin detaylı öyküleri alınarak ve fizik muayeneleri yapılarak değerlendirmeye tabii tutulmalıdır. Bu değerlendirmelerin sonucunda kişiye kontrasepsiyon (gebelikten geçici süreyle, geri dönebilir yöntemlerle korunma) ve/veya sterilizasyon (gebelikten kalıcı olarak ve genellikle geri dönülemez yöntemlerle korunma) yöntemlerinin kendisine uygun olanı avantaj ve dezavantajlarıyla anlatılır. Çeşitli yöntemlerin etkinlik düzeyleri anlatılır. Kadın ve eşi için en uygun yöntem seçilerek önerilerde bulunulur. 
Bu kontrasepsiyon ve sterilizasyon yöntemleri şunlardır.
Oral steroidal (estrojen+progesteron) kontraseptifler (Ağızdan alınan hem estrojen, hem progesteron içeren hormonal doğum kontrol hapları
Bu yöntem için; yaşı ve doğum sayısına bakılmaksızın etkin biçimde korunmak isteyen kadınlar, doğumdan sonra emzirmeyen ve 3-4 hafta geçmiş olanlar veya 6 ay geçmiş olup halan emzirenler, düşük sonrası dönemdeki kadınlar, anemi (kansızlık) öyküsü olanlar, 
Dismenore ( Ağrılı Adet ) si olanlar, Adet Düzensizlikleri  olanlar, adet öncesi gerginlik (PMS=Premenstruel Sendrom ) yakınması olanlar, Dış gebelik öyküsü olanlar, iyi huylu Over Kisti ya da kist öyküsü olanlar, iyihuylu meme hastalıkları (kist ve fibradenom) olanlar, annesinde Over (Yumurtalık) Kanseri  olanlar uygun sayılırlar.
Ancak; gebelik veya gebelik şüphesi olanlar, 
Endometrium Kanseri ve Uterus Sarkomu  kanseri ya da diğer östrojen bağımlı kanseri olanlar, tromboembolik (damar tıkanması ve pıhtı atması) ve diğer damarsal hastalık öyküsü olanlar, kalp-damar ve beyin-damarsal hastalığı olanlar, hepatik (karaciğer) adenomu ve kanseri olanlar, gebeliğinde kolestatik (tıkanma) sarılığı geçirenler ya da daha önce oral kontraseptif (ağızdan alınan doğum kontrol hapı) kullanımıyla sarılık geçirmiş olanlar, nedeni bilinmeyen genital Anormal kanama sı olanlar oral steroidal kontraseptifler (Ağızdan alınan hormonal doğum kontrol hapları) açısından uygun değillerdir.
Şiddetli karın, göğüs, baş, bacak ağrısı olması durumunda; ani görme kaybı, bulanık görme ve konuşma bozukluğu olması ciddi bir uyarıdır, hemen hekime başvurulmalıdır.
Doğum kontrol haplarının tercih edilmediği durumlar:
*Emziren kadınlar -- 
Anne Sütü ve Emzirme  --(bebek 6 aydan küçükse)
*35 yaş üzerinde sigara içen kadınlar (özellikle günde 15 sigaradan fazla ise) Bu haplar böyle kişilerde koroner kalp hastalığı riskini arttırdıklarından bırakılmalıdır.
*Damarsal baş ağrılarını arttırabilir, bu nedenle şiddetli migren hastalarına önerilmemelidir.
*40 yaş üzeri ve diabet (şeker) ve hipertansiyonu olanlara önerilmez.
*Hareketi engelleyen, büyük ameliyat geçirmiş olanlar ya da 4 hafta içinde böyle bir ameliyat planlananlar, bacağı uzun süre alçıda olanlar ya da bacağın alt kısmında ciddi bir yaralanma geçirenlerde ilaç bırakılmalıdır. 
*Majör depresyon tedavisi alanlarda hapın progesteron içeriği tedaviyi zorlaştırabileceğinden önerilmez.
*Belirgin reflü hastalığı (asitli yemek artıklarının yemek borusuna kaçması) olanlarda hastalık şiddetlenebildiğinden önerilmez.
Doğum kontrol haplarının kullanım zamanlaması
*Adetin genellikle 1. günü başlanır. Paket bitene kadar hergün aynı saatte alınır. 21 günlük haplarda 7 gün boşluktan sonra diğer kutuya başlanır. 
*Doğum sonrası emziren kadınlarda 6 aydan sonra, emzirmeyenlerde 3-4 hafta içinde başlanır. 4 haftadan sonra başlanacaksa gebelik ekarte edilmelidir.
*Düşük ya da 
Kürtaj  sonrası hemen ya da ilk 7 gün içinde başlanır.
Hap kullanımı unutulursa;
*1 hap unutulduğunda, unutulan hap hatırlanınca hemen, o günün hapı da saatinde alınmalıdır.
*2 hap unutulduğunda, ilk iki hafta içinde ise üst üste 2 gün ikişer ikişer hap alınarak eksik günler tamamlanır. Bu durumda 1 hafta süreyle ek bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır. 3. hafta içinde ise paket atılıp aynı gün yeni bir pakete başlanır ve 1 hafta süreyle ek bir yöntem uygulanır. 
*3 hap unutulduğunda, paket atılıp, aynı gün yeni bir pakete başlanmalı ve 1 hafta süreyle ek yöntem uygulanmalıdır.
İzlem:
Bu yöntemle korunan bayanlarda ilk görüşme 3 ay içinde yapılır. Bu bayanlar her 6-12 ayda bir kontrol edilmelidir. Kontrol için gelindiğinde kan basıncı ve kilo ölçülür, yan etki olup olmadığı sorulur. Sigara içiyorsa sıklığı, devamlı kullandığı ilaçların olup olmadığı sorgulanır. Yaşam alışkanlıkları (sigara, alkol, egzersiz), etkileşimi mümkün olan ilaçlar ve yeni gelişebilecek olan tıbbi sorunlar sorgulanır. 
Aşağıdaki yan etkiler 3 aydan sonra da devam ediyorsa, hormon içeriği veya miktarı değişik ilaçlara geçilerek yan etkilerin azaltılmasına çalışılır. 
*Bulantı, kusma, memede gerginlik hissi varsa, daha az östrojen içeren haplar önerilir. 
*Ara kanaması veya adetsiz dönemler varsa, daha yüksek doz östrojen içeren hap önerilebilir. Birçok hastada 2-3 aylık kullanımdan sonra ara kanaması düzelir. 
Ancak bazen bu ara kanamaların çözümü olmayabilir. Bu kanamaların zararsız olduğunun anlatılması çoğu kez yeterli olmaktadır. 
Oral steroidal (sadece progesteron içeren) kontraseptifler (Ağızdan alınan sadece progesteron içeren hormonal doğum kontrol hapları=mini hap) 
Bunlar diğer kontrol hapları gibi ara verilerek değil, devamlı olarak alınırlar. Emziren annelerde de (
Anne Sütü ve Emzirme)kullanılabilirler. Etkinlik, yan etki ve kullanım alanları 3 ayda bir kullanılan depo provera (sadece progesteron hormonu içerir) ve implante edilen steroidal kontraseptiflere (Cilt altına yerleştirilen hormon içeren doğum kontrol yöntemleri) benzer.
Enjekte edilen steroidal kontraseptifler (Şırınga yoluyla uygulanan hormon içeren doğum kontrol yöntemleri) 
A) 3 ayda bir depo provera (sadece progesteron hormonu içerir.) 

Üç ayda bir depo medroksiprogesteron asetat (depo provera) 150 mg kalçadan kas içine uygulanır. 100 kadın yılında 0.3 gebelik oranıyla yüksek etkinlik düzeyli bir yöntemdir. Kullanılan kadınların çoğunda yumurtlamayı baskılar ve bu etki diğer ilaçlardan ya da hastanın kilosundan etkilenmez. Adet düzenini bozar ve genellikle düzensiz lekelenme ya da kanamalara neden olur. Kullanıma devam edenlerin % 50'sinde 1 yılda, % 80'inde 3 yılda amenoreye (yani tamamen adetin kesilmesi) neden olur. Düzensiz kanamalar çok rahatsız edici olursa, estrojen eklenerek kontrol altına alınmaya çalışılabilir. 
Çoğu zaman bu ara kanamaların zararsız olduğu konusunda hastanın rahatlatılması yeterli olacaktır. Vücuttan tamamen atılması uzun süre aldığından hamile kalabilme yeteneğinin geri dönme süresi uzayabilir. Hastaların %70'i bir yılda, %90'ının 2 yılda gebe kalabildikleri gösterilmiştir.
Genel Bilgiler (Depo provera)
Çok uzun süreli kullanımlarda kemik yoğunluğunda azalmaya neden olabilirler. Ancak kırıklarda artmaya neden olmazlar. 
Kalp krizi riskini artırmazlar. 
Bünyesi şeker hastalığına eğilim olanlarda şekeri artırabilirler. 
Damar tıkanması-pıhtı atması riskini artırmazlar. 
Uzun kullanımda kilo almaya eğilim artabilir. 
Kullanım sırasında gebelik oluşursa, anomaliye neden olmaz. 
Emziren annelerde güvenle kullanılabilir. Sadece progesteron içeren ağızdan kullanılan doğum kontrol haplarında olduğu gibi depo-provera da süt üretimini artırabilir. 
Duygusal bozukluğa neden olmadığı düşünülmekle beraber veriler sınırlıdır. 
Yararlı Etkiler (Depo provera)
Kansızlık, enfeksiyon, 
Dış gebelik , rahim zarı (endometrium) kanserini ( Endometrium Kanseri ve Uterus Sarkomu  başlığı altında rahim zarı kanserini inceleyebilrsiniz) azalttığı bildirilmiştir. 
Rahim ağzı kanseri ( 
Serviks kanseri  ) ve Over (Yumurtalık) Kanseri  sıklığını etkilemezler. 
İlk 4 yılda meme kanseri vakaları artmış gibi görünmekle birlikte, uzun vadeli kullanımda bir risk artışı gösterilmemiştir. 
Kullanılmaması gereken durumlar (Depo provera) 
Gebelik ya da kuşkusu olanlar 
Aktif karaciğer hastalığı 
Aktif damar tıkanması-pıhtı atması 
Tanı konmamış 
Anormal kanama  
Meme kanseri ya da kuşkusu 
Enjekte edilen steroidal kontraseptifler (Şırınga yoluyla uygulanan hormon içeren doğum kontrol yöntemleri)
B) Ayda bir kez estrojen+progesteron içeren iğne (Mesigyna)
Aylık olarak enjekte edilen estrojen+progesteron birleşimi olan bir preparat (Mesigyna) ülkemizde mevcuttur. Ağızdan kullanılan günlük doğum kontrol hapı kullanımı planlanan, ancak günlük ilaç kullanımında problem yaşanabilecek olgularda ideal bir seçimdir. Avantaj, dezavantaj, kullanım alanı ve yan etkileri ağızdan alınan doğum kontrol haplarına benzerdir. 
İmplante edilen steroidal kontraseptifler (Cilt altına yerleştirilen hormon içeren doğum kontrol yöntemleri) 
Cilt altına yerleştirilen ve keto desogestrel içeren bir kapsülden oluşan implant sistemi (İmplanon) ülkemizde mevcuttur. Bu uygulama ile 3 yıl süren etkinlik söz konusudur. Çıkarıldıklarında etkileri hemen geri dönmektedir. 
Günlük lekelenmeden, düzenli kanamaya ya da adetin tamamen kesilmesine (amenore) kadar değişen durumlar görülebilir. Rahatsız edici kanamalar için düşük doz estrojen, düşük doz progestin veya ibuprofen verilebilir. 
Mesigyna Yan Etkiler:
* Düzensiz kanama ve baş ağrısı kapsülün geri çıkarılması için en sık karşılaşılan iki nedendir. 
* Diğer yan etkiler akne (sivilce), kilo alımı, mastalji (meme ağrısı), duygudurum değişmeleri, depresyon ve imlantın yerleştirildiği yerde, kolda deride koyu renkli değişimdir.
* Bazen yumurtalıkta fonksiyonel kist oluşabilir. Bunlar genellikle kendiliğinden kaybolur.
* Eğer gebelik oluşursa, bunun dış gebelik olma ihtimali yüksektir. Ancak gebelik çok nadirdir. 
Uygulama zamanı:
Gebelik olmadığından emin olunan herhangi bir dönemde uygulanabilir. Genellikle adet kanamasının ilk 7 gününde uygulanması tercih edilir. 
Emziren annelerde kullanılabilir. 
Düşük veya 
Kürtaj dan hemen sonra uygulanabilir. 
Vajinada rahim ağzına yerleştirilen halka şeklinde steroidal kontraseptifler (Nuvaring) 
Adetin başında vajinaya yerleştirilirler. 21 gün boyunca vajinadan estrojen ve progesteron hormonu salgılarlar. 21 gün sonra çıkarılıp, adetin başında yeni halka takılır. Ağızdan kullanılan günlük doğum kontrol hapı kullanımı planlanan, ancak günlük ilaç kullanımında problem yaşanabilecek olgularda ideal bir seçimdir. Avantaj, dezavantaj, kullanım alanı ve yan etkileri ağızdan alınan doğum kontrol haplarına benzerdir. İntrauterin araç (Rahim içi araç=RİA, halk dilinde spiral olarak bilinir.) 
Hasta seçimi:
Uzun süreli doğum kontrol yöntemi isteyenler 
Şeker hastalarında da kullanılabilir. 
Kullanılmaması gereken durumlar:
Geçirilmiş veya şu anda olan pelvik iltihabi hastalık (
Pelvik İnflamatuar Hastalık)
Bağışıklık sistemi bozuk olan hastalar 
Tanı konmamış vajinal kanama - 
Anormal kanama 
Derin kansızlık 
Tercih edilmeyeceği durumlar:
Hipermenore (fazla kanamalı adet görme) ve 
Dismenore ( Ağrılı Adet ) 
Rahim boşluğunun baskı altında olduğu durumlar (örn:  Myom (Leiomyom)  ile polip)
Romatizmal kalp kapak hastalığı olanlar 
Kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olanlar 
Uygulama: 
Önce pelvik muayene yapılır. 
Gebe olunmadığından emin olmak kaydıyla herhangi bir günde uygulanabilir. Ancak genellikle adet kanamasının ilk 7 günü tercih edilir. 

Normal Doğum  ve Müdahaleli Doğum dan 6 hafta, Sezaryen den 8 hafta sonra uygulanır. 
10 haftaya kadar olan düşük ve 
Kürtaj dan hemen sonra uygulanabilir. 
Pelvik iltihabi hastalık (
Pelvik İnflamatuar Hastalık ):
RİA ile görülen pelvik iltihabi hastalık olgularının çoğu uygulamadan sonraki ilk günlerde olur. Her ne zaman enfeksiyon olursa olsun, önce antibiyotik tedavisine başlanmalı, daha sonra RİA (Spiral çıkartılmalıdır.)
Klasik bilinen spiral bakırlıdır. Ayrıca ‘Mirena' isminde progesteron hormonu içeren RİA özellikle kanaması fazla olan hastalarda tercih edilir.

Dış gebelik :
RİA ile oluşan gebeliklerin % 5'i dış gebeliktir, bu nedenle erken tanı gerekir.
RİA+gebelik:
RİA ile normal rahim içi gebelik oluşursa, düşük olasılığı artar. RİA ipi görülüyorsa, RİA çekilir. Aksi durumda ailenin isteğine göre gebelik RİA ile sürebilir ya da gebelik sonlandırılması uygulanabilir. Gebelikte doğuştan anormallik ihtimali artmaz. Ancak erken doğum ihtimali artar. 
Fiziksel bariyer metodlar 
En bilineni prezervatif (kondom)tir. Uygun olarak kullanıldığında etkili bir yöntemdir. Ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından da koruma sağlar.
Başka fiziksel bariyer yöntemleri (diafram, servikal kep, sünger, spermisit gibi) de vardır. Ancak bunların kullanımı çok yaygın değildir.
Tam olarak fiziksel bariyer yöntemi olmamasına rağmen geri çekme (Koitus interruptus) yöntemi de kullanılan yöntemler arasındadır.
Cerrahi sterilizasyon (gebelikten kalıcı olarak ve genellikle geri dönülemez yöntemlerle korunma)
Kadında tüp ligasyonu (rahim kanallarının kapatılaması) ve erkekte vazektomi (sperm kanallarının bağlanması) 
Acil Kontrasepsiyon: 
Her cinsel ilişki planlı olmayabilir. Bu nedenle de kontraseptif önlem alınmamış olabilir. Kondom yırtılması ve tecavüz gibi istenmeyen durumlarda gebelik riski oluşabilir. Acil kontrasepsiyon bu gibi durumlarda olası gebeliği önlemek için kullanılır. Acil (postkoital) kontrasepsiyon korunmasız cinsel ilişkiden sonra sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen olası bir gebeliğin önlenmesidir. Ilk kez 1960′larda acil kontrasepsiyon amacıyla yüksek doz östrojen kullanılmıştır. 1970′lerde Yuzpe acil kontrasepsiyonda östrojen ve progesteronu birlikte kullanmıştır. 1976′da ilk kez postkoital RIA(Rahim İçi Araç) bu amaçla kullanılmıştır 
Çiftler korunma konusunda bilinçli ve istekli olsalar bile planlamadıkları bir cinsel ilişki nedeniyle gebelik riski ile karşı karşıya kalabilirler. Yöntem kullanmayı unutma ya da doğru kullanmama yöntem başarısızlığına neden olabilir .Daha da önemlisi cinsel bir saldırı yani tecavüz kadını hiç istemediği bir gebelik riski ile karşı karşıya bırakabilir. Bu yolla oluşabilecek bir gebeliği başlamadan önlemek her kadının tartışılmaz hakkıdır. Acil kontrasepsiyon bir “ikinci şans” yöntemidir 
Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu'nun (IPPF) Kasım-1995′te kabul ettiği Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi'ne göre (Madde 8); tüm kadınların üreme sağlığının korunması güvenli anneliğin sağlanması ve gebeliğin güvenli sonlandırılması için gereken ve tüm kullanıcılar için ulaşılabilir kabul edilebilir kullanışlı ve ödeyebilecekleri bir bedel karşılığında bilgi eğitim ve hizmetlere ulaşma hakkı vardır. Tüm bireyler güvenli etkili ve kabul edilebilir doğurganlığı düzenleme yöntemlerinden olabildiğince çoğuna ulaşabilme hakkına sahiptir. Tüm bireyler istenmeyen gebeliklerden korunma yöntemleri içinden kendileri için güvenli ve kabul edilebilir olanı özgürce seçmek ve kullanmak hakkına sahiptir. Tek bir korunmasız ilişkinin siklusun ovulasyon dönemine yakınlığına bağlı olmak üzere %25′lere varan yüksek gebelik riskine neden olabileceği bildirilmektedir.  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Kontrasepsiyon için Uluslararası Konsorsiyum Komitesi Başkanı Dr Paul Van Look “Acil kontrasepsiyon birçoğu güvenli olmayan düşüklerle sonuçlanan ve kadın sağlığına büyük zarar veren istenmeyen gebeliklerin önlenmesine yardım edebilir” demektedir. DSÖ'ye göre her yıl istenmeyen gebeliklerin neden olduğu en az 20 milyon güvenli olmayan düşük gözlenmekte ve bunların 80 000′i kadınların ölümü ile sonuçlanmaktadır. Acil kontrasepsiyonun istemli düşükleri de %60 oranında azaltma potansiyeli vardır 
Acil kontraseptifler gebeliği önleyici yöntemler değillerdir. Gebelik oluştuktan sonra asla etkili değildir, düşük yaptırıcı olarak kullanılmaz 
Acil kontraseptifler gebeliği önleyici yöntemler olarak kabul edilmemelidir Korunmasız cinsel ilişkiden sonra sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen gebeliklerin implantasyondan(döllenmiş yumurtanın uterus duvarına yerleşmesi) önce önlenmesidir. Acil kontrasepsiyon gebelik oluştuktan sonra asla etkili değildir bu durumlarda kullanılmaz ve bu nedenle de düşük yaptırıcı değildir. Acil kontrasepsiyonun düşük yaptırdığı şeklindeki yanlış bilgi yaygındır.  Bu da yöntemin sunumuyla ilgili olumsuzluklara yol açmaktadır.  Hemen her ülkede acil kontrasepsiyon kullanımı kısıtlıdır. Hizmet sunucuların bilgi eksiklikleri aile planlaması polikliniklerinde rutin danışmanlık hizmetlerinde acil kontrasepsiyonun olmaması bilgi düzeyinin potansiyel kullanıcılar arasında da düşük olması acil kontrasepsiyonun etkili kullanımında temel engelleri oluşturmaktadır. 
Acil kontrasepsiyon korunmasız cinsel ilişkiden sonra sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen olası bir gebeliğin implantasyondan önce önlenmesidir.
Risk grubunu oluşturan ergenler ve gençler acil kontrasepsiyon için nereye başvuracaklarını bilmemekte ve bilse bile bu amaçla hekime başvurmakta zorlanmaktadır. Gebeliğini sona erdirmek isteyen genç kızların bir bölümünün acil kontrasepsiyonu bildikleri ve gebelik risklerinin ayırdında oldukları halde işi şansa bıraktıkları saptanmıştır. Oysa özellikle risk altında olan ergenler herhangi bir kontraseptif yöntem kullanmayanlar bariyer yöntem kullananlar bu yöntemden haberdar edilmelidir. Özellikle istenmeyen gebelik riski olan ergenlere yönelik iyi planlanmış geniş çaplı bilgilendirme sağlayacak eğitim ve iletişim kampanyalarının etkisi yadsınamaz
Acil Kontrasepsiyon
I Kullanıldığı Durumlar 
a. Korunmasız cinsel ilişki 
b. Kontraseptif kullanımında oluşan kullanım hataları ya da kazalar 
- Kondom yırtılmasında, kadın kondomunun hatalı kullanımında 
- Diyafram ya da servikal başlık yanlış yerleştirildiğinde 
- Kombine haplar ve yalnızca progestin içeren haplar unutulduğunda 
- Üç aylık / aylık enjeksiyon için geç kalındığında 
- RIA'nın kısmen ya da tamamen düşmesi halinde 
c. Yakın bir zamanda olası teratojenlere(hamilelik esnasında alındığında bebek üzerinde zararlı etkileri olan maddeler canlı aşı yada sitotoksik ilaç gibi) maruz kalındığında 
d. Tecavüz: Çok önemli bir kullanım alanıdır Acil yöntemlerin kabul görmediği zamanlarda ve ülkelerde
bile tecavüz durumlarında kullanılmaktadır 
II Acil Kontrasepsiyon Yöntemleri 
a. Hormonal acil kontrasepsiyon 
- Yüksek doz östrojen kullanımı
- Östrojen+progesteron kullanımı
- Yalnızca progesteron kullanımı
b. Postkoital RIA uygulaması
c. Mifepriston (RU 486) (ülkemizde yoktur) 
Acil kontrasepsiyon yöntemleri şunlardır
Ertesi Gün Hapı
Kombine oral kontraseptiflerin (KOK) korunmasız cinsel ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde kullanılmasıdır. 
Etki mekanizması siklusun hangi döneminde kullanıldığına bağlı olarak ovülasyonu ya da fertilizasyonu ya da implantasyonu önlemesidir. Doğru kullanıldıklarında etkinlikleri %98′dir. Yöntemin başarılı olmadığı durumlarda oluşacak gebelikte konjenital anomali riskinde herhangi bir artış saptanmamıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık ocakları ve AÇSAP merkezlerinde ücretsiz verilen preparatlar 30 mg östrojen içermektedir. Ertesi gün hapı kullananların yaklaşık yarısında bulantı olduğu bildirilmektedir. Hap kullandıktan sonra bir saat içinde kusma görülürse dozun tekrarlanması önerilmektedir. Diğer yan etkileri düzensiz kanama lekelenme ve göğüslerde duyarlılıktır 
Yüksek Doz Östrojen
Ertesi gün hapı gibi korunmasız cinsel ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde kullanılmaya başlanır Yüksek doz östrojen kullanılmasında etkinlik %99′dur.
Yalnızca Progestin Içeren Haplar
Adetleri aksatması nedeniyle postkoital(ilişki sonrası) kullanımı kolay değildir. 
Mifepriston
Bir progesteron antagonisti olan mifepriston (RU 486) da acil kontrasepsiyonda kullanılmaktadır. Daha az yan etkisinin olması ve diğer hormonal yöntemlere kıyasla daha az küretaj gerektirmesi üstünlükleridir Mifepriston henüz ülkemizde yoktur. 
Gemeprost
Bir prostogalandin analogu olan gemeprost mifepriston ile birlikte vajinal olarak uygulandığında 56 gün ve daha küçük gebeliklerde tıbbi düşüklere yol açmaktadır. Birlikte kullanıldığında %95′e yakın başarı sağlanmaktadır Henüz ülkemizde bulunmamaktadır. 
Rahim Içi Araçlar
Diğer bir yöntem ise cinsel ilişkiyi izleyen ilk 5-7 gün içerisinde bakırlı RIA uygulamasıdır. En etkili acil kontraseptif yöntemlerdendir. Başarısızlık oranı %0.01 olarak bildirilmektedir 
Acil kontrasepsiyonda yönteme özel danışmanlık
Acil kontrasepsiyon danışmanlığı tüm aile planlaması hatta üreme sağlığı danışmanlık programlarına katılmalıdır. 
Herhangi bir yöntemi etkili bir biçimde kullanamayanlar genç kadınlar bariyer yöntem kullananlar ve kimi kez de etkili bir yöntem kullanırken hata yapanlar acil kontrasepsiyona gereksinim duyabilir. Acil kontrasepsiyon bir acil durum yöntemidir, kesinlikle bir aile planlaması yöntemi değildir. Acil kontrasepsiyonun korunmasız ilişkiden sonraki 72 saat içinde kullanılması gereklidir.  Acil kontrasepsiyon bu süre geçtikten sonra kullanılmaz . Gebelik oluştuktan sonra etki yapması söz konusu değildir. Düşük yaptırmaz.  Bu durum zor ve sıkıntılı bir süreçtir. Tecavüz durumlarında durum daha da karmaşıktır.  Kadının duyguları zedelenmiş hastalık kapmaktan ve gebelikten korkmaktadır. Tecavüze uğramış kadın daha özel bir ilgiye gereksinimi vardır Acil kontrasepsiyonun gebeliği önleyebileceği ancak cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara (CYBE) karşı koruyucu olmadığı bilinmelidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili danışmanlık hizmeti alınmalıdır. Kullanılmakta olan bir yöntemin başarısızlığı (örn: kondom yırtılması) nedeniyle acil kontrasepsiyon gerekmişse başarısızlığın nedenleri tartışılmalı ve alınabilecek önlemler konusunda uzmanlara başvurulmalıdır. Kadına acil kontrasepsiyon kullanımından sonra ki adetinin her zamankinden farklı olması durumunda; Özellikle: 
1- Çok az kanaması varsa (gebelik olabilir) 
2- Dört hafta içinde adet olmamışsa (gebelik olabilir) 
3- Alışılmışın dışında ağrılı olursa (ektopik gebelik olabilir ancak acil kontrasepsiyon ektopik gebeliğe yol açmaz) bir sağlık merkezine başvurulmasını önerilmelidir. 

Bu makale 9 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Prof. Dr. Mehmet Cem Turan

Etiketler
Hamilelik oluşumu
Prof. Dr. Mehmet Cem Turan
Prof. Dr. Mehmet Cem Turan
İstanbul - Kadın Hastalıkları ve Doğum
Facebook Twitter Instagram Youtube